Ölüm Labirenti

Baştan aşağı kendi özgün hikayelerinizi yazmak için…
Locked
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

"Biliyormusunuz ben medeniyeti özledim. Bana bir kasaba sıcak ve rahat bir yatak lazım"dedi Arkası diğerlerine dönüktü. Pek tabiki sıcak yatağının içinde tek başıa olacağını düşünmüyordu adam. "Belki şu korucu yavru belki şu prenses" diye geçirdi içinden. Nasıl olsa adam için bir kaç sişeden sonra pek birşey fark etmicekti.

Tam aklından bunlar geçerken aceleyle boynuna konan sineğe eliyle yapıştırdı. Sinek kaçmayı başarmıştı aa adamın boynu darbenin etkisiyle kızarmıştı.

"Aaaa !! yeter burada ne yapıyoruz biz. Erzağımız yok suyumuz bitiyor. Buradan biran önce çıkmalıyız."

Ardından arkasını dönerek ekledi.Suratında çarpık bir sırıtmayla "Mümkünse bir şehire gidelim kasabadan daha rahat ve komforludur."
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

Kiba kızı gömdükten sonra bir köşeye çekilip diğerlerini seyretmişti. Ayaklarının altındaki küçücük dünyayı yeni keşfeden devler küçük bir kızın ölümündeki trajediyi hayatlarında ilk defa fark ediyorlardı. Oysa Kiba Deniz Kestanesi'nde kendisinden bile daha küçük olan, yelken bezine sarılmış dört arkadaşını denizin soğuk sularına göndermişti....

Her gün gücü kendisini korumaya yetmeyen onlarca coçuk ölüyordu ve çoğu bu küçük kızın tattığından daha acılı bir ölümün ucunda bulabiliyordu huzuru...

Barbar kız için de durum farklı değildi. Wanga köle olduğu yıllar boyunca zayıf ve güçsüz olanların nasıl birer birer elendiğini, hayatlarını acı, kan küfür ve göz yaşıyla verdiklerini görmüştü. O bir sağ kalandı. Yaşama sıkı sıkı tutunan, goblinlerin zulmüyle dönen bir hapisanenin hayatta kalanıydı. Yaşamak için yapması gereken her şeyi yapmıştı ve insan hayatta kalmaya çalışırken yaptığı şeyler için çok az kuruntu yapardı. Yaşam yolunda her şey mübahtı.

Geçirdikleri kötü çocukluk yüzünden vicdanları kösele tutmuş iki küçük çocuk kızın mezarı başında oynanan oyuna baktılar.

En sonunda Kiba Wanga'ya dönüp aklından geçenleri söyledi...

"Görüyormusun Wanga... İnsan çok güçlendiği zaman ölümün sıradanlığını unutuyor."

Wanga arkadaşının elini tuttu ve yeşil gözlerinde ilk defa Kiba'nın söylediği sözlerin her harfine katılan bir bakış vardı.
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

Serferal, daylighta güleryüzle baktı. Ardından ayağa kalktı ve diğerlerine döndü:
"Biliyor musunuz? Adrian bir konuda haklı. Biraz medeniyete ihtiyacımız var heleki 60 küsur yıldır hiç bir şehre ayak basamanın verdiği de bir bir heyecan var içimde. Elf şehirleri olsa sorun yok derdim size. Sonuçta elflerin şehirleri de kendileri gibi uzun yıllar değişmeden kalır ama insan şehirleri her yıl göze değişik gelir. Bu bakımdan zaten hala geçerli olan bir durum var o da hiç bir insan şehrine girmeme olan yasağım. Büyücü konseyinin verdiği güçlü bir yasak! Ne olursa olsun bu yasağı geçmem demek hiçbirinizin yararına olmaz! Bu durumda iki seçeneğimiz var ya bize yakın olan Reven şehrine gideceğiz ve elflerden yardım isteyeceğiz ya da grup dağılacak ve isteyen istediği yere gidecek." diye konuştu.
şimdi herkesin fikrini bekliyordu.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Kral geri dönmüş ve Serferal'ın sözlerini duymuştu.Kiba ve Wanga kızın başında el ele tutuşuyorlar, Adrian ise hayallar kuruyorlardı.Daylight ise Serferal'ın hemen yanıbaşındaydı.

"Elf şehrine girmek en mantıklısı, orada size iyi şeyler temin edebiliriz, ayrıca Miaé daha çok yardımcı olur."

Gülümseyerek Prenses'e baktı.Aklına annesini getiriyordu.Özlemiştir Huor Algénia'yı, aslında Elessar'ı da özlemişti, Fuji San'ı da.

"Tabiî siz bilirsiniz."
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

"Elflerden yardım mı ?" Adrianın kafasında şimşekler çaktı. "Ne için ! Buraya neden geldik? Biri bana hatırlatsın. Hem o nazik şeyler ne zamandan beri kıçlarını kaldırıp tehlikeye giriyor bana söyler misiniz?"

Huorun lafına atlayacağını sezdi ve ekledi "Sen farklısın Huor. Evet biliyorum..." bunu söylerken suratında gayet ciddi bir ifade vardı.

Adam kılıcından destek alarak ayağa kalktı. şimdi herkesin yüzünü görüyordu.

"Ve içimizde ne yaptığınıı bilen bir tek büyücü vardı. O kaçıkta bizi burada bırakıp gitti." Ellerini iki yana açarak devam etti.

"Gerçekçi olalım daha nerde olduğumuzu bile bilmiyoruz." Güneş adamın tam arkasından ışıklarını gönderiyordu ve adam olanca cüssesiyle güneşi kaplıyordu. Yanından çıkan ışınlar ise adamı etkileyi kılmak için yeterliydi.
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Daylight'in gözleri kısa bir an için uzak anılara dakmıştı. Elf şehrine yolculuğa giden değerli dostu Dellanor'da orada olmalıydı. İçinde nedenini bilmediği küçük bir heyecan bakışlarını yanısıdı, ama bu çok kısa sürmüştü.

"Eğer elflere gidersek muhtemelen bize yardımları dokunacaktır kötülük karşısında. Ã?yle değilmi?"

şüpheleri olmasına rağmen güvenmek zorundaydı...

Serferal'a bakarak yeniden sordu.

"Bize yardım edeceklermidir efendim?"
Image
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"Reven'deki elflerin kralı Gulthar benim yakım dostumdur ama eşi içi nbunu diyemeyeceğim. Arferel'in kız kardeşi Arafel ile biz evlenmiştik ama Arferel eski geleneklere bağlı biri olduğu için bu evliliği hiç onaylamamıştı. Bizim sonra bir kızımı olmuştu, Safiel'in ablası Theresa. İşte bir yarı-elf bir çocuğun yaşamasını Olevia'ya yapılmış bir günah olduğunu düşündüğü için Theresa'yı öldürmüştü. Ben de eşim o sırada Safiel'e hamile olduğu için Reven'den götürmüştüm. Ona gerçeği de söylememiştik. Ama Misat'a dönünce bağlı olduğum tarikat benim insan şehirlerine girmemi yasakladı ve eşimi de yanımda götürmeme izin vermediler. Sonra Hikker'e bağlı tarikat ileri gidip Esten'den bir kara büyü yapması için yardım istediler. Sonunda çok büyük bir işe kalkıştılar ve Arafel ile Safiel'in tüm elf kanı silindi.
İşte bu yüzden Arferel ile aramızdaki sorunlar Reven'de bize engel olabilir ama şunu da bilinki Miae de burada olduğu için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Gulthar oldukça misafirperver bir kraldır. Hem Miae'yi geri getirdiğimize de sevinecektir. Kızı Algenia öldüğündne beri torunu Miae'ye oldukça korumacı bir tavır sergiliyor da." diye uzun uzun anlattı Serferal.
"O zaman sanırsam Reven yolları gözüktü bize. Hem sakın ola ki birinizin ağzından bir daha oğlum Safiel hakkında kötü bir söz duymayayım." diye de uyardı. Tabi ki son uyarıyı yaparken bakışları Adrian'daydı.
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Miaé düşüncelerinden kurtulup konuya dönünce cevap verdi.

"Kimlere değer verdiğimizi misavirperverliğimizle anlatırız. Ve bundan olumsuz yönde etkilenlerde olabilir tabii ki. Ama bilinki herkesin iyi bir dinlenmeye ihtiyacı var en azından şimdilik birbirimizin arkasını kollamalıyız. İstemesekte." dedi barbara bakarak."

"Bu arada bir dostumu bekliyorum. Ondan sonra hemen yola çıkabiliriz." dedi gülümseyerek.
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
CLiCKs
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1392
Joined: Mon Dec 03, 2007 10:00 am
Location: Bursa
Contact:

Post by CLiCKs »

Yukarıdan bir meltem Miaé'ye doğru esti. Gelmişti. Hissetti.

"Çok beklekmedim ya prensesim?

"Hayır Larfell. Hayır." dedi gülümseyerek. Ã?ünkü artık buraya doğru alçalan griffon'u görebiliyordu. O çocukken o da çocuktu. şimdi ise genç ve sapasağlam bir griffondu.

Larfell indiği anda boynuna sarılarak gözyaşlarını döktü. Sevinç gözyaşlarıydı. Ya da mutluluk. Artık nasıl adlandırılırsa...

Aklına guba tanıtmak geldi birden. Dost dediğinde gruptakiler bunu beklemiyordu. şaşırmışlardı. Büyük pençeli ayaklarıyla şaha kalkarak herkesi selamladı.Kartal kafalı aslan gövdeli ve kuyruklu bir hayvandı griffon Efsanevi bir hayvan. Kafası bembeyaz. Gövdesi de açık kahverengiydi. Tüylerinin üstündeki tek prüz kafasındaki eski bir yarıktaydı. İzi çok belli edici bir şekilde kalmıştı. Nasıl olduğunu Miaé bile bilmiyordu.

"İşte benim en yakın dostum. Larfell."...
Ben gelecek için hiç endişe duymadım.O yeterince hızlı geliyor zaten.
Albert Einstein
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

"Pfff !.. elfler...Hepiniz gıcıksınız değil mi ?"

Adam ökyüzünden inen yaratığa baktı daha önce bir kaç kez daha görmüştü.

"Evet! evet ok duygusal!" elindeki kılıcını koltuğunun altına alarak alkışladı. Ardından ekledi.

"Uzun zaman olmuş galiba elf prensesi."

Adam bir iç daha çekti.

"Pff !!.. Sanki etrafta yeterince hayvan yokmuş gibi." diye geçirdi aklından kuşa ve yeni gelen at gibi şeyi süzdü. En azından aç kalmayacaktı. Aklına gelen düşünceler tekrardan neşesinin yerine gelmesine sebeb olmuştu.
Last edited by Starfell on Sat Aug 09, 2008 5:58 am, edited 1 time in total.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

Kerrae artık dayanamıyordu: adam apaçık hakaret ediyordu! Her şeye hem de!

Sert adımlarla ayağa kalkıp adamın önünde dikildi. Ne kadar dik dursa da, adamın koca cüssesinin yanında amaçladığı 'korkutucu' görünüşü elde edemiyordu. "Haddini aştın, çingene... Elflere ve kutsal yaratıklara ne hakla hakaret ediyorsun? Kafanı kıramam belki, ama kırabiliriz, onu belirteyim. Artık bu saçmalığa bir son ver! Asillere ve asil canlılara hakaret edemezsin!" dedi.

Aslında bir griffona nasıl selam vereceğini bilseydi, adama daha az kızmış olacaktı. Hayatında iki kere griffon görmüştü; ama ikisine de selam vermek zorunda kalmamıştı. Bunu prensese sormaya da çekiniyordu. Neden selam vermediğini sorarlarsa "sinirinden unutmuş" olacaktı.
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

"Harika şimdide bir şövalye... Ã?yle mi ? Bence yaralarınıza dikkat etmelisiniz Madam."
Adam şövalyenin önünde hoş bir reverans yapmıştı.

"Umarım ayağa kalkmadan önce tanrınızdan izin almışsınızdır madam aksi taktirde..."

adam kılıcının kabzasını iki elinin arasında sivri kısmı yere bakacak şekilde tutup.kafasını afif öne eydi ve dua eder gibi yaptı.

"Yüce Olivia sizi fırçalayabilir." Adam şövalyenin çok kızdığını görebiliryordu ama zaten bunu bilerek yapıyordu. Bu adamı eğlendiriyordu. Kafasını kaldırdı ve ekledi.

"Saldırmadan önce iki kez düşünün kutsal şşşşşöööö...." Bunu bilerek yapmıştı adam. "Evet her neyse yaralarınız ciddi." Sırıtma ihmal etmemişti.
Lydronk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 882
Joined: Fri Feb 10, 2006 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Lydronk »

"Eskisi kadar ciddi değiller..." diye hırladı Kerrae. Ettiği dualar savaşta olmayınca çok daha işe yarıyor gibi görünüyordu. Küçümseyerek güldü: "Saldırmak Olevia'nın yolu değil... İnsanların yaptılarını sınırlamak da tam olarak değil. Ama kimi zaman, bazı pis, aklı kalçalardan, alkolden ve kabadayılıktan başka bir şeye çalışmayan domuzlar Olevia'yı bile kızdırıyor. Onun bir hizmetkarı olarak, üzerimde düşeni yapmak zorundayım..."

Kısa bir süre yere bakıp kafasını geri kaldırdı. Bu sefer yüzünde anlayışlı bir gülümseme vardı: "Ayağa kalkmak için izin almadım; ama ayağa kalktığım için şükrettim, emin olabilirsin..."
Starfell
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 693
Joined: Thu Apr 17, 2008 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Starfell »

"Amannn !!... Boş versene" elini havada selladı adam. "Sen nası istersen öyle olsun. Hem belki banada bir ara şükretmeyi öğretebilirsin."Adam göz kırptı ve huorun yanına doğru gitti.

Bunu söylerken aklında bir tanrıya yaranaktan daha başka şeyler vardı.

Adam eğilip silahlarını kuşandı. "şükretme faslımız bittiyse hadi gidelim!.." diye seslendi.
catboy
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 3268
Joined: Fri Jan 19, 2007 10:00 am
Location: Izmir
Contact:

Post by catboy »

"Madem arkadaşınızın sırtınıza binebilirseniz önceden gelişimizi Revendeki krala da iletmiş olursunuz. Bu işleri biraz olsun kolaylaştırırdı, elf prensesi." dedi Serferal.
Miae Larfel'in sırtına bindi: "Gelişinizi bekliyeceğim." dedi ve havalandı Larfell.
Serferal gruba baktı: "Hadi o zaman yola çıkma zamanı geldi."
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests