Askerde olduğum sırada geliştiği için bu başlık gözümden kaçmış...
Açık konuşmak gerekirse şu anda Ocakbaşı'nın moderatörü olduğum halde ben hiç bir ustalık sınavına girmedim. Bu bölümün modluğu da deyim yerindeyse üstüme kaldı.
Efla'nın bahsettiği sitenin "Büyük Ã?öküş" ünde bir kaç kişi yeni bir FRP sitesi bulmak yerine ellerindeki siteyi diriltmeye karar verdiler ve ben de bunlardan biriydim. Site bir haftadan uzun süre kapalı kaldı ve tekrar açıldığında içinde kimsecikler yoktu... Nasıl kapandığından, neler yaşandığından bahsetmeyeceğim ama şunu söyleyebilirim ki tıpkı bir ülke gibi, hikayelerde kurguladığımız dünyalar gibi bu diyar da bir kaos dönemi yaşadı ve o kaosun içinden tekrar çıkmayı başardı.
Efla'nın yazarken neden gaza geldiğini çok iyi anlıyorum çünkü site çöktükten sonra onu tekrar işler halde görmek, bir, üç, beş derken insanların yine burayı bulması ve içini doldurmalarını izlemek çok güzel bir şey....
Sitenin yeni oluşumu inanın bana eskisinden oldukça farklı. Eskiden sitede kendisini çok ağır şekilde hissettiren bir Hiyerarşi vardı. Ustalık, baş büyücülük, vs vs... şimdi görüyorum ki o dönemleri hem yaşamış, hem de yaşamamış olanlar sitede yine hiyerarşi ve madalyalar görmek istiyorlar.
Birisi bana bu site sence neden o kaosu yaşadı diye soracak olsa cevabım "Aşırı hiyerarşik yapıdan" olur. Lafı uzatacağım ama bunu biraz anlatmam gerek.
Sitenin modları ve adminleri siteyi sahiplenme kavgasına düştüler. Birbirlerine gürlediler, şimşekler çaktı ve herkes bir diğerini kovdu. Sitede tek konuşulan, yazılan tek girdiler bu kavgalar ve kimin haklı olduğu hakkındaydı. Basit bir kavga yönetim tayfasını ikiye böldü, kulisler yapıldı. En sonunda sitenin asıl sahipleri geldi ve kavgayı bitirdi. Hani şu ortalarda gözükmeyenler... Ama ortada gözükenler de kendi yarattıklarını bozunca site çöktü.
Aslında sitenin bu çöküş tarihi Dragonlance'e benzer. Tanrılar siteyi terkettiler diyelim. Ã?rnek olarak benim modluğum böyle başladı. Yarım kalan bir yarışmayı neticelendirdim sonrası da çorap söküğü gibi geldi.
şimdi bu hiyerarşi konusuna geri döneyim. Belki RP uygulamalarında olabilir ama en azından edebi alanda böyle bir sınıflandırmaya, sınavlara ben karşıyım.
Daha önce de söylemiştim, bir modun görevi sorumlusu olduğu bölümün katılımını seviyesini düşürmeden arttırmaktır. Bundan başka bir şey de değildir.
Bugün pişen ve ilk mesajlarından bugüne büyük ilerlemeler kaydeden yeni kullanıcıların içlerinden kendilerine artık ben de sorumluluk almak istiyorum diye fısıldadıklarını duyar gibiyim. Ve elbette sorumluluk almalılar ama sıfatlar, ismin altına veya üstüne işlenen yıldızlar, madalyalar, ejderhalar bunun yöntemi olmamalı.
şimdi lütfen bu yazıyı okurken gidip Ustalığa başvuru kurallarına bir bakın. Bu ülkenin başbakanı bile seçilirken bu kadar kriter aranmıyor! Benim adımın üstünde yıldızlar ve ejderhalar olmadığı için belki dikkatinizi çekmemiştir ama aslında ne kadar az postumun olduğuna da bir bakın şimdi. 1993 yılından beri FRP oynuyorum ama inanın sitenin eski sisteminde içimden bir kere bile ustalığa başvurmak gelmemişti. Hatta Ocakbaşı sahipsizken bana görevi teklif eden yenere tek bir şart koşmuştum. Adımın hiç bir yerinde moderatör yazmasın. O da böyle bir alternatif bulmuştu.
şimdi Bogus ne saçmalıyorsun diye soranlara söyleyeyim.
Bu gün Ocakbaşı söylediğinden, yazacağından utanmadan, çekinmeden yazan bir sürü yeni kullanıcı sayesinde cıvıl cıvıl. Benden bile fazla sahiplendiler ve açtıkları bir başlığın (Yeşeren Umutlar) pek ala Ocakbaşına ait olduğuna beni ikna ettirmek için dört elden saldırdılar. Aslında hiç bir hiyerarşiye gitmelerine gerek kalmadan o başlığın ustası oldular. Ve inanın bin tane kriteri tutturmuş bir ustaya da ihtiyaçları yok. Ã?ünkü bu sitenin amacı birilerinin belirlediği kriterleri doldurmakla orantılı bir saygı kazanma işlevi olmamalı.
Bir insan sorumluluk almak istediğinde, bir karaterinin farklı bir büyülü eşyasının olmasını istediğinde karşısına neden abuk sabuk sıfatlar ve kriteler çıkartıyoruz anlamıyorum. İster RP, ister Edebiyat olsun. Bu mantıkla siteyi WoW'a döndürmekten, o eski ordu düzenine girmekten çekiniyorum.
Ama kendi kendime kuruntulanıyor da olabilirim elbette.

<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>