gerçekten haklısınız türkçe bir çok ırkı seslendirme yeteneğine sahip..Yeni türkçe osmanlı türkçesi sonra orta asya türkçesi bunlar için kullanılabilir.Hem sonra türkçenin dünya kadar lehçesi var.
Ben Türkçenin başka bir tarafını da suyüzüne çıkarmak istiyorum.Türkçe'de mükemmel bir kelime türetme yeteneği var.Ama bize bunu göstermediler tabiki..Sorsan birine türkçeyi GÖZ GÖZLÃ?K GÖZLÃ?KÃ?Ã? eklerini söyler bitirir türkçeyi halbuki muhteşem matematiksel bir yetiye sahip türkçe...şunlara bir gözatın.
-Tarihçi Jean-Paul Roux, ''Türklerin Tarihi'' adlı yapıtında [ 1] ''Türklerle ilgili olarak kabul edilebilecek biricik tanım dilbilgisel olandır. " Türklerin dili çok büyük bir çekim gücüne sahip olduğundan ilişkide bulundukları birçok insan topluluğu tarafından benimsenmiştir.'' diyor. Ã?nlü dilbilimciler, Türkçenin yetkinliğini ve kurallı oluş bakımından öteki dillerden üstünlüğünü övmüşlerdir:
-Max Müller, Türkçe hakkındaki görüşlerini şöyle açıklıyor: ''Türkçenin bir dilbilgisi kitabını okumak, bu dili öğrenmek niyetinde olanlar için bir zevktir.Türlü dilbilgisi kurallarının belirlenmesindeki ustalık, eylem çekimlerindeki düzenlilik, bütün dil yapısındaki saydamlık, kolayca anlaşılabilme niteliği, insan zekasının dil aracılığı ile beliren üstün gücünü kavrayabilenlerde hayranlık uyandırır". Türk dilinde her şey saydamdır, apaçıktır.
-Jean Deny, ''Türk dili, seçkin bir bilginler kurulunun danışma ve tartışmaları sonucunda oluştuğu kanısını uyandırıyor. Fakat böyle bir kurul, Türkistan bozkırında kendi başına kalmış olarak ve kendi yasaları ya da kendi içgüdüleri itişiyle, insan beyninin yarattığı bu sonucu sağlayamazdı !'' demektedir
-Hint-Avrupa ve Sami dillerine göre Türkçenin sözcük ve bu arada bilim terimleri türetmede önemli bir üstünlüğü vardır. Prof. Doğan Aksan'ın ''Türkçenin Gücü'' yapıtında[ 29] açıklandığı üzere, Türkçemiz bu özelliği ile benzersiz üstünlüğe sahiptir. Bu yapıtta ''sür-'' kökünden, yalnızca Türkiye Türkçesinde 100 kadar türetilmiş sözcük örneği verilmiştir.
Hem türkçedeki fantazi terimlerine uyacak bir sürü kelime var..Üstelik öztürkçe...Aslında turan.tc'nin bir yerinde vardı geniş bir orta asya sözlüğü..Ama şimdi bulamıyorum zamanında bil e indirmiştim.Her ne kadar ülkücü olmasamda böyle bir hizmet gerçekten güzel.Ama türkçe üzerinde hafif bir araştırma yapın.Ne kadar kadim ve muhteşem bir dilimiz olduğunu göreceksiniz.
Perg Efsaneleri
albasti bu alıntıları bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim
her zaman türklüğün ve türkçenin kendi insanları tarafınfdan hor görülmesine karşı durdum (ben de belirtiyim ülkücü değilim hatta herhangi bir siyasi kavramla ilgilenmiyorum ama ırkımla gurur duyan bir TÃ?RKÃ?M)
insanların "ama daha karixzmatiiiik.." diyerek birebir karşılık olan iki şeyin ingilizcesi kullanması gibi şeyler gerçekten insana "yuh!" ve "yazıklar olsun" dedirttiriyor..
her zaman türklüğün ve türkçenin kendi insanları tarafınfdan hor görülmesine karşı durdum (ben de belirtiyim ülkücü değilim hatta herhangi bir siyasi kavramla ilgilenmiyorum ama ırkımla gurur duyan bir TÃ?RKÃ?M)
insanların "ama daha karixzmatiiiik.." diyerek birebir karşılık olan iki şeyin ingilizcesi kullanması gibi şeyler gerçekten insana "yuh!" ve "yazıklar olsun" dedirttiriyor..
In our life, there is if
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
In our belief, there is lie
In our business, there is sin
In our bodies, there is die...
eskiden bu ingilizce yada başka bir yabancı dilde efektleri sadce lise kızları verirdi, şimdi sadce türkçe bi tepki veren insan sayısı bile acaip azaldı, herkes başka dil özentiliinden kendi dilini unutuo
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
- MorinehtaR
- Kullanıcı

- Posts: 86
- Joined: Mon Jul 04, 2005 10:00 am
- Contact:
Arkadaşlar bence topic konusuna dönmektee yarar var.. Hemde serinin son kitabı çıkmışken... Evet serinin son kitabı Tanrıların Alfabesi.. Baya uzun bir bekleyişten sonra yaklaşık 1.5 -2 senenin ardından Perg Efsanesi sona erdi böylece... Ben daha okumadım son kitabı... Daha doğrusu seriyi okumaya en baştan başladığım için daha sıra gelmedi.. Okuyanınız varsa yorum ve eleştrilerini bizimle paylaşsın lütfen?
-
occultsearcher
- Kullanıcı

- Posts: 368
- Joined: Thu Jun 26, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Oooh, mis gibi seridir ya Perg.
Epey bir zaman oldu ben okuyup bitireli sonra çizgiromanını alıp okuyalı filan ama.(Bu arada çizgi roman da gayet iyiydi ya)
Okumamış arkadaşlar varsa bi zahmet bi taraflarını kaldırıp okusunlar. Kaçırılmaması iyi olacak bir seri bu. Ben oldukça beğeniyorum kendisini.
Bunu beğenenler bir de Saygın Ersin'in kitaplarına baksınlar derim ben. Hatta beğenmeyenler de baksınlar.
Bir ara Perg'in oyunu yapılıyor gibi bir geyik vardı, neydi, ne değildi tam hatırlamıyorum ama vardı Arka Bahçe'nin öyle bi olayı sanki. Sizden duyan var mı ki?..
Epey bir zaman oldu ben okuyup bitireli sonra çizgiromanını alıp okuyalı filan ama.(Bu arada çizgi roman da gayet iyiydi ya)
Okumamış arkadaşlar varsa bi zahmet bi taraflarını kaldırıp okusunlar. Kaçırılmaması iyi olacak bir seri bu. Ben oldukça beğeniyorum kendisini.
Bunu beğenenler bir de Saygın Ersin'in kitaplarına baksınlar derim ben. Hatta beğenmeyenler de baksınlar.
Bir ara Perg'in oyunu yapılıyor gibi bir geyik vardı, neydi, ne değildi tam hatırlamıyorum ama vardı Arka Bahçe'nin öyle bi olayı sanki. Sizden duyan var mı ki?..
M - There is indeed such a conspiracy
"When you see filth, call it filth"
"When you see filth, call it filth"
Bence piyasadaki birçok FK serisinden kat be kat daha güzel Perg dörtlemesi...Buna kalıbımı basarım.Barış'ın üstünlüğü herşeyden önce dilinde....Ã?yle yalın ve sürükleyici bir anlatımı var ki çerez yer gibi keyifle okuyorsunuz yapıtı....Bir de bu dünyada öyle sanıldığı gibi habis ırklar yok...Hurglar var mesela yamyam bu adamlar...Ama Perg'in en usta müzisyenleri de bunlar...Ayrıca aralarından çok onurlular da çıkabiliyor.Barış'ın böyle tanrımsı karakterler yaratmamasını çok seviyorum.Mesela Belgariadda bir Belgarath ve Polgara var Allahım yarabbim yapamadıkları şey yok neredeyse...Ama Pergde her karakterin birçok zaafı var.Bununla birlikte Barış bu huyunu canavar yaratırken de kullanmış.Mesela torganlar müthiş yakıp-yıkıcı canavarlar ama birkaç hafta yaşayabiliyorlar.
Ya şu çizgiromana ulaşmam lazım.Ã?ünkü burfenlerin şeklini şemalini tam olarak sindirebilmiş değilim.Bu arada bataklık yaratıkları derokanlara hayran olduğumu belirtmeliyim.Derokanların dişleri yok tabi insanları bataklığa çektikten sonra ham diye yiyemiyorlar.Ancak ceset çürüyüp organizmaları dağılacak bataklığa derokanlar o zaman yiyebiliyorlar.
Yanlız Metis sağolsun Malloryon'a yaptığını Barış'a yapmış.İlk kitabın kapağı korkunç...Umarım yakında düzelir.Sakın kapağa bakarak aldanmayın.Diğer kapaklar gayet güzel.
Ama çabuk bitti abicim...Geryan'ın şak diye ölüp meselenin sonlanması koyuyor adama...Ama ekşisözlükten okuduğuma göre Barış şu ara polisiye bir roman yazıyor ve bir süre sonra Perg'e devam etsin.Ya kardeşim iyi güzel farklı alanlarda yazıyorsun da boşver bunları kendini Perg'e ada....Bu arada 1002 Gece Masalları adlı kitapta Barış'ın Pergle ilgili kısa bir öyküsü varmış henüz okumadım.
Neyse arkadaşar bence kesin alıp okuyun.Ã?yle ilk sayfalardan da "Hmm güzel ama basit bir öyküye benziyor" falan demeyin ileriki sayfalarda kurgu güzelleşiyor.
Çok yaşa Barış
Saygılar....
Ya şu çizgiromana ulaşmam lazım.Ã?ünkü burfenlerin şeklini şemalini tam olarak sindirebilmiş değilim.Bu arada bataklık yaratıkları derokanlara hayran olduğumu belirtmeliyim.Derokanların dişleri yok tabi insanları bataklığa çektikten sonra ham diye yiyemiyorlar.Ancak ceset çürüyüp organizmaları dağılacak bataklığa derokanlar o zaman yiyebiliyorlar.
Ama çabuk bitti abicim...Geryan'ın şak diye ölüp meselenin sonlanması koyuyor adama...Ama ekşisözlükten okuduğuma göre Barış şu ara polisiye bir roman yazıyor ve bir süre sonra Perg'e devam etsin.Ya kardeşim iyi güzel farklı alanlarda yazıyorsun da boşver bunları kendini Perg'e ada....Bu arada 1002 Gece Masalları adlı kitapta Barış'ın Pergle ilgili kısa bir öyküsü varmış henüz okumadım.
Neyse arkadaşar bence kesin alıp okuyun.Ã?yle ilk sayfalardan da "Hmm güzel ama basit bir öyküye benziyor" falan demeyin ileriki sayfalarda kurgu güzelleşiyor.
Çok yaşa Barış
Perg'î genel olarak şöyle bir tanıtım yazısı ile bilmeyenlere tanıtmak istedim 
Türkiye'nin İlk Fantastik Kurgu Diyarı... Orada ne Elfler var çok soylu, ne de orklar var kötülüğün timsali... Orası Perg, herkesten herşeyi bekleyebileceğin bir diyar. Ã?nyargıların yanılttığı, gerçeklerin görünenden farklı olduğu bir yer...
Perg, adalardan oluşmuş, kimsenin aslında göründüğü gibi olmadığı, kendine özgü ırkları ve türleri barındıran bir diyar...
Kadim Güçlerce yaratılıp,insanlara yol göstermek amacıyla birkaç varlık Perg'e yollanmıştır. Ancak, Perg halkı bu varlıkları tanrılaştımış ve sonunda da ne yazık ki Tanrılar Savaşı denilen bir savaş yapılmıştır. Farklı tanrılara inananlar kendi ırkı,kendi kardeşi olsa dahi acımamış ve öldürmüştür. Bu kaos ortamında bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Tanrılaştırılanlar savaş saflarında yer almışlardır ki işte bu esnada Perg gerçek bir cehennem halini almıştır. Bütün bu olanlardan sonra Kadim Güçler savaştakilere ceza vererek onları Dernat'a yani Ã?teki Diyarlara sürmüştür.
Gel gelelim Perg Halkının ırklarına:
İNSANLAR: Bütün diyarlarda olduğu gibi Perg'de de insanlar mevcut.
PROMLAR: Kıl kaplı vücutları ile insan ebatlarına sahiptirler. Denizcilik konusunda gelişmiştirler. Federasyon devrinde köle haline gelmişlerdir.
BURFENLER: Küçük boyları ve beyaz kılsız tenleriyle dikkatleri çekerler. İnsan ve Promlardan ayrı Perg'in Kuzey-Doğusunda yer alan Bataklık Ölke'de yaşarlar.Cam ve cam işleme konusunda bütün Perg'in en iyileridir.
HURGLAR: Perg'in barbar ırkıdır. Keserler biçerler. Ancak kesip biçtikleri gibi de müzik dinlerler. Müzik konusunda ustalaşmışlardır. Ulu bir müziğe hayır diyecek bir hurg tanımıyorum... (En başta demiştik ya hiçbir şey göründüğü gibi değildir diye...)
Ana temalarıyla ırklar da böyle...
Perg Coğrafyasına gelelim.
Haritayı önünüze alıp açtığınızda-ki şu anda öyle yapıyorum-Perg'în 11 büyük ada ve bir de Hertug adındaki bir çok küçük adadan oluşmuş bir ülkeden meydana geldiğini görürsünüz. Ã?yle yok prom adasıymış,yok insan adasıymış diye bir kavram yok. Herkes özgürce yaşıyor. Ancak az önce de bahsettiğim gibi Burfenler apayrı bir yer olan Bataklık Ölke'de yaşıyorlar onlar ayrı.
Perg'e bir yaz tatiline gidecek olsak ve ben de rehberiniz olsaydım şüphesiz size önce İhtişamlı Turayfor köprülerini, ardından bir tanrı mezarı üzerinde bittiği söylenen ve geceleri ışıldayan Rhuk ağacını, ardından Altıf'a gidip Merderan Heykelini ve son olarak da İhtişamlı Hunsa'nın Kanatları'nı gösterirdim... Gerçekten hepsi de mükemmeldir...
Perg'de Günümüz tarihine bakarsak Federasyon'un kurulduğunu görürüz. Bunun sebebi Tshermon'un bir komutanı etkisi altına alarak sayısız doğaüstü yaratıkla sayısız savaşlar yaptığındandır. Ancak Tshermon'un yenilgisi bir tesadüf eseri Turayfor'da gerçekleşir ve artık bu tür olayların olmaması için Federasyon kurulmasına karar verilir. Perg'de federasyon kurulduğu zaman, tehdit ile Tshermon tarafında yer alan Promlar köle haline gelirler ve acınacak duruma düşerler.
Elimden geldiğince, dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım...
Türkiye'nin İlk Fantastik Kurgu Diyarı... Orada ne Elfler var çok soylu, ne de orklar var kötülüğün timsali... Orası Perg, herkesten herşeyi bekleyebileceğin bir diyar. Ã?nyargıların yanılttığı, gerçeklerin görünenden farklı olduğu bir yer...
Perg, adalardan oluşmuş, kimsenin aslında göründüğü gibi olmadığı, kendine özgü ırkları ve türleri barındıran bir diyar...
Kadim Güçlerce yaratılıp,insanlara yol göstermek amacıyla birkaç varlık Perg'e yollanmıştır. Ancak, Perg halkı bu varlıkları tanrılaştımış ve sonunda da ne yazık ki Tanrılar Savaşı denilen bir savaş yapılmıştır. Farklı tanrılara inananlar kendi ırkı,kendi kardeşi olsa dahi acımamış ve öldürmüştür. Bu kaos ortamında bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Tanrılaştırılanlar savaş saflarında yer almışlardır ki işte bu esnada Perg gerçek bir cehennem halini almıştır. Bütün bu olanlardan sonra Kadim Güçler savaştakilere ceza vererek onları Dernat'a yani Ã?teki Diyarlara sürmüştür.
Gel gelelim Perg Halkının ırklarına:
İNSANLAR: Bütün diyarlarda olduğu gibi Perg'de de insanlar mevcut.
PROMLAR: Kıl kaplı vücutları ile insan ebatlarına sahiptirler. Denizcilik konusunda gelişmiştirler. Federasyon devrinde köle haline gelmişlerdir.
BURFENLER: Küçük boyları ve beyaz kılsız tenleriyle dikkatleri çekerler. İnsan ve Promlardan ayrı Perg'in Kuzey-Doğusunda yer alan Bataklık Ölke'de yaşarlar.Cam ve cam işleme konusunda bütün Perg'in en iyileridir.
HURGLAR: Perg'in barbar ırkıdır. Keserler biçerler. Ancak kesip biçtikleri gibi de müzik dinlerler. Müzik konusunda ustalaşmışlardır. Ulu bir müziğe hayır diyecek bir hurg tanımıyorum... (En başta demiştik ya hiçbir şey göründüğü gibi değildir diye...)
Ana temalarıyla ırklar da böyle...
Perg Coğrafyasına gelelim.
Haritayı önünüze alıp açtığınızda-ki şu anda öyle yapıyorum-Perg'în 11 büyük ada ve bir de Hertug adındaki bir çok küçük adadan oluşmuş bir ülkeden meydana geldiğini görürsünüz. Ã?yle yok prom adasıymış,yok insan adasıymış diye bir kavram yok. Herkes özgürce yaşıyor. Ancak az önce de bahsettiğim gibi Burfenler apayrı bir yer olan Bataklık Ölke'de yaşıyorlar onlar ayrı.
Perg'e bir yaz tatiline gidecek olsak ve ben de rehberiniz olsaydım şüphesiz size önce İhtişamlı Turayfor köprülerini, ardından bir tanrı mezarı üzerinde bittiği söylenen ve geceleri ışıldayan Rhuk ağacını, ardından Altıf'a gidip Merderan Heykelini ve son olarak da İhtişamlı Hunsa'nın Kanatları'nı gösterirdim... Gerçekten hepsi de mükemmeldir...
Perg'de Günümüz tarihine bakarsak Federasyon'un kurulduğunu görürüz. Bunun sebebi Tshermon'un bir komutanı etkisi altına alarak sayısız doğaüstü yaratıkla sayısız savaşlar yaptığındandır. Ancak Tshermon'un yenilgisi bir tesadüf eseri Turayfor'da gerçekleşir ve artık bu tür olayların olmaması için Federasyon kurulmasına karar verilir. Perg'de federasyon kurulduğu zaman, tehdit ile Tshermon tarafında yer alan Promlar köle haline gelirler ve acınacak duruma düşerler.
Elimden geldiğince, dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests