>ÖATLAK KAZAN<
Efla orkun kayboluşunu hayretle izledi. İlk önce görünmez olmuş olabileceğini düşündü fakat öyle olmadığını anladı.Tamamen yok olmuştu.Bir orkun neler yapabileceğine hayret etti. Ya da bu nasıl bir kılıçtı o mu yapmıştı belki de işin içinde görünürde olmayan güçler vardı. Hükümlü şovalye ve twi nin yanına gitti. Sizin adınıza üzgünüm. Size katılamam belki ama buraya her zaman gelebilirsiniz. Bir han bilgilenmek için en iyi yer olabilir çoğu zaman. adaletin sağlanmasını ben de isterim. Elimden geleni yaparım.
Fakat göz ucuyla hala şaşkınlıkla unholy'i izliyordu.
Fakat göz ucuyla hala şaşkınlıkla unholy'i izliyordu.
findor hiç tepki vermeden sessizce " uzaklardan geldim buralara kendime yeni arkadaşlar daha doğrusu bir amaç uğruna savaşacak dostlar bulmaya" dedi ve gözleri bir anda parladı..Hükümlü wrote:Birden araya giren findor isimli büyücen rahatsız olmuştu hükümlü. Ne olduğunu anlayamadı bir anda. Elini kavrayan ele, ardından o elin sahibine baktı yüzünü buruşturarak...
elini yavaşça kurtardı ve:
"Bir şey mi istemiştiniz büyücü efendi?"
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
hocam_salya
- Kullanıcı

- Posts: 82
- Joined: Tue Jul 13, 2004 10:00 am
- Location: Karanlik_Diyarlardan
- Contact:
"Herkes gitsede, herkes bıraksada grubu, adaleti dağıtma görevi, bu zor görev sadece ikimize kalsada yanındayım. Beraber gezeriz, beraber savaşırız, beraber ölürüz."
Elf yoldaşının sözleri ona inandırıcı gelmişti; ama içten içe sormaktan kendini alamıyordu...ne zamana kadar? Daha savaşçılar oluşmadan kopmalar olmuştu. Dudaklarını ısırdı Hükümlü. Yoldaşının sözlerine sadece kafa sallayarak cevap verebildi...
aynı anda hanın sahibin teklifine ise kuru bir teşekkür ile silik bir gülümseme ile cevap verdi...
"Adalet savaşçıları artık gitme zamanı geldi. Yapmamız gereken işler var. İyi geceler han sakinleri verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özürlerimizi kabul edin. Sizde büyücü efendiler( Erumollien ve findora bakarak) daha sonra karargahı ziyaraet ederseniz rahat rahat konuşabiliriz lakin acele gitmemiz lazım. İzninizle"
Hükümlü handan çıkmadan son kez Unholy ve yaşlı adamın gözlerinin içine baktı. Onları bir dahaki sefere gördüğünde daha farklı olaylar olacğaından emindi
Ardından yoldaşıyla hanı terk etti...
Elf yoldaşının sözleri ona inandırıcı gelmişti; ama içten içe sormaktan kendini alamıyordu...ne zamana kadar? Daha savaşçılar oluşmadan kopmalar olmuştu. Dudaklarını ısırdı Hükümlü. Yoldaşının sözlerine sadece kafa sallayarak cevap verebildi...
aynı anda hanın sahibin teklifine ise kuru bir teşekkür ile silik bir gülümseme ile cevap verdi...
"Adalet savaşçıları artık gitme zamanı geldi. Yapmamız gereken işler var. İyi geceler han sakinleri verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özürlerimizi kabul edin. Sizde büyücü efendiler( Erumollien ve findora bakarak) daha sonra karargahı ziyaraet ederseniz rahat rahat konuşabiliriz lakin acele gitmemiz lazım. İzninizle"
Hükümlü handan çıkmadan son kez Unholy ve yaşlı adamın gözlerinin içine baktı. Onları bir dahaki sefere gördüğünde daha farklı olaylar olacğaından emindi
Ardından yoldaşıyla hanı terk etti...
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Ork'un davranışlarını izledi dikkatle ölümün eli. Adaletin Savaşçılarını tartmak ona verilen görevdi. Ölüm dağıtmak ve Lord Oren'e hizmet etmekti amacı, böyle olacaktı.
Ork'un gözlerden kaybolmasını izledikten sonra yavaş adımlarla ardında döndü. Etrafında duran ve ona içlerinden kin kusan insanlar umrunda değildi. O son nefeslerini verdiklerinde görecekleri yüzdü, ister yaşlı bir adam olarak bir yatakta olsun ister bir savaşta. Son görecekleri yüz onun yüzü olacaktı.
Ölümün Eli yavaş adımlarla dışarı çıkarken içeri giren adamı gördü. Bir zamanlar ona hizmet eden adamı handan çıktığında On Kasabanın sislerine karıştı aynı geldiği gibi.
Ork'un gözlerden kaybolmasını izledikten sonra yavaş adımlarla ardında döndü. Etrafında duran ve ona içlerinden kin kusan insanlar umrunda değildi. O son nefeslerini verdiklerinde görecekleri yüzdü, ister yaşlı bir adam olarak bir yatakta olsun ister bir savaşta. Son görecekleri yüz onun yüzü olacaktı.
Ölümün Eli yavaş adımlarla dışarı çıkarken içeri giren adamı gördü. Bir zamanlar ona hizmet eden adamı handan çıktığında On Kasabanın sislerine karıştı aynı geldiği gibi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Hanın kapısı açıldı ve kum rengi cübbesi, beyaz saçlarıyla bir elf belirdi. Elf, öylece duruyordu kapıda. İçeriyi süzüyor, tanıdığı ve tanımadğı herkese tek tek bakıyordu. "Dragonfire hepinizi kutsasın..." ARdından yüzünde bir gülümsemeyle eflaya doğru yürüdü.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
İçeri girdiğinde tapınaktan çıkarken gördüğü elf rahibi yeniden gördü. O zamankinden daha derli toplu olduğu belliydi. Hancı ile gayet samimi görünüyorlardı. Etraftakilere sordu. Hancının buraya ilk geldiğinde sorduğu rahip olduğunu anladı, Majenta. Bir Dragonfire inananı olarak tanışmak için ilerledi. Her zamanki gülümsemesi ile konuştu. 'Merhaba, ben yeni bir Dragonfire rahibi, Kyssa'. Sonra da utandı, önemli birine benziyordu Majente. Onunla böyle konuşmamalı mıydı yoksa?
come get some
findor bi anda masandan kalktı ve bu duygu seline daha fazla dayanamayacağını hissederek ve adaletin şavaşçılkarına katılmaya gidiyorum sizlere iyi günler saygılar dedi ve handan hızlı bir şekilde çıktı büyücü ve kapıda asasını yere değidirdiğinde yerden küheylan ı bitiverdi bindiği gibi karargaha doğru yol almaya başladı...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
squan handa masaya oturmuş düşüncelere dalmıştı.İçeri sırtında dragonfire ın armasını taşıyan bir elf girdi.Hemen efla ile görüşmeye gitmişti.Daha önceden baş rtahibi görmemişti.Ama bu baş rahip olmalıydı. Squan suratında bir sırıtış yer aldı.Daha sonra arkasın yaslandı ve gözlerini kapadı.Aklındaki düşünceleri yoğunlaştırmaya çalışıyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Neler yaptım diye tekrarladı soruyu."Hanla biraz ilgilendim gördüğün gibi. Bir büyücünün yaptığı klasik şeyler onun dışında aslında...."Bir süre majentayla sohbet ettiler. Biraz dinlen istersen müşteriler de ilgi bekliyor.
Daha sonra squanın yanına gitti onu düşüncelerden uyandırmıştı sanki. Gülümsemeyle Ne alırdınız diye sordu
Daha sonra squanın yanına gitti onu düşüncelerden uyandırmıştı sanki. Gülümsemeyle Ne alırdınız diye sordu
squan karargahtaki sorunlarda biraz uzaklaşmıştı.Garip bir histi.Sanki tapınakta tanrısına dua ediyormuş hissi gibiydi.Ama o his çok daha farklıydı.Onun yerini hiçbir şey alamazdı.Bir anda efla nın yanına geldiğini anladı.Doğruldu.Düşüncelerinin dağılması biraz rahatsız etmişti onu. Aklından komutan olmanın ne kadar zor olduğunu geçirdi.
"Hmm neyiniz var?Sen neyi tavsiye ederdin??"
diye bir soru yöneltti efla ya...
"Hmm neyiniz var?Sen neyi tavsiye ederdin??"
diye bir soru yöneltti efla ya...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests
