ÖIğLIKLARIN KALESİ(DÖşMÖş TANRI:AZALIN)
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
kendini ahmak gibi hissetti yerlerde sürünüyordu!
ve sonra beyninde yanan bir alev gibi o sözleri duydu:"onurlu bir savaşçı gibi ayağa kalk ve bana ve intikama dair yemin et.."
ayağa kalktı ,ve sonra sadece azalinin duyabileceği bir sesle yemin ediyorum sana bağlı kalacağıma ve intikamımı alacağıma."
dedi ve sonra içinden bir şarkı mırıldanmaya başladı daha sonra yükselen bir sele ..sesi kalede çınlamaya ve acıyla ve sertçe çıkmaktaydı :
Bir öfke savaşıydı bizimki
Sonsuza kadar sürecek olan
Bir tutku ele geçirmişti benliğimizi
Kıyametimiz olacak olan
Ã?fkeliydim dünyaya, her şeye
Geçmişteki anıları bahane ederek
İntikam savaşındaydım hislere
Biliyordum aslında nefret bana dönecek
Sonsuzluk var ,acı var, aşk var
Karanlıktan gelen,birde içimizden
Ã?ünkü bütünleşmeye çalışıyorum o güçle
İlerisi umurumda değil sadece kendime
Düşüncelerde işim benim
Acıyı onla bildim kendimi bildiğim gibi
Kör olmuştum yinede gördüm
Ã?ünkü intikamımı ruhumda hissettim
Beden bir kabuktur sadece
Ã?ürüsede, yaşasada,kanasada
Acısı vardır dünyevi vezevkleride
Hepsi tamir olur ama ruh asla
İntikam istiyorum,bedenden değil
Biliyorsun düşüncelerimiz aynı
Yokettim aslında bedenini
Bana ruhunu bulmanı istiyorum ve düşüncelerini
Ve ondan sonra al istersen beni
Ama işkence hiçbirşey bedene
Ama baştan biliyorsun zaten beni
Ruhumu kaybettim,hatırlamam gerek
Ã?nce hazırla beni, kendimi denetlememi
Kılıcım biçti hep bedenleri
Ve aslında işlediğim cinayetler yokki
Ã?ünkü asıl cinayet ruhu yoketmede
ve sonra beyninde yanan bir alev gibi o sözleri duydu:"onurlu bir savaşçı gibi ayağa kalk ve bana ve intikama dair yemin et.."
ayağa kalktı ,ve sonra sadece azalinin duyabileceği bir sesle yemin ediyorum sana bağlı kalacağıma ve intikamımı alacağıma."
dedi ve sonra içinden bir şarkı mırıldanmaya başladı daha sonra yükselen bir sele ..sesi kalede çınlamaya ve acıyla ve sertçe çıkmaktaydı :
Bir öfke savaşıydı bizimki
Sonsuza kadar sürecek olan
Bir tutku ele geçirmişti benliğimizi
Kıyametimiz olacak olan
Ã?fkeliydim dünyaya, her şeye
Geçmişteki anıları bahane ederek
İntikam savaşındaydım hislere
Biliyordum aslında nefret bana dönecek
Sonsuzluk var ,acı var, aşk var
Karanlıktan gelen,birde içimizden
Ã?ünkü bütünleşmeye çalışıyorum o güçle
İlerisi umurumda değil sadece kendime
Düşüncelerde işim benim
Acıyı onla bildim kendimi bildiğim gibi
Kör olmuştum yinede gördüm
Ã?ünkü intikamımı ruhumda hissettim
Beden bir kabuktur sadece
Ã?ürüsede, yaşasada,kanasada
Acısı vardır dünyevi vezevkleride
Hepsi tamir olur ama ruh asla
İntikam istiyorum,bedenden değil
Biliyorsun düşüncelerimiz aynı
Yokettim aslında bedenini
Bana ruhunu bulmanı istiyorum ve düşüncelerini
Ve ondan sonra al istersen beni
Ama işkence hiçbirşey bedene
Ama baştan biliyorsun zaten beni
Ruhumu kaybettim,hatırlamam gerek
Ã?nce hazırla beni, kendimi denetlememi
Kılıcım biçti hep bedenleri
Ve aslında işlediğim cinayetler yokki
Ã?ünkü asıl cinayet ruhu yoketmede
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
erethan wrote:"Firan...yada azalinmi demeliydim...buraya yalnızca büyülerimin gerçektende doğruyu gösterip göstermediğini görmek için gelmiştim,belliki doğruymuş,sonuçlar beni şaşırtmıştı,demek içindeki intikam ateşine yenik düştün...Ayrıca sorarım sana kimin içinde korku yoktur...ben korkarım,ve bununla övünürümde,cesaret yalnızca aptalların oyuncağıdır...korkmak mühim değildir,önemli olan korkuya yenilmemektir,mesela şuan korkuyorum Firan,ama sıradan bir korkak gibi kaçmıyorum."
"sana katılıyorum baş büyücü, korku herkesin içinde acı herkesin dokularında dolaşır, onlarla oynamaksa benim en büyük zevkim"
"ve seni takdir ediyorum erethan, son derece bilgesin ve denetimlisin, sana görünen dehşetler başkasına gözükmüş olsaydı, şu anda kapıda sürünüyor olurdu." "Ama bende güçlerimi boşyere harcamam, herkes kaldırabileceği kadar eziyet görür burda, yada bütün kokuları ve acılarından kurtulur"
Birden baş büyücü üstündeki baskının kalktığını ve rahatladığını hissetti. Artık korku ve huzursuzluk kalkmıştı. Azalinin gümüşi maskeside normal bir yüz şeklini almıştı.
"buyur başbüyücü daha rahat seninle sohbet edebiliriz artık. Sen benim "kadim" bir arkadaşımsın"
diyen Azalin tahtında rahatça arkasına yaslandı ve Erethanı dinlemeye başladı
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
"hımm...evet hala dostum olan firanın izlerini taşıyorsun,herkeze dayanabileceği kadar acı..."...Sözleri tamamlanmadan gözleri odadaki diğer figüre takıldı..."Üstad yeminer...sizi daha önceden farketmedim,kabalığımı maruz görün..."der erethan ve lich'i selamlar...
sonra azalin'e döner ve"demek içindeki intikam bu derece büyüktü...Söylermisin bana firan bu senin için bir ödülmü yoksa bir lanetmi..."
sonra azalin'e döner ve"demek içindeki intikam bu derece büyüktü...Söylermisin bana firan bu senin için bir ödülmü yoksa bir lanetmi..."
"bana hizmetin karşılıksız kalmayacak savaşçı drow!!!
Lord Azalin in sözünü bitirmesiyle beraber galadlirimin sağ elinin üst kısmında bir dövme belirdi, "bu, diyarda benim takipçim olduğuna dair bir kanıt olacak kara elf" dedi, lord. drowun elinin üstünde gümüş renkli bir maske ve altında bir damla gözyaşı belirmişti.
"artık bana söyleyecek bir sözün yoksa ister burdan gidebilirsin yada bundan böyle burda kalabilirsin, kalenin çığlıkları seni rahatsız etmeyecektir."
galadlirim birden sağ tarafında bir oda kapısına benzer bir tahta bir kapı gördü. burası ona teklkif edilen kalabileceği yerin adıydı.
Ã?ığlıkların kalesinden çıkmak içinse bir kapı yoktu. Azalin karşı gelmediği sürece herkes duvarların içinden özgürce çıkıp gidebilirdi.
Lord Azalin in sözünü bitirmesiyle beraber galadlirimin sağ elinin üst kısmında bir dövme belirdi, "bu, diyarda benim takipçim olduğuna dair bir kanıt olacak kara elf" dedi, lord. drowun elinin üstünde gümüş renkli bir maske ve altında bir damla gözyaşı belirmişti.
"artık bana söyleyecek bir sözün yoksa ister burdan gidebilirsin yada bundan böyle burda kalabilirsin, kalenin çığlıkları seni rahatsız etmeyecektir."
galadlirim birden sağ tarafında bir oda kapısına benzer bir tahta bir kapı gördü. burası ona teklkif edilen kalabileceği yerin adıydı.
Ã?ığlıkların kalesinden çıkmak içinse bir kapı yoktu. Azalin karşı gelmediği sürece herkes duvarların içinden özgürce çıkıp gidebilirdi.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
"ne fark eder erethan, söyler misin?erethan wrote:"hımm...evet hala dostum olan firanın izlerini taşıyorsun,herkeze dayanabileceği kadar acı..."...Sözleri tamamlanmadan gözleri odadaki diğer figüre takıldı..."Üstad yeminer...sizi daha önceden farketmedim,kabalığımı maruz görün..."der erethan ve lich'i selamlar...
sonra azalin'e döner ve"demek içindeki intikam bu derece büyüktü...Söylermisin bana firan bu senin için bir ödülmü yoksa bir lanetmi..."
ödül yada lanet , yazgımda bu laneti çekmek yada bu kudrete sahip olmak varmış ve bende bunu yaşıyorum.
peki sen, başbüyücü buraya neden geldin?? bu sadece bir ziyaret mi, yoksa iş mi?"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
galadlirim
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 975
- Joined: Tue Mar 23, 2004 10:00 am
- Location: istanbul
- Contact:
sağında beliren kapıdan içeri girdi..orada sade bir yatak dışında hiç eşya yoktu..
üzerindeki zırhı çıkardı ve yatağın üzerinde bağdaş kurup oturdu..elinde bulunan dövmesine baktı:ne harika şeydi! sonra yatağına uzandı ve uyudu..karanlıkta kaybolarak...
Gecenin bir vaktiydi ..yada gündüz.. uykusundan uyandı..hafif bir irkilmeyle.. zırhını dahi giymeye tenezzül etmedi..sonra kapıyı açtı ve kalede gezinmeye başladı..
üzerindeki zırhı çıkardı ve yatağın üzerinde bağdaş kurup oturdu..elinde bulunan dövmesine baktı:ne harika şeydi! sonra yatağına uzandı ve uyudu..karanlıkta kaybolarak...
Gecenin bir vaktiydi ..yada gündüz.. uykusundan uyandı..hafif bir irkilmeyle.. zırhını dahi giymeye tenezzül etmedi..sonra kapıyı açtı ve kalede gezinmeye başladı..
Gözlerimi kapadım ve geçmişi hatırladım
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Bizi biz yapan yıldızların ve denizlerin parıltısını içimde buldum
Söylediğimde şarkımı unutulmadı sözlerim
şarkılara konu olmuş zaferlerim,hatÄ
Karanlığın içinde bir siluet hızla hareket ediyordu. Bir çok basit gözün göremeyeceği bir hızda ilerliyordu. Siyah deri zırhlar içindeydi ve saçları beline dek tek bir örgü ile örülmüştü. Yüzünde gümüş bir maske vardı. Hızla ilerlerken karşısında kaleyi gördü. Bir kaç saniyeleiğine kaleyi süzdü ve içindeki arzuya yenik düşerek kaleye doğru yöneldi...
*Quen
*Quen
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
"Lordum AZALİN beni çekenin güç olmadığını bilirsiniz, hiç değilse tanrısal bir güç olmadığın çünkü ben çok daha kudretli lordların çağrılarını reddettim. Beni çeken sizin şahsınız ve kaosa olan yakınlığınız. Bildiğiniz üzere diyarlarda kaos olamalı ki biz yükselelim ve en büyük kaos aracının intikam olduğu da malumdur. Sizinle iş görüşmeye geldim lordum... Yeni kurulan büyücülr loncası hakkında konuşmaya geldim."
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
galadlirim wrote:sağında beliren kapıdan içeri girdi..orada sade bir yatak dışında hiç eşya yoktu..
üzerindeki zırhı çıkardı ve yatağın üzerinde bağdaş kurup oturdu..elinde bulunan dövmesine baktı:ne harika şeydi! sonra yatağına uzandı ve uyudu..karanlıkta kaybolarak...
Gecenin bir vaktiydi ..yada gündüz.. uykusundan uyandı..hafif bir irkilmeyle.. zırhını dahi giymeye tenezzül etmedi..sonra kapıyı açtı ve kalede gezinmeye başladı..
odanın kapısına elini uzattı ve o anda kulaklarına acı bir çığlık geldi. bir an elini çekti ama kendini toparlayıp kapıdan çıktı.
geldiği şey buraya ilk geldiği oda Lordun misafirlerini ilk karşıladığı yerdi. Azalin tahtında oturmaktaydı. galadlirimi görünce maskeli yüzünü ona döndürdü :
" kara elf!! nedir seni huzursuzlandıran, şu anda uyuyor olma gerekiyordu??"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
siyahlar içindek adam kaleye giderek yaklaşmıştı. yaklaştıkça kulağına gelen acı ve korku dolu çığlıklar geliyordu. quen in tüyleri diken diken olmuştu. ve bir an tereddüt etti. kendini toparladı ve yaklaştı.Unholy wrote:Karanlığın içinde bir siluet hızla hareket ediyordu. Bir çok basit gözün göremeyeceği bir hızda ilerliyordu. Siyah deri zırhlar içindeydi ve saçları beline dek tek bir örgü ile örülmüştü. Yüzünde gümüş bir maske vardı. Hızla ilerlerken karşısında kaleyi gördü. Bir kaç saniyeleiğine kaleyi süzdü ve içindeki arzuya yenik düşerek kaleye doğru yöneldi...
*Quen
kalenin duvarlarında gezen insan suratları akan kanlarla karışıyotr ve korku hissini dahada güçlendiriyordu.
qeun duvarlara kadar yaklaşmıştı gözleri içeri girebileceği bir kapı arıyordu ama henüz kapı falan görmemişti.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Uzun bir ayrılıktan sonra tekrar Tentowns a dönmek ve kar tanelerini sürekli belirsiz geleceklerine uçuran kontrol edilemez, soguk rüzgarları yüzünde hissetmek anılarını canlandırmıştı. "Kaos her yerde" diye geçirdi içinden. Uzaktan Tentowns ı izlerken gözüne tanımadıgı bir yapı ilişti. Yapıyı bu uzaklıktan tam seçemese de garip bir çekim hissetti. Acaba bu yeni yapıda neyin nesiydi merakla atını o yöne çevirdi. Atı birkaç adım atmıştı ki bir anda vazgeçti tekrar Tentowns a yönlendi. "Belki sonra giderim yada hiç gitmem" dedi kendi kendine. Yüzüne garip bir gülümseme yerleşti, wildmage diyarın en çok belirsizliklerini severdi. Derin bir nefes aldı ve gülümsemeye devam ederek "Hava kaos kokuyor" dedi.
Kargaşada doğdum...Entropi ile yoğruldum...
Kaosdur akan kanım... Karmaşadır her adımım...
Bildiğim tek gerçeklik... Evren kaosdur,düzense hiçlik...
Antimodes the Wild
Kaosdur akan kanım... Karmaşadır her adımım...
Bildiğim tek gerçeklik... Evren kaosdur,düzense hiçlik...
Antimodes the Wild
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Uyanış
Birden bir haberci manastırın kapısında belirdi.
Gözleri korku ve heyecanla bulanmış, göz bebekleri ardına kadar açılmıştı.Manastır kapısının bir an önce açılması için kapıya vurduğu yumruklardan artık kan damlıyordu
kapıda hafif bir hareketlenme oldu..rüzgar sanki yeni bir geçit bulmuşcasına içeri dolmaya başlarken habercinin saçları görüşünü engelleyecek şekilde gözlerinin önüne düştü
Kapının açıldığı aralıktan bir silüet gördü ve göğsündeki o amblemi..bir kırık ok ve bir göz yaşı damlası seçilibiliyordu...
Adam derin bir nefes aldı ve efendim bu mesaj size..Diyarları intikamın ateşinin sardığının haberidir..Bir Dhaeraowathila olan Ares bu büyük gücü uzun bir süredir hissetmekteydi aslında ama neden,nereden ve nasıl kaynaklandığını öğrenememişti.
Mesaj bu konuda ona küçük bir yol göstermekteydi..Aslında hayatını tanrılara adamış ve bir bilge yolunda ilerleyen biri için küçük bir başlangıcın sonu gelmeyen açılımların bir habercisi olduğunu kavramak çokta zor değildi..
Ares mesajı okuyup, haberciyi manastıra aldı..Onun ihtiyaçlarıyla ilgilendikten sonra bir karar vermek için manastırda kendi gibi yüzlerce rahibin başvurduğu meditasyon odasına çekildi...Ne yapması gerektiğini çözememişti ama içinde çok şiddetli bir intikamın gücünü hissediyordu ve eğer bu ateş onu diyarlardaki drow ırkını yok edecek gücü verecekse onla karşılaşmaya hazırdı...Kararını daha düşüncesinde bri drow imajı oluştuğunda vermişti bile..ve kendini bir anda kılıcını ve zırhını kuşanırken buluverdi.
Gözleri korku ve heyecanla bulanmış, göz bebekleri ardına kadar açılmıştı.Manastır kapısının bir an önce açılması için kapıya vurduğu yumruklardan artık kan damlıyordu
kapıda hafif bir hareketlenme oldu..rüzgar sanki yeni bir geçit bulmuşcasına içeri dolmaya başlarken habercinin saçları görüşünü engelleyecek şekilde gözlerinin önüne düştü
Kapının açıldığı aralıktan bir silüet gördü ve göğsündeki o amblemi..bir kırık ok ve bir göz yaşı damlası seçilibiliyordu...
Adam derin bir nefes aldı ve efendim bu mesaj size..Diyarları intikamın ateşinin sardığının haberidir..Bir Dhaeraowathila olan Ares bu büyük gücü uzun bir süredir hissetmekteydi aslında ama neden,nereden ve nasıl kaynaklandığını öğrenememişti.
Mesaj bu konuda ona küçük bir yol göstermekteydi..Aslında hayatını tanrılara adamış ve bir bilge yolunda ilerleyen biri için küçük bir başlangıcın sonu gelmeyen açılımların bir habercisi olduğunu kavramak çokta zor değildi..
Ares mesajı okuyup, haberciyi manastıra aldı..Onun ihtiyaçlarıyla ilgilendikten sonra bir karar vermek için manastırda kendi gibi yüzlerce rahibin başvurduğu meditasyon odasına çekildi...Ne yapması gerektiğini çözememişti ama içinde çok şiddetli bir intikamın gücünü hissediyordu ve eğer bu ateş onu diyarlardaki drow ırkını yok edecek gücü verecekse onla karşılaşmaya hazırdı...Kararını daha düşüncesinde bri drow imajı oluştuğunda vermişti bile..ve kendini bir anda kılıcını ve zırhını kuşanırken buluverdi.
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Uyanış
Neredeyse habercinin mesajını alalı 10 dakika bile olmamıştı ama Ares şu an atını dört nala 10 towns a doğru sürmekteydi. Tapınak kapısından bakan yüce rahip Ares" i görmüş fakat ses çıkarmamıştı.Arkasından sadece "Elfleri onurlandır Darkslayer" diye bağırdı; Darkslayer onun tapınaktaki adıydı. Uzun bir sure Sheverash" ın yolunu izlemiş ve ona hizmetini sunmuştu..Genç bir gold elf iken sevip hayatını adadığı aşkını yeni doğacak çocuğunu taşırken kaybetmiş olmak onda elf yaşamı boyunca içinde sönmeyecek bir ateşi yakmıştı"Onun bir geleceği yoktu artık ve onun geleceğini yok edenlerinde bir geleceği bu diyarlarda olmayacaktı"Tek bir drow yaşam bulmayacak, yaşam bulmuş olanlar ise o lanet yaşamlarına son verilerek huzura kavuşturulacaktı. Bu hayatına mal olsada..Bu Ares" in yeminiydi ve içindeki intikam ateşi onu drow ırkına karşı duygularından yoksun bırakmıştı...Sheverash onu kucakladı ve güç kazandır..Ares ise buna karşılık kılıcından drow kanını eksik etmedi..
Kafasında tüm bu geçmişi ve yaptıklarıyla Ares 2 gün boyunca yol aldı. İkinci günün sonuydu ve konaklamak için gece karanlığında bir yer seçti..Karanlık..Evet tamda olmayı istediği yerdi..Gözlerinde bir parıltı belirdi..Keşke konakladığı yerin hemen altında karanlıkaltına bir geçit olsa diye hayal kurdu kendi kendine..İntikam ateşi yine harlamıştı..Ten Towns civarlarındaydı ve mesajda anlatılan yere çok yakın olması gerekiyordu.
Kafasında tüm bu geçmişi ve yaptıklarıyla Ares 2 gün boyunca yol aldı. İkinci günün sonuydu ve konaklamak için gece karanlığında bir yer seçti..Karanlık..Evet tamda olmayı istediği yerdi..Gözlerinde bir parıltı belirdi..Keşke konakladığı yerin hemen altında karanlıkaltına bir geçit olsa diye hayal kurdu kendi kendine..İntikam ateşi yine harlamıştı..Ten Towns civarlarındaydı ve mesajda anlatılan yere çok yakın olması gerekiyordu.
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Uyanış
Ares her geceki dualarını yaptı ve onu tehlikelere karşı bir süreliğine uyaracak bir büyü yaparak uykusuna daldı..Aradan 1 saat geçmemişti ki beyninde inanılmaz acılarla uyandı Ares..Küçük kampının ertrafına yapmış olduğu koruma alanı onu uyarıyordu..Hemen kılıcın kuşanıp çevresini gözlemeye başladı".o an nefesi ciğerlerinde sıkışıp kalmıştı..Karşısında bir kale yer alıyordu ve etrafı kan kokusu kaplamıştı"Mesajda anlatıldığı gibi o kale olması gerektiği şekliyle gece karanlığında önündeydi.Zırhını ve üzerinde kırık bir ok ve damlayan göz yaşının işaretlerini barındıran kalkanını kuşandı.Kötülüklere karşı kendisini koruması için bir büyü yaptı ve kalenin kapısını araştırmak için ona doğru yaklaştı.
-
AresMajere
- Kullanıcı

- Posts: 65
- Joined: Sat Mar 13, 2004 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Uyanış
Kalenin etrafının dolaşması çok uzun zamanını aldı. Ama kapı bulamamıştı. Bir giriş olmalıydı ama nereden? Gizli bir kapıyı bulmak için Elf içgüdülerine güvendi ve elleriyle duvarları yoklamaya başladı.Elini uzattı ve duvar önünde açıldı"
Gördükleri içinde dehşet ve korkuyu barındırıyordu ve Ares tapınaktaki adıyla Darkslayer kaçmamak için bilgeliğine tutundu. Geri adım atmamalıydı hissettiği korku inanılmazdı..Onu orada tutan içinde anlatılamayacak yoğunlukta hissettiği intikam duygusuydu...
İlerlemeye başladı..
Gördükleri içinde dehşet ve korkuyu barındırıyordu ve Ares tapınaktaki adıyla Darkslayer kaçmamak için bilgeliğine tutundu. Geri adım atmamalıydı hissettiği korku inanılmazdı..Onu orada tutan içinde anlatılamayacak yoğunlukta hissettiği intikam duygusuydu...
İlerlemeye başladı..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests