şiirler&şarkı sözleri

Buyrun huzurumuza ey güzide müdavimler. Eşsiz ve sonsuz dehlizlerinde savrulurken, bırakalım ruhumuzu dinginliğinin tadını çıkarsın...
Khellendros
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 181
Joined: Fri Dec 12, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Khellendros »

A Dark Passage


I feel cold
Facing the darkness
The light's gone away
Deep in his castle he said
All land'll be mine
There's one thing for sure
The triumph of shadow is near
Deep in his castle they sang
We shall not rest
Until all will be thyne

All land is mine
You can be sure
Don't dare me
the mighty one screamed

chorus:
Smashed down the light
I will not rest till I'm king
Valinor's empty now
allied the elves and men
they shall be damned

Rise of Fall
a dark tale ends

just wondering how
in the darkness
they found their way
to the right place
children of the sun
second kindred
we call their race
treat them kindly
born in the east
(are the) nightfearer
they moved westwards
towards the sunshine
(they are) morning breath like
short's their life
(like) dawn passes by
when the day comes
the field was lost
(and) hope had passed away
the sun went down
beyond the sea
dark was the hour
but day shall come again

chorus

Clean my wounds
wash away all fear
let courage be mine
noone hears me crying

no song no tale
which contains all the grief
(but)
renowned the deeds
and the victims of defeat

sit down on your chair
and look out for your kin
with my eyes you'll see
and with my ears you'll hear
you troubled my day
and you've questioned my strength
(but) don't mess
with the master of fate

chorus

I smashed down the light
and dared Valinor
I smashed down the light
revenge will be mine

Slowly marching on
still we're marching on
scythe
Kutsanmış Kişi
Posts: 871
Joined: Sun Oct 05, 2003 10:00 am
Location: eskişehir
Contact:

Post by scythe »

Basit yaşayacaksın


Basit yaşayacaksın. Basit
Mesela susayınca su içecek kadar
basit..
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum" gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düslerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Ã?pücük için yiyeceksin hayatının
dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmıs eğri büğrü bir
mektup olacak
en değerli kağıdın-hep yanında
taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
Iki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
ve
Kendin bile anlayabileceksin
yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek
mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun
dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten
çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını
bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en
karmaşık denklemleri.
İskenderi'in kılıcı duracak avukat
rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek
sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış
bir fa diyezin mutluluğunu
Makyajı ilk "a"sına kadar bilmen
yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
"Bilmiyorum" diyebileceksin
bilmediğinde ve
çok normal olacak "bilemeyeşin".
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu farketmeyecek abanın
altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için
kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak "bilgini"
en hızlı "sayan"
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş
gibi
basit...Ã?ay simit ve peynirle


nazım hikmet
you are not alone ; so don't be afraid in the dark and cold m'thain d'streea
Molydeus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Fri Mar 05, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Molydeus »

SEVGİLERDE

sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen tutuk saygılı
tüm yakınlarınız sizi yalnış tanıdı
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemediniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek
yılların telaşla bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi
gizli bahçenizde açan çiçekler vardı
gecelerde ve yalnız
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı

Behçet NECATİGİL (1955)
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

-Haziranda Ölmek Zor-

Post by fingolfin »

işten çıktım
sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sokakta tomson
sokağa çıkmak yasak


sokaktayım
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


havada tüy
havada kuş
havada kuş soluğu kokusu
hava leylâk
ve tomurcuk kokuyor
ne anlar acılardan/güzel haziran
ne anlar güzel bahar!
kopuk bir kol sokakta
çırpınıp durur


çalışmışım onbeş saat
tükenmişim onbeş saat
acıkmışım yorulmuşum uykusamışım
anama sövmüş patron
ter döktüğüm gazetede
sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı
susarak söylemişim
sıcak bir ev özlemişim
sıcak bir yemek
ve sıcacık bir yatakta
unutturan öpücükler
çıkmışım bir kavgadan
vurmuşum sokaklara


sokakta tank paleti
sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla birlikte sanki
dallarda insan iskeletleri


asacaklar aydemir'i
asacaklar gürcan'ı
belki başkalarını
pis bir ota değmiş gibi sızlıyor genzim
dökülüyor etlerim
sarı yapraklar gibi


asmak neyi kurtarır
sarı sarı yaprakları kuru dallara?
yolunmuş yaprakları
kırılmış dallarıyla
ne anlatır bir ağaç
hani rüzgâr
hani kuş
hani nerde rüzgârlı kuş sesleri?

asılmak sorun değil
asılmamak da değil
kimin kimi astığı
kimin kimi neden niçin astığı
budur işte asıl sorun!


sevdim gelin morunu
sevdim şiir morunu
moru sevdim tomurcukta
moru sevdim memede
ve öptüğüm dudakta
ama sevmedim, hayır
iğrendim insanoğlunun
yağlı ipte sallanan morluğundan!

neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı
kentlerin
sokaksız kent
kentsiz ülke
kahkahanın yanıbaşı gözyaşı


işten çıktım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere
hava leylâk
ve tomurcuk kokusu
havada köryoluna
havada suçsuz günahsız
gitme korkusu
ah desem
eriyecek demirleri bu korkuluğun
oh desem
tutuşacak soluğum

asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi
yaşatmaktır önemlisi
güzel yaşatmak
abeceden geçirmek kıracın çekirgesini
ekmeksiz yuvasız hekimsiz bırakmamak


ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?


asmak neyi kurtarır
öldürmek neyi?
yolunmuş yaprakları
ve kırılmış dallarıyla bir ağaç
söyler hangi güzelliği?

kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye
şafak vakti bir çınar
silkeledi kuşlarını
güneşlerini:
«oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet,
memet!»

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


bu acılar
bu ağrılar
bu yürek
neyi kimden esirgiyor bu buz gibi sokaklar
bu ağaçlar niçin böyle yapraksız
bu geceler niçin böyle insansız
bu insanlar niçin böyle yarınsız
bu niçinler niçin böyle yanıtsız?

kim bu korku
kim bu umut
ne adına
kim için?


«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
demek ki «manda gönü»
demek ki «şile bezi»
demek ki «yeşil biber»
bir de memet'in yüzü
bir de güzel istanbul
bir de «saman sarısı»
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara


nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz?


yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü

bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın


gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


Hasan Hüseyin Korkmazgil
Molydeus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Fri Mar 05, 2004 10:00 am
Contact:

Beklediğim Sen Olsan

Post by Molydeus »

Yollarda hep bir yolcum olsa
İple çeksem zamanları
Ã?nümde daha yıllar olsa
Umutla uyansam sabahlara
Umutlarım zamanla hiç azalmasa
Ve beklediğim sen olsan


Hafiften bir rüzgar olsa
Hışırdatsa yaprakları
Hergün bir posta yağmur yağsa
Süzülerek yaprakalrın ucundan kaysa
Seyrine dalarak bu güzelliklerin
ve beklediğim sen olsan

Bir kalem ve kağıtlarım olsa
Hiç bitmese sigaralarım
Doldursa odamı kahvemin kokuları
Hayalini bulunca bazen birşey olmasa
Geleceğine inandırsam kendimi
Ve beklediğim sen olsan

(Kime ait bilmiyorum)
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

O bir yolcu sen bir hancı
Gördüğüm en son yabancı
İçimdeki derin sancı
Demedim mi sana gönül

Sen istedin Ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Firble sanırım tamamını yazmakta ve de yazarını belirtmekte fayda var :)

-Gönül-

Bunca yıl herkesten kaçtın
En sonunda buldum sandın
Ansızın içini açtın
Yapma dedim yaptın gönül

Gözleri senden uzaktı
Farkedilmez bir tuzaktı
Sana böylesi yasaktı
Yapma dedim yaptın gönül

O bir yolcu sen bir hancı
Gördüğün en son yalancı
İçimdeki derin sancı
Gitmez dedim kaldı gönül
Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül

Gözlerin bakar da, görmez
Ellerin tutar da, bilmez
Gece gündüz farkedilmez
Demedim mi sana gönül
Sabahın tam üçündesin
Dertlerin en gücündesin
Hâlâ onun peşindesin
Gitme dedim gittin gönül

Böylesi sevdiğin için
Bir kördüğüm oldu içim
Ağlıyorsun için için
Demedim mi sana gönül
Sen istedin ben dinledim
Senden ayrı olmaz dedim
En sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül

Fikret Kızılok

-Leman Sam'ın kadife sesinden de dinlemek lazımdır :)
Justarius
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 346
Joined: Fri Apr 02, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Justarius »

It's hard to wake up,
When the shades have been pulled shut.
This house is haunted, its so pathetic, it makes no sense at all.
I'm ripe with things to say, the words rot and fall away.
If this stupid poem could fix this home, I'd read it every day.

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when you're dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.

Their anger hurts my ears.
Been running strong for seven years.
Rather than fix the problems, they never solve them.
It makes no sense at all.
I see them every day.
We get along so why can't they?
If this is what he wants, and it's what she wants,
Then why is there so much pain?

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when you're dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when your dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

Biliyorum üstüme vazife değil ya, yine de dayanamadım elimden geldiğince bir çevireyim dedim:
It's hard to wake up,
When the shades have been pulled shut.
This house is haunted, its so pathetic, it makes no sense at all.
I'm ripe with things to say, the words rot and fall away.
If this stupid poem could fix this home, I'd read it every day.

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when you're dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.

Their anger hurts my ears.
Been running strong for seven years.
Rather than fix the problems, they never solve them.
It makes no sense at all.
I see them every day.
We get along so why can't they?
If this is what he wants, and it's what she wants,
Then why is there so much pain?

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when you're dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.

So here's your holiday
Hope you enjoy it this time.
You gave it all away.
It was mine.
So when your dead and gone,
Will you remember this night?
Twenty years now lost.
It's not right.

Uyanmak zor,
Gölgeler kapalı çekildiğinde.
Avlanmış bu ev, öyle dokunaklı, ifade etmiyor hiçbir anlam.
Ben söyleyeceklerimle olgunum, oysa çürüyüp düşüyor sözcükler.
Eğer bu salak şiir düzeltecekse bu evi, hergün okurum onu.

İşte bu tatilin
Umarım bu kez eğlenirsin.
Olduğu gibi onu verdin.
Artık benim.
Ve sen göçüp gittiğinde,
Sanıyor musun hatırlayacaksın bu geceyi?
Kayıp şimdi yirmi yıl.
Bu doğru değil.

Kulağımı acıtıyor öfkeleri.
Yedi yıllık kuvetli koşmuşluk.
Bırak düzeltmeyi, asla çözmediler problemleri.
İfade etmiyor hiçbir anlam.
Hergün görüyorum onları, hergün.
Biz üstesinden geliyoruz peki onlar neden gelemiyor?
Eğer istediği buysa, eğer ötekinin de istediği buysa,
Neden var bu denli acı?

İşte bu tatilin
Umarım bu kez eğlenirsin.
Olduğu gibi onu verdin.
Artık benim.
Ve sen göçüp gittiğinde,
Sanıyor musun hatırlayacaksın bu geceyi?
Kayıp şimdi yirmi yıl.
Bu doğru değil.

İşte bu tatilin
Umarım bu kez eğlenirsin.
Olduğu gibi onu verdin.
Artık benim.
Ve sen göçüp gittiğinde,
Sanıyor musun hatırlayacaksın bu geceyi?
Kayıp şimdi yirmi yıl.
Bu doğru değil.
Molydeus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Fri Mar 05, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Molydeus »

Oldukça iyi bir çeviri... tebrikler.
Molydeus
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 317
Joined: Fri Mar 05, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Molydeus »

"Haunted" var ya orada bir yerde... "Hunted" olsa avlanmış olurdu.. "Haunted" daha çok kötü ruhların filan gezdiği, tekin olmayan yerler için kullanılır. (eski lisandaki Ecz-i cin)
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

:oops: uyarın için saol, eh artık bir düzelten çıkar...
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

-Müzmin Bir şaire-

Bir Beyaz Rustan kapmış
Bir Tepebaşı otelinde şiiri
Gayrı ne permanganat ne antibiyotik
Bir akıntıdır gidiyor sittin senedir
Gözünden yaş geliyor su dökerken bile

Belini doğrultmak için Türk şiirinin
Ã?ekiyormuş bu çekilmez çileyi,
Yoksa çaldığı gibi başından büyük bir taşa
Kırarmış çoktan
Pelikan marka dolmakalemini

Bakarak bu Ã?ağdaş ve Ã?ardaş şaire
Hiç de zührevi değilmiş meğer Zühre!

Can YÃ?CEL
fingolfin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1636
Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by fingolfin »

.....

Dikine mustatil bir apartımanın
en üst katında
dört köşe bir oda.
Perdesiz pencereler.
Pencerelerin dışında yıldızlı geceler.
Genç adam
alnını dayamış cama.
Ben, romanın muharriri
diyorum ki genç adama:
" Delikanlım!.
İyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
Belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..

Delikanlım!.
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.

Delikanlım!.
Sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha...

Delikanlım!.
Belki beni anladın,
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.

İşte kapı açıldı
geldi beklenen kadın..
«" BEKLETTİM Mİ?»
«" ÇOK...
Ama zarar yok..»

Kadın
yakaladı genç adamı
elinden.
Genç adam
yakaladı kadını belinden.
Bir yumrukta kırdı camı.
Oturdular pencerenin içine.
Sarktı ayakları gecenin içine...
Işıklı bir deniz dibi gibi
başlarında, sağda, solda gece yanıyor.
Ayakları karanlık boşluklara sallanıyor..
Sallanıyor ayakları
sallanıyor ayakları...
........... DUDAKLARI ......

Sevmek mükemmel iş delikanlım.
Sev bakalım...
Mademki kafanda ışıklı bir gece var,
benden izin sana,
seeeeev
sevebildiğin kadar...

.....

Nazım Hikmet Ran
Lisa_Shwarzbaum
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 18
Joined: Fri Jun 11, 2004 10:00 am
Location: Bandırma
Contact:

Post by Lisa_Shwarzbaum »

Sen, düşünselliğimin sevgilisi
Sen, gönlümün kirizantem çiçeği
Sen,sen özlemimin yüzsüz kralicesi
Seni ben gibi seviyorum inanmıyor musun?
O zaman, bir paslı bıcak alıp sokup al kalbimi yerinden.
Ve bir leş niyetine at akbabaların önüne.
Dirhem dirhem yesinler kalbimi.
Ama göreceksin ki kalbimin her dirheminde sen varsın.
Pisman olup döndüğünde çok geç olmuş olacak.
Ã?ünkü kimbilir hangi akbabanın midesinde,
Kimbilir hangi dağın zirvesinde..
''Savaşırken ölenleri kahraman yapan ölümleri değil,ölüm sebepleridir''
Image
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests