Büyü Konseyi
"Sakin ol kardeşim,ve leydim ,ölümün getirmiş olduğu acı insanların ne söylediğini farketmemelerine sebep olabiliyor,ve daha önce dediğim gibi konsey sizin suçsuz olduğunuza karar verirse bu sebepten dolayı hiçbir büyücü size zarar vermiyecektir,eğer böyle birşey yapan olursa karşısında beni bulur...ve Amras kimi sözlerin nerde söylenmesi gerektiğini öğrenecektir elbette...konseyde belirtmen gereken düşünceleri burda belirtmenin anlamı yok,şimdi leydim benim sorucak sizinde söyliyecek başka birşeyiniz kalmadığına göre sanırım diğer işlerimize dönebiliiriz,size iyigünler dilerim"
daha sonra calis'e döndü"içeri gel calis,geç otur şöyle dinliyorum"
daha sonra calis'e döndü"içeri gel calis,geç otur şöyle dinliyorum"
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Amras Ereshin'in sözlerini tüm bedeninde hissetti.Bi anlık öfkeyle söyldiği sözler için af dileyecekken kendisine söylenen ağır laflar altında kalmıştı. O an hiddetten konuşamayacak hale geldi.Tek istediği şey başbüyücü erethan'dan özür dileyip karşısındaki kendini bilmez Ereshin'e dersini vermekti.Bu uğurda ölürse,bu onun için bir şeref sayılacaktı.
Her ne kadar shalafisi Yeminer'in öldüğüne inanmak istemese de görünüşe göre bu doğruydu.Herkes aynı yalanı söyleyemez diye düşündü.Bunlar Ereshin'in sözlerini duymadan önceki son düşünceleriydi.Ama artık değişti---kan ve ölüm istiyordu,ALACAKTI.
En güçlü büyüsü aklına gelmişken bir ses duydu.Evet,karşısında bir melek kendisiyle konuşuyordu ve sesi rahatlatıcıydı.Bu ses onu kan çanağına dönmüş gözlerinden ve nefretinden yavaşça arındırdı.Ama aklının bir yerlerinde "Ereshin bunu birgün ödeyecek,canıyla değil---ruhuyla" diye düşünüyordu.Meleğin başta söyledikleri onu rahatlattı.Konuşabilceğini hissetti ve meleğin söylediklerini dinlemeden Erethan'a döndü."Başbüyücü Erethan,herkesin önünde senden özür diliyorum. Kapı dinleyip içeriye dalmak her zaman yaptığım birşey değildir ancak Yeminer lafını duyduğumda mecbur kaldım.Shalafimin ölümü benim için çok kötü oldu-- ondan çok şey öğrenebilirdim.Benim gibi bir dark-elf için en iyi hocaydı.Bu nedenle senden özür diliyorum."
Sıra starfall'dan özür dilemekteydi ki söylediği son sözleri duydu:""pardon, o zaten ölüydü değil mi? İstersen sende deneyebilirsin..""
Birisinin kendisini tutmasını diliyordu çünkü nefretin yeniden vücudunda toplandığını hissedebiliyordu.Eğer biri tutmazsa,neler olabileceğini hayal bile edemiyordu.Ancak etrafta onu tutacak kimse yoktu::: Başbüyücünün kendisine böyle bir uyarı yapmasındaysa kendisini öldürürdü ve odadaki geri kalan herkese de sinirliydi.
Nefretinin gücü inanılmazdı,bunu babasından öğrenmişti.En iyisinin babasını düşünerek sinirini azaltmak olduğunu anladı.
Babası bir ork liderine sinirlenerek tek başına kabileye saldırmıştı.Nefretinden gözü dönmüştü.Okçulara ve büyücülere aldırmadan ork liderine Power Word,Kill attı...Bu attığı son büyüydü--böğrünü deşen onlarca ok ve yanık kokusu Amras'ın midesini bulandırdı. Babası kanlar içinde yerde yatıyordu,ancak düşmanını öldürmüştü.Ortalık sakinleştiğinde babasının yanına gitmişti ve onu gülerken bulmuştu.O an hiç unutamayacağı sözlerini duydu: "Büyüde af yoktur,hatanın bedelini ödersin! İşte bizim nefretimizin gücü evlat,hiçbir ork lideri normalde Power Word Kill yemez,onların hp'si çoktur.Ama öfke sınır tanımaz evlat, öfke sınır tanımaz!".
Bunlar babasının son sözleriydi.Bu düşünceler nefretini azalttı.Ve starfall'a döndü: "Umarım buluşuruz leydim,UMARIM." Sonra başbüyücünün karşısında eğilerek,herkesin yanından geçip çıkışa doğru ilerledi...
Her ne kadar shalafisi Yeminer'in öldüğüne inanmak istemese de görünüşe göre bu doğruydu.Herkes aynı yalanı söyleyemez diye düşündü.Bunlar Ereshin'in sözlerini duymadan önceki son düşünceleriydi.Ama artık değişti---kan ve ölüm istiyordu,ALACAKTI.
En güçlü büyüsü aklına gelmişken bir ses duydu.Evet,karşısında bir melek kendisiyle konuşuyordu ve sesi rahatlatıcıydı.Bu ses onu kan çanağına dönmüş gözlerinden ve nefretinden yavaşça arındırdı.Ama aklının bir yerlerinde "Ereshin bunu birgün ödeyecek,canıyla değil---ruhuyla" diye düşünüyordu.Meleğin başta söyledikleri onu rahatlattı.Konuşabilceğini hissetti ve meleğin söylediklerini dinlemeden Erethan'a döndü."Başbüyücü Erethan,herkesin önünde senden özür diliyorum. Kapı dinleyip içeriye dalmak her zaman yaptığım birşey değildir ancak Yeminer lafını duyduğumda mecbur kaldım.Shalafimin ölümü benim için çok kötü oldu-- ondan çok şey öğrenebilirdim.Benim gibi bir dark-elf için en iyi hocaydı.Bu nedenle senden özür diliyorum."
Sıra starfall'dan özür dilemekteydi ki söylediği son sözleri duydu:""pardon, o zaten ölüydü değil mi? İstersen sende deneyebilirsin..""
Birisinin kendisini tutmasını diliyordu çünkü nefretin yeniden vücudunda toplandığını hissedebiliyordu.Eğer biri tutmazsa,neler olabileceğini hayal bile edemiyordu.Ancak etrafta onu tutacak kimse yoktu::: Başbüyücünün kendisine böyle bir uyarı yapmasındaysa kendisini öldürürdü ve odadaki geri kalan herkese de sinirliydi.
Nefretinin gücü inanılmazdı,bunu babasından öğrenmişti.En iyisinin babasını düşünerek sinirini azaltmak olduğunu anladı.
Babası bir ork liderine sinirlenerek tek başına kabileye saldırmıştı.Nefretinden gözü dönmüştü.Okçulara ve büyücülere aldırmadan ork liderine Power Word,Kill attı...Bu attığı son büyüydü--böğrünü deşen onlarca ok ve yanık kokusu Amras'ın midesini bulandırdı. Babası kanlar içinde yerde yatıyordu,ancak düşmanını öldürmüştü.Ortalık sakinleştiğinde babasının yanına gitmişti ve onu gülerken bulmuştu.O an hiç unutamayacağı sözlerini duydu: "Büyüde af yoktur,hatanın bedelini ödersin! İşte bizim nefretimizin gücü evlat,hiçbir ork lideri normalde Power Word Kill yemez,onların hp'si çoktur.Ama öfke sınır tanımaz evlat, öfke sınır tanımaz!".
Bunlar babasının son sözleriydi.Bu düşünceler nefretini azalttı.Ve starfall'a döndü: "Umarım buluşuruz leydim,UMARIM." Sonra başbüyücünün karşısında eğilerek,herkesin yanından geçip çıkışa doğru ilerledi...
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Vilthas usta yeminerin yokolduğunu ilk duyduğunda çok şaşırmıştı. O bir lichti ve kolay kolay yenilmeyecek biriydi. Olayı en ince detayına kadar öğrenmek için büyücülük kulesine döndü ve diğer usta erethan'ın odasına yöneldi. Odadan sesler geldiğini duyunca ustanın konuşmasının bitirmesinin bekledi.
Findor tapınaktan doğanın tapınağından geri dönmüştü ve erethan ın kapısının önünde bitiverdi hemen yanında birini gördü ve selam verdi" merhabalar sakın korkmayın çok uzaklardan geri geldim..."
erethan ile görüşmesi gerekiyordu kapıyı çaldı ve içeri girdi...
erethan ile görüşmesi gerekiyordu kapıyı çaldı ve içeri girdi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
içeri girerken bir büyücünün hızla dışarı çıkmakta olduğunu fark etti ve bir anda yanından geçerken büyücü omzuna çarptı ve findor buna sinirlendi
"Dikkat et biraz bunu sana ben yaptırmak zorunda kalmayayım çıkarken de kapıyı kapat evlat "dedi gözleri kan kızılına dönmüştü çok sinirlenmişti...
ve efendi erethan a döndüğü sırada orda oturan kanatlı kızı gördü...
eğilerek ikisine birden selam verdi " merhabalar efendim leydim..."
anladığım kadarı ile yeminer ile dövüşen sizsiniz bende gçen gün sizi görmek için ve konuşmak için lord oren in tapınağına gitmiştim ama bulamadım "dedi...
buraya nasipmiş dedi ve ekledi " benim artık soracak bir şeyim yok anladığım kadarı ile erethan ile konuşmuşsunuz şimdi karar alınacak sonucunda belirlenicek diyardaki kader..."dedi ve devam etti "efendim doğanın tapınağına gittim ve dragonfly ile konuştum onlarda bu olanlardan diyardaki dengesizlikten rahatsızlar "dedi...
"Dikkat et biraz bunu sana ben yaptırmak zorunda kalmayayım çıkarken de kapıyı kapat evlat "dedi gözleri kan kızılına dönmüştü çok sinirlenmişti...
ve efendi erethan a döndüğü sırada orda oturan kanatlı kızı gördü...
eğilerek ikisine birden selam verdi " merhabalar efendim leydim..."
anladığım kadarı ile yeminer ile dövüşen sizsiniz bende gçen gün sizi görmek için ve konuşmak için lord oren in tapınağına gitmiştim ama bulamadım "dedi...
buraya nasipmiş dedi ve ekledi " benim artık soracak bir şeyim yok anladığım kadarı ile erethan ile konuşmuşsunuz şimdi karar alınacak sonucunda belirlenicek diyardaki kader..."dedi ve devam etti "efendim doğanın tapınağına gittim ve dragonfly ile konuştum onlarda bu olanlardan diyardaki dengesizlikten rahatsızlar "dedi...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Amras__Fefalas
- Kullanıcı

- Posts: 207
- Joined: Tue Jun 22, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Amras çarptığı büyücünün ne dediğini bile anlamadan hızla bekleme odasına gitti ve düşünmeye başladı.Başbüyücü Erethan'la görüşmek istiyordu ama önceden yaptığı saygısızlığı bir daha yapmak istemiyordu. Bu yüzden düşüncelere dalıp,erethan'la konuşma sırasının gelmesini bekledi...
Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayati seyredersin.
Ad: Arwil Deathbringer Irk:Elf Clas
Eldarin kendini yeni bir odada buluverdi.önceden geçtiği yerlere göre oldukça düzenliydi.raflar tüm odayı çevreliyordu ve kitaplarla doluydu.yanlızca bu odada aylarca sürecek bir araştırma yapabilirdi ama öncelikle cevaplanması gereken sorular olduğunu düşünüyordu.odadan çıktı ve önündeki düz koridordan ilerlemeye başladı.koridorun sonuna geldiğinde başka bir kütüphane ile karşılaşmıştı.burada birilerini bulmayı ümit etti ancak kimseyi bulamadı.kütüphaneye açılan üç kapı daha vardı kendisine en yakın olandan devam etti,ardından yol aşağıya doğru kıvrılmaya başladı.hisleri ona doğru yolda olmadığını söylese de ilerlemeye devam etti.
sonunda kendini uzun yıllardır kullanılmamış görünen bir odada buldu.ve buradada kimse bulunmamaktaydı.
Eldarin sinirlerine hakim olmayaçalışıyordu fakat işi gitgide daha da sinirbozucu bir hal almaktaydı.
Eldarin kısa birkaç büyü sözü mırıldandı ve ardından öfkeyle önündeki masayı havalandıraark duvara çarptı.
Ve kadim sesiyle herkesin doğal olmayan bir şekilde duymasını sağlayarak sözlerine başladı.
''ey kulenin sahibi!bana kendini göster!göster ki sana kendimi tanıtayım.böylece kule üzerindeki haklarını almak için gelen kimmiş daha iyi bilirsin!''
Ardından uzun bir sesizlik hüküm sürdü.kuledeki her büyücü bu sözleri işitmişti ve efendilerinin cevabını bekliyordu.
Erethan ise etrafındaki cümbüşü bırakarak kısa bir süre düşüncelere daldı ,ardından kararını uygulamak için harekete geçti.........
sonunda kendini uzun yıllardır kullanılmamış görünen bir odada buldu.ve buradada kimse bulunmamaktaydı.
Eldarin sinirlerine hakim olmayaçalışıyordu fakat işi gitgide daha da sinirbozucu bir hal almaktaydı.
Eldarin kısa birkaç büyü sözü mırıldandı ve ardından öfkeyle önündeki masayı havalandıraark duvara çarptı.
Ve kadim sesiyle herkesin doğal olmayan bir şekilde duymasını sağlayarak sözlerine başladı.
''ey kulenin sahibi!bana kendini göster!göster ki sana kendimi tanıtayım.böylece kule üzerindeki haklarını almak için gelen kimmiş daha iyi bilirsin!''
Ardından uzun bir sesizlik hüküm sürdü.kuledeki her büyücü bu sözleri işitmişti ve efendilerinin cevabını bekliyordu.
Erethan ise etrafındaki cümbüşü bırakarak kısa bir süre düşüncelere daldı ,ardından kararını uygulamak için harekete geçti.........
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Eldarin'i duymuştu Erethan kuledeki herkes gibi...ve ne yapacağına karar vermişti...çevresindekilerin şaşkın bakışları arasında ağzından büyü sözleri dökülmeye başladı...sözler bittiğinde odadakiler sebebini bilmedikleri bir tedirginlik hissettiler...Eldarin,lich Eldarin karşılarında duruyordu...
Erethan konuşmaya başladığında sesi sakindi "Sanırım beni arıyordun,geç otur şöyle,isteğini dinliyorum"
Erethan konuşmaya başladığında sesi sakindi "Sanırım beni arıyordun,geç otur şöyle,isteğini dinliyorum"
Kara Sovalye Adonis, aradigi sorularin cevaplarini kulede bulmayi umuyordu. Gokyuzunde suzulerek kulenin onune geldi. Simsiyah zirhinin arkasindan draconic dilinde sozler yazili altin islemeli more pelerini buyulu bir ruzgarla dansediyordu. Adonis bir giris olup olmadigini kontrol etti ve kalin gur sesiyle bagirdi:
"Ben sovalye Adonis, kulenin efendisi ile gorusmeyi talep ediyorum..."
Siyah adeta mavi renkli kisa saclari ruzgarda ucusurken, adam karanlik gozlerini kuledeki buyuculerden gelecek bir cevap ya da izin icin kismis, pencereleri ve girisleri inceliyordu... Havada oldugu yerde asili duran adam kara zirhi icinde en karanlik geceden bile koyu gorunuyordu...
"Ben sovalye Adonis, kulenin efendisi ile gorusmeyi talep ediyorum..."
Siyah adeta mavi renkli kisa saclari ruzgarda ucusurken, adam karanlik gozlerini kuledeki buyuculerden gelecek bir cevap ya da izin icin kismis, pencereleri ve girisleri inceliyordu... Havada oldugu yerde asili duran adam kara zirhi icinde en karanlik geceden bile koyu gorunuyordu...
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Eldarin son sözlerinin ardından bir süre beklemişti ve şimdi etrafında büyüsel bir alan belirdi ve onu içine aldı .büyüye karşı hiçbir tepki vermeyen Eldarin geniş bir odada buldu kendisini.etrafı birçok büyücü ile çevreliydi.ve hemen karşısında onlara göre oldukça iyi giyinimli ve tecrübeli olduğu belli olan birisi duruyordu.
Ve Eldarin.......
çürümüş vücudu ve derisini yararak dışarı pörtlemiş etleri vücudunun her açıklığından rahatça görülebiliyordu.ve gözler...
göz çukurlarının içine yerleşmiş kömür parçaları dehşetin ürpertici bir ifadesiydi.ve bakan kimse kendini içine hapsolmuş gibi hissediyordu.
daha şimdiden aurası diğer birçok büyücünün ondan uzaklaşmasına ve efendilerinin ne yapacağını beklemesine yol açmıştı.
''Sanırım beni arıyordun,geç otur şöyle,isteğini dinliyorum"
Eldarin tamda bu sözleri bekliyordu.
''uzun zamandır şu anki varlığımdan uzak bir pozisyondaydım.lakin şimdi tekrar asıl bedenime kavuştum ve kendimi garip bir şekilde bu kulede buluverdim.işin en ilgi çekici yanı ise buraya beni getirenler bu kulede yapmam gereken işlerin olduğunu söylediler.''
ardından etrafındakilerin durumu kafalarında değerlendirmeleri için bir süre sessiz kaldı.o da etrafındakileri incelemeye koyuldu.
ve gözü aniden tek bir kişiye odaklandı!!!
Bir yarı melek... diye geçirdi içinden.gözleri ona odaklanmıştı ve yarımelekte tereddüt edercesine onu izliyordu.
bir süre onu izledikten sonra tekrar karşısındaki tecrübeli büyücüye döndü.
''ve bende konseye bu amaçla geldim ve sizden konseyin ortaklığını talep ediyorum....''
ses burada üzerine basa basa vurgulanmıştı ve ardından başka sözü olmadığı düşünülene kadar oda derin bir sesizliğe gömüldü.........
Ve Eldarin.......
çürümüş vücudu ve derisini yararak dışarı pörtlemiş etleri vücudunun her açıklığından rahatça görülebiliyordu.ve gözler...
göz çukurlarının içine yerleşmiş kömür parçaları dehşetin ürpertici bir ifadesiydi.ve bakan kimse kendini içine hapsolmuş gibi hissediyordu.
daha şimdiden aurası diğer birçok büyücünün ondan uzaklaşmasına ve efendilerinin ne yapacağını beklemesine yol açmıştı.
''Sanırım beni arıyordun,geç otur şöyle,isteğini dinliyorum"
Eldarin tamda bu sözleri bekliyordu.
''uzun zamandır şu anki varlığımdan uzak bir pozisyondaydım.lakin şimdi tekrar asıl bedenime kavuştum ve kendimi garip bir şekilde bu kulede buluverdim.işin en ilgi çekici yanı ise buraya beni getirenler bu kulede yapmam gereken işlerin olduğunu söylediler.''
ardından etrafındakilerin durumu kafalarında değerlendirmeleri için bir süre sessiz kaldı.o da etrafındakileri incelemeye koyuldu.
ve gözü aniden tek bir kişiye odaklandı!!!
Bir yarı melek... diye geçirdi içinden.gözleri ona odaklanmıştı ve yarımelekte tereddüt edercesine onu izliyordu.
bir süre onu izledikten sonra tekrar karşısındaki tecrübeli büyücüye döndü.
''ve bende konseye bu amaçla geldim ve sizden konseyin ortaklığını talep ediyorum....''
ses burada üzerine basa basa vurgulanmıştı ve ardından başka sözü olmadığı düşünülene kadar oda derin bir sesizliğe gömüldü.........
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest