Patikalarda ayak izin,her yol evine ulaşsın
Beni bir yere götür ve sevimsizliğimi at yüzümden
Koca İstanbul başımdaki belanın ayağına dolansın
Belki bir uçaktasın,yada aylar sonraki rüyamdasın
Ancak kafiyelerimle oturduğun evden çıkıyorsun
Belki okuduğum kitabın bir sonraki sayfasındasın
Gecenin sonuna şafak diyorlar,işte o sen oluyorsun
Si bemolden,akşam meltemiyle kulağıma doluyorsun
Sahil kumuna bastığında tüm dalgaları okşuyorsun
Güncesi,biyografisi kırık dökük bir öğleden sonra evimde,
Her taraf gölgelerle kaplı yağmur da çiseliyor
Paranoya parfümü şişem kırıldı ,hiçbir şey yok elimde
Nedense güneş hayallerin kadar kolay doğmuyor…
Eğer on yedilik eski şarabımı bahçende bulursan güzel bayan
Sakın getirme bana ,at denize gitsin
Zaten ruhum gereksiz,ben değil miyim gözlerinde yaşayan
Bırakalım zaman makinesi beni öleceğim güne hapsetsin…..
Eskiden ne kötü anılarım vardı bu çardağın içinde,
şimdi yüreğim sadece bir imkansızın peşinde,
Pencerenin ışığı yanmazsa,kandil ısmarlarım cennetten
Eğer istersen bir masa ayırtırım ikimize İrem bahçesinden…
bu rape benzemiyo.....
