De-elektrifikasyon! (MORYO Oyun ekranı)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

De-elektrifikasyon! (MORYO Oyun ekranı)

Post by Lydronk »

Yeni edindiğiniz büronuzda oturuyorsunuz hepiniz. Tek başına hiçbirinizin parası bir büro tutmaya yetmediği için (ya da fazlasıyla cimri olduğunuz için) yarım yamalak tanıdığınız insanlarla büro tutmuşsunuz. Ã?yle alakasız, kopuk, ayrı alemlerin insanlarısınız ki ama! Büro da apayrı bir alemde. Bir masa var, sandalyeler, bir de telefon kulübesi. Sırf telefon değil yani, kulübesiyle birlikte! Ha, bir de pencere var, unutmamak lazım.

Mesela Makinist, prize taktığı bir saç kurutma makinesiyle bir şeyler yapıyor. Ne olduğunu kim bilir! Jack o sırada pusulasına bakarak odanın etrafında volta atmakla meşgul. Barney ıslıkla Pembe Panter'i çalmayı deniyor, Sherlock kendi kendine mırıldanarak piposunu içiyor pencerenin kenarında.

Derken, büronun içindeki mavi telefon kulübesinden bir takım sesler duyuyorsunuz. Telefon çalıyor olsa gerek! Can havliyle, telefonu umursayan ve açamak isteyen hereks kulübeye hışımla koşup, hasmını ezip telefonu açmaya uğraşıyor. Bu sırada, ne hikmetse, 1'den 500'e kadar bir sayı bağırıyor! Belki tanrının o sırada aklından geçen sayıyı bağıran onun tarafından kutsanıp telefonu açmak için gerekli olan kuvveti edinecektir!

Amaçsız Karşılaşma: 1-500 arası bir sayı bağır, oyun yöneticisinin aklından tuttuğuna en yakın olan telefonu açar!
Image
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 10:00 am
Contact:

Post by devrimk »

"Bir dakika, bir dakika diyorum telefon bana yahu! Ne laf anlamaz adamlarsınız!"

Jack bu itiş kakış içinde Barney'e alttan tekme atarken Sherlock'un elini ısırmaktadır.

372
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

.

Makinist:
"Sizlerin telefona bakma ihtirasınız, 276 galaksiden acil olarak aranma ihtimalim karşısında çok absürt kalıyor!"

.
Aegron Linwelin
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2614
Joined: Wed Jul 18, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by Aegron Linwelin »

"Hey Jack şuradaki güzel bayanı görüyor musun? Evet bende görmüyorum tamam git ve şimdi güzel bir bayan bul kendine.. O telefon bana tamam mı?"

"328"
Thanks Mario but The princess is in another castle!!
:mrgreen: :-P
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Sherlock Holmes, Barney'in burnuna parmağını sokarken öte yandan piposunu ağzında tutmak için ölüm-kalım mücadelesi veriyordu.

"Kardeşim Mayki 275. numaradan arıyor lan kalkın gidin bir ya!"

(Nasıl olsa en düşük söyleyen Makinist idi, ya en yükseğin bir üstünde söyleyecektim. Ya da en düşüğün bir altında. Ã?ünkü tutup 273 demek aptallık. 275 çıkma olasılığı var ve bu durumda makinist kazanır. Arada bir şey ise kaybettik, o kadar da olasılık olsun. Ha sırf olasılık hesabı yaptığımdan 275 dedim, yoksa aklımda 196 vardı :D )
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Dalaş, kavga, uçuşan yumruklar ve benzerleri arasında, telefon kulübesinin kapısını açabilen kişi Bay Holmes oluyor!

Ahizeyi kaldırıyorsunuz Sayın Holmes, ve karşıdan, cızırtılı bir sesin "Alo?" dediğini duyar gibi oluyorsunuz.
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

"Alo, burası dedektiflik bürosu, ben sayın Holmes'un sekreteriyim. Sizi kendisine bağlıyorum.

Dıt dırı dıt dıt, DIT DIT!

Alo, ben dedektif Holmes, kiminle görüşüyorum acaba?"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Ses cızırdamaya devam ederek şunu söylüyor:
"Alo? şimdiden Kurtulmak İstediğiniz Yaşlı İnsanlar İçin Sonsuza Dek Mutlu Huzurevi değil mi orası? Alo?"

Telefon cevpa beklemeden kapanır, ikinci kez çalar ve gizemli bir şekilde, kendiliğinden açılır:

"Dedektiflik bürosu mu?" der kısık bir ses; "Güzel, şehirde elektrikler kesik, yaklaşık on gündür, belediyenin tek söylediği durumun onlrın kontrolünde olmadığı, ama kendilerine oy verilirse üzerinde düşünüp çalışmaya başlayabilecekleri. Bir sonraki seçimin aylar sonra olduğunu düşünürsek, o zamana kadar elektriksiz yaşamak olmaz. Göreviniz, meleklerim, tüm şehre elektriği geri getirmenin bir yolunu bulmak!"

Bir anlık tereddütten sonra ses devam eder: "Ee, şey, siz melekler değilsiniz di mi? Eh, ben onları aramıştım, ama sanırım siz de idare edersiniz. İş başına, çabuk, çabuk!"

Telefon kapanmıştır.

Sonra tekrar çalar, mucizevi bir şekilde tekrar açılır ve hoparlörden aynı ses konuşur: "Bir radyonuz falan var mı? Varsa sizinle oradan bağlantı kurmak daha kolay olurdu. Telefon kulübesini yanınızda taşıyabilir misiniz bilmiyorum!"

Büro:
Image
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

"şehirde elektrikler kesik, ama bizim radyosundan telefonuna, hoparlörüne kadar her şeyimiz çalışıyor. Hem bizim haberimiz olmaması ayrı bir ilginç, nasıl yaşıyoruz biz ya? Herhâlde bizim şehirde değil bu kesik. Eğer öyleyse hangi şehirde? Arayan söylemedi ki? "

Buradan çıkardığı sonuç şuydu:

"Demek ki adam sarı saçlı 1.78 boylarında ama aslında daha uzun boylu fakat hafif kamburu çıkmış birisi, muhtemelen gözlük kullanıyor!"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

Edmond wrote:"şehirde elektrikler kesik, ama bizim radyosundan telefonuna, hoparlörüne kadar her şeyimiz çalışıyor""
"şehir elektriği ile telefonun elektriği aynı değildir!" diye izah eder Makinist. "şimdi anlarız," diyerek saç kurutma makinesini prize takarak çalıştırmaya çalışır.

(çalışıyor mu?)

.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Eğilip fişi prize sokmaya çalışan Makinistin örümcek hisleri kendisi Ã?rümcek Adam olmamasına rağmen davul çalmaya başlayınca, Makinist bir amaçsız karşılaşmayla yüz yüze olduğunu anlar; şimdi, kendisi bir seçim yapmak durumundadır. Maddiyatın, rakamların ve mantığın hükmettiği yazıdan mı taraf olacaktır, yoksa suretlerin ve dostane yüzlerin boy gösterdiği turadan mı?
Image
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Sherlock Altın Kural yazılı tabeleye doğru ilerledi.

Ã?te yandan aklından altın kuralları geçiriyordu.

Murphy'nin altın kuralı:

"Altını olan, kuralı koyar."

Fight Club:

"There is no rule."

Ama o altın kural değildi galiba. Tek kuraldı, yoksa o da mı değildi? Önemli de değildi zaten.

Ne yazıyordu acaba?
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am
Contact:

Post by dwaxer »

.

Makinist:
Tam saç kurutma cihazının fişini prize takacakken, "içinde bulunduğum koşullar altında normal davranmamam gerektiğini hissediyorum ama daima mantığıma güvenen biri oldum, huylu huyundan vaz geçemez; mantıklı yol ile absürt yolu aynı düzlemde kesiştirmeye çalışmaktan başka çare yok gibi... Bak işte yine mantık!..." Sonik tornavidasını çıkararak dikkatli bir biçimde prizi sökmeye başlar, "bu Daleklerin işi olabilir, belki de prize bomba koymuşlardır!" diye sesli düşünür.

.
devrimk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2082
Joined: Thu Feb 03, 2005 10:00 am
Contact:

Post by devrimk »

"Ahhh! Asla iyi bir korsan olamayacaksın. Planlama ve Zekadan yoksunsun sevgili dostum."

Jack öncelikle saldalyeyi prizin önüne çekti Saç kurutma makinesinin fişini prize girecek şekilde yerleştirdi. Sandalyenin üzerine "Altın kural" yazan tabloyu koydu. böylece tabloyu hafifçe itince fiş prize girebilecekti.
Son olarak masayı da tablonun yanına çekti ve tabancasını çekerek masanın ayağını vurdu. Devrilen masa tabloya çarparak tablonun prize vurmasını sağladı bu şekilde priz fişe girebilecekti. Tabii bu düzeneğin çalışması için oldukça şanslı bir atış kaydetmeliydi.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Pçınk! (tabancadan çıkan kurşun sesi)

Tok! (kurşunun masanın bacağına çarpma sesi)

Gacıır! (Masanın devrilirken yerde kayma sesi)

Ã?ıtır! (Masanın kenarının 'Altın Kural' tablosuna vurma sesi)

Ã?ıt! (Fişin prize girmesi sesi)

Carcarcar! (Altın Kural tablsonun alev alma sesi)

VUUUU! (saç kurutma makinesinin aniden çalışma sesi)

Jack'in planı işe yaramasına yaramıştır, ama ne pahasına? Söyleyeyim, bir masa bacağı ve yakında kül olacak bir Altın Kural tablosu pahasına. Neyse ki Sherlock tabloda ne yazdığını önceden okuyabilmiştir.

Tabloda yazanlar şunlardır:

"ALTIN KURAL

Alınında 'kötü adam' yazmayan hiç kimseyi, görev adına bile olsa öldürme."

Evet, bu tüm özel dedktiflerin, kendi çapında polislerin uymak zorunda olduğu kanundur!
Image
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest