Thrymbor "dan yola çıkarken dağları aşabilmeniz için yanınızda birde korucu verdiler. İki günlük bir yolculuğun ardından dağın öbür tarafına geçtiniz. Korucu sizi dağın içinden çıkan demir kapılarda bırakıp geri döndü. Demir kapılar eskiliğini ifade eden bir gürültü ile kapandı. Korucu özel bir kilit ile açılabilen kapıyı kapatmak için bir süre uğraştı. İşi bittikten sonra süslü anahtarı demir parmaklıkların arasından size verdi. Verirken şans dilemeyi de unutmadı. Anahtarın sizin için önemli olduğunu özellikle vurguladı.
Dağın içinden çıkmak için sabahın erken saatlerini beklemiştiniz. Güneş yeni yeni belirirken havanın Thrymbor "dan farklı olduğunu hissettiniz. Burası Thrymbor "a göre oldukça soğuktu. Ã?nünüzde görünen orman yolunu takip ettiniz. Birkaç saatlik bir yolculuktan sonra Galelad denen ufak bir kasabayı uzaktan gördünüz. Size söylenen göre burada İsaril adında bir pelor birliği üyesi ile Büyük handa buluşacaktınız.Kasabaya hapishane tarafından girdiniz ve hapishaneninde büyük bir kısmının yandığını ve askerlerin oradan oraya koşturduğunu farkettiniz.Kasabanın içine ilerledikçe her yerin aynı şekilde talan edilmiş olduğunu gördünüz. Herkes telaş içinde oradan oraya koşturmakta, ağlayan kadınların sesi ile çocuk çığlıkları birbirine karışmaktaydı.
Buluşma yerine vardığınızda ise İsaril'in orada olmadığını farkettiniz. Ya geç kalmış yada başına birşey gelmişti.
Galead ufak bir kasaba olmasına karşın duyduğuna göre kıtanın en güçlü büyücülerinden bir kaçı bu hapishanede yatmakta.Gözden uzak olması ve önemsiz olduğu düşünülmesi nedeni ile onları burada tuttuklarını biliyorsun.
[/b]
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
Hapishanede çıkan ayaklanma... şehir cehenneme dönmüş. İsaril'in yerinde olsam bende yerimden kımıldamazdım.
Etrafa iyice göz gezdirdikten sonra etrafta durum hakkında bilgi alınabilecek birileri var mı diye bakındı. "Anlaşılan bi ayaklanma var buralarda. Bizim Peluş da yok ortalarda. Bence saklanıyordur bir yerlerde. Bir adamı bizi izliyordur. Ortalık durulduğu bir anda çıkar kokusu. Hmm!" diyerek tezgahın üstünden bir elma alıp ısırdı.
Yoldaşlarına dönerek, "arkadaşlar eyvahlar olsun, bildiğim kadarıyla bu hapishanede güçlü büyücüler tutuluyordu; eğer mahkumlar kaçtıysa yakalamak zorundayız!.. Ben hapishaneden sorumlu gardiyan ve subaylarla konuşmaya gidiyorum!" diyerek hapishaneye doğru gider.
Hapishanede yetkili subay olacağını tahmin ettiği birini yakalayıp konuşur. "Asker, ben Bahamut"un kutsal şövalyesi Leopold von Eisenkopf. Kasabaya biraz önce geldim ve bu korkunç manzarayla karşılaştım. Neler olduğunu bana anlatırsan, yardımcı olmak isterim; yoksa mahkumlar mı kaçtı?"
.
Last edited by dwaxer on Tue Aug 24, 2010 12:12 am, edited 2 times in total.
Leopold:
"Asker, ben Bahamut"un kutsal şövalyesi Leopold von Eisenkopf. Kasabaya biraz önce geldim ve bu korkunç manzarayla karşılaştım. Neler olduğunu bana anlatırsan, yardımcı olmak isterim; yoksa mahkumlar mı kaçtı?"
.
Hapishanenin yakınlarına kadar geldiğinde şehrin içine gelen bir birliğin önünde duran subaya sordun.
Subay;
"Durum sandığımızdan daha ciddi şövalye Leopold. Huldor'un köle avcılarından oluşan bir birlik kasabamıza saldırdı. Yanlarında seçkin suçluları ve birçok masumu alıp muhtemelen satmak için götürdüler. Peşlerinden gitmek isterdim ama askerlerimin neredeyse hepsi öldü veya ağır yaralılar. Malesef kasabada kalmak zorundayım. Tanrı yardımcıları olsun"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
Ã?fke ve şaşkınlıkla tepki verir: "köle avcıları MI!? Demek hem azılı mahkumları, hem de günahsız insanları kaçırdılar. Bu durumda bu haydutların izini ben ve arkadaşlarım çok geç olmadan takip etmeliyiz. Yüce Bahamut'un emrettiği gibi zayıfları korumak benim sorumluluğumdur!.. Haydutlar ne tarafa gitti? Kalabalık olduklarına göre izlerini kolayca takip edebileceğimizi sanıyorum," der.
Ayrıca subaya Isaril adında birini tanıyıp tanımadığını da soracaktı Leopold.
Subay:
"Tüm kasaba size minnet duyacaktır"
Isaril hakkında birşeyler söylediğini duyunca sana garip garip baktı.
"Anlaşılan sizde Pelor birliğindensiniz. Isaril birkaç gün önce buradaydı. Köle avcıları özellikle onu arıyorlardı. Bir tür anahtar aradıklarını duydum. Isari'i de yanlarında götürdüler"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
Aegron Linwelin wrote:Subay:
"Tüm kasaba size minnet duyacaktır"
Isaril hakkında birşeyler söylediğini duyunca sana garip garip baktı.
"Anlaşılan sizde Pelor birliğindensiniz. Isaril birkaç gün önce buradaydı. Köle avcıları özellikle onu arıyorlardı. Bir tür anahtar aradıklarını duydum. Isari'i de yanlarında götürdüler"
Leopold arkadaşlarının yanına dönerek bu öğrendiklerini anlatır.
"Arkadaşlar bu haydutları vakit kaybetmeden takip etmeliyiz!" der.
Huor yalnızca kaşları çatık bir şekilde baktı dostuna. Bu onun da ne kadar sinirli olduğunu gösteriyordu. Ã?evresinde gördükleri bütün nefretini üstüne yükleyecek kadar fazlaydı. Gitmek için can atıyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
Erzağınızı temin ettikten sonra güneye doğru yola çıktınız. İzleri takip etmek sizin için çok da zor olmadı. Onca kişinin izleri topraga kazınmıştı resmen. Birkaç saatlik yürüyüşün ardından güneşin batmaya başladığını ve havanın kararmaya başladığını farkettiniz.
Huor Tinehtele Dikkat: 5.4+1=10
Biraz dinlenmek için durduğunuz sırada Huor sen ağaçların arasında bir karartının geçtiğini ve bunun kesinlikle cübbe içinde biri olduğunu farkettin. Neredeyse net olarak gördün geçeni. Bir süre sonra birden çatırtıların kesildiğini duydun. Anlaşılan ses yapmamak için durmuştu.
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
.
Leopold derhal ayağa fırlayıp kalkanını önünde tutarak arkadaşının baktığı yöne doğru pür-dikkat defansif bir şekilde durur. (defansif:+2)
"Korucu dostum bir tehlike mi sezdin?"
Bu arada bir kutsal büyü yapar. "Bahamut güçlendir beni, güçlendir ki şeytani bir güç ile karşı karşıyaysam sana layık şekilde mücadele edebileyim!" "BORAT!"
"Hey hey tamam indir şu yayını onu kullanmak için zamanın olacak.şimdi indir bakalım."
Siyahlar içindeki cübbeli adam dışarı çıkarken silahlarınızın isteminiz dışında indiğini farkettiniz. Siyah cübbesinden yüzü dahi gözükmeyen adamın sadece gözleri belli oluyordu. Onlarda kırmızı büyük iki noktadan ibaretti. Sesi tok ve yapısı bir büyücüye göre oldukça iyiydi.
Biraz size yaklaştıktan sonra;
"Kusura bakmayın. Sizi böyle takip etmek istemezdim. Bir büyücünüzün olmadığını farkettim. Elvond tapınağına yanınızda bir büyücü olmadan gitmek ha? İMKANSIZ!! Bu arada adım Elrand. Bende pelordanım güvenebilirsiniz"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!