Islanda ...Hakkında......Yorum, soru, muhabbet, vs
İdeal insan kilosu boyunun yaklaşık 110 eksiği (%40'ına denk geliyor yaklaşık olarak) olsa gerek, fighterınkide 90 eksiği (%60'ıdır diye düşünüyorum) falan olsa gerek.AlenthasLeasess wrote:Ahem, ahemYa aslında düşününce bard olmak pek bana göre değil. Yeri geldiğinde şiir yazmak falan gerek, benim aklıma gelmez öyle pek. Neyse, kilo 105 olsun. Bilmiyorum doğru oldu mu?
.
Alenthas senin adamına da piyasada bulunmayan bir magic item hediye verdim.
Sihirli Flüt! Müzik aşkını arada bir giderirsin. (kaybetme haa, uniqe bu)
Magic Flute: Encounter: Çaldıkça arkadaşlarına Handle animal:+5 verir. Daily: Çaldığında bir Nature check yaparsın, Will defansını kırdığın 10 kare yakındaki hayvanlar (nature beast) sana dostça yaklaşır 1 saat boyunca evcil hayvanın gibi davranır. 5 farklı kazanırsan hayvan senin için savaşabilir.

Fareli köyün kavalcısı seni! :schemes:
.
Alenthas senin adamına da piyasada bulunmayan bir magic item hediye verdim.
Magic Flute: Encounter: Çaldıkça arkadaşlarına Handle animal:+5 verir. Daily: Çaldığında bir Nature check yaparsın, Will defansını kırdığın 10 kare yakındaki hayvanlar (nature beast) sana dostça yaklaşır 1 saat boyunca evcil hayvanın gibi davranır. 5 farklı kazanırsan hayvan senin için savaşabilir.

Fareli köyün kavalcısı seni! :schemes:
.
-
Murwinduck
- Kullanıcı

- Posts: 51
- Joined: Sat Nov 08, 2008 10:00 am
- Location: İzmir
- Contact:
Olsun sen de Primodal biliyosun ki zamanı geldiğinde çok işe yarayabilir. Ama diğerleri kendi aralarında elfçe konuşup seni dışlamazlar umarım.Edmond wrote:Ben Kadim sanatların kralıyım! 4 Element bana hükmeder! Elf gibi basit mahlukatlarla irtibata geçmemin pek bir işe yarayacağını sanmadığım için öğrenmedim o dili!
şimdiye kadar dikkat ettim hiç kimse de "Linguist" featini seçmedi. Halbuki 3 dil daha öğreniyorsun; süper bir ayrıcalık. (DM bu "dilsizlik" üzerine kıl senaryo detayları eklemeli) Varsa yoksa herkes dmg ve attack veren özellikler peşinde! Tamam ben de power playcıyım ama oyuncu olsaydım dmg+1 verecek diye feat harcamazdım doğrusu. Onun yerine yetenek geliştiren, vs... Neyse, yine fazla dır dır ettim. Ama dikkat edeyim de dövüş dışı yeteneklere ihtiyaç duyulan senaryolar üreteyim bol bol. Heh heh! :schemes:
.
Vallahi en güzeli benim feat, Multi-Race :schemes: :schemes: :schemes: :schemes:dwaxer wrote:Olsun sen de Primodal biliyosun ki zamanı geldiğinde çok işe yarayabilir. Ama diğerleri kendi aralarında elfçe konuşup seni dışlamazlar umarım.Edmond wrote:Ben Kadim sanatların kralıyım! 4 Element bana hükmeder! Elf gibi basit mahlukatlarla irtibata geçmemin pek bir işe yarayacağını sanmadığım için öğrenmedim o dili!![]()
şimdiye kadar dikkat ettim hiç kimse de "Linguist" featini seçmedi. Halbuki 3 dil daha öğreniyorsun; süper bir ayrıcalık. (DM bu "dilsizlik" üzerine kıl senaryo detayları eklemeli) Varsa yoksa herkes dmg ve attack veren özellikler peşinde! Tamam ben de power playcıyım ama oyuncu olsaydım dmg+1 verecek diye feat harcamazdım doğrusu. Onun yerine yetenek geliştiren, vs... Neyse, yine fazla dır dır ettim. Ama dikkat edeyim de dövüş dışı yeteneklere ihtiyaç duyulan senaryolar üreteyim bol bol. Heh heh! :schemes:
.
.
Orbis ve Kaddim Kai, sizlerin Int + Wis değerleri ortalamanın çok çok üstünde. O yüzden sizden akıllı başlı hareketler bekliyorum. Biliyorsunuz değil mi; bu değerler, "zeka" ve "bilgi"yi temsil ediyor. Sadece kaç dmg vuracağınızı değil yani. Oyunda yapacağınız "akıllıca olmayan" her hareket, benim house rule cezalarımla ödüllendirilecektir. :schemes: O yüzden iyice düşünüp taşınmadan atmayın mesajlarınızı. (ciddiyim haa!) Valla gerekirse kafanıza taş düşürüp zekanızı geri çekerim!
.
Orbis ve Kaddim Kai, sizlerin Int + Wis değerleri ortalamanın çok çok üstünde. O yüzden sizden akıllı başlı hareketler bekliyorum. Biliyorsunuz değil mi; bu değerler, "zeka" ve "bilgi"yi temsil ediyor. Sadece kaç dmg vuracağınızı değil yani. Oyunda yapacağınız "akıllıca olmayan" her hareket, benim house rule cezalarımla ödüllendirilecektir. :schemes: O yüzden iyice düşünüp taşınmadan atmayın mesajlarınızı. (ciddiyim haa!) Valla gerekirse kafanıza taş düşürüp zekanızı geri çekerim!
.
.
Arkadaşlar senaryonun girişini aşağıdaki gibi planlıyorum. Umarım hepinize uygun düşer.
Oswin Kasabası; bugün.
Kasaba valisi Karl, diplomatik ve ticari bağlantıları tazelemek ve geliştirmek amacıyla Hipos kasabasına yaptığı ziyaretten döneli birkaç gün olmuştur. Tabii yanında “Lonca”dan yüksek mevkili bir memur büyücü de vardı. Vali, rutin memleket meselelerini görüşmüş ve ticaret yollarının iyileştirilmesi, korsan ve haydutlara karşı alınması gereken tedbirlerle ilgili birkaç toplantı yapmıştı. Ama şimdi tek hatırında kalan Hipos valisinin, -fisnot sporu hakkındaki- laf sokuşturmalarıydı. Kendi kasabalarında eğlence olsun diye oynanan “Fisnot” oyununu anlaşılan Hipos ahalisi oldukça ciddiye alıyordu, hatta adam misafirperverlikten uzak bir üslupla, bu milli ata sporunun Oswinlilerce becerilip becerilemediğini bile sormaya cüret etmişti. Birkaç laf geçirmeceden sonra Vali Karl, en kısa zamanda Fisnot takımını Hipos’a göndereceğini söyler. Hiposlulara bir ders vermek gereklidir artık. Döner dönmez ilk iş kasabadaki en iyi fisnot oyuncularını tespit etmeye başladılar. Aslında pek fazla seçenekleri olmadığını görünce, Vali Karl strese girmişti biraz.
Jones: (Human / Paladin)
Pelor tapınağında yetişmiş bu paladin oldukça yetenekli bir oyuncuydu. Aslında vali Karl’ın yeğeniydi aynı zamanda. Onurlu, dürüst, yardımsever olmaya çalışan genç Jones, kendi gibi kahraman savaşçılarla tanışmak ile ilgileniyordu. Vali amcası görevi verdiğinde hemen kabul eder.
Banshee: (Human / Fighter)
Banshee, Paladin Jones’le aynı kılıç hocasından ders almış zarif bir şavaşçıdır. Zengin bir kadın olarak, saygıdeğer, ünlü bir korsan ve dövüşçü olmanın hayallerini kursa da, şimdiye kadar bir macera fırsatı çıkmadı. Bu gezi onun için güzel bir deneyim olabilir.
Orbis: (Eladrin/Wizard) ve Meurich: (Halfling/rogue)
Orbis ve Meurich uzun yıllardan beri üvey kardeştirler. Eladrin anneleri ve halfling babaları, Oswin Kasabasındaki, ırklar arası hoşgörünün mükemmel bir örneğidir âdeta. Orbis’in ileride korsanlarla savaşan büyük bir gemide kaptan olmak istediğini ve Meurich’in de kardeşine nispet yapar gibi hırsızlar kralı olacağını söylemesi aralarındaki ufak bir çekişmedir. İikisi de yetenekli olduklarından Oswin Kasabası’nın fisnot takımına çağırılırlar.
Kalazhad: (Human / Fighter)
Küçük yaştan beri iri yarıydı. Gücü kuvveti yüzünden takıma çağrıldı.
Kaddim Kai: (Genasi/Swordmage)
Genasi'lerin güçlerine sahip olan bu gizemli kişi, kasabanın biraz dışında taştan bir evde oturur. Dışlanmasa da, aslında çok akıllı olan bu elemantal tipli adama mahallenin delisi muamelesi yapıldığı da olur. Ara sıra renk ve biçim değiştirmesi, bazen vücudundan sağa sola elektrik çıkması, onu biraz tekinsiz, biraz uzak durulan bir tip yapıyor. Ama elemantal güçlerinin onu takım için en uygun aday yapmasında şaşılacak bir taraf yok.
.
Arkadaşlar senaryonun girişini aşağıdaki gibi planlıyorum. Umarım hepinize uygun düşer.
Oswin Kasabası; bugün.
Kasaba valisi Karl, diplomatik ve ticari bağlantıları tazelemek ve geliştirmek amacıyla Hipos kasabasına yaptığı ziyaretten döneli birkaç gün olmuştur. Tabii yanında “Lonca”dan yüksek mevkili bir memur büyücü de vardı. Vali, rutin memleket meselelerini görüşmüş ve ticaret yollarının iyileştirilmesi, korsan ve haydutlara karşı alınması gereken tedbirlerle ilgili birkaç toplantı yapmıştı. Ama şimdi tek hatırında kalan Hipos valisinin, -fisnot sporu hakkındaki- laf sokuşturmalarıydı. Kendi kasabalarında eğlence olsun diye oynanan “Fisnot” oyununu anlaşılan Hipos ahalisi oldukça ciddiye alıyordu, hatta adam misafirperverlikten uzak bir üslupla, bu milli ata sporunun Oswinlilerce becerilip becerilemediğini bile sormaya cüret etmişti. Birkaç laf geçirmeceden sonra Vali Karl, en kısa zamanda Fisnot takımını Hipos’a göndereceğini söyler. Hiposlulara bir ders vermek gereklidir artık. Döner dönmez ilk iş kasabadaki en iyi fisnot oyuncularını tespit etmeye başladılar. Aslında pek fazla seçenekleri olmadığını görünce, Vali Karl strese girmişti biraz.
Jones: (Human / Paladin)
Pelor tapınağında yetişmiş bu paladin oldukça yetenekli bir oyuncuydu. Aslında vali Karl’ın yeğeniydi aynı zamanda. Onurlu, dürüst, yardımsever olmaya çalışan genç Jones, kendi gibi kahraman savaşçılarla tanışmak ile ilgileniyordu. Vali amcası görevi verdiğinde hemen kabul eder.
Banshee: (Human / Fighter)
Banshee, Paladin Jones’le aynı kılıç hocasından ders almış zarif bir şavaşçıdır. Zengin bir kadın olarak, saygıdeğer, ünlü bir korsan ve dövüşçü olmanın hayallerini kursa da, şimdiye kadar bir macera fırsatı çıkmadı. Bu gezi onun için güzel bir deneyim olabilir.
Orbis: (Eladrin/Wizard) ve Meurich: (Halfling/rogue)
Orbis ve Meurich uzun yıllardan beri üvey kardeştirler. Eladrin anneleri ve halfling babaları, Oswin Kasabasındaki, ırklar arası hoşgörünün mükemmel bir örneğidir âdeta. Orbis’in ileride korsanlarla savaşan büyük bir gemide kaptan olmak istediğini ve Meurich’in de kardeşine nispet yapar gibi hırsızlar kralı olacağını söylemesi aralarındaki ufak bir çekişmedir. İikisi de yetenekli olduklarından Oswin Kasabası’nın fisnot takımına çağırılırlar.
Kalazhad: (Human / Fighter)
Küçük yaştan beri iri yarıydı. Gücü kuvveti yüzünden takıma çağrıldı.
Kaddim Kai: (Genasi/Swordmage)
Genasi'lerin güçlerine sahip olan bu gizemli kişi, kasabanın biraz dışında taştan bir evde oturur. Dışlanmasa da, aslında çok akıllı olan bu elemantal tipli adama mahallenin delisi muamelesi yapıldığı da olur. Ara sıra renk ve biçim değiştirmesi, bazen vücudundan sağa sola elektrik çıkması, onu biraz tekinsiz, biraz uzak durulan bir tip yapıyor. Ama elemantal güçlerinin onu takım için en uygun aday yapmasında şaşılacak bir taraf yok.
.
Last edited by dwaxer on Sat Nov 22, 2008 12:09 am, edited 1 time in total.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
