++ÖLÖ RUHLAR HANI++
Hayret.. dedi Vilthas, çok ilginç..
Garip adama dönerek "Nasıl olur da yüce efendimizin ismini hiç duymamış olursun??".. Vilthas şüphelenmeye başlamıştı, acaba bu adam bir casus muydu yoksa?
Theodorus'un sorusunu tekrarladı: "Bizimle gelecek misin?"
Bu adamın sırrı sadece tapınakta çözülebilirdi çünkü..
Garip adama dönerek "Nasıl olur da yüce efendimizin ismini hiç duymamış olursun??".. Vilthas şüphelenmeye başlamıştı, acaba bu adam bir casus muydu yoksa?
Theodorus'un sorusunu tekrarladı: "Bizimle gelecek misin?"
Bu adamın sırrı sadece tapınakta çözülebilirdi çünkü..
"sizinle nereye gelmem gerekior??. burda tanrıların yardımı için illaki onların yanınamı gitmek gerekir. benim Tanrım Arioch, Kaosun Lordu. .ben ne zaman ona ihtiyacımı belirtsem bana neresi olduğu fark etmeden yardım eder."
albino birden iç geçirir ve devam eder: "ama elbette her zaman bu yardımın karşılığını alır, hiç acımadan"
albino elindeki kan kırmızısı kılıca tekrar bakar, tiksinti ile.
albino birden iç geçirir ve devam eder: "ama elbette her zaman bu yardımın karşılığını alır, hiç acımadan"
albino elindeki kan kırmızısı kılıca tekrar bakar, tiksinti ile.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
"hayır su an tanrımız bi süreligine gitti. seni sadece dinlendirmek icin tapınagımıza götürücem." theodorus anlatmaktan bıkmıstı." ve bu tapınaktan birisi olup tanrımıza hizmet etmet istersen senin yerine o tapınaktaki en yüce kisilerle konusucam.ve artık tanrını.."theodorus ismini bi anlık hatırlayamadı"heh Arioch iste her neyse onu da unut tamammı cunku baska bi diyarda yasıyorsun." theodorus sarabından yudum alıp rahatladı.
goarn sinirlenmişti.. uzun süredir servisi bekliyordu. ve artık sabrı kalamıştı...
"hancı!!! nerde kaldın??? bana bir elf şarabı getir çabuk..." diye bağırdı... servis bundan sonra da gelmezse, kalkıp gidecek ve birdaha uğramayacaktı buraya... daha önce hiçbir handa böyle olmamıştı. nereye girerse girsin, hemencecik istekleri sorulurdu...
"hancı!!! nerde kaldın??? bana bir elf şarabı getir çabuk..." diye bağırdı... servis bundan sonra da gelmezse, kalkıp gidecek ve birdaha uğramayacaktı buraya... daha önce hiçbir handa böyle olmamıştı. nereye girerse girsin, hemencecik istekleri sorulurdu...
It's your life. Not other's...
<<<DM-Goarn>>>
<<<DM-Goarn>>>
Handaki kızlar Goarna hizmet etmek için koşturdular. "Bir isteyiniz varmı efendim!" dediler ve isteği hemen yerine getirdiler.
Cüce Gorath ruhundaki sıkıntı ile sandalyesine oturdu ve düşünceler içinde boğuştu. Gözleri yeniden alev alevdi. Ölüm belki büyük bir kurtuluştu. Belki geriye dönüş onun için unutmak olurdu. Bakışlarını içeriye getirilen adama kaldırdı ve Theodorusun onunla konuşmasını izledi. Vilthasın konuşmaya katılmasını izledi ve dinledi. Sadece homurdandı.
"Lord Oren yok!" dedi kendi kendisine. "Bizi duyamıyor. Bize yardım etmak için burda değil." Lordunu uzun günlerdir hissedemiyordu. O burada yokken Lord Azalinin ona yaptığı lânet daha da baskın oluyordu.
Cehennem diye düşündü. Belki geriye dönmem gerekli. Orada olanları görmek için. Gerçekleri araştırmak için.
Cüce Gorath ruhundaki sıkıntı ile sandalyesine oturdu ve düşünceler içinde boğuştu. Gözleri yeniden alev alevdi. Ölüm belki büyük bir kurtuluştu. Belki geriye dönüş onun için unutmak olurdu. Bakışlarını içeriye getirilen adama kaldırdı ve Theodorusun onunla konuşmasını izledi. Vilthasın konuşmaya katılmasını izledi ve dinledi. Sadece homurdandı.
"Lord Oren yok!" dedi kendi kendisine. "Bizi duyamıyor. Bize yardım etmak için burda değil." Lordunu uzun günlerdir hissedemiyordu. O burada yokken Lord Azalinin ona yaptığı lânet daha da baskın oluyordu.
Cehennem diye düşündü. Belki geriye dönmem gerekli. Orada olanları görmek için. Gerçekleri araştırmak için.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
"hah, Arioch u unutmak mı? ben onu unutsam bile o beni asla unutmaz. hele bana bahşettiği bu lanet, yanımda duruyorken"
"neyse gidelim şu tanrınızın evine" diyen albino, ayağa kalkar nerdeyse 1,85-1,90 boylarında, zayıf ama şekilli kaslara sahip bir vücudu vardı. derisi aynı ağartılmış bir kafatası rengindeydi ve uzun düz saçlarıda öyleydi.
sandalyeye dayadığı kıpkırmızı iki elli kılıcını tekrar sırtına astı ve büyücüye döndü:
"evet gidiyor muyuz??"
"neyse gidelim şu tanrınızın evine" diyen albino, ayağa kalkar nerdeyse 1,85-1,90 boylarında, zayıf ama şekilli kaslara sahip bir vücudu vardı. derisi aynı ağartılmış bir kafatası rengindeydi ve uzun düz saçlarıda öyleydi.
sandalyeye dayadığı kıpkırmızı iki elli kılıcını tekrar sırtına astı ve büyücüye döndü:
"evet gidiyor muyuz??"
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
theodorus rahatlamıs bi sekilde"sonunda"die fısıldadı kendi kendine. biraz düsünüp yeniden adama dönerek"bana bak senle ne yapıcam bilmiyorum ama eger bir casussan yada tapınaka zarar vermek icin geldiysen bunun bedelini ödersin taammmı." ve biraz sıkılarak" ve oaraya gittigin zaman senin icin birisiyle konusucam durumun hakkında tamammı.simdi sadece benim dediklerimi yap o kadar." dedi ve vilthas a dönernek "hadi dostum gidioruz". theodours handan cıkarken arkaadsı goratha" güle güle dostum yeniden gelicem"
Sonunda, bu uzun konuşmaların bitmişti.. Ã?nden albino ve onun arkasından Vilthas'la theodorus yanyana gidiyordu. Tapınaktan ayrılalı çok kısa bir süre olmasına rağmen, Vilthas şimdiden orayı çok özlemişti.. Buna kendisi de şaşırdı.. Sanki tapınakta, orayı eviymiş gibi hissettiren birşey vardı..
Yabancıya seslendi: "Umarım orada bir saygısızlık etmeye kalkmazsın.. Her ne kadar tanrımızı tanımasan da, her hangi bir tapınağa girince saygılı olman gerekir.."
Yabancıya seslendi: "Umarım orada bir saygısızlık etmeye kalkmazsın.. Her ne kadar tanrımızı tanımasan da, her hangi bir tapınağa girince saygılı olman gerekir.."
Cüce Gorath oturduğu yerden dışarıya çıkan dostlarına baktı. Onların gittiği yere peşlerinden gidebilirdi. Uzun zamandır tapınağa uğramamıştı. Eskiden orada kendisini huzurlu bulurken şimdi huzurlu bulamıyordu. şimdi Lordu orada değildi.
Derin bir iç çekerek Theodorusun selamına karşılık verdi. "Yeniden beklerim." dedi ve masadaki sert cüce birasından içmeye başladı.
Derin bir iç çekerek Theodorusun selamına karşılık verdi. "Yeniden beklerim." dedi ve masadaki sert cüce birasından içmeye başladı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
-
LordAriakas
- Kullanıcı

- Posts: 193
- Joined: Mon Jun 21, 2004 10:00 am
- Location: Izmir
- Contact:
Lord ariakas himetten memnun olmustu birasini yudumlarken sicak mekandaki herkes ona korkuyla bakiy ve her firsatta ondan uzaklasirdu.
Birkac saat sonra han hatiri sayilir bir sekide bosalmisti ama Ariakas buna alisik oldugu icin pek rahatsiz olmadi ve hanci Gorath a (Gorath in bir kahraman oldugunu da duymustu) parasini verip sessizce handan ayrildi.-Arkasindan hala fisildasmalar geldigini duyabiliyordu-
Birkac saat sonra han hatiri sayilir bir sekide bosalmisti ama Ariakas buna alisik oldugu icin pek rahatsiz olmadi ve hanci Gorath a (Gorath in bir kahraman oldugunu da duymustu) parasini verip sessizce handan ayrildi.-Arkasindan hala fisildasmalar geldigini duyabiliyordu-
Cüce Gorath parayı aldı ve yine bekleyeceğini belirtti. Sesi homurtu gibi çıkmıştı. Bugünlerde homurdanmaktan başka bir şey yapmıyordu zaten. İçinde bir yerlerde ruhu kaos arıyor gibiydi.
Kızlardan birisi onun gözlerinde yeniden parlamaya başlayan alevi gördü ve diğerleri köşelere sinerlerken o hızla efendisine bir bardak sert cüce birası getirdi. Daha önceden bira sayesinde onu yatıştırmışlardı bir kaç kez.
Gorath birayı aldı ve bir dikişte içti. Masasına dönerken yumruğunu sıktı vebardak elinde patladı...
Kızlardan birisi onun gözlerinde yeniden parlamaya başlayan alevi gördü ve diğerleri köşelere sinerlerken o hızla efendisine bir bardak sert cüce birası getirdi. Daha önceden bira sayesinde onu yatıştırmışlardı bir kaç kez.
Gorath birayı aldı ve bir dikişte içti. Masasına dönerken yumruğunu sıktı vebardak elinde patladı...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Uzun zamandır uğramadığı hana tekrar geldi ve gorath ı bulmayı umut ettti handan içeri girdi bugün oldukça burası sessizdi ve öle olduğunua şükretti etrafına sakince bakındı geldiğini belli etmek istercesine gorath seslendi ileride gorath ı bira şisesiyle buldu ve yanına yaklaştı
Bir şehir,kalesini asla kaybetmez;
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
eğer onu taçlandıran duvarlar tuğladan
değil de insandan ise..
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest