Ölüme Öıkan Hayat (Hikaye)
Huor konuşmanın başından beri hiç katılmamıştı konuşmaya, ne çok konuşuyordu bunlar böyle, tam kafadenki adamlardı bunlar.Gerçi gnoma o kadar da adam demek gelmiyordu içinden, kurdu görünce bile yaklaşmaktan korkmuştu.Gerçi Glimbell ne yapsın, boyundan büyük kurt.
İblisler...İblisler mi gelecekmiş diyarlarına.*Peh!* dedi içinden Huor.
Sonra Truan'a döndü.*Kurtadamlar, muhtemel bir ihtimal olsa bile hiç zannetmiyorum.Hem korkma, burada Kerdox var, hepsinin canına okur* dedi göz kırparak.Aslında Truan'ın şüphelerinin çıkma ihtimali hiç yok da değildi.Hem hiçbir tehlikeyi küçümsemek olmazdı.Huor sadece kendi korktuğu şeyleri küçümserdi.Bu sayede hiçbir şeyden korkmazdı.Ama başkalarının düşmanları tehlikeli olabilirdi.
Sonra Lug'a bakarak,
*Kardeş ne yapmaya geldin, nerelere geldin.Söyle biraz, biz de bilelim.*
dedi.Ardından ayağa kalktı oturduğu yerden, uçurumun en sol noktasına geldi.Aşağıya biraz baktı, iblisler...İçine bir kurt düşmüştü.Küçümsenecek bir şey de değildi ki!
Ardından solundaki harika nehri farketti, ve matarasının boş olduğunu.
*Beyler, yeni istikametimizi söylüyorum, şu nehir.İsterseniz bu geceyi burada geçirelim.Ardından şu nehri takip edelim.Sanırım hepimizin amacı aynı,
Lugtarias, bildiğim kadarıyla sen kurdun peşinden geliyorsun, ve amacın uğrunda gitmen gereken yer henüz belli değil.Ã?yleyse bizimle gelmen en iyisi olacaktır.
Kerdox ve Glimbell, sanırım batıya gittiğinize göre, hiç sorun olmayacak, nehir batımızda kalıyor.
Truan, sen ise, yolculuk için çıktın sanırım, öyleyse en uygun yer, ve kıtlık da çekmeyeceğimiz için şu nehir olacaktır.Bu akşamı burada geçirdikten sonra şu nehri takip etmek, hepimize uyar sanırım.Hem çoğu arkadaşımızın tehlikeleri nedeniyle, (aklında Truan'ın kurtadamlarından çok, Kerdox'un iblisleri vardı.) birlikte gitmemiz en mantıklısı.Ã?yleyse kampı kuralım, bu akşam ben nöbetçi olurum.*
Sonra ikinci atının yanına gidip kılıcını aldı.Aslında neyini almak isterdi fakat, kimseyi rahatsız etmek istemiyordu.Sonra yere oturdu ve kılıcına bakmaya başladı.
İblisler...İblisler mi gelecekmiş diyarlarına.*Peh!* dedi içinden Huor.
Sonra Truan'a döndü.*Kurtadamlar, muhtemel bir ihtimal olsa bile hiç zannetmiyorum.Hem korkma, burada Kerdox var, hepsinin canına okur* dedi göz kırparak.Aslında Truan'ın şüphelerinin çıkma ihtimali hiç yok da değildi.Hem hiçbir tehlikeyi küçümsemek olmazdı.Huor sadece kendi korktuğu şeyleri küçümserdi.Bu sayede hiçbir şeyden korkmazdı.Ama başkalarının düşmanları tehlikeli olabilirdi.
Sonra Lug'a bakarak,
*Kardeş ne yapmaya geldin, nerelere geldin.Söyle biraz, biz de bilelim.*
dedi.Ardından ayağa kalktı oturduğu yerden, uçurumun en sol noktasına geldi.Aşağıya biraz baktı, iblisler...İçine bir kurt düşmüştü.Küçümsenecek bir şey de değildi ki!
Ardından solundaki harika nehri farketti, ve matarasının boş olduğunu.
*Beyler, yeni istikametimizi söylüyorum, şu nehir.İsterseniz bu geceyi burada geçirelim.Ardından şu nehri takip edelim.Sanırım hepimizin amacı aynı,
Lugtarias, bildiğim kadarıyla sen kurdun peşinden geliyorsun, ve amacın uğrunda gitmen gereken yer henüz belli değil.Ã?yleyse bizimle gelmen en iyisi olacaktır.
Kerdox ve Glimbell, sanırım batıya gittiğinize göre, hiç sorun olmayacak, nehir batımızda kalıyor.
Truan, sen ise, yolculuk için çıktın sanırım, öyleyse en uygun yer, ve kıtlık da çekmeyeceğimiz için şu nehir olacaktır.Bu akşamı burada geçirdikten sonra şu nehri takip etmek, hepimize uyar sanırım.Hem çoğu arkadaşımızın tehlikeleri nedeniyle, (aklında Truan'ın kurtadamlarından çok, Kerdox'un iblisleri vardı.) birlikte gitmemiz en mantıklısı.Ã?yleyse kampı kuralım, bu akşam ben nöbetçi olurum.*
Sonra ikinci atının yanına gidip kılıcını aldı.Aslında neyini almak isterdi fakat, kimseyi rahatsız etmek istemiyordu.Sonra yere oturdu ve kılıcına bakmaya başladı.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Lugtarias, yeni tanıştığı dostlar arasında en çok Huor'u sevmişti. Müzikten anlıyordu. Ezgisi kuvvetliydi. Aynı zamanda güvenilebilecek, sağlam bir dosta benziyordu. Gerçi güvenilebilirlik açısından bir sorunu yok gibi hissediyordu. Yeni dostlarının hepsinin iyi yürekli kişiler oldukları her halleinden belliydi. Ama Huor bir parça daha öndeydi şuan. Belkide neyi yüzünden diye tebessüm etti...
Kamp kurulup herkes uykuya dalmış ibi göründüğü zaman, kalkıp nöbet tutmakta olan Huor'un yanına gitti. Ã?nce sordu: Sana neyin nesi olduğumu nerden gelip nereye gittiğimi açıklayacağım dostum. Lakin önce bunları şimdilik kimseyle paylaşmayacağına söz vermelisin.
Huor anlayışlı bir ses tonuyla tabiki Lug dedi, göz kırparak. Lug içten bir tebessümle karşılık verdi. Ve en ince ayrıntısına kadar başladı hikayesini anlatmaya...
Kamp kurulup herkes uykuya dalmış ibi göründüğü zaman, kalkıp nöbet tutmakta olan Huor'un yanına gitti. Ã?nce sordu: Sana neyin nesi olduğumu nerden gelip nereye gittiğimi açıklayacağım dostum. Lakin önce bunları şimdilik kimseyle paylaşmayacağına söz vermelisin.
Huor anlayışlı bir ses tonuyla tabiki Lug dedi, göz kırparak. Lug içten bir tebessümle karşılık verdi. Ve en ince ayrıntısına kadar başladı hikayesini anlatmaya...
"Evet, mantıklı olur. Nehir bizim için yeterince yarar sağlar. Belki karşımıza bir iblis çıkar ha?" dedi Truan Kerdox'tan kapmış olduğu bulaşıcı hastalık niteliğindeki neşesiyle. Hiç bu kadar neşelenmemişti.Yolda karşısına çıkan bir cüce bunu yapabiliyordu onca yaşadıklarına rağmen... "Bu arada benim dinlenmem lazım nehir kenarına gittiğimizde kabus görürsem uyandırırsınız. Size her gece yük olmak istemem ama... İşte benimde sorunum bu." dedi ve bir kayanın üzerine oturdu.
Donaef uyumuyordu fakat yatar haldeydi.Geceleri pek fazla uyuyamazdı zaten.Gökyüzünü seyretti.Raegek e baktı ve onun dinlenmekte oldugunu gördü.İleride 2 kisi konusuyordu fakat ne konustuklarını ögrenmek icin zahmete girmedi.Cebinden bir tütün cıkardı ve sardı.Gece göküyüzü tütün dumanıyla güzellesmisti gözüne.
Yarın ne olacak diye düsündü.
Yarın ne olacak diye düsündü.
Truan o taşın üzerinde sızmıştı. Ve ne yazık ki kabus görüyordu. Hep beraber nehir yoluna inerlerken karşılarına bir iblis çıkmıştı. Arada kurt adama arada da bir iblise benziyordu onun gözünde. Bir anda herkes kaybolmuştu. Truan tek başına duruyordu iblisle beraber. Sonra gözlerinin içinde tekrar babasının öldürülüşünü gördü. "Hayır!!Baba.Sana bir şey olmasına asla izin vermem!" diyerek bağırıyordu.Sonra yaratık birden annesine dönüştü. Truan dehşete kağılmıştı. "Anne?Sen misin?Beni bırakmayacağını biliyordum anne. Babamın ardından beni bırakmayacağını biliyordum anne" dedi.Bir kaç saniye sonra annesi tekrar iblise dönüştü. Truan tanrısı Pelor'a dua etmeye başlamıştı. Ama tanrısı onu bu boyutta duyamazdı. Ve iblis bir taneyken bir düzine sonra da yüzlerce oluvermişti. Hepsi Truan'ın üstüne atılıyordu. Truan'dan acı bir inleme sesi geldi ve "HAYIRRR!!..."
Donaef tütününden son bir fırt cekti ve toprakla söndürdü.Kendi halinde oturmustu gecenin karanlıgında.O sırada gruba yeni katılan birinin uykusunda dönmelerini ve huzursuzlugunu görmüstü.Biraz daha baktı adama.O sırada adam "hayırrr!" diye haykırdı.Donaef sasırmıstı.Yavasca kalktı ve adamın yanına gitti.Kötü bir rüya gördün sanırım dedi ve matarasını uzatarak biraz su ikram etti."Uyumamak istersen sohbet edebiliriz" dedi."Ben Donaef" dedi ve ekledi "Orada yatanda benim en yakın dostum Raegek" dedi "ama sanırım onu zaten tanıyorsunuz " diyerek adama matarayı uzattı.
-
Alenthas
- Forum Yöneticisi
- Posts: 2670
- Joined: Thu Oct 04, 2007 10:00 am
- Location: Innsmouth
- Contact:
şafak vakti uyanmıştı, gökyüzü daha aydınlanmamıştı fakat güneşin getirdiği o ışıkla daha şimdiden masmavi olmuştu. Gerinerek ayağa kalktı ve zırhını giyindi. Yatmadan önce kendisine bir çadır kurmuştu, çünkü açık havada yatmaktan hiç hoşlanmazdı.
"Bir cüce her zaman erken kalkar," diye böbürlenerak çadırından çıktı. Neredeyse herkesin uyanık olduğunu gören Kerdox hayretle feryat etti "Moradin'in kutsal sakalları adına! Bir cüceden erken kalkan insanlar görüyorum. Ve de uzunkulaklar!"
Truan'ın terlemiş suratına kederli bir şekilde baktı. Yanına yaklaşıp elini omzuna koydu. Kafasını yukarı aşağıya anladığını belli edecek şekilde yavaşça salladı. Ardından Huor ve Lugtarias'a doğru yürürken bağırıp
"Oğlan yine rüyasında kurtadam görmüş!" dedi ve ardından kahkahayı bastı.
"Bir cüce her zaman erken kalkar," diye böbürlenerak çadırından çıktı. Neredeyse herkesin uyanık olduğunu gören Kerdox hayretle feryat etti "Moradin'in kutsal sakalları adına! Bir cüceden erken kalkan insanlar görüyorum. Ve de uzunkulaklar!"
Truan'ın terlemiş suratına kederli bir şekilde baktı. Yanına yaklaşıp elini omzuna koydu. Kafasını yukarı aşağıya anladığını belli edecek şekilde yavaşça salladı. Ardından Huor ve Lugtarias'a doğru yürürken bağırıp
"Oğlan yine rüyasında kurtadam görmüş!" dedi ve ardından kahkahayı bastı.
"Nasıl kurtulacağım bu illetten. Hastalık gibi. Her gece, her gece! Bu resmen bir lanet." dedi üzgünce en çok annesini o şekilde görmesi babasınında ölümünü tekrar görmesi onu içten sarsmıştı. "Bunu yok edebilecek bir büyü bulmalıyım. Tanrıma dualarımın yeterli olduğunda şüpheliyim. Pelor. Güneş tanrısı. şifa kaynağı. Bana yetersiz kalıyor. Bunun şifayla da bir ilgisi yok aslında. Her neyse..."
"Kusuruma bakma Donaef her kalktığımda kendi kendime delice konuşurum. Raegek..." dedi düşünürcesine. "Bu kurta bağlı olduğun o kadar belli ki. Çok güzel bir hayvan. İyi bakmışsın. Senin en azından her zaman yoldaşın olabilecek bir hayvanın daha doğrusu bir ailen var. Ben kaybettim. Ailemin farkına varana kadar ölmüş oldukları gerçeğini değiştirmeye o kadar çalıştım ki..." bu sözü söyledikten sonra çıldırmış bir biçimde kahkahalar atmaya başladı. Kerdox bile bu haline gülemedi. Ã?ünkü bir şeyi komik bulduğu için gülmüyordu. İstemsizdi. Sinirinden gülüyordu. Sesi vadide yankılanmaya başlamıştı...
"Kusuruma bakma Donaef her kalktığımda kendi kendime delice konuşurum. Raegek..." dedi düşünürcesine. "Bu kurta bağlı olduğun o kadar belli ki. Çok güzel bir hayvan. İyi bakmışsın. Senin en azından her zaman yoldaşın olabilecek bir hayvanın daha doğrusu bir ailen var. Ben kaybettim. Ailemin farkına varana kadar ölmüş oldukları gerçeğini değiştirmeye o kadar çalıştım ki..." bu sözü söyledikten sonra çıldırmış bir biçimde kahkahalar atmaya başladı. Kerdox bile bu haline gülemedi. Ã?ünkü bir şeyi komik bulduğu için gülmüyordu. İstemsizdi. Sinirinden gülüyordu. Sesi vadide yankılanmaya başlamıştı...
"aslına bakarsan ben Raegek e deil o bana baktı desem daha dogru olur" dedi Donaef."Bende ailemi kaybettim kücükken.Annem ve babam yangında kardesim ise bir eskiya saldırısı sonrasında öldü"dedi ve havaya baktı Donaef"o günden beri benim tek dostum Raegek"diyerek cebinden bir icki cıkardı.Bir yudum aldı ve "Bu ickiyi bir sehirden calmıstım kraliyet sarayındandı sanırım.Bu icki icin cok para verdiklerini duydum.Sanırım Cücelerin karısımıymıs" dedi ve ickiyi ortalarına koydu" Belki iyi gelebilir" dedi ve hafifce güldü.
"Bu aralar çok ihtiyacım var desem yeridir. İşbilir cücemizin kahkahaları bana da bulaştı. Ama benimkiler neşeden çok hüzün belirtiyor. Gerçekten neşeli gülüşüm sayılıdır." dedi alaylı bir tebessümle."Bu arada diğer yolarkadaşların nasıllar? Neyle uğraşırlar? öğrenebildiklerin varsa söylemeni isterim. Anladığım kadarıyla sen bir hırsızsın değilmi?" dedi Truan. Sonunda işleri biraz yoluna koymuştu. Mantığı geri gelmiş bilgi almaya çalışıyordu.
"Kimse hakkında pek bir fikrim yoq" dedi Donaef ve bir yudum daha icti içkiden."Sanırım burdaki herkez iyi insanlar.Herkez bir amac pesinde benim sadece amacım hayatımı sürdürmek ve artık buralarda yasayamayac durumdayım bir cok sehir ve kasaba benim pesimde.Buralar dar gelmeye basladı artık"dedi Donaef ve ekledi"Artık bu grupla beraberim ve herkez amacını ve görevini bitirene kadar bu grupla kalmaya niyetliyim" dedi Donaef.
"Benim hic bir amacım fakat amacı olanlarada elimden geldigince yardım etmeliyin"diyerek yerinde biraz kıpırdandı.
"Benim hic bir amacım fakat amacı olanlarada elimden geldigince yardım etmeliyin"diyerek yerinde biraz kıpırdandı.
Aslında gece kimse rahat uyuyamamıştı. Glimbell ufak bedeninden beklenmeyecek şekilde horlayarak herkesi rahatsız etmişti. Üstelik bu gnom hem nefes alırken, hem nefes verirken ses çıkarmayı başarabiliyordu. Sabahta uyanmakta oldukça zorlandı. Kerdox onu her uyandırmaya çalıştığında: "Beşdakkacıkdahauyuyyimnoolur." diyip uyumasına devam ederek aşağı yukarı bir saat daha uyudu.
Uyandığı zaman Donaef ve Truan'ın konuşmalarına kulak misafiri oldu.
"Bukadarçokyerdearıyorlarsasenipekiyibirhırsızdeğilsindemektir. Yanibaşarılıbirhırsızdemekistedim. Benkilitlerlevetuzaklarlauğraşmayıçokseverim. EğergerçekcüceiçkisiiçmekistiyorsanızKerdox'davardır. OnungibiSavaşdelileriiçebiliryalnızonu. Berbatbirşeydirtavsiyeetmem. Akşamyatmadançırtalanotukaynatayımsana. Kabusgörmeniengellemesedebirazdaharahatedebilirsin."
Uyandığı zaman Donaef ve Truan'ın konuşmalarına kulak misafiri oldu.
"Bukadarçokyerdearıyorlarsasenipekiyibirhırsızdeğilsindemektir. Yanibaşarılıbirhırsızdemekistedim. Benkilitlerlevetuzaklarlauğraşmayıçokseverim. EğergerçekcüceiçkisiiçmekistiyorsanızKerdox'davardır. OnungibiSavaşdelileriiçebiliryalnızonu. Berbatbirşeydirtavsiyeetmem. Akşamyatmadançırtalanotukaynatayımsana. Kabusgörmeniengellemesedebirazdaharahatedebilirsin."
Glimbell uyanır uyanmaz gürültüye başladı.Herkes uyandıktan sonra toplandı ve biraz uzakta muhabbet eden Huor ile Lugtarias'ın yanına gittiler.Muhabbete öylesinde dalmışlardı ki, geldiklerini farketmediler.Ya düşman gelseydi ne olurdu?
Ardından kente, Silverymoon'a gittiler.Ã?oğu kişi ceplerini boşalttı.Aslında grup kasabada fazlasıyla dikkat çekmişti ve bir fısıltı dolaşmaya başlamıştı ortalarda.Ardından bir adam atıldı ortaya.Donaef'i göstererek, *BEN BU HERİFİ TANIYORUM.LANET HERİF, BÃ?TÃ?N KASABAYI SOYDU.* diyerek ağza alınmayacak küfürler savurmaya başlamıştı.Bir anda 6 kişinin etrafına 20 kişi toplanmıştı.Ki hala herkes geliyordu oraya.Huor bakınarak, *şimdi hapı yuttuk beyler!* dedi.
20 kişi gruba dalarken kimse kendisini düşünmüyordu gruptan.Herkes yanındakini korumaya çalışıyordu.Zaten böyle olmasalar asla sağ çıkamazlardı.En sonunda toplam 25 kişi vardı orada.
NOT:HERKES BİR YAZISINDA SADECE 1 Kİşİ Ãƒ?LDÃ?RSÃ?N, FRP GİBİ, İSTERSENİZ YARALADIğINIZI YAZIN, AMA SAVAşI BİTİRİCİ VEYA KISITLAYICI HAMLELER YAPMAYIN.BENCİLLİK YOK
Ardından kente, Silverymoon'a gittiler.Ã?oğu kişi ceplerini boşalttı.Aslında grup kasabada fazlasıyla dikkat çekmişti ve bir fısıltı dolaşmaya başlamıştı ortalarda.Ardından bir adam atıldı ortaya.Donaef'i göstererek, *BEN BU HERİFİ TANIYORUM.LANET HERİF, BÃ?TÃ?N KASABAYI SOYDU.* diyerek ağza alınmayacak küfürler savurmaya başlamıştı.Bir anda 6 kişinin etrafına 20 kişi toplanmıştı.Ki hala herkes geliyordu oraya.Huor bakınarak, *şimdi hapı yuttuk beyler!* dedi.
20 kişi gruba dalarken kimse kendisini düşünmüyordu gruptan.Herkes yanındakini korumaya çalışıyordu.Zaten böyle olmasalar asla sağ çıkamazlardı.En sonunda toplam 25 kişi vardı orada.
NOT:HERKES BİR YAZISINDA SADECE 1 Kİşİ Ãƒ?LDÃ?RSÃ?N, FRP GİBİ, İSTERSENİZ YARALADIğINIZI YAZIN, AMA SAVAşI BİTİRİCİ VEYA KISITLAYICI HAMLELER YAPMAYIN.BENCİLLİK YOK
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Donaef kasabaya girmemek icin cok ugrassada pek fazla dile getiremedi.Durumu sadece Huor ve Truan biliyordu.Donaef kendisi yüzünden bütün grubu tehlikeye atamazdı.Böyle bir sey olacagını biliyordu.Neden girmisti ki bu lanet kasabaya.Arkadaslarına seslenerek "Benim sehire girmemem gerekirdi.Girmemek icin bir cok yol denedim ama dile getiremedim.Beni affedin dostlarım!" dedi ve kasaba halkına seslendi "Beni aradıgınız biliyorum.Bu grupta kimseye bir sey olmucak!.Sizin sorununuz benimle fakat eger burdan bir kisiye bile herhangi bir zarar gelirse o zaman sadece sizlerin esyalarınızı calmakla kalmam...Bütün kasabayı atese veririm." dedi ve köylüleri iyice sinirlendirdi.Elini büyük bir hızla ceketinin cebine soktu ve iki tane ufak bıcak cıkardı.Herhangi bir saldırıda ikisinide kullanmaya hazırdı.
Raegek'e dogru egildi ve ona ictenlikle baglanmaya calıstı.Sanırım basarmıstı.
"Raegek Gnom u koru dostum ona bir zarar gelmesin" dedi ve dün gece sohbet ettidgi Truan'ın yanına yavasca sızısarak "hazır mısın dostum" dedi ve saldırı pozisyonu aldı.
Raegek'e dogru egildi ve ona ictenlikle baglanmaya calıstı.Sanırım basarmıstı.
"Raegek Gnom u koru dostum ona bir zarar gelmesin" dedi ve dün gece sohbet ettidgi Truan'ın yanına yavasca sızısarak "hazır mısın dostum" dedi ve saldırı pozisyonu aldı.
"Tabi ki hazırım. Ailemi kaybedince şuan tek dostlarım olan sizleri ne pahasına olursa olsun koruyacağıma yemin ettim! Bundan vazgeçemem. Size de birşey gelirse başka bir ailem kalmaz tanışalı çok olmadı ama şuan dünyadaki bana en yakın kişiler sizlersiniz. Tabi şu lanet olası cüceyide korumam lazım. Onun çok korunmaya ihtiyacı yok gibi ama tanrımada dua etmemeyi elden bırakmayacağım." diyerek topuzuyla oda saldırı pozisyonuna geçti. "Ya şimdi başaracağım ya da bir daha hiç!" Truan'ın oradaki son rahat sözleri oldu.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest

