HIRSIZ AHLAKI
HIRSIZ AHLAKI
Gölgede yaşam mı??? Sanırım epey bi biliyorum bunu zaten bi hobbitin yasaminin onemli bir parçasıdır... Bir bakıma bir oyun gibidir gölge... Ama son bir kaç yıldır bundan fazlası oldu... Evet bir hobbit ve hırsızım saklanmasini cok iyi bilen bir hirsiz ama uzunca bir donem boyunca hep hirsizlara karsi on yargiya sahit oldum... Niye bize boyle yaklasiyorsunuz??? Niye bizi boyle kotu insanlar olarak algiliyorsunuz... Bir rahipten veya savaşçıdan daha mı korkutucuyuz.... Biz sadece kendimizi savunuyoruz ve daha güçlülerin olduğu bu dünyada tek yol saklanmak ve sessizce hareket edebilmek... Ve ayrica hirsiz arkadaşlarin da digerlerinin bu mantigini kabullenmelerini anlayamiyorum... Neden dünyanin bizi yapmak istediği gibi davraniyoruz.. Anlayamiyorum.. Bu dünyayı hiç anlayamayacağım... Keşke köyümde kalabilseydim...
gölgeler... eskiden farklı bakardım onlara, belki güneşin varlığının bir göstergesi belki ağaç altında bir serinlik kaynağı... artık çok şey değişti. bir zamanlar yürüken yolda hayal kuran ben şimdi arkamı gözetlerken buluyorum kendimi. ben mi değiştim bunların böyle olmasına sebep, yoksa dünyanın bana bakış açısı değiştiğinden böyle oldum. rahiplerin tapınaklarına giren bir pislikten farksız baktıklarını bilirim...
güç... bu kelimeyi artık farklı algılıyorum. güç benim için kasların gerginliği ve büyü ateşinin parlaklığından farklı. karşımda pek çok kaslı savaşçıyı ayağıma kapanırken gördüm. gerekli bilgileri bilen birisi pekala bize pislik gözüyle bakanlara pişman olacakları bir ders verebilir. ben gücümü önyargıları olanlara karşı koz olarak kullanmadım ama içimden hep öyle geçti. bu hayatı kabullenmek? buna zorunluyuz. bu hayatın aşağılık olduğunu kabullenmek? bak kendimi buna zorunlu hissetmiyorum. bu dünyayı anlamak? ben yaşarken bırakalım alimler anlasınlar, onların hayatının tek heyecanı bu. bizimkinden çok farklı.
güç... bu kelimeyi artık farklı algılıyorum. güç benim için kasların gerginliği ve büyü ateşinin parlaklığından farklı. karşımda pek çok kaslı savaşçıyı ayağıma kapanırken gördüm. gerekli bilgileri bilen birisi pekala bize pislik gözüyle bakanlara pişman olacakları bir ders verebilir. ben gücümü önyargıları olanlara karşı koz olarak kullanmadım ama içimden hep öyle geçti. bu hayatı kabullenmek? buna zorunluyuz. bu hayatın aşağılık olduğunu kabullenmek? bak kendimi buna zorunlu hissetmiyorum. bu dünyayı anlamak? ben yaşarken bırakalım alimler anlasınlar, onların hayatının tek heyecanı bu. bizimkinden çok farklı.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Raini isminin altinda bir hobbit resmi var bilmiyorum hata mı yaptım ama buradan hobbit olduğun sonucunu çıkardım ... Hirsizlarin dünyası sizin için tehlikeli ve vahşidir dostum... Evet dünya sizi karanlıga sığınmaya muhtaç bıraktı ama unutma ki karanlık insanı değiştirir hem de kesin olarak... İçine bak Raini derinliklere orada göreceksin her hırsızın kaderi olanı... Bir hırsızın dostu yoktur müttefiği olur bunu zamanla anlayacaksın belki anlamaya başlamışsındır da... Dostun sandığın insanların bakışları bile bunu ele verecektir... Geçici arkadaşlar mı belki ama onlar ancak senin ne olduğunu anlayıncaya kadardır... Belki seni bu dünyadan çıkarmak isteyecekler ama başaramayacaklar... Sonra seni sevdikleri için bu dünyaya girerler mi ?
)))) sanmıyorum.... Böyle dostu olan bir hırsız hiçbir yerde yok... Onlar ne olduğunu anladıklarında seni eninde sonunda terkederler.... Sakın içindeki o duygudan kaçma .. Seni ürpertebilir ama o senin tek yaşama umudundur.. Ona sarıl... Karanlık güvenilmez biri olmanın tadını çıkar ve düşmanlarını hiç ummadıkları anda arkalarından vurabilmenin tadını sana aşağılık biri gibi bakan bir büyücünün ne kadar da savunmasız olduğunu farket... Ve unutma bu bizim yaşamamız için tek yol güvenilmez olmak... İçindeki karanlıktan kurtulamazsın asla onunla savaşmak sana bir şey kazandırmaz... Ama ona teslim olduğunda vaadettiklerini bir düşün.. Bu bizi tüm diğer insanların önüne geçiren güçtür saklanmanın ve sessizliğin ötesindeki güç estebin bunu anlamış umarım Raini de bir gün anlayacak... O zaman bu hayatın güzelliğini ve heyecanını anlama olanağını bulacaktır... Bunu anlamaya çalışma sadece yaşa bırak alimler araştırsın bunu... Sen tadını çıkar... Unutma seni ve bütün hırsızları her zaman gölgelerin içinden izliyor olacağım...
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
tabii hırsızların tanrısından cevap almak benim için büyük onur ama bilmiyorum... HAYIR kesinlikle bunları kabul edemem... Bir dostumun olmadığını kabul edemem... Evet bana bazen garip baktılar ama kendilerine hayatımı borçlu olduğum onca insan var ve bilmiyorum tüm bunlar bana çok garip geliyor... İçimdeki o şey kötülük varsa bile teslim olamam.. Asıl hayatın anlamı o zaman kaybolur hayatın anlamı gölgelerde değil ışıkta... Asıl asla dostumuz olmayacak olan karanlık eğer onu öyle görürsek müttefiğimiz bile değil bizi işine geldikçe kullanıp bir kenara atmaktan başka bir işe yaramıyor... Gerçek dünyada dosrumuz olabilecek onlarca insan var.... Evet yaşamak için karanlığa girmemiz lazım........ Ne yazık ki girmemiz lazım... Umarız hepimiz orada kalmanın yaşayan öle haline gelmeye başlamadığı noktadan önce ordan kaçarız... Bu noktaya gelenlere acıyorum belki de benim de o hale gelme ihtimalimi gördüğüm içindir.... Umarım herşey farklı olur.... Ve yeteneklerimizi yararlı amaçlarla kullanırız... Onların potansiyelini yatsımıyorum... Ama onlar korkutucu aynı zamanda... Hiç ummadığımız anda birini öldürmemize bile neden olabiliyorlar. Ve MASK ... Bilmiyorum benim hala dostlarım var buna inanıyorum bunu ispatlayacağım... Hislerimi kontrol edeceğim ve onlara esir düşmeyeceğim... Bir gün tüm dünyanın hırsızlara bakışı değişecek buna inanıyorum.... Ve saklanma kabileyetimizin olması tüm hayatımızı saklanarak geçirmemiz anlamına gelmeyecek... Bilmiyorum bazen umudumu kaybediyorum yine de inanıyorum...
ya gölgelerin koyu karanlığı daha iyi bir yerse..
Lordum, iltifatınız beni onurlandırdı. Sizden böyle bir cevap alabileceğimi tahmin etmezdim.
Nerde ticaret oluyorsa orada hırsızlar hep varolacaktır. Bu hırsızların sadece sıradan yankesiciler olması gerekmiyor. Çok daha fazlası da vardır ve tek bir hırsız tüm diğerlerinin yanında fazla güç teşkil etmez. Öeteler, organizasyonlar, loncalar sokak yaşamında bir hırsızın ömür uzunluğunu direk etkileyen faktörlerdendir ve bunun için vardırlar desek yeridir herhalde. Topluluk halinde bir hırsız grubu müthiş bir güç teşkil eder ve insanlar bu grubun üyelerine dokunmaya çekinir. Hangi salak koruma akşam ailesinin öldürüleceğini bile bile bir hırsız elebaşını yakalar? Ya da hangi tedbirsiz baron açığa çıkmaması gereken sırları varken toprağını hırsızlardan temizlemeye uğraşır. Uğraşsalar da haybeye bir çaba olacaktır ya. Bir loncanın yokolması diğerinin önünü açan bir gelişmedir, hırsızlığın sonu değil.
şimdi toplanma amacı bu kadar belli olan "müttefiklerin" birbirlerine nasıl bir dostluk duyacağı konusu gerçekten tartışılır. Veya nereye kadar dostluk duyabilecekleri. Lonca dışında arkadaş edinmek mi? Bu her zaman göründüğü kadar kolay değildir. Eğer loncaya bir kez dahil olmuşsan artık onun parçasısındır. Bir savaşçı ve büyücü grubu ile yakınlık geliştirmen loncanın başına geçme hırsının olduğu şeklinde yorumlanabilir. Tabi bunun nasıl güzel (!) bir ceza gerektirdiğini düşünmek bile hoş değil, hiç yoktan cezayı alacak olan sensen.
Diğer yandan gölgeler olmadan varlığının manasız olacağını kabul etmek... Bu zor bir konu. Sadece gölgeler değildir bizi gözlerden saklayan, iyi kullanılmış bir ilüzyon da iş görür. Büyücülerin kulelerinde korumaları vardır, her korumanın bir zayıf noktası olduğu gibi. Bizim tek başımızayken genelde bu zayıf noktayı bulmak için sadece bir şansımız vardır. Loncadaysan ve önemli biriysen belki önden önemsiz hırsızları deneme amaçlı yemler olarak kullanabilirsin ama bu da bir kaynak açısından bakıldığında çoğu zaman yarardan çok zarar getirir.
Yeteneğimi insanların kötülüğü için kullanmayı hiç istemedim ama kurunun yanında yanan pek çok yaş odunu gördüm.
Dostlar, aşklar... Bu konuda benim de tecrübelerim oldu. Sevdiğim Crinn isimli bir elf kadın vardı bir zamanlar... Çok şey geçti aramızda... Ha'el 'in doğduğu günü hatırlıyorum da... şimdi o günler çok uzak. Hayır ölmedi. Ama ölse daha mı çok üzülürdüm diye düşündüğüm çok oldu. Sabah uyandığımda yanıbaşımda dolu bir kese altın bırakarak ayrılmıştı. Kiralık kılıcımın ve yeteneklerimin karşılığı olarak. şimdi anlatmak için yeri ve zamanı değil ama gerçekten de dostlar konusunda senin gördüğün şekli gerçeği yansıtmayabiliyor raini. Bazen dostluk sade bir yanılsamadan ibaret kalıyor. Zaman geçip tecrübe kazandıkça bu yanılsamayı görür görmez tanıyıp seni ele geçirmesine izin vermiyorsun, üzgünüm hayat böyle.
Eğer dostlarının varlığını ispatlayabilirsen bunu nasıl yapacağını görmek isterim. Ben artık dostluk gösterilerine kanmayacağımı biliyorum. Güçlü bir müttefik kazanmak için yapılan numaralara yani. Daha iyisini görebilmek lazım. Senin için nelerden vazgeçebilecek bu dostun? Ya da senden ne karşılık çıkar bekleyerek yapacak bunu? Hayır, ben böylesi bir dostluğu umursamıyorum. Saklanıyor olmamız ise bu bizim dünyadan saklanmak zorunda olmamızdan değil, kozları ele geçirene kadar yapılmış bir taktik hamlesi.
Umudunu boşa çıkarmayı kim ister, sadece sırttan hançerlenme. O kadarı için bunları aklından çıkarma. Sen söylediklerini ispatlamayı deneyebilirsin, ancak ya benim söylediklerim her zaman olageldiği gibi kendiliğinden ispatlanırsa? Ya "dostun" sana dönerse? Bu riski alıyor musun? Hayatın bunu görmek için değer bir bedel mi?
Nerde ticaret oluyorsa orada hırsızlar hep varolacaktır. Bu hırsızların sadece sıradan yankesiciler olması gerekmiyor. Çok daha fazlası da vardır ve tek bir hırsız tüm diğerlerinin yanında fazla güç teşkil etmez. Öeteler, organizasyonlar, loncalar sokak yaşamında bir hırsızın ömür uzunluğunu direk etkileyen faktörlerdendir ve bunun için vardırlar desek yeridir herhalde. Topluluk halinde bir hırsız grubu müthiş bir güç teşkil eder ve insanlar bu grubun üyelerine dokunmaya çekinir. Hangi salak koruma akşam ailesinin öldürüleceğini bile bile bir hırsız elebaşını yakalar? Ya da hangi tedbirsiz baron açığa çıkmaması gereken sırları varken toprağını hırsızlardan temizlemeye uğraşır. Uğraşsalar da haybeye bir çaba olacaktır ya. Bir loncanın yokolması diğerinin önünü açan bir gelişmedir, hırsızlığın sonu değil.
şimdi toplanma amacı bu kadar belli olan "müttefiklerin" birbirlerine nasıl bir dostluk duyacağı konusu gerçekten tartışılır. Veya nereye kadar dostluk duyabilecekleri. Lonca dışında arkadaş edinmek mi? Bu her zaman göründüğü kadar kolay değildir. Eğer loncaya bir kez dahil olmuşsan artık onun parçasısındır. Bir savaşçı ve büyücü grubu ile yakınlık geliştirmen loncanın başına geçme hırsının olduğu şeklinde yorumlanabilir. Tabi bunun nasıl güzel (!) bir ceza gerektirdiğini düşünmek bile hoş değil, hiç yoktan cezayı alacak olan sensen.
Diğer yandan gölgeler olmadan varlığının manasız olacağını kabul etmek... Bu zor bir konu. Sadece gölgeler değildir bizi gözlerden saklayan, iyi kullanılmış bir ilüzyon da iş görür. Büyücülerin kulelerinde korumaları vardır, her korumanın bir zayıf noktası olduğu gibi. Bizim tek başımızayken genelde bu zayıf noktayı bulmak için sadece bir şansımız vardır. Loncadaysan ve önemli biriysen belki önden önemsiz hırsızları deneme amaçlı yemler olarak kullanabilirsin ama bu da bir kaynak açısından bakıldığında çoğu zaman yarardan çok zarar getirir.
Yeteneğimi insanların kötülüğü için kullanmayı hiç istemedim ama kurunun yanında yanan pek çok yaş odunu gördüm.
Dostlar, aşklar... Bu konuda benim de tecrübelerim oldu. Sevdiğim Crinn isimli bir elf kadın vardı bir zamanlar... Çok şey geçti aramızda... Ha'el 'in doğduğu günü hatırlıyorum da... şimdi o günler çok uzak. Hayır ölmedi. Ama ölse daha mı çok üzülürdüm diye düşündüğüm çok oldu. Sabah uyandığımda yanıbaşımda dolu bir kese altın bırakarak ayrılmıştı. Kiralık kılıcımın ve yeteneklerimin karşılığı olarak. şimdi anlatmak için yeri ve zamanı değil ama gerçekten de dostlar konusunda senin gördüğün şekli gerçeği yansıtmayabiliyor raini. Bazen dostluk sade bir yanılsamadan ibaret kalıyor. Zaman geçip tecrübe kazandıkça bu yanılsamayı görür görmez tanıyıp seni ele geçirmesine izin vermiyorsun, üzgünüm hayat böyle.
Eğer dostlarının varlığını ispatlayabilirsen bunu nasıl yapacağını görmek isterim. Ben artık dostluk gösterilerine kanmayacağımı biliyorum. Güçlü bir müttefik kazanmak için yapılan numaralara yani. Daha iyisini görebilmek lazım. Senin için nelerden vazgeçebilecek bu dostun? Ya da senden ne karşılık çıkar bekleyerek yapacak bunu? Hayır, ben böylesi bir dostluğu umursamıyorum. Saklanıyor olmamız ise bu bizim dünyadan saklanmak zorunda olmamızdan değil, kozları ele geçirene kadar yapılmış bir taktik hamlesi.
Umudunu boşa çıkarmayı kim ister, sadece sırttan hançerlenme. O kadarı için bunları aklından çıkarma. Sen söylediklerini ispatlamayı deneyebilirsin, ancak ya benim söylediklerim her zaman olageldiği gibi kendiliğinden ispatlanırsa? Ya "dostun" sana dönerse? Bu riski alıyor musun? Hayatın bunu görmek için değer bir bedel mi?
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Dostum Raini madem ogle istiyorsun istedigin gibi yasamaya calis bakalim.... Umarim bedelini agir odemezsin... Dostun olduguna inandigin kişilere guvenmeye devam et.. Onlarla nereye kadar gideceksin bakalim sadece Estebinin uyarilerini da dusun arasira belki bir gun isine yarar degil mi
)))))))) Bir gün ihtiyaç duyacak olursan unutma seni gizleyecek karanlık her zaman içinde bir yerlerde olacak... Öünkü onu taşımak hırsızlığı bir defa olsun tadmış herkesin içinde olsun... Bırakın ışığa inananlar ışığın kendilerine yol gösterdiğini sansınlar... Unutmayın ki karanlıkta olanlar çevrelerini çok daha iyi görürler... Karanlığın sizi gizlemesi dileği ile....
Hiç bir ışık aynaya baktığınızda gördüğünüz karanlığı yok edemez.
Tartşma epey uzadı... Sanırım burda kesmek en doğrusu olacak.... Hırsızların tanrısından cevap almak benim için büyük bir onurdu... Onun sözlerindeki bilgeliği yadsımak imkansız.. Yine de... bilmiyorum neyse çok da önemi yok.... Sanırım herkesin kendi gerçeğini araması en doğrusu... Estebin e ve MASKa benim arayışımda yardımlarını esirgemedikleri için teşekkür ederim...
-
gandalfoftheday
- Kullanıcı

- Posts: 212
- Joined: Sat May 17, 2003 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Ahlak kavramı
Hırsız kelimesi pek çok dilde olduğu gibi Türkçede de baştan lusuzanlalar içermektedir. Ancak oyun içinde hemen her partinin vazgeçilmezidir hırsızlar. O halde bu saygı ve ihtiyaç duyulan karakterler neden mantıksız ya da sebepsiz yere ahlaksız lsunlar? Var olan değerlere bağlı olmamak ahlaksızlık olarak mı kabul edilmeli??? Genel larak oyunların geçtiği ortaçağ avrupasında at hırsızlığıve eşkiyalık çok yaygındı. Ancak oyun içinde hırsızın yanlış canlandırılması çok sık karşılaşılan bir sorundur. Basit bir handa hangi seviye olursa olsun halktan birinin cebini kurcalaması ancak kendini düşürmesi olarak kabul edilebilir. Bunun yerine fısıldayan iki kişiyi dinleyip sonra onlaraşantaj yapmak gibi şu an aklıma gelen çok daha yaratıcı şeyler yapılamaz mı??
Ben Giderim,Adım Kalır<br>Dostlar Beni Hatırlasın...
Sanırım senin bir yanlış anlaman var konuda. Kimse gidip de birisinin cebinden bir şeyler aşırmaktan bahsetmiyor. Bunun konuyla alakası yok ve kendisine saygısı olan hiç bir hırsız kendi yaptığı işi yankesicilikten ibaret diye düşünmez.
Ahlaksız olma konusuna gelince bu konuda da biraz yanlış anlaman var. Hiç kimse (MASK bile) dost bulamamasının sebebi olarak kendi ahlaksızlığını söylemiyor. Bu kadar dış tehdit ve riskin, düzenbazlığın olduğu bir dünyada birisine güvenmenin yanıltıcılığı olarak gösteriyor. Birisiyle dost olmak demek kendi hayatınla kumar oynamak demektir. Sorun diğerlerinin seninle dost olmak isteyip istememesi değil senin onların dostluğunu yaşarken hayatını güvende hissedip hissedememen.
Sen merak etme biz ne olduğumuzun farkındayız ve karakterlerimizi yanlış canlandırmıyoruz.
Sorun sadece dostluğun güven demek olması, güvenin risk demek olması, riskin ölüm demek olması. Basitçe izahı bu.
Ahlaksız olma konusuna gelince bu konuda da biraz yanlış anlaman var. Hiç kimse (MASK bile) dost bulamamasının sebebi olarak kendi ahlaksızlığını söylemiyor. Bu kadar dış tehdit ve riskin, düzenbazlığın olduğu bir dünyada birisine güvenmenin yanıltıcılığı olarak gösteriyor. Birisiyle dost olmak demek kendi hayatınla kumar oynamak demektir. Sorun diğerlerinin seninle dost olmak isteyip istememesi değil senin onların dostluğunu yaşarken hayatını güvende hissedip hissedememen.
Sen merak etme biz ne olduğumuzun farkındayız ve karakterlerimizi yanlış canlandırmıyoruz.
Sorun sadece dostluğun güven demek olması, güvenin risk demek olması, riskin ölüm demek olması. Basitçe izahı bu.
Karanlık yolumu gösterir, sessizlik gerçeği bana fısıldar. Onlar benim yoldaşım, ben onların parçası.
Benim müttefiğim asla bir hırsız olamaz. Kendim bir hırsız olmama rağmen derim ki asla bir hırsıza güvenilmez...
Ben yol arkadaşlarımı gerçekten bir şeyleri amaçlamış evil şahıslardan seçerim. Like Corax... Like Baron Sengir...
Ben yol arkadaşlarımı gerçekten bir şeyleri amaçlamış evil şahıslardan seçerim. Like Corax... Like Baron Sengir...
Karanlık rüyaların ve kötü düşlerin karabasının en yakın dostu sizi selamlar!...