ZAMANIN KARARGAHI
Düşünceli bir ifadeyle baktı haklıydı ve doğru söylüyordu sonuçta komutan bir çok defa savaşlar görmüş ve geçirmişti oysa kendisi hiç savaşa bile girmemişti yinede yanlış bir cevap verdiği için üzülmedi sonuçta komutan onu eğitiyordu ve yanlışlarını düzeltmek için burdaydı ama savaşta yanlışlaırını düzelticek biri olmıycaktı
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
squan kılıcı havada yakalamıştı.Elinde tuttuğu kılıç komutanın kılıcı idi.Hayranlıkla kılıcı inceledi.Siyah metale dokundu.Soğuktu.Oradan kabzaya indi gözleri harika bir işçilikti.Bir kaç adım komutana yaklaşarak selam verdi.Ardından "komutanım teşekkür ederim..."diyerek minnettarlığını gösterdi.Ardından kılıcı kınına sokarak tekrar demin durduğu yere geri döndü.Komutanın soğuk bakışlarının üzerinde olduğunu biliyordu.Ama hiçbir tepki vermedi...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Ã?ğrencileri süzdü ve bir kaç adım geriye çekildi. Squan'a baktı, Paladin olmayı hedefleyen gence baktı ve gözlerini onun gözlerine odakladı. Elf Rahibeye hafifce döndüğünde kadının düşünceli halini gördü.
- Squan bir Paladin mi olmak istiyorsun?
Elf kızına döndü ve mezar kadar donuk sesi yankılandı.
- Eğitim için hazırsan silahını seç ve karşıma geç...
Eli ile eğitim alanının arkasındaki silah bölümünü gösterdi. Bir çok silah vardı, hepsi iyi işçilikleri ile dikkat çeken silahlardı.
- Squan bir Paladin mi olmak istiyorsun?
Elf kızına döndü ve mezar kadar donuk sesi yankılandı.
- Eğitim için hazırsan silahını seç ve karşıma geç...
Eli ile eğitim alanının arkasındaki silah bölümünü gösterdi. Bir çok silah vardı, hepsi iyi işçilikleri ile dikkat çeken silahlardı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
squan komutanın kendilerini süzdüğünü gördü.Onun gözlerinin içine bakmıştı.Komutan ona kısa ve net bir soru sormuştu.
Oda cevabını kısa ve net verecekti.
-Evet komutanım!
Ardından gözü elf rahibeye kaydı.Rahibe silah seçiyordu...
Oda cevabını kısa ve net verecekti.
-Evet komutanım!
Ardından gözü elf rahibeye kaydı.Rahibe silah seçiyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
- Paladin olmak, Tanrının kutsadığı yolda onun adına ilerlemek ve insanlara yardım etmek onurluca ölmek... İstediklerin bunlar mı?
Adamın gözlerinin içine bakarak söylemişti bunları, gözleri bedeninden korku olup akmış yüreğini sıkmıştı bir el. Bir adım adama ilerledi.
- Tanrın emrettiğinde masumları katledecekmisin? Tanrın emrettiğinde can alacakmısın?
Adamın gözlerinin içine bakarak söylemişti bunları, gözleri bedeninden korku olup akmış yüreğini sıkmıştı bir el. Bir adım adama ilerledi.
- Tanrın emrettiğinde masumları katledecekmisin? Tanrın emrettiğinde can alacakmısın?
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
squan komutanın soruları üzerine seri bir şekilde cevap verememişti. Zaten komutanın bakışları kanını dondurmuştu.Kendini rahat hissetmiyordu.Terlemeye başlamıştı.Komutanın baskısının giderek daha fazla arttığını hissetti.Kendini toplamak için derin bir nefes aldı.Kendini toparlamaya çalıştı.Ã?nce ilk sorusuna cevap verecekti.
-Evet amacım Tanrının kutsadığı yolda onun adına ilerlemek ve insanlara yardım etmek.
sesi her nekadar kontrol altında tutmaya çalışsada biraz titremişti.Üzerindeki baskıyı tam atamamıştı.
-Tanrının adına herşeyi yaparım.Ã?ünkü ben tanrıma güveniyorum...
Son cümleyi söylerken konusmasında ve ses tonunda baskıdan hiç bir belirti yoktu.Kendinden emin bir şekilde terettüt etmeden söylemişti...
-Evet amacım Tanrının kutsadığı yolda onun adına ilerlemek ve insanlara yardım etmek.
sesi her nekadar kontrol altında tutmaya çalışsada biraz titremişti.Üzerindeki baskıyı tam atamamıştı.
-Tanrının adına herşeyi yaparım.Ã?ünkü ben tanrıma güveniyorum...
Son cümleyi söylerken konusmasında ve ses tonunda baskıdan hiç bir belirti yoktu.Kendinden emin bir şekilde terettüt etmeden söylemişti...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
- Tanrın adına herşeyi yaparsın...
Adam geriye döndü karargahın merdivenelrinden yavaşça çıktı ve sadece kendisinin girdiği özel odaya çıktı. Odada bulunan sandığı açtığında içerisindeki cübbelerden birini çıkardı. Beyaz bir cübbe vardı elinde eğitim alanına döndüğünde. Üzerinde altın bir ejderha penceçsiişlemesi vardı. Squan'ın önüne geldi ve cübbeyi adama uzattı.
- Başardın Dragonfire yolunda ilerlemeye hak kazandın. Ama unutma zamanı geldiğinde bu cübbe kanla renk değiştirmek zorunda kalırsa sorgulamayacaksın... Sorgularsan karşında ben dururum...
Adam geriye döndü karargahın merdivenelrinden yavaşça çıktı ve sadece kendisinin girdiği özel odaya çıktı. Odada bulunan sandığı açtığında içerisindeki cübbelerden birini çıkardı. Beyaz bir cübbe vardı elinde eğitim alanına döndüğünde. Üzerinde altın bir ejderha penceçsiişlemesi vardı. Squan'ın önüne geldi ve cübbeyi adama uzattı.
- Başardın Dragonfire yolunda ilerlemeye hak kazandın. Ama unutma zamanı geldiğinde bu cübbe kanla renk değiştirmek zorunda kalırsa sorgulamayacaksın... Sorgularsan karşında ben dururum...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
squan komutanın karargaha girişini izlemişti.Kısa bir süre sonra elinde beyaz bir cüppe ile gelmişti.Sonunda sınavları bitmişti.Komutanın sözcükleri kulaklarında çınlıyordu.Komutan konuşurken iki farklı gözünede bakmıştı.Kenetlemişti kendini.Komutan konuşmasını bitirince
-Merak etmeyin komutanım bu pelerini sorgulamam.Ve en iyi bir şekilde temsil etmeye çalışacağım size söz veriyorum.Beni karşınızda bulmayacaksınız...
Squan pelerini almış ve takmıştı.Komutana selam verdi ve ardından komutanının karşısında vereceği komutu bekliyordu.
-Merak etmeyin komutanım bu pelerini sorgulamam.Ve en iyi bir şekilde temsil etmeye çalışacağım size söz veriyorum.Beni karşınızda bulmayacaksınız...
Squan pelerini almış ve takmıştı.Komutana selam verdi ve ardından komutanının karşısında vereceği komutu bekliyordu.
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
- ZorinFerador
- Kullanıcı

- Posts: 33
- Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Kolcu, bir Dragonfire tapınağı olan çadırdan karargaha gelmişti ve Unholy'yi aramaktaydı. Karargahtan içeri girdi, ilk olarak ZorinFerador'u gördü ve eğilerek reverans yaptı. Ardından; "Selamlar Dost. Ben bir Kolcuyum. Beni buraya 2. Başrahip Just_wiN gönderdi, bir Dragonfire korucusu olarak yetişmem için. Unholy'yi arıyorum, O'nu gördünüz mü?"
Eğitim alanının içerisinden yavaş hareketlerle Tapınağın Koruyucusu çıktı. Beyaz saçları ardında toplanmış donuk beyaz yüzünde ifadesizlik yerini koruyordu. Gelen adamı inceledi, dikkatle adamı süzdü ve diğer öğrencilere baktı.
- Rahip Just yolladı demek sizi, kendisi sanırım beni kolcu sanıyor. Eğer dövüş eğitimi arıyorsanız doğru yerdesiniz, ama iz sürme ve avlanmayı öğrenmek istiyorsanız Just_Win ile konuşup ne yapacağınızı belirleyin.
Duygu yoksunu ses tonu yayıldıktan sonra bir an gözleri Zorin'e odaklandı komutanın. Ã?nüne doğru ilerledi ve
- Sende ikinci sınavın için hazırlan git ve kendine bir silah seç...
- Rahip Just yolladı demek sizi, kendisi sanırım beni kolcu sanıyor. Eğer dövüş eğitimi arıyorsanız doğru yerdesiniz, ama iz sürme ve avlanmayı öğrenmek istiyorsanız Just_Win ile konuşup ne yapacağınızı belirleyin.
Duygu yoksunu ses tonu yayıldıktan sonra bir an gözleri Zorin'e odaklandı komutanın. Ã?nüne doğru ilerledi ve
- Sende ikinci sınavın için hazırlan git ve kendine bir silah seç...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Levian, Unholy'nin aradığı kişi olduğunu, Unholy; öğrencisi olan ZorinFerador a sınav için hazırlık yapması gerektiğini söylediğinde anladı. Ardından önünde eğilerek reverans yaptı. "Sizi selamlarım büyük savaşçı. Ben buraya Just_wiN tarafından, bir Dragonfire muhafızı olarak yetiştirilmek üzere gönderildim. Eğer bu şerefi bana verirseniz her zaman canımı bu uğurda vermeye hazırım..."
- ZorinFerador
- Kullanıcı

- Posts: 33
- Joined: Sun Jun 06, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
Zorin silah yığınını karıştırmaya başladı, bir türlü istediğini bulamıyordu. İşte o an onu gördü, kını güneş ışığında parıldıyordu, kılıç sanki bir ayna gibiydi. Zorin onu eline aldı ve kılıcın ruhunu içinde dolanırken hissetti, kılıç onu seçmişti. Bir an ürperdi , ardından kılıcın kınını sıkıca kavradı ve onu o yığıntıdan kurtarıp aldı. Belki bu uzun kılıç bir gün hayatını kurtarırdı.
Kılıcı eline aldı ardından komutanına doğru baktı." ben hazırım" sözleri çıktı ağzından...
Kılıcı eline aldı ardından komutanına doğru baktı." ben hazırım" sözleri çıktı ağzından...
kılıcının kınını sıkıca tutuyordu,hızlı bir hareketle kılıcını çekti.Ardından dostvari bir selam verdi...
Squan orada durmuş bekliyordu.İlk başta bir ranger olmak isteyen birinin
geldiğini görmüştü.Komutan ona biraz sert çıkışmıştı.Zorin de kılıç seçmekle uğraşıyordu.Squan komutanın yanına gitti ve;
-Komutanım eğer benimle bir işiniz veya vereceğiniz bir görev yoksa izninizle karargahtan ayrılarak çadıra,dini eğitimimi almaya gitmek istiyorum.
Komutan ona doğru keskin bir bakış atmıştı.İnsanın içini dağlayan bir bakış...
geldiğini görmüştü.Komutan ona biraz sert çıkışmıştı.Zorin de kılıç seçmekle uğraşıyordu.Squan komutanın yanına gitti ve;
-Komutanım eğer benimle bir işiniz veya vereceğiniz bir görev yoksa izninizle karargahtan ayrılarak çadıra,dini eğitimimi almaya gitmek istiyorum.
Komutan ona doğru keskin bir bakış atmıştı.İnsanın içini dağlayan bir bakış...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
squan komutanının bakışları karşısında kendini daha güçlü hissetti.Zira bu bakışlar kimsenin eğemeyeceği bir kudretten geliyordu.Komutan sadece başıyla işaret etmişti.Artık gidebilirdi.Komutana selam verdikten sonra karargahtan çıkarak çadırın yolunu tutmuştu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest