Hakmarun - Orcus'un Dehşeti. (OYUN)

Farklı sistemler ve dünyalar üzerine hazırlanan aktif oyunlarımızın bulunduğu bölümdür.
Post Reply
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Hakmarun - Orcus'un Dehşeti. (OYUN)

Post by dwaxer »

.
Teple of Good: (İyilik Tapınağı)

Image

Gönüllü maceracılar birkaç günden beri İyilik Tapınağında misafir olarak kalmaktadır. Artık hepsi Hakmarun’un başındaki potansiyel tehlike hakkında bilgilendirilmiştir. Necrotox harabelerinde yuvalanmış tehlikeye karşı yapmaları gereken; bütün kıtaya yayılmış tılsımlı eşyalardan mümkün olduğunca çok ve çabuk bularak, sonunda İblis Prens Orcus ve hizmetkârları namevtlere karşı yapılacak savaşta iyiliğin gücüne avantaj kazandırmaktır.

Temple of Good başrahibesi Naome (level-30 half-elf/cleric)
Image
serüvencilere hitaben bir konuşma yapar: “Sizin için dua edeceğim! Zor bir göreviniz var. Necrotox’taki namevt ordusu gün gittikçe büyüyor. Zamana karşı bir yarış içindesiniz.” Boynundaki kolyeyi göstererek, “benim boynumdaki bu tılsımlı kolyeden hepinize birer tane verildi. Eğer sizi acilen çağırmak istersem bu kolyeyi tutup sizlere de öğrettiğimiz sihirli sözcüğü söyleyeceğim. Eğer böyle bir şey olursa anlayın ki tapınak tehlikede ve sizi yardıma çağırıyorum. Hepiniz ve ben, tapınağın ritüel odasına teleport oluruz. Ayrıca siz de buraya hızlı bir şekilde dönmek için aynı yöntemi kullanabilirsiniz!”

Ne yazık ki size verebilecek fazla bir şeyimiz yok, aksine sizlerin buraya çeşitli eşyaları getirmenizi bekleyeceğim. Ancak getirdiğiniz tılsımların gücünü kullanarak sizin yeteneklerinizi motive edeceğimi de unutmayın. Yine de size kendi imalatımız olan birkaç hediyem olacak,” diyen Naome, serüvencilerin her birine 1 healing potion ve level-1 olmak üzere 1’er Alchemist fire, frost, acid verir.

Image

“Umarım işinize yarar. Elimde doğrulukları pek de garanti olmayan birkaç ipucu var; belki nereden başlayacağınız hakkında size bir fikir verebilir:
1-Zander Kasabasında Tobias diye bir profesyonel define avcısı olduğundan bahsediliyor; elinde bazı define haritaları olabilirmiş.
2-Ormanda tılsımlı dev bir mantarın (Giant Mushroom) içinde yaşayan Alara isimli bayan eladrin büyücü, davamız için tılsımlı eşyalar verebilirmiş. Bunu bana elf ormanlarından geçerek gelen bir arkadaşımız söyledi.
Image

3-Cüce şehri Burakin’de oturan zırh dükkanı sahibi Tordek diye bir cücenin de elinde define haritaları olduğu rivayet ediliyor.
Image

4-Başkent Hadron’daki, adı Laila olan bir bayan büyücünün davamıza elinden gelen yardımı yapabileceği haberi geldi bize.”

“Dediğim gibi bu haberlerin doğruluğundan emin değilim ama siz zaten memleketi dolaştıkça araştırma yaparsınız. Lütfen gittiğiniz yerlerde Temple of Good adına yaraşır hareket edin, kötü davranışlarda bulunup bizi utandırmayın. İyi yolculuklar!” diyerek vedalaşır başrahibe Naome serüvencilerimizle.

Maceracılar; Astil (elf/ranger), Kharadan (dragonborn/warlord), Alain (human/ranger), Seyredi (elf/ranger) ve Nathreddas (eladrin/wizard) yola koyulmuşlardır.


*****
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Seyredi gülümseyerek diğerlerine döndü."Yine seyirler, yine seyirler, adım bu yüzden Seyredi benim, ya da adım Seyredi diye mi ben böyleyim?"

Sırıttı, sırtındaki ağırlık bile onun için özgürlüğünü kısıtlayıcı bir şeydi ama, çaresi yoktu, her zaman doğal ortamı gibi bir ortamda olamazdı (orman)

Bir yandan da durumun garipliğini düşünüyordu.Bir insan ile aynı gruptaydı, gerçi Seyredi de pek bir ELF özelliği taşımıyordu, o soylu değildi, kibar değildi, asil değildi, en azından kendisini öyle görmüyordu ama yine de, bir insan ile, aynı amaç uğruna savaşacaktı.Ã?nce insanlar ile ilgili önyargılarını yok etmeliydi, yoksa bu macera bitmezdi, eğer SOYLU bir ELF orada olsaydı, maceraya bile katılmazdı belki de.

"Evet, galiba yakın zamanda öleceğim, siz ölmezsiniz büyük ihtimalle, benim talihsizliğim daha Elf olduğum hâlde fakir doğarken başlamış.Ama umarım iyi bir amaç uğruna ölürüm."

Gülümsemesi biraz olsun solmuştu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

İlerlerken bir an duraksadı. Elini çenesine dayadı ve burnundan küçük bir duman bulutu çıkardı.

"Bence önce Burakindeki cüceden başlamalıyız. Cüceler... Gerçekten iyi bir şey arıyorsan önce onlara gitmelisin. Elinde, bizim aradığımız tılsımlardan en azından birinin haritası olsa bile bizim için iyidir. Cücelerin bu konuda pek yanılacağını sanmam." dedi ciddiyetle.

Gruptakileri teker teker süzmeye başladı. Bir çatışma sırasında onlara omzunu dayayabilir miydi? Güvenebilir miydi?.. Zorundaydı. Başrahibeyi kandırmaya çalıştıklarını pek sanmıyordu. En azından istemezlerdi.

"Evet beyler, düşünceleriniz?".
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

"Bir cüceye de mi gideceğim?Ne günlere kaldık?"

dedi aslında hiç cüce görmemiş, ve cücelerin de bir günahı olmadığına inanan Seyredi, fakat bir ELF olduğunu düşündüğü için böyle yapmak zorunda hissediyordu kendisini.

"Aslında bana kalırsa da önce cüceye gitmek en iyisi, yani, şey...en azından aradan cüceleri çıkaralım!Hem büyük savaşlara yüksek ganimetlerle gitmek en iyisi, benim gibi fakir bir Elf için en azından."

İçinden paragöz Elf diye düşünerek sırıttı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Quarion
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 737
Joined: Wed Aug 27, 2008 10:00 am
Location: Izmir

Post by Quarion »

Astil şaşkın şekilde etrafı seyrediyordu, kafası karışmıştı Astil'in, içinden"Neden?, Neden?Ben"diye homurdanıyordu.

Belkide alışmalıydı, görevi gruptakilerle iyice dost olmak değildi.Görevi diyarı kurtarmaktı ve bunun farkındaydı, ama yinede bir arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünüyordu, içinden konuşmaya devam ediyordu."Nasıl olsa alışırım, belki içlerinden benim gibisi de çıkar, çıkmasada belki huyumu değiştireceğim bir gün kim bilebilir"

Sırıttı, "Hep macera arardım, bu macera tam istediğim gibi bir şey, hem diyarımızı kurtarmaya çalışacağız hemde macera yaşıyacağız."

Sırıtmasını kesti ve konuşmasına devam etti.

"Bu arada adım Astil. Haklı olabilirsin cüceler iyidir fakat bize en yakın yerden başlamalıyız bana göre, oda Zander kasabası oluyor, ya sizin düşünceleriniz nelerdir?"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Sırıttı Seyredi:

"Macerayı aramamak gerek aslında, macera zaten insanı buluyormuş (burayı vurgulayarak), diyarımızı kurtaracağız, umarım ama bir şeyi unutma, unutman gereken tek bir şey var, o da canın, çünkü bu macerada galiba canını unutman lazım, yoksa başarısız oluruz."

Durakladı, Zander mantıklı görünüyordu, "Hazine" vardı sonuçta

"Zander güzel fikir, hem biraz ısınırız belki."

Macera arıyordu, oysa zaten kendisini bulacaktı macera.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"O zaman en uygunu rotamızı Burakin'e çevirmek. Tabii giderken yolumuzun üstündeki Zander Kasabasını atlamamalıyız. Ama cücelerden bir şey çıkacağını hissediyorum. Zander'deyken kalan rotamızı da belirleriz. Ya da daha uygun fikirler bulursak rotamızı değiştiririz."

"Bir define avcısı eğer insansa defineyi kaçıp giddeceğini düşünebilirim. Üstüne üstlük profesyonelse hem karşılığını alır hemde defineyi. Bu konuda gerçekten dikkatli olmalıyız."

Birden grubun tembihe ihtiyacı olmadığını farketti. Gruptakilerin pek savaş geçirdiğini düşünmüyordu. Ama bir şey farkediyordu sanki. Burada lider gibi davrandığını hissediyordu.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Kollarını arkaya kavuşturmuş öylece yürüyordu. Güzel bir gündü ne de olsa bir görevi olmasa bile yürüyüşe çıkmayı seçebileceği bir gün. Hem gidecek biyerleri olması kötü birşey değildi. Yalnız seyahat etmesi gerekmiyordu bu sefer.

"Doğru düzgün tanışamadık bile." diye söze başladı.
"Tipimden de çoğunuzun anlamış olacağı üzere bendeniz bir büyü kullanıcısıyım."

Grubu şöyle bir inceledikten sonra. "İyi anlaşacağımıza eminim" dedi Aslına bakılırsa birşeyden emin olduğu yoktu sadece öyle umuyordu. Yanlış yol arkadaşı seçimiyle yollar bir kabusa dönüşebilirdi. Ama hoş bir anı da olabilirdi. Ã?yle veya böyle yapmak zorundaydı. Üzerindeki sorumluluğu şimdilik hatırlamamayı tercih ediyordu.

"İsmim Nathreddas. Ne yazık ki herkes bu ismi kolaylıkla söyleyemiyebiliyor. Bazen beni kızdırmak için yaptıklarını düşünüyorum." diyerek gülümsedi.

"Bana kalırsaa başlamak için şu bahsedilen dev mantar çok hoş gözüküyor. Büyücü hanımın da bize verebileceği eşyalar kadar büyüleyici olduğuna da eminim."
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Quarion
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 737
Joined: Wed Aug 27, 2008 10:00 am
Location: Izmir

Post by Quarion »

Astil'in hoşuna giderdi dev mantar, nede olsa o orman Astil'in her zaman gitmek istediği yerlerden biriydi, çünkü artık Astil ormanlar konusunda okuduğu kitaplar ve sevdiğinden dolayı bir çok şey biliyordu.

Nathreddas'a döndü,"Dev mantar bana göre uygun, fakat dev mantara gidene kadar çok yol katletmemiz gerekiyor, unutmayalım ki burda zamana karşı da yarışıyoruz, ne kadar hızlı olursak o kadar iyidir, o yüzden daha önce dediğim gibi en yakın yerden başlamalıyız bana göre"

"Hey, sen"dedi işaret parmağıyla insanı göstererek,"Peki, sen nereye gitmek istiyorsun?"

Temiz hava hoşuna gitmişti, etrafı seyrediyordu, uçuşan kuşlar, ağaçlar, çok güzel kokuyordu sanki.

Sonra aklına savaş geldi, savaş kaçınılmazdı, bu güzel koku, kan kokusuna dönüşecekti, o yüzden bu havanın tadını çıkarmaya çalışıyordu.

Sırıttı,"Hava ne kadar güzel değilmi?"Sırıtmasını kesti,ciddi bir şekilde,"Ama yakında böyle olacağını zannetmiyorum, savaş yakın her yer kan içinde olacak, ama galip biz olacağız, görevimizi tamamlayacağız.O pisliklere günlerini göstereceğiz."
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
(Birden Nathreddas, Dwarf şehirleri Burakin ve Runedar hakkında bir şey hatırlar: Cüce, yani dwarf olmayanların dağların içindeki bu şehirlere girebilmek için "Cüce şehrine giriş belgesi"ne ihtiyacı vardır! Bu belgeyi şehirlerdeki Klan liderlerinden ve ancak kendilerine bu şehirlerden birinde oturan bir cüce kefil olursa alabilirler! Cüce ırkından kişilerin ise şehre girmek için belgeye ihtiyacı yoktur.)

.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

*Nathreddas*

Bir an düşünceli düşünceli çenesini kaşıdı.

"Ayrıca" dedi. "Yanlış hatırlamıyorsam Cüce şehirleri dışarıdan gelenler için o kadar da misafirperver mekanlar değil. Tabii kendiniz de bir cüce değilseniz. Ya da içeride kefil olabilecek bir dostunuz yoksa. Durduk yerde de kefil olabileceklerini sanmıyorum. Ne diyebiliriz ki."

Taklit yapar gibi hafif jest ve mimiklerle destekleyerek:
"Hey merhaba biz iyilik tapınağından geliyoruz içeride birinde haritalar varmış onları alıp büyülü eşyaları bulup dünyayı kurtarıcaz da..."

Gülümseyerek diğerlerine döndü."İşe yarayacağını sanmıyorum"

"Pekala" dedi. şimdi kendi isteklerimi de bir kenara bırakıp biraz gerçekçi olursam. Sanırım gidilecek en mantıklı yer şu yakındaki kasaba gibi görünüyor. Daha sonra oradan Hadron'a geçiveririz. Yolculuğa elimizde haritalarla devam etmek daha mantıklı görünüyor. Gideceğimiz yerlere yakın yerlere yakında birşeyler olabilir. Hadronda tekrar bir plan yaparız."

Elleriniiki yana açarak gruba döndü
"Eeee ne diyorsunuz. Bakın dev mantardan bile vazgeçtim şimdilik"
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
dwaxer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 6687
Joined: Mon May 21, 2007 10:00 am

Post by dwaxer »

.
"Nathreddas'ın uyarısı üzerine Kharadan da cüce şehirlerine girmek için izin belgesi gerektiğini hatırlamıştır!"

.
Quarion
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 737
Joined: Wed Aug 27, 2008 10:00 am
Location: Izmir

Post by Quarion »

Astil gruba döndü.

"Cüceler ile biz Elflerin arası pek iyi değildir, oradan kefil bulmamız zor gibi görünüyor.O yüzden bence cüce şehrini sona bırakmalıyız."

Etrafına bakındı ve devam etti."O halde rotamız zander kasabası"
sırıttı"Değil mi?"

Biraz sustuktan sonra aklına bir şey geldi.

"Cüce şehrine belki gidebiliriz, buralarda eğer bir cüce görüp ona biraz para verip vede TOG'dan geldiğimize ikna edersek bize kefil olabileciğini düşünüyorum"
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Seyredi sırıttı, kendisi bir Elf bile sayılmazdı, ama yine de cücelere göre baya uzun kulakları vardı.Ayrıca Astil'in dediğine göre dışarıdan cüce bulabilebileceklerini sanıyordu ama, içeri girseler bile, onlar için iyi olmazdı bu.

"En mantıklısı Zander"
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

"Dediğim gibi Zander kasabasında dinlenirken karar veririz. Cüce şehri başlangıç için iyi bir yerdi. Ama en kolay ve en kısa olanı seçmemiz doğru olur. Eğer yolculuk sırasında tanrılardan biri bize eşlik edecek dostane bir cüce bahşetmezse şehrin kapısından bile kovuluruz. Kefil olacak bir cüceyi bulmak gerçekten zor bir şey." dedi.

Yürürken sorma ihtiyacı duydu. Ã?ünkü insanlara pek güvenmiyordu."Bu Tobias hakkında bir şeyler bilen var mı? Eğer elimizde bu adam ile ilgili hiç bir şey yoksa, hanlarda onunla ilgili bir şeyler bilenler vardır. Define avcısı... Bir insan." dedi. Son sözünü homurdanarak bitirmişti.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Post Reply