“Işık Tapınağı” diğer adıyla Aydınlık Tapınağı, Hakmarun kıtasının dört bir yanına dağılmış dini bir organizasyondur. Bütün iyi ilahların, hatta nötr olanların bile inananlarına kucak açar. İbadethanelerinde, iyilik değerlerine saygı duyan her türlü inanış için köşeler bulunur. Ancak Işık Tapınağı’nın hizmetleri sadece dua odaları sağlamak, ihtiyacı olanlara şifa dağıtmak, kimsesiz ve yetimlere yardım etmek, barınak sağlamaktan ibaret değildi. Son yıllarda giderek artan kötücül olaylara karşı duracak, gönüllü özel savaşçıları da destekliyor, yönlendiriyordu.
Işık Tapınakları hemen her kasabada mevcuttur. Merkez tapınak ise batı Hakmarun’un başkenti Hadron’dadır. Van Helsing örgütünün gizli karargahı da işte bu merkez tapınağının metrelerce altındaydı. Burada gönüllü “özel” kahramanlar, görevlerini öğrenir ve her Işık Tapınağında bulunan teleport odaları vasıtasıyla kıtanın dört bir tarafına hızlıca seyahat ederek olaylara müdahale ederlerdi.
Rahip Sean Conrad sizleri çağırtmıştır; belli ki yine bir görev çıkmıştı. “Arkadaşlar bana gelen mesaja göre Vud kasabasında sıradışı bir olay olmuş; sizlerin gidip olayı çözmenizi istiyorum!”
Vud kasabası, güneydeki Sandor şehrinin biraz batısında orman ile deniz arasına sıkışmış bir yerdedir. Bütün kasabalarda olduğu gibi burada da bir Işık Tapınağı vardı. Teleport odasına gittiniz ve bir rahibin yardımıyla ritüel yapılarak kendinizi Vud Kasabasındaki Işık Tapınağında buldunuz. Sizi half-elf rahip Thomas karşılar ve ufak bir tanışma merasiminden sonra olayı anlatır:
Ã?nceki akşam handa birçok kasabalı içip eğlenirken aniden kapıyı kırarcasına içeri biri girmiş. Ama bu kişi kokuşmuş, yarı çürümüş bir ceset, bir zombi gibiymiş. Her ne kadar tanınması zor da olsa bu şişman kadın biçimli, yarı çıplak, yeşilimsi morumsu çürümüş yürüyen cesedin, kasabanın market sahibi Alvin’in birkaç ay önce ölmüş büyükannesi olduğu anlaşılıyormuş. Kadın anlaşılmaz homurtular çıkararak önüne gelene saldırmış ve ardından oluşan panik ve kargaşa yüzünden yakalanamadan çıkıp gitmiş. Neyse ki zavallı Alvin o akşam handa değilmiş. (olayı duyduğunda şok geçirmiş adam)
Olaydan hemen sonra handakilerden bir grup hemen rahip Thomas’a gelerek durumu anlatmışlar. Thomas da grubu alarak mezarlığa götürmüş ve bir de bakmışlar ki Alvin’in büyükannesinin mezarı sanki içerden dışarı kazılmış gibi oyuk ve tabutu da parçalanmış. Bunun üzerine herkesi evine gönderen Thomas kendisi de tapınağa dönerek bir mesaj büyüsü yapmış ve durumu merkeze bildirmiş.
şu anda sabah saat:10:00 Vud kasabasında Işık Tapınağındasınız. Etrafta insanlar hâlâ dün geceki olayların dedikodusunu yapıyor. Tabii ki bütün bu lanetli zombi olaylarının sorumlusu olarak Necrotox harabelerindeki ismi lazım değil görülüyor! Sizin bu konuyu açıklığa kavuşturmanız gerekiyor. Bu konularda bildiğiniz şey: Eğer mezarından kalkan bir ölü varsa, onu büyük ihtimalle büyüsel yetenekleri olan biri canlandırmıştır!
"Çok basit!" dedi buçukluk.
Küçük buçukluk piposunu yakamaya çalışırken olduğunca oyalanıyor ve diğerlerinini daha da meraklanmasını sağlıyordu.
"Besbelli Alvin'in karısı yapmıştır bunu. Kaynanasından nefret ediyordu ayrıca kocasının korkudan ölmesini sağlayıp marketin de üstüne konacaktı büyük ihtimalle."
Herkesin şaşkın bakışları arasında sözlerine devam etti.
"Tamam bu gizemi çözdüğümüze göre bizi bekleyen diğer gizemli olaylara doğru yola çıkabiliriz. Yaşlı kadın zombisini de siz öldürüverirsiniz artık."
İşin doğrusu zombi lafını duyunca beti benzi atmıştı. Duygularını gizlemeyi bilirdi gerçi ama şuradan bir zombiyle burun buruna gelmeden ayrılabilse dünyanın en mutlu buçukluğu olacaktı.
"Namevt (undead) lere karşı olan savaşımızda mutlaka galip geleceğiz" dedi kutsal savaşçı Androner, göğsünü kabartıp ilerilere doğru baktı.
Büyükanne için çok üzüldüm, fakat o artık sadece bir yaratık, oyaratığı yok edip büyükannenin ruhunu huzura kavuşturacağız.
Sanki yıllardır namevtlerle savaşmış gibi konuşan Kutsal savaşçı aslında çok tedirgindi, çünkü navemtler hakkında bildikleri çok sınırlıydı, biriyle karşılaşınca ne yapacağını kafasında toplarlamaya çalışıyordu.
"Bir büyükanne peşinde olucaz demekki."dedi. " Eğer sadece bu namevtleri öldürürsek piyonlarını ortadan kaldırırız. Ama direk kendisini öldürürsek piyonlarda onunla ortadan ortadan kalkar. Demek istediğim küçük hedefler değil, büyük hedefler peşinde olmalıyız... Ama görev görevdir." dedi. Silahının kabzasına elini koydu.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Aklına bir fikir geldi ve onu söyledi. "Handan önce mezara gidelim. Eğer ipucu bulursak ki bir büyücünün bir kaç yanık ve tozdan başka bir şey bırakabileceğini düşünmüyorum, ipucunu düşünerek hareket ederiz. Kim bilir belki de bu büyükannenin dirilmesi konusunda Alvin'in bir parmağı vardır. Hatta belkide ipuçları kaldıysa onları ortadan kaldırmak isteyen birileri bile gelebilir. Pusu da kurabiliriz mezarlığa.". Paranoyak fikirler aklını kurcalıyordu. Kendini dedektif mi sanıyordu? Hayır, hem de hiç.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
İlk iş olarak hana gidiyorsunuz. Rahip Thomas da yanınızda gelerek sizi yerel halk ile tanıştırarak, kişilerin sizi yabancılamasını önlemiş oluyor.
Han da personel olarak Hancı Bertrand, half-elf bayan garson Illuma, tiefling koruma Surti var. Müşteriler ise, şansa bakın marketçi Alvin de orada (hafif sarhoş), Lonca müdürü halfling Sammy, Fenercibaşı Orson ve asker tiefling Nerot. Gündüz vakti olduğundan han pek kalabalık değil saat:11:00
androner, ağır adımlarla thiefling korumanın önüne doğru gider.
"kolay gelsin, kasabada gerçekten kötü olaylar olmuş. sence bu tür olayların kaynağı nedir? nerelerden gelmiş olabilir bu tehlikeler?"
Insight +7 check
"Ben spike. Rahip Thomas dün neler olduğunu bize anlattı. Bir de, olayı sizin ağzınızdan dinlemek için buraya geldik. Birazdan mezarlığa gidip, araştırma yapmayı planlıyoruz. Hepinizden olayı bize yeniden anlatmasını rica ediyorum. Bu durumlara açıklık getirecek birçok olayla karşılaştık. Yanımızda büyü sanatından anlayan kişiler var. Bize anlatmak istiyorsunuz."
Diplomacy.
Kendi doğanı öğren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman başlayabilir. Kendini reddetmek herşeyi reddetmektir.
Asker tiefling Nerot’un biraz suratı asık ve biraz soğuk bir tip ama senin savaşçı kılığından olsa gerek seni terslemiyor.
“Bu tür olayların kaynağı ne midir, Nerelerden mi gelmiş olabilir bu tehlikeler...” ekşi bir şekilde sırıtır. “Ben bir askerim, büyücü işlerinden anlamam, zaten bu kendi hâlindeki balıkçı kasabasında kaç kişi büyüden anlayabilir ki?..”
Androner Insight Check: (başarılı)
Adamın şüphe ve tahminleri var ama belli ki açıkça söyleyip dikkat çekmek, belki de düşman edinmek istemiyor.
Spike:
Diplomacy check(11):22 başarılı
Handaki hemen herkes senin gibi melek tipli birisiyle konuşmaya gönüllü.
Ne varki anlattıkları, rahip Thomas’ın aktardıklarıyla aynı. Aniden içeri dalan zombi milleti korkutmuş. Kapıya en yakın oturan masanın üzerindeki büyük bir hindiyi kapmış. Koruma Surti zombiye elindeki sopayla saldırmış ama zombi Surti’ye bir tokat patlatarak, kendisi de sıkı sıkı sarıldığı kızarmış hindiyle dışarı kaçmış ve gecenin karanlığına karışmış.
.
Last edited by dwaxer on Mon May 04, 2009 11:43 pm, edited 1 time in total.
Perception check:
Tek dikkatini çeken hanın koruması Surti’nin boynundaki tırnak izleri. Bu iz zombinin onu tokatlamasıyla ilgili olabilir; çünkü normal bir pençe izi gibi kızarık değil, sanki hastalıklı bir küflenmeyi çağrıştıran, yeşilimsi, morumsu bir renk almış.
Carric, korumanın yanına gidip "Sanırım boynundaki izlerin kaynağı zombinin pençesi. İzin verirsen yarayı incelemek istiyorum. Kötü gözüküyor. Belki iyileştirebilirim." dedi.
Koruma izin veririse Heal. Ayrıca yaradan zombinin özelliklerini anlamak için Nature