Kardeşlik (Oyun)
Wulfgar sinirliydi ama yanlış bir hareketle hepsinin canını tehlikeye atmak istemiyordu.
"Ben önden ilerliyeyim. Eğer bu çukur açan zombiler saldırırlarsa tek tek avlamaya çalışırız, eğer saldırmazlarsa kuleye girip Nemhir'le görüşelim. Kitabı verip vermeyeceğimizi o zaman düşünürüz."
Kurt dişlerini gösterecek şekilde sırıttı, ağır gürzünü şıngırdatarak yere bıraktı.
"Ufaklık sen bu arada köyüne dönebilecek misin? Eğer dönemem dersen şu kuytuda bekle işimiz fazla uzun sürmez."
Yakındaki zombiye doğru yürümeye başladı, gizlenmeye çalışmıyordu, eli silahında dikkatlice ilerledi.
"Ben önden ilerliyeyim. Eğer bu çukur açan zombiler saldırırlarsa tek tek avlamaya çalışırız, eğer saldırmazlarsa kuleye girip Nemhir'le görüşelim. Kitabı verip vermeyeceğimizi o zaman düşünürüz."
Kurt dişlerini gösterecek şekilde sırıttı, ağır gürzünü şıngırdatarak yere bıraktı.
"Ufaklık sen bu arada köyüne dönebilecek misin? Eğer dönemem dersen şu kuytuda bekle işimiz fazla uzun sürmez."
Yakındaki zombiye doğru yürümeye başladı, gizlenmeye çalışmıyordu, eli silahında dikkatlice ilerledi.
Oliver “Köye geri dönebilirim ama burada gizlenip size bakıcam. Hem en son geçen hafta bizim köyden iki abi gelmişti belki onları bulursunuz, bekliyim daha iyi.”
Kragash “Eğer gerekirse Tempus’un yardımıyla onları uzaklaştırabilirim.” dedi ve baltasını çekti.
Wulfgar temkinli bir şekilde zombiye doğru yaklaştı. Yanına kadar gelmesine rağmen zombi onunla ilgilenmedi. Tek gözlü, etleri sıyrılmış, çürümüş yaratık eline geçirdiği kazma ile yeri kazıyordu.
Wulfgar diğerlerine işaret etti, dikkatli ve tedirgin bir biçimde ilerlediler. Kuleye doğru yaklaşırken çalışan zombilere baktılar. Zombiler onlarla hiç ilgilenmeyerek çalışmalarına devam ediyorlardı. Yaratıklar sinir bozucu bir şekilde sessizce ve mütemadiyen çalışıyorlardı. Çalışmalarını hiçbir şey engelliyemiyordu, elleriyle toprağı kazmaya çalışan bir tanesi sert bir kayaya denk geldi ve durmaksızın tırmalayan ellerinin tırnakları iç gıcıklayıcı bir ses çıkararak ters dönüp kırıldı. Yaratık buna aldırmadan çalışmasına devam etti.
Kulenin girişine doğru yaklaşınca kapının önünde dört adet yerde bir şeylerle uğraşan zombi fark ettiler. Yere çömelmiş duran bu zombilerden biri yirmi metre kadar yaklaştıklarında ayağa kalktı. Ağzından sarkan kocaman bir içorgan parçası vardı, yüzünde ve gözdesindeki kanlar kurumuş, donuk gözleriyle gelenlere baktı.
Büyük giriş kapısı kapalıydı. Kapının üzerinde büyük bir sembol vardı. Damla içinde bir “N” harfi.
Kragash “Eğer gerekirse Tempus’un yardımıyla onları uzaklaştırabilirim.” dedi ve baltasını çekti.
Wulfgar temkinli bir şekilde zombiye doğru yaklaştı. Yanına kadar gelmesine rağmen zombi onunla ilgilenmedi. Tek gözlü, etleri sıyrılmış, çürümüş yaratık eline geçirdiği kazma ile yeri kazıyordu.
Wulfgar diğerlerine işaret etti, dikkatli ve tedirgin bir biçimde ilerlediler. Kuleye doğru yaklaşırken çalışan zombilere baktılar. Zombiler onlarla hiç ilgilenmeyerek çalışmalarına devam ediyorlardı. Yaratıklar sinir bozucu bir şekilde sessizce ve mütemadiyen çalışıyorlardı. Çalışmalarını hiçbir şey engelliyemiyordu, elleriyle toprağı kazmaya çalışan bir tanesi sert bir kayaya denk geldi ve durmaksızın tırmalayan ellerinin tırnakları iç gıcıklayıcı bir ses çıkararak ters dönüp kırıldı. Yaratık buna aldırmadan çalışmasına devam etti.
Kulenin girişine doğru yaklaşınca kapının önünde dört adet yerde bir şeylerle uğraşan zombi fark ettiler. Yere çömelmiş duran bu zombilerden biri yirmi metre kadar yaklaştıklarında ayağa kalktı. Ağzından sarkan kocaman bir içorgan parçası vardı, yüzünde ve gözdesindeki kanlar kurumuş, donuk gözleriyle gelenlere baktı.
Büyük giriş kapısı kapalıydı. Kapının üzerinde büyük bir sembol vardı. Damla içinde bir “N” harfi.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Yenendithas, wulfgar'ın saldırdığını gördü. Cüppesini kavrayıp, hızlıca ilerledi.
- Wulfgar.
Elleri havada, Darthu ve Wulfgar'ın arkasında kaldı.
- şu kapının üzerindeki, Harfe bak. O'nu bulduk.
Nefes nefese,
- Kragash, şu an savaş hakkındaki anlayışını yerinde buldum.
Elminster'in asasını kavradı. Gözleri bir sağa bir sola gidiyordu. Aklında, bu işe kullanabileceği tek büyüsü vardı.
- İşe yaramaz, çok fazlalar.
Ama, dur bir saniye. Belki, kendi üzerine yaptığı bir büyüyü bu sefer başkasının üzerine yapabilirdi.
- şu kapı oraya gitmeye çalışabilir miyiz? Yoksa çembere alıncaz! Wulfgar sana büyü yapıcam, hazır ol.
Asayı tutan sağ eli, hareket etmezken, sol eli hızlıca havada işaretler çizmekteydi.
- Absarak
Wulfgar'a dokundu.(mage armor)
- Saldır, dokunamazlar.
- Wulfgar.
Elleri havada, Darthu ve Wulfgar'ın arkasında kaldı.
- şu kapının üzerindeki, Harfe bak. O'nu bulduk.
Nefes nefese,
- Kragash, şu an savaş hakkındaki anlayışını yerinde buldum.
Elminster'in asasını kavradı. Gözleri bir sağa bir sola gidiyordu. Aklında, bu işe kullanabileceği tek büyüsü vardı.
- İşe yaramaz, çok fazlalar.
Ama, dur bir saniye. Belki, kendi üzerine yaptığı bir büyüyü bu sefer başkasının üzerine yapabilirdi.
- şu kapı oraya gitmeye çalışabilir miyiz? Yoksa çembere alıncaz! Wulfgar sana büyü yapıcam, hazır ol.
Asayı tutan sağ eli, hareket etmezken, sol eli hızlıca havada işaretler çizmekteydi.
- Absarak
Wulfgar'a dokundu.(mage armor)
- Saldır, dokunamazlar.
Huor korkuyla eline hemen sazını aldı.Hafif tırsarak coşturucu bir şeyler çalmaya başladı.[INSPIRE COURAGE +2]
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Huor’un herkesin kanını kaynatan müziği etrafı sardı.
Yenendithas, Wulfgar’a dokunarak büyüsünü tamamladı. Etrafına hızlıca bir göz gezdirdi diğer zombiler hala çalışmaktaydı.
Wulfgar ayağa kalkan zombiye doğru gürzünü savurdu. Çok iyi isabet ettirmesine rağmen zombide oluşan hasar beklediğinden azdı.
Saldırı başarılı Hasar: 14+2-5=11
Zombiler yavaş hareket etmelerine rağmen Wulfgar’ın etrafını sarmışlardı. Kragash göğsündeki Tempus sembolünü tuttu. Gözlerini kapayıp kısık bir şeyler söyledi. Birden etrafından kutsal bir ışık yayıldı. Wulfgar’ın etrafındaki dört zombi adeta ipleri kesilmiş kuklalar gibi yere yığıldılar.
Wulfgar silahını kemerine taktı ve büyük kapıyı iterek açtı. Kapı adeta inleyerek açıldı, geniş bir giriş alanı vardı. İki taraftan çıkılabilen bir merdiven üst taraftan tek kapıda birleşiyordu. Holun sağında ve solunda büyük heykeller mevcuttu.garip şekillerde poz vermişti bu heykeller, kimi acı çekiyormuş gibi dururken kimi hayali bir ağırlığı kaldırıyor, kimide bir yeri işaret ediyormuş gibi poz veriyordu. Aşağıya mahzene inildiği belli olan bir kapı açıktı.
Yukarıya büyücünün olduğunu tahmin ettikleri yere yönelmişken aşağıdan bir çığlık duydular.
“-Onu asla bulamayacaksın, ASLA!” cümlenin sonu hastalıklı bir kahkahaya bağlandı.
Yenendithas, Wulfgar’a dokunarak büyüsünü tamamladı. Etrafına hızlıca bir göz gezdirdi diğer zombiler hala çalışmaktaydı.
Wulfgar ayağa kalkan zombiye doğru gürzünü savurdu. Çok iyi isabet ettirmesine rağmen zombide oluşan hasar beklediğinden azdı.
Saldırı başarılı Hasar: 14+2-5=11
Zombiler yavaş hareket etmelerine rağmen Wulfgar’ın etrafını sarmışlardı. Kragash göğsündeki Tempus sembolünü tuttu. Gözlerini kapayıp kısık bir şeyler söyledi. Birden etrafından kutsal bir ışık yayıldı. Wulfgar’ın etrafındaki dört zombi adeta ipleri kesilmiş kuklalar gibi yere yığıldılar.
Wulfgar silahını kemerine taktı ve büyük kapıyı iterek açtı. Kapı adeta inleyerek açıldı, geniş bir giriş alanı vardı. İki taraftan çıkılabilen bir merdiven üst taraftan tek kapıda birleşiyordu. Holun sağında ve solunda büyük heykeller mevcuttu.garip şekillerde poz vermişti bu heykeller, kimi acı çekiyormuş gibi dururken kimi hayali bir ağırlığı kaldırıyor, kimide bir yeri işaret ediyormuş gibi poz veriyordu. Aşağıya mahzene inildiği belli olan bir kapı açıktı.
Yukarıya büyücünün olduğunu tahmin ettikleri yere yönelmişken aşağıdan bir çığlık duydular.
“-Onu asla bulamayacaksın, ASLA!” cümlenin sonu hastalıklı bir kahkahaya bağlandı.
Huor aşağıya inip inmemekte kararsızdı.Diğerleri ne yaparsa onu yapmaya karar verdi.İndikten sonra ne olacağı belli değildi.Fakat inmemelerinin hiçbir anlamı yoktu.Sonra mahzene doğru ağır adımlarla yürümeye başladı.Çok yavaş ve korkarak yürüyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Tedirginlik Wulfgar'a da bulaşmıştı. Kamburunu iyice çıkarmış elleri neredeyse yere değecek şekilde öne doğru eğilmişti. Kısık sesle adeta hırladı.
"Huor yavaş! Ã?nden ben gideyim."
Tekrar silahını çekti.
"Ã?ncelikle aşağıdan gelen bağırtıyı araştıralım."
Elinden geldiğince sessiz ilerledi, aşağı mahzene doğru ilerledi.
"Huor yavaş! Ã?nden ben gideyim."
Tekrar silahını çekti.
"Ã?ncelikle aşağıdan gelen bağırtıyı araştıralım."
Elinden geldiğince sessiz ilerledi, aşağı mahzene doğru ilerledi.
Wulfgar önde olmak üzere aşağı inen merdivenlere doğru ilerlediler. Burası belli ki bir şarap mahzeniydi. Ã?ürümüş et kokusunun kesif kokusu, yıllanmış şarapların nahoş kokusunu bastırıyordu. Mahzenin dibindeki meşalenin aydınlattığı bir karaltı gördüler, dışarıda gördüklerinden çok daha büyük dev bir zombi kan gölünün ortasına oturmuş parçaladığı bir cesedi yemekteydi.
-
Mark
- Kullanıcı

- Posts: 2004
- Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
- Location: Midkemia, portal/istanbul
- Contact:
Elminster'in, açıkladığı gibi asanın içindeki güce zihninin bir parçasıyla dokundu. Görmüştü, iki farklı muazzam güçlü ve karmaşık etken, büyüsünü onlarla birleştirebilme yolu sunuyordu, yenendithas'a.
Büyüsünü, birçok parşomenin de yazıldığı, drakonic dilinde mırıldanarak. Gerekli mistik hareketleri yaptı.
Yenendithas, huor ve darthu'nun arasından, asasını ileri uzattı.
Büyüsüne, asada bekleyen iki muazzam gücü de ekleyecek şekilde, zihnine bağladı.
*Empower and Maximize spell-- Magic missile
Büyüsünü, birçok parşomenin de yazıldığı, drakonic dilinde mırıldanarak. Gerekli mistik hareketleri yaptı.
Yenendithas, huor ve darthu'nun arasından, asasını ileri uzattı.
Büyüsüne, asada bekleyen iki muazzam gücü de ekleyecek şekilde, zihnine bağladı.
*Empower and Maximize spell-- Magic missile
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
