Fırtına... sel... deprem... (RP ZORUNLUDUR)

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Talon'a"Fazla uyumuş olabilirim. Zaman kavramı şu günlerde iyi işlemiyor benim için. Ayrıca dün hayatımın en zorlu günlerinden biriydi." Derin bir nefesten sonra "Ve çok daha zorluları önümünde gibi gözüküyor." Kafasını hafifçe öne eğdi. Eğilen başı Talon'un "Eh Andero beklediğin büyücü de geldiğine göre yola çıkabiliriz sanırım.....?" sözleriyle tekrar yukarı kalktı.

O büyücü gelmişti demek. Gözlerini hafifçe kısarak büyücüyü süzdü. Bir türlü güvenemiyordu. Ama eğer Andero'yla gidecekse bu o büyücüyle gidecek demekti. Yol arkadaşı olmasını kabul etmek istemedi pek. Ama zorundaydı. Bunu böyle kabul etti. Andero'nun masadan kalkışını izledi. Majenta'yı uyandırmaya gidiyordu muhtemelen. Majenta niye bu kadar uyumuştu. Gelmeye niyetli değil miydi yoksa? Kimse bu konuda zorlanamazdı ama bir dostun yanında olmasını her zaman arardı insan.

Ã?evredekileri süzdü. Nispeten kalabalık bir gurupla gideceklerdi. "Hem iyi hem kötü" diye geçirdi içinden. Güçlülerdi belki ama dikkat çekeceklerdi. Efla daha nereye gidecekelrini bile bilmiyordu. Buna iyi veya kötü deme kararını başka zamana bırakmaya karar verdi. Grupta her türlü insan vardı. Diğer kişilerin neden geldiklerini merak etti ama bunu öğreneceği zaman da gelecekti. şimdi pek meraklı sayılmazdı. Beklemeye devam etti. Zamanın biran önce geçmesini diledi. Sonra bu isteğinin saçma olduğunu düşündü. "Zaman hep aynı hızda akmaz mı? Hızlı aksa da biz bunu fark edebilir miyiz?" zamanla ilgili kavramlar eskisi kadar net değildi. Kafasının yine karışmaya başadığını farketti. "hıh" diye mırıldandı. Ardından yine umursamazlık aldı bu düşüncelerin yerini. Bunu gerçekten alışkanlık haline getirmeye başlamıştı. Efla değişitiğini farketti. Tıpkı dostu Andero gibi...
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Elf hafifçe eğilerek Lysana'nın sözlerini dinledi, anldığını beliritir bir şekilde başını salladı, sonra Efla'ya dönüp onu selamladı...
"Selamlar Efla.. benim adım Thlyrotel, tanıştığıma memnun oldum.."
Sonra tekrar arkasına yaslanıp çevreyi izlemeye devam etti...
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

Kharon birdenbire barbar kadının gözbebeklerinin büyüdüğünü gördü. Acı ile yere yığılmıştı. Babası içeride neler olduğunu anlamak için geliyordu. Kharon barbar kadını kucaklayarak bir ağacın altına bıraktı.
Daha sonra babası ile birlikte bunu kimin yaptığını öğrenmek için sabaha kadar iz sürdüler. "Lanet olsun kaçmışş!!!" dedi Kharon. "şimdi barbar kadını bulmalıyız baba, muhtemelen senin yaptığını sanıyor."

Ama geri döndüklerinde kadın orda yoktu. Sadece bıraktığı yerde kurumuş kan izleri...

İzler doğruca Sessiz Hana gidiyordu. Yapacak tek birsey vardı. Gerceği kadına anlatmak. Bir Orc asla vicdan azabı duymaz ama Kharon, Barbarı orada bıraktığı için kendini kötü hissetti.

"Baba! Onu bulup gerçeği anlatacağız. Sen bir barbara kıyabilirsin ama benim annem de barbardı."

"GİDELİMMM!!!! "
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
Hükümlü
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1548
Joined: Mon Jun 09, 2003 5:31 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Hükümlü »

"Oy oy oy...şunlara bak hele. Gerçekten kuvvetlisin di mi arkadaşım." arkasını dönüp adama baktı. çenesini kaşiyordu aynı zamanda gülümsüyordu.
"şeytanlık mı?" şaşırmış gibi yapmıştı. ellerini azğının kenarına koydu. her hareketi abartıydı adamın. kısık kısık güldü
"Haşa! Çok kırıldım." sol elini göğüs kafesine koydu, tekini de alnına. "Neden hep bu şekilde suçlarama maruz kalıyorum? bu şekilde giğindiğim için mi? kendim olduğum için mi?"
birden hiç olmadığı kadar ciddi olmuştu soytarı
"Bıktım artık bütün bunlardan" sustu birden. dudakları titremeye başladı ve inanılmaz bir kahkaha attı. Kendinden geçmişti adeta
"Oy oy oy...her neyse ben oldukça ciddiydim sölediklerimde." hafifçe öksürdü.

"Her neyse. ouvv..şu kelleye bakın. gel bakalım koca şey. hep bir kellem olsun isterdim. ahahahah!!! şu küçük gözlere de bakın hele! ıyy ne kadar da iğrenç kokuyor bu şey!! Her neyse senin gelmen için yalvaracak değilim açıkcası. bana güven veya güvenme diyen yok. yolarımız aynı olduğu için gidelim dedim ama madem istemiyosun. *snif* *snif* ben tek başıma da giderim."
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

Güneş MelkorTR ı etkiliyordu bu yüzden Kharon hana tek başına gitmek zorunda idi. Canı yanıyordu fakat buna dayanabilirdi. Hanın kırık kapısından içeri girmekte tereddüt etmedi. İçeri eğilerek girdi ve kanlar içindeki barbar kadına yöneldi. Baygın kadına eğilerek "Bunların sorumlusu ben değilim. Tek istediğim benimle birlikte devam etmen" diyerek handakilere şöyle bir baktı. Büyücü ona bakıyordu. Kharon ise neden kaçtığını hala anlamamıştı. Ona zarar verecek ne gücü nede isteği vardı. Ã?ünkü ortak bi kaderleri vardı.
LANET!!!!
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
CHANGES
Başbüyücü
Posts: 754
Joined: Sat Jun 05, 2004 10:00 am
Location: NOWHERE NOW HERE
Contact:

Post by CHANGES »

Orkun da hana girmesi Brenne yi iyice huzursuz etti.Çoktan ellerinde büyü bileşenleri belirmişti,karşısındakinden algılayacağı en ufak tehditkar bir harekette onun yaşam enerjisini çalacak büyüleri zihninden hızlıca geçirdi.
Eğer bu ork buraya kadar kadının peşinden geldiyse bunu kadına o yapmamıştı ama kim yaptı o zaman diye düşündü.Sonra bunun da bir önemi olmadığına karar verdi.Yavaşça tısladı büyücü,bu sesi sadece ona çok yakın olan elflerin duyduğunu biliyordu.
-Gel bakalım seni pislik,artık ölümüne yaklaştın.Dün gece konakladığım yeri bastınız ama şimdi intikam zamanı.
Bu sözler Brenne den adeta fısıldama şeklinde çıktı.Aslında bunların sadece elfler tarafından duyulmasını istiyordu.Ã?ünkü orklarla elfler arasında yaratılışlarından beri gelen nefreti biliyordu.En azından aynı tarafta olacaklarını tahmin ediyordu olası bir savaş anında.Bir kaç adım daha geriye gitti ork ile arasındaki mesafeyi açtı sadece büyü yaparken gerekli zamanı kazanmak için.şimdiden en tehlikeli büyülerini yapmak için bile gerekli zamanı kazanmıştı.Tek beklediği orkun küçük bir tehditkar hareketiydi kendi saldırısını diğerleri karşısında haklı çıkartacak.Bu karşılaşma dışarıda olsaydı Brenne çoktan bu orkun yaşam enerjisi üzerine büyüler yapıp ruhunu ele geçirirdi ama burada herkesin içinde bunu yapmak için küçük de olsa bir neden gerekliydi.Diğerlerinin duruma tepkisine baktı özellikle de elflerin.
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
User avatar
melkortr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 56
Joined: Sat Oct 02, 2004 10:00 am
Location: GAİA
Contact:

Post by melkortr »

Aydınlanan yeryüzünü kısık gözlerle şöyle bir süzdü. mağaranın içine doğru ağır adımlarla ilerlemeye başladı. mağaranın duvarları nemli ve serindi mağaranın derinliklerine indikçe , genişleyen bölümler keşfetti. mağara çıkmazlar ve yeraltı nehirleri ile doluydu. bir yeraltı gölünde avladığı balıklarla karnını doyurdu.

Sonra kharon u beklemek için mağara nın girişine doğru ilerledi. mağaranın girişine yakın bir yerlerde dinlenmek için uzandı, ve beklemeye başladı.

Artık aldığı yaralardan dolayı ruhunun derinliklerinde bir yorgunluk hissediyordu.
MelkorTR
Defender of GAİA
User avatar
Kharon
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 48
Joined: Wed Oct 13, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Kharon »

Ve beklenen şey gerçek oldu Kharon büyük bir kızgınlıkla warhammerını kaldırarak büyücüye doğru koşmaya başladı...
"Öldüreceğim seni lanet büyücüüü!!!"
Belkide bu son sözleriydi. Ama bu kızgınlık başka türlü sona ermezdi....
Ölümle başlar yeni hayatın,
Ve elbet 2 sikke verip binersin kayığıma,
seni cennete yada cehenneme götürecek,
sadece benim unutma....
Fallen
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1054
Joined: Sun Jul 04, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by Fallen »

Thlyrotel bir anda ayaklandı, ork saldıracaktı, bunun olmasına izin veremezdi...
Damarlarını saran adrenalininde etkisiyle elf yerinden fırladı, ama hareketleri her zaman sessizdi, ork elf'in hareketini göz ucuyla fark etmiş olsada umursamadı, şu anda bütün ilgisi Büyücünün üzerindeydi, zaten o kargaşada elf'i kimse fark etmemişti, süratle hareket eden elf ileride yukarı kata doğru çıkan merdivenleri döndü ve duvarın kenarını kendisine siper aldı, oku ve yayı elinde hazırdı bile... büyük ihtimalle bu ork.. şu an son sözlerini haykırıyordu...
"Öldüreceğim seni lanet büyücüüü!!!"
Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Bir anda olanlara hayret etti. Kara cübbeli büyücü orku resmen kışkırtmıştı. Fakat ork çekici kaldırıp büyücünün kafasına indirmek üzereydi.Ayağa kalkıp biraz geri sıçradı. Gayri ihtiyari elleri büyü malzemelerine gitti. Eğer bir şeyi aramaya gideceklerse bu kara cübbeli büyücüye ihtiyaçları olabilirdi. Ayrıca büyüye her zaman saygı duymuştu. Bir an içinde karar vermesi gerekiyordu. Seçimini yaptı. Gözünün pek tutmamasına rağmen büyücüden yana oynayacaktı. Dün yatmadan büyü kitabına göz gezdirmiş olmasına şükretti. Yapacağı büyüler bir anda zihninden geçti. Hazır bekliyordu. Kan dökülmemeli diye düşündü. Belki de bu han sahibi olduğu zamandan gelen bir düşünceydi. "Hanlarda kan dökülmemeli..." diye düşündü "Henüz değil..." İhtiyaç duyduğu zaman gücünü kullanmaktan çekinmeyecekti.[/b]
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Elf beyi hışımla sandalyeden kalktıve kılıcını çekti..

Talon oldu olası orkları sevmezdi zaten ama belli bir nefreti de yoktu ancak bu durum farklıydı...

"Aklını başına topla sefil ork, o büyücü bana lazım ve bu durum böyle sürdükçe sen çekicini ona değdiremeden kılıcımı karnında hissedeceğine garanti verebilirim..."
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by FalcoN »

"Umarım aradığın huzuru bulursun Tenthor" dedi Tudor. şovalye, kendisi hakkında net şeyler söylemiyordu. Esrarengiz olmayı seçiyor gibiydi. Tabii bu durum Tudor"un kafasını bir hayli karıştırıyordu "Bu şovalyenin sırları nedir?" diye düşünmeden edemiyordu ama üzerinde fazla durmadı, oturduğu yerden kalkarak ve Romedahl'a da bir el hareketiyle kalkmasını işaret ederek;

- "Kahvaltı için minnettarız şovalye ama artık yola koyulsak iyi olacak. Dulbırakan"a gidip Romedahl"a savaş için birkaç şey almamız gerekiyor." dedi.

- "Ne ne! Savaş mı? Ama.." diyerek heyecanlı mimik işaretleriyle tam bir şey soracakken Romedahl, Tudor araya girerek lafını keser ve der ki;

- "Merak etme genç. Belirli bir savaş üzerine konuşmuyorum. Savaş gereçlerine eğitimin için ihtiyacımız olacak. Hem böyle korkak olmana bir anlam veremedim. Geleceğin savaşçısı olmak için kendini hazırlamalısın yoksa düşmanla ilk karşılaşmanda ne yapacaksın? Korkup kaçacak mısın? Hiç sanmıyorum.. Eğer öyle bir şey olursa seni kendi ellerimle öldüreceğimden emin olabilirsin Romedahl. şimdi bir savaşçı gibi davran ve cesur ol.."

Bu sözleden sonra Romedahl"ın ağzını bıçak kesmiş gibi oldu, kaşlarını çattı, sinirlenmiş gibi görünüyordu. Aslında Tudor"un istediği de tam olarak buydu. Romedahl"ı beyin olarak hazırlamak"

- "şovalye düşündümde bizimle köye gelmek ister misin? Tabii eğer başka bir işin yoksa.."..
Only God can Judge me!
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Tenthor etrafına göz gezdirdi. Güneş artık iyice yükselmiş; sabahın serinliğinin yerini tatlı bir ılıklık almıştı. Yazdan kalma sonbahar gününde ağaçlardaki kurumuş yapraklar usulca yere dökülüyordu. 'Tıpkı ömrümüzden geçen dakikalar gibi' diye düşündü. Sonra Tudor'a döndü. 'Umarım aradığım huzuru bulurum, umarım. Ve evet sizinle köye kadar gelirim; zaten kendime yeni bir at bulmam gerekiyor. Hoş köyde at satmaya niyetli birinin olacağını sanmıyorum ya.' Sanki kararı kesinleşmiş gibi birden doğruldu... Ayağıyla geçmeye başlamış ateşi söndürürken alçak bir sesle konuşmasına devam etti 'Son bir şey Tudor, bana şövalye diye hitap etme lütfen...'
FalcoN
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1027
Joined: Wed Jul 28, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by FalcoN »

Tenthor'un böyle söylemesi onu fazla şaşırtmamıştı. Görünüşü ve bezginliği onu ele veriyordu. "Tabii ki sen nasıl istersen Tenthor" dedi. Atına bindi ve Romedahl"ı arkasına aldı. "Dulbırakan"da görüşmek üzere. Eğer bir aksilik olurda görüşemezsek misafirperverliğin ve dostça yaklaşımından dolayı tekrar minnettarlığımı belirtmek isterim ve son bir şey daha, seni içten içe üzen bir şeyin olduğunu tahmin edebiliyorum ama tavsiyem üzülmemendir çünkü dostum zaman her şeyin ilacıdır." dedi yüzündeki hafif gülümsemeyle. Artık gitme vakti gelmişti "Yolun açık olsun!" dedi ve Dulbırakan"a doğru yol aldı..
Only God can Judge me!
User avatar
melkortr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 56
Joined: Sat Oct 02, 2004 10:00 am
Location: GAİA
Contact:

Post by melkortr »

Oğlunun savaş çığlığını iç güdüsel olarak işiten Orc, onun yardıma ihtiyacı olduğunu anladı. Başını kimbilir ne tür bir belaya sokmuştu bu sefer? Ama gitmeliydi.
Üstüne pelerinini çekti ve kalkanıyla güneşi engelleyecek şekilde hızla bildiği tek yer olan hana doğru koşmaya başladı.
///Edit by Raistlin: Kavgaya yetişmen mümkün değil...
MelkorTR
Defender of GAİA
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests