Büyü Konseyi
-
Black_Rider
- Kullanıcı

- Posts: 230
- Joined: Tue Aug 17, 2004 10:00 am
- Location: İst
- Contact:
Black_Rider yanılmıştı.Sonra başbüyücüye hoşbulduk cevabını verdi.Erethan buna bir tebessümle karşılık verdi.Black_Rider izin isteyerek Erethanın yanından ayrıldı artık çalışması lazımdı.Kütüphaneden yavaş adımlarla içeri girdi.Kütüphanede birçok büyücü vardı.Bir yere oturarak yanındaki necromancer kitabını açtı ve çalışmaya koyuldu
Büyü ismi:Vampir touch
Büyü ismi:Vampir touch
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Necromancerlik ölümü sevenlerin ve ölümü yenenlerin sanatı yoo bu sanat green e göre değildi ölümü ve öldürmeyi fazla sevmezdi mecbur kalmadıkca gerçi necromancerliği yüzeysel olarak biliyordu ama çalışmaları daha derinleştiğinde ise bu santın kendisine göre olmadığını anladı prensiblerine aykrı idi bu büyüzden bu sanattan vazgeçmek zorundaydı o en iyibilidiği işiyapıcatı ve diğer kitabı acarak calışmaya koyuldu İsaac missile swarm zor bir büyü idi bunu önce ezberleyip sonra da kendi büyü kitabına yazmalıydı ve calışmaya başladı.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Yeminer yavaşçla kütüphanede belirdi... çalışanları rahatsız etmek niyetinde değildi...
Yeminer'in masmavi gözleri Eldarin üzerindfe dolaştı bir süre... bu hareketleri affedilebilirdi.. Yeminer acaba kendine gelebilmiş mi? diye baktığı Eldarin'in kendini toparladığını görmüştü.. tam ayrılacaktı ki kütüphaneden içeri Black_Rider girdi... Yeminer yeni geleni birkaç saniye inceledikten sonra varlıktan yoksun sesi ile ona selam verdi..
"Selamlar olsun büyücü..., konseye hoş geldin."
Yeminer'in masmavi gözleri Eldarin üzerindfe dolaştı bir süre... bu hareketleri affedilebilirdi.. Yeminer acaba kendine gelebilmiş mi? diye baktığı Eldarin'in kendini toparladığını görmüştü.. tam ayrılacaktı ki kütüphaneden içeri Black_Rider girdi... Yeminer yeni geleni birkaç saniye inceledikten sonra varlıktan yoksun sesi ile ona selam verdi..
"Selamlar olsun büyücü..., konseye hoş geldin."
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Odaya yılan soğukluğu fark edip kafasını kaldırdğında usta yemineri görmüştü tiz bir sesle yeni gelenlerden birine selam veriyordu.Hemen toparlanıp usatanın yanına emin adımlarla ilerlemeye başladı yanına vardığında başıyla hafif bir reveransta bulunduktan sonra ''efendim büyülerimizi yapabileceğimiz bir yer varmı kulede büylerimi yaparak öğrenmek benin içindaha iyi oluyor'' o mavi göze bakmaya cesaret edemiyordubile hocasının öfkesin sadece bir bölümünü görmüştü ve bu olay onun güçüne olan saygısını bir kat daha artırmşıtı korkusunu da tabiki.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Yeminer green_eye_of_devil'a baktı...
"haklısın büyücü.. böyle bir yere ihiyaç var... bunun için geç olarak bu koridorun sondaki.. girişin yanındaki odayı kullanabilirsiniz... orası oldukça geniş bir yer.. yeni bir salon yaralnıncaya kadar denemeleriniz.... ama geniş alanlara yapılan beriniz için yeni salonnu beklemeniz gerekecek...."
"haklısın büyücü.. böyle bir yere ihiyaç var... bunun için geç olarak bu koridorun sondaki.. girişin yanındaki odayı kullanabilirsiniz... orası oldukça geniş bir yer.. yeni bir salon yaralnıncaya kadar denemeleriniz.... ama geniş alanlara yapılan beriniz için yeni salonnu beklemeniz gerekecek...."
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
green daha fazla orada beklemedi ustasına başoyla hafif bir selam verdi ve odadan uzklaştı koridorun sonudaki odaya girdi duvarlar altın renginde idi parlıyordu doğal olmayan bir parlaklık odada fazla eşya yoktu birkaç masa vazolar ve boş parşomeler birkaçta koltuk vardı kendine uygun bir yer ve hedef seçti daha sonra büyünün kelimelerini söyleyerek enrjinin ve büyünün bedeninden akmasına izin verdi.
''-saeje esa ast dearen''
büyü okaları elinden fırlayarak odanın ucundaki vazoyu vurmuştu green için büyük bi mutluluktu zorbir büyü ilk seferde başarmıştı artık yavaş ve emin adımlarla bu yolda yürümeye başlamıştı amacını gerçekleştirecekti diğer ustaları gibi alanında en büyük olacak ve onları utandırmayacaktı.
''-saeje esa ast dearen''
büyü okaları elinden fırlayarak odanın ucundaki vazoyu vurmuştu green için büyük bi mutluluktu zorbir büyü ilk seferde başarmıştı artık yavaş ve emin adımlarla bu yolda yürümeye başlamıştı amacını gerçekleştirecekti diğer ustaları gibi alanında en büyük olacak ve onları utandırmayacaktı.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
theodorus sessizce durdugu köşeden yeminere dogru yürüdü. kendini toplayıp yeminerle konuscaktı. yeminerle pek konusmayı sewmezdi cunku bu ona genellikle acı cektirirdi. birkac adım attıktan sonra yeminere" efendim yine bir konu hakkında konusmaya geldim. siz bizi burda büyü gücünü arttırmak için cagırdınız. ama ben sadece burda odalarında büyü ögrenmek için çalısan bir sürü büyücü görüorum. yani bne buraya büyü ögrenmeye gelmedim. ben sadece sizin bizim gücümüze güc katıp daha da kudretli olmamızı saglıyacagınızı sanmıstım." dedi. theodorus yine yeminer in o sonsuzluga bakan bombos gözlerine bakıyorduve aynı acıyı hissediyordu ama alısmıstı...
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
Yeminer bu garip soru karşısında şaşırmıştı...
"Büyü verilmez Theodorus bunu senin de bilmen gerekir... büyü kazanılır.. uzun çalışmalar yorucu tecrübeler sonucunda gelişir... Burası da uzun çalışmalarınızı rahatsız edilmeden yapabileceğiniz.. bu konuda yardım alabileceğiniz bir yer... " Yeminer in gözleri Thedorus üzerinde dolaşıyordu... gerçekten de sorunun amacı bu muydu anlamaya çalışıyordu..
"Büyü verilmez Theodorus bunu senin de bilmen gerekir... büyü kazanılır.. uzun çalışmalar yorucu tecrübeler sonucunda gelişir... Burası da uzun çalışmalarınızı rahatsız edilmeden yapabileceğiniz.. bu konuda yardım alabileceğiniz bir yer... " Yeminer in gözleri Thedorus üzerinde dolaşıyordu... gerçekten de sorunun amacı bu muydu anlamaya çalışıyordu..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
theodorus yeminerin gözlerinin üzerinde dolastıgını görüyordu.theodorus biraz yutkundu. söylemek istedigi seyi söyleyemşiyordu. cesaretini topladı ve yeminere" yani kısacası bu kulede yada diyarda sizin gibi kudretli bir büyücü olmak için sadece masa basında büyü mü calısmalıyım?" dedi ve yeniden yutkundu.
Kazanmak hersey degildir ama kaybetmek hicbir seydir.
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
Green bu işten zevk almaya başlamıştı şimdi sahip olduğu büyü kitabına ve aklına yazmaya karar vermişti kelimeleri normalden daha hızlı söylemey başladı taki net ve doğru olduna emin olana kada bunu yapmak zorundaydı bu iş epey zamanın almıştı satten haberi yoktu ve yorgundu calışma onu güçsüz burakmıştı dinleneceği yeri aramaya başladı.
Yüzüne günü ilk ışıklarını vurması ile uyandı bendenin ani bir sıcaklık kaplamıştı siyah cüpbesi kanla kaplıyı.! ve birden yarasını hatırladı buraya geleli 1 gün olmuştu ve yarasını tadavi etmeyi unutmuştu cantasında biraz bez ve şifalı otlar cıkarttı bezle bitlikte bunu yarasına sardı canı yanı yanıyordu ama daha kötülerinde görmüştü ayağa kalktı ve cübbesini değiştirdi yine canatsına uzandı ve parlayan bir cübbe cıkarttı bu öbürün aksine gök mavisi gibi bir rengi vardı.karnının ac olduğunu fak ette ve yemek yemek için aşşağıdaki salona gitmye karar verdi.Bir süre sonra salon yerine başka oda olduğunu anladı neyseki bu oda onun tam olarak radığı yerdi yemek odası.
Yüzüne günü ilk ışıklarını vurması ile uyandı bendenin ani bir sıcaklık kaplamıştı siyah cüpbesi kanla kaplıyı.! ve birden yarasını hatırladı buraya geleli 1 gün olmuştu ve yarasını tadavi etmeyi unutmuştu cantasında biraz bez ve şifalı otlar cıkarttı bezle bitlikte bunu yarasına sardı canı yanı yanıyordu ama daha kötülerinde görmüştü ayağa kalktı ve cübbesini değiştirdi yine canatsına uzandı ve parlayan bir cübbe cıkarttı bu öbürün aksine gök mavisi gibi bir rengi vardı.karnının ac olduğunu fak ette ve yemek yemek için aşşağıdaki salona gitmye karar verdi.Bir süre sonra salon yerine başka oda olduğunu anladı neyseki bu oda onun tam olarak radığı yerdi yemek odası.
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
Eldarin in gözleri hala masmavi parlıyordu ve vücudu titremekteydi.küre adeta onu zaptedmişti ve acıyla kıvranan bedenini kıskıvrak yakalamıştı.
aniden delicesine bir rüzgar onu içine aldı.cüppesi havada onunla birlikte delicesine savrulmaya başladı,Eldarin bu durum karşısında hiçbirşey yapamıyordu yanlızca etraftaki diğer büyücülerin garip bakışlarını karşılayabiliyordu.dışında olduğu kadar içindede büyük fırtınalar esiyordu şimdi.
kendimi buluyorum
içinden geçen buydu.sonunda kavuşmak üzereydi.
Uzun yıllar önce kaybettiği bedenine tekrar kavuşmak üzereydi.drow tarafından alt edilen ve kendi küresine hapsedilen bedenine.
Rüzgar aniden kesildi.ve büyücünün yorgun bedeni de aynı anda yere yığıldı.
Küre ise etrafına müthiş bir ışık yayıyordu.ancak şimdiki ışık eskisi gibi aydınlığın değil karanlığın hükmüne izin veren bir ışıktı.
Ve ışıklar ELdarin in çevresinde toplandı, onu içine aldı.
Karanlık yitip yerini aydınlığa bıraktığında ise Eldarin bulunduğu yerden yokoluvermişti!!!
aniden delicesine bir rüzgar onu içine aldı.cüppesi havada onunla birlikte delicesine savrulmaya başladı,Eldarin bu durum karşısında hiçbirşey yapamıyordu yanlızca etraftaki diğer büyücülerin garip bakışlarını karşılayabiliyordu.dışında olduğu kadar içindede büyük fırtınalar esiyordu şimdi.
kendimi buluyorum
içinden geçen buydu.sonunda kavuşmak üzereydi.
Uzun yıllar önce kaybettiği bedenine tekrar kavuşmak üzereydi.drow tarafından alt edilen ve kendi küresine hapsedilen bedenine.
Rüzgar aniden kesildi.ve büyücünün yorgun bedeni de aynı anda yere yığıldı.
Küre ise etrafına müthiş bir ışık yayıyordu.ancak şimdiki ışık eskisi gibi aydınlığın değil karanlığın hükmüne izin veren bir ışıktı.
Ve ışıklar ELdarin in çevresinde toplandı, onu içine aldı.
Karanlık yitip yerini aydınlığa bıraktığında ise Eldarin bulunduğu yerden yokoluvermişti!!!
Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülü
Green yemekleri gördüğünde düşündüğündende fazla acıktığını farketti,hızla masaya doğru ilerledi ve bir tavuk budu kaptı,ah yemekler gerçektende lezizdi elindeki budu bitirdikten sonra içi elmalarla dolu olan kaseye gözü ilişti,iri kırmızı bir tanesini seçti,bir ısırık aldı, elma özsuyunu damağından aşağı bırakırken gözlerini kapadı ve keyifle iç geçirdi...daha sonra önceden fark etmediği bir koku duydu green,çürümüş et gibi kokuyordu,buda neydi böyle...gözlerini açtı,gördüğü manzara neredeyse sandalyeden düşmesine sebep oluyordu,az önceki ziyafet masası şimdi üzerinde hamam böcekleri ve solucanların gezindiği bir çürümüşlük yığını haline gelmişti,yemekler küflerle kaplanmış,çevreye iğrenç kokular yayıyordu,elindeki elmaya kaydı green'in gözleri,tam o esnada bir solucan çürümüş elmadan dışarı doğru çıkmaktaydı,elindekini tiksintiyle fırlattı...ah ağzındaki bu iğrenç tatda neydi...elma...öğürdü green ağzındaki şeyi çıkarmalıydı sonra bir daha öğürdü...bu sefer ağzından birşeyler çıkmıştı...onlarca hamam böceği....derken gözlerine vuran güneş ışığıyla uyandı,ışık gözlerini kamaştırıyordu,doğruldu,hala gördüğü kabusun etkisindeydi...az sonra gözleri ışığa alıştı yatakta olması lazımdı ama çevresi ağaçlarla kaplıydı,hayır yatağında değildi bilmediği bir ormanın göbeğindeki ufak bir açıklıktaydı...
rp dışı:gerisine yüksek büyücülük kulesinde devam edelim
rp dışı:gerisine yüksek büyücülük kulesinde devam edelim
Findor artık yüksek büyücülük kulesindeki sınavı geçip huzura ve bilgeliğe kavuşup konseye geri gelmişti ve çalışma yapan büyücüleri görüdü ve selam verdi...
"merhabalar kolat gelsin GERİ DÃ?NDÃ?M " dedi....
ve odasına çekildi....
"merhabalar kolat gelsin GERİ DÃ?NDÃ?M " dedi....
ve odasına çekildi....
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
-
Black_Rider
- Kullanıcı

- Posts: 230
- Joined: Tue Aug 17, 2004 10:00 am
- Location: İst
- Contact:
Black_Rider yaptığı büyülerden yorgun düşmüş odasına çekilmişti.Soluksuz bir uyku çekmişti.Black_Rider uyandığında bir etrafa bakıp şok oldu.Burası odam değil burası orman nasıl olur bu Black_Rider öfkesinden kuduruyordu.Asasından destek alarak ayağa kalktı.Birisi bana şaka mı yapıyor diye düşündü ama yüksek büyücülük kulesinde bu olamazdı Yeminer buna izin vermezdi buraya herkes büyülerine geliştirmek için gelmişti.Black_Rider ormanda dolaşıp birilerini bulmayı ümit ediyordu neden buraya geldiğini öğrenmek istiyordu.
Kulenin kapılarına zar zor varan haberci soluk soluğa kalmıştı.. Burası Yeminer The Lich 'in kulesiydi... Kapıyı çalmaya cesaret bulmakta zorlanıyordu fakat vermesi gerek haberin önemi onu buna zorluyordu...
Kapıyı çaldı ve neredeyse anında kapı önünde açıldı... Kapıyı açan şeyin ne olduğunu anlayamamıştı fakat içeri girdi... İleride bir salon vardı... etrafına bakındığında birçok büyücüyü gördü... Boğazını temizledi ve
"Efendi Erethanı görmek istiyorum " dedi... Erethan salondaydı ve haberciye ilgiyle baktı.. Habercide karşısındakinin Erethan olduğunu anlamıştı...
"Lordum size bir haberim var.. Aslında tüm kuledekilere..." dedi haberci etrafına bir kez daha bakındı ve konuşmaya devam etti...
"Efendim Lord Yeminer yok edildi... Starfall adındaki birisini öldürürken nedeni belli olmayan birşey onu yok etmiş..." dedi haberci ve sustu... Anlaşılan buradan gitmek için izin verilmesini bekliyordu...
Not: yazı ----> http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... ed4a2f373f
adresinde... okumak isteyenler bakabilir..
Kapıyı çaldı ve neredeyse anında kapı önünde açıldı... Kapıyı açan şeyin ne olduğunu anlayamamıştı fakat içeri girdi... İleride bir salon vardı... etrafına bakındığında birçok büyücüyü gördü... Boğazını temizledi ve
"Efendi Erethanı görmek istiyorum " dedi... Erethan salondaydı ve haberciye ilgiyle baktı.. Habercide karşısındakinin Erethan olduğunu anlamıştı...
"Lordum size bir haberim var.. Aslında tüm kuledekilere..." dedi haberci etrafına bir kez daha bakındı ve konuşmaya devam etti...
"Efendim Lord Yeminer yok edildi... Starfall adındaki birisini öldürürken nedeni belli olmayan birşey onu yok etmiş..." dedi haberci ve sustu... Anlaşılan buradan gitmek için izin verilmesini bekliyordu...
Not: yazı ----> http://frpworld.com/modules.php?name=Fo ... ed4a2f373f
adresinde... okumak isteyenler bakabilir..
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests