Evrim teorisi

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

Evet "Melekler ve şeytanlar" bir roman. Ancak kitabın başında, gerçekler başlığı altında antimadde olayı da geçiyor. Ayrıca Edmond, bu kitabı ben okudum ve sen de okumuşsun anladığım kadarıyla. Bence daha dikatli okumalıydın çünkü orada bilimin zaten Tanrı'nın varlığını daha iyi kanıtladığını, sadece bunun tek tanrılı dinlerin açıkladığı gibi olmadığı için dinle sürekli çatışma halinde olduğu da yazıyor. Yani eğer kitaptakileri kendine kazandırıyorsan, sadece işine gelenleri alma...

Ya da şöyle diyelim: Kitapta tanrının ya da tanrıların ya da herhangi bir kutsal varlığın gerçekliği kanıtlanmıyor, Big Bang kanıtlanıyor. Ama Big Bang'in kanıtlanması, ondan önce bir tanrının ya da yaratıcı her hangi bir gücün varlığını kanıtlamıyor bence. Kanıtlanması mümkün değil de denmemeli ama, herşey mümkündür. Dinin de bu konuda bilime büyük tepki vermesinin sebebi, dinsel kitaplarla Big Bang'in yeteri derecede uyuşmuyor olması. Zira, Big Bang Kuramı'nın, Salınımlı Evren denen bir başka biçimi ise, evrenin sırasıyla bir genişleyip bir büzüldüğünü ileri sürer. Eğer bu doğruysa, genişlemenin sınırlarına ulaşıldığında, büyüme duracak ve çekim her şeyi yeniden bir araya getirecektir. Gökadalar o denli sıkışacaktır ki, bir başka kozmik patlama bütün süreci yeniden başlatacaktır.

Ve bu böyle sonsuza kadar sürer gider... Ã?bür dünyaya göç etme iddiası da çürür eğer bu doğruysa(Salınımlı Evren)...

Ayrıca Einstein'ın Genel Görelilik Kuramı da gerçekten dikkatle incelemeye değer çünkü şu anda bir çoğumuzun aklının almadığı olayları daha anlaşılabilir kılıyor. E=mc kare( :D ) yi hepimiz tanıyoruz. Enerji, kütleyle ışık hızının karesinin çarpımına eşittir. Bu durumda ışık hızına ulaştığımızda zaman bizim için durmuş oluyor ve zaman bizim için durduğunda, zamanda yolculuk yapmış oluyoruz bir şekilde. Aynı zamanda bu, boyutlar arası geçiş oluyor çünkü Einstein'ın kuramına göre aynı zamanda zaman bir tek noktadan başlayarak dalgalar halinde yayılır, düz ilerlemez. Yani siz geçmişe dönüp babanızı öldürseniz, zamanınıza geri döndüğünüzde yine babanız var olacak çünkü o, farklı bir boyuttaki sizin babanız. O boyutta siz olmayacaksınız ama bulunduğunuz boyutta yaşamınıza devam edeceksiniz.

Umarım açıklayıcı olmuşumdur... :roll:

----------------------------

Ayrıca "Melekler ve şeytanlar" da dinin, yaratılışın kanıtlanmaya çalışılmasını günah olarak gördüğü yazıyor çünkü dine göre, kanıta gerek yok, sizin onu ruhunuzda hissedip inanmanız önemli ve kanıtlandıktan sonra bir şeye inanmanın zaten manası olmuyor. Tabii o kitaptaki dinin Hristiyanlık olduğunu da göz önüne alabilirsiniz tabii ki, ama arada pek fark göremiyorum. şu şekilde, birçok kişi onların kitapları değişti vs diyebilir ama İslamiyet'e inandığını söyleyen kaç kişi dini kitaplarındaki yazıları çarpıtmadan devam ettiriyor? Hayır, çarpıtılıyor ve kitapta yanlış bilgi bulamayacağız gibi gözükse de, bence önemli olan dinin kitabı değil, onu yaşatanlardır ve koyu Müslümanların katolik Hristiyanlardan farklı olduğunu düşünmüyorum.

Ve "Melekler ve şeytanlar"ı okuduysan, devamı gibi olan "Da Vinci şifresi"ni de oku çünkü orda, İsa'nın bekaretiyle ilgili yazıları da okuduktan sonra, bir de tanrısallığı, haça gerilmemesi, o gün göğe çıkması vs, bir de Kur'an-ı Kerim'i incele ve şu "göğe kalkma" olayıyla ilgili bir yakınlık göreceksin çarpıtılmış İncille Kuran arasında.

Neyse konuyu fazla saptırdım, özür dilerim...

------------------------

Bir şey daha: Firble'ın Gaara of the Sand kardeşe demek istediği doğru olabilir ama bu konuda bir şüphem var. Eğer kuyruğu 5-6 nesil kesilen farenin çocuğu yine kuyruklu doğuyor ve 4 kuşaktır kas yapan bir ailenin çocuğu kasa yatkın olmadan doğabiliyorsa, bu adaptasyonlar genlere işlememiş demektir. Daha doğrusu üreme hücrelerine işlemeyen mutasyonların yeni nesillere aktarılamaması demektir. Peki madem öyle, eskiden yerdeki otları yiyen zürefanın boynu, yerdeki otlar tükendiğinde gittikçe dallara uzanmakla nasıl nesilden nesile uzar? Eğer uzamıyorsa, biyolojik bir değişim yaşamamış demektir ve bazı araştırmacılara göre evrim, nesilden nesile aktarılan biyolojik değişimdir ve eğer biyolojik değişim yaşanmıyorsa, sadece şekil itibariyle değişim varsa, evrim yok mudur?

Mesela balinaların eskiden karada yaşadığı kanıtlanmış. O zaman ayakları olduğu da. Ama suda yaşamaya başladıktan sonra ayakları kaybolmasına rağmen, iç yapısı aynı kalmış. Yani sonuçta hala akciğerleriyle nefes alıyor. Yüzgeçleriyle nefes alana kadar onu evrim geçirmemiş mi sayacağız yoksa ayakları kayboldu ve dış görünüşü farklı, içindeki biyolojik yapısı bizi ilgilendirmez deyip evrim mi diyeceğiz? Bu durumda insanla maymunun atalarının ortak olması evrim değil gibi gözükebilir ama hayır eğer bu kanıtlanırsa, evrim de kanıtlanır çünkü maymunlarla insanların kromozom sayıları farklı, yani biyolojik değişim geçirmiş oluruz...

Ayrıca şu zürafa olayı da kafamı fazlasıyla karıştırıyor. şu kuyruğu kesilen fare denyiyle çelişiyor gibi görünüyor ama belki de deney hatalıdır? 5-6 nesil yetersizdir belki de, eğer 10 nesil olsaydı kuyruksuz doğacaktı? Eğer kuyruksuz doğmuyorsa, üreme hücresine geçiş yapamayan bir adaptasyon mu bu ve eğer öyleyse nasıl zürafaların boynu uzuyor?

Eğer zürafaların boynunun uzadığı kanıtlandıysa, bu fare deneyindeki sürenin az olduğunu söylerim ve 4 kuşaktır kas yapan ailenin 6 kuşak daha işlerine devam etmelerini. Ama tabii ki bu da tahmini bir süre belki de çok daha fazla zaman gerekiyor?

Olay şurda: Eğer evrim varsa, insan dahil her canlı evrim geçirmiştir ve geçirmeye devam ediyor, bir gün nesilleri tükenene kadar da devam edecek. Eğer evrim yoksa da insan dışındaki hayvanlar da dahil hiçbiri evrim geçirmemiş olacak. Bu, biraz da evrimi nasıl tanımladığımıza bağlı(üstte de yazdığım gibi). Sonuçta 4 kuşaktır kas yapan ailenin çocuğu, psikolojik olarak o alana yöneldiği için kaslıdır belki de?

Beni aydınlatırsanız sevinirim...

Necros ==> Mesajlarınız birleştirilmiştir.
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ã?ncelikle kardeş vucudumuzla ilgili tüm ayrıntıların bir kitaba kayıtlı olduğunu varsay. Bu kitap DNA dır. Bir takım monekuller bu kitaptaki bilgileri okur ve vucudu inşaa eder. ( Bu moneküller RNA geniş anlamda protein ve hormanlardır.)

Kitap vucuda farklı durumlarda vucudu nasıl değiştirmesi gerektiğini de yazar. Ã?rneğin der ki senin vucudun sahibi herif ola ki kas geliştirmeye merak salarsa vucudda şu değişiklikleri yap. Ya da olsa ki adamın aklına eser de dağlara doğru kendini bulmaya giderse vucudu soğuğa daha duyarlı hale getir. Ancak vucudun yapabileceği tüm değişiklikler kitapta yazıldığı kadardır.

Kolumuz bacağımız kesilse de, kas da çalışsak, kutba da çöle de gitsek, bilimadamı da olsak dalgıç da olsak vucudumuzun her hücresine ayrı ayrı dağılan bu kitabın yapısı neredeyse hep aynı kalır. Neredeyse aynı kalır, çünkü her hücre oluşurken kitabı yeniden yazar ve bu yazılış sırasında ufak tefek bazı hatalar yapar. Bu hatalar mutasyonlardır.

Yapılan hatalar kas, beyin mide kemik hücrelerimizde ise bunu hissetmeyiz bile. Ancak eğer hata üreme hücrelerimizde ise bu hatalar çocuğumuzun tüm hücrelerinin farklı bir kitap ( DNA ) rehberliğinde yaratılmasını sağlar. Böylece çocuğumuz bizden biraz daha farklı olur. Bilişsel kabiliyetleri biraz daha gelişmiştir. Biraz daha uzun boyludur. Soğuğa biraz daha dayanıklıdır. Veya bunun gibi yetenekleri vardır.

Bu biraz daha gelişmiş yeteneklerin bazıları onun yaşama şansını azaltır bazıları arttırır. Ã?rneğin uzun boylu olması kafasını tavana çarpmasına neden olabilir. Ancak soğuğa dayanıklı olması eğer kutup bölgesinde yaşıyorsanız ona biraz daha fazla yaşama şansı verebilir. Sonuç olarak on yüz ya da bin yılda fark edilmesi güç olsa da o bölgede yaşama şansını arttıran özellikler gelişir.

Bu gelişim kitabın her gün yeniden yazılması ile değil de ufak tefek kopyalama hatalarının yarattığı farklı insan ya da hayvanların arasından daha uyumlu olanların hayatta kalması ile olur.

Aslında her değişim evrimdir. Deri rengimizin değişimi, kuyruğumuzun kaybolması, derimizdeki kılların azalması.... O nedenle evrim belli bir değişim tamamlandığında bitmez, ya da başlamaz. Hep her an her saniye devam eder. O nedenle balinaların illa evrim geçirmiş sayılmaları için bir özellik topluluğunu kazanmış olmalarına gerek yoktur. Ayak parmakları yüzgeçli hale gelmiş olsaydı bile bu bile geçirilmiş bir evrimin sonucunda olacaktı.

Umarım bir parça anlatabilmişimdir. Genetik sonuçta çok rahat anlatılan bir bilim değil....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Darkgnome demiş aminoasitler üretilmiş diye.Evet bu gerçektende gerçek.Hetetrof görüşü deniyor bu görüşe ben bu görüşle evrimi bir bütün olarak görüyorum.Ã?ünkü bu görüşe göre

İlk atmosfer gazları olan amaonyak(NH3) metan (CH4) hidrojen(H2) ve su buharı (H2O) mor ötesi ışınların yüksek enejisi ile daha karmaşık yapılı bileşiklerioluşturacak kimyasal reaksiyona giriyorlardı.Bu reaksiyonlar sonucunda oluşan maddeler önce küçük su birikintilerinde çoğalıp, zamanla denizlerde ve okyanuslara taşınmışlar ve basit organik bileşikleri meydana getirmişlerdir.

Miller denilen şahsiyette bir deney düzeneği kurup düzeneğe dediğim elementleri koymuştur.Bu karışımı ısıtarak üzerine çok yüksek enerjili elektrik kıvılcımları vermiştir.7 gün süren deney sonunda kabında aminoasitler üre HCN(hidrojen-siyanür) asetik asit ve laktik asit gibi organik maddelerin oluştuğunu görmüştür.

Bundan sonra basit yapılı canlılar sonra kompleks sonrada evrim oluşmuştur.(kendi görüşüm)

Ama tabikide işin birde ilahi boyutu var bence biz maymundan evrimleşmiş olamayız.Maymunla benzerlik gösteren ancak düşünce sistemi bakımından daha farklı bir yaratıktan evrimleşmişizdir.Sonuçta milyarlarca yıldır insan gelişim gösterirken insan gözünden uzakta olan maymunlar neden hiçbir gelişim göstermemişler???
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Darkgnome »

Konunun başında demiştim, hatta pek çok kişi söyledi. Evrim insanın maymun değil primttan geldiğini söylemektedir. Primatlar insanları, maymunları, gorilleri, orangutanları, şempanzeleri ve bu çeşit memelileri içeren asıl türdür.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

İnsanlar gelişim gösterirken maymunların neden gelişim göstermediğini üç mesaj önce anlatmıştım. Özetlemek gerekirsek. Biz insanlar düzlük alanlarda yaşamaya mahkumduk...Kollarımız hiçbir işe yaramıyordu. Ayakta bile duramıyorduk. Koşmayı hatta hızlı yürümeyi hayal bile edemiyorduk. Elimizdeki tek avantaj tıpkı bugünkü maymunların olduğu gibi diğer canlılara göre bir parça daha iyi zekamız ve bunun verdiği alet kullanma ( sopa gibi aletler) yeteneği idi. Dolayısı ile elimizdeki tek yola başvurduk. Bu da her şeyi değiştirdi.

Maymunlarsa ormandaydı ormanda kolları gayet işe yarıyordu. Dolayısı ile zeka onlar için yaşamalarını sağlayacak kritik bir etken değildi. Böylece biz gelişirken onlar gelişemedi.

Yukarıdaki bir teori ancak bildiğim kadarıyla bu konudaki en güçlü görüş bu....
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Rhalazarn
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 148
Joined: Mon Feb 05, 2007 10:00 am
Location: Nordmar
Contact:

Post by Rhalazarn »

Teşekkürler Firble, anlamama büyük ölçüde yardımcı oldun, beni aydınlattın :D ... Ã?yleyse sen bunları da söyledikten sonra evrimle ilgili ufak şüphelerim de gitti.

Ayrıca Galathiniol, önceden de söylemiştim sadece ahlaka ters deyip geçmeyin eğer mantıklı bir sebebiniz varsa kabul etmemek için belirtirseniz sevinirim, eğer belirtmeyeceksiniz, buraya "evrim ahlaka ters" yazmanızda bir anlam göremiyorum. Sonuçta düşüncelerimizi paylaşıyoruz ve bunu sebepleriyle beraber söylersek daha doğru olur diye düşünüyorum. Yoksa aramızda insanın maymunlarla ortak köke dayanmasını ahlaka ters olarak gören kişilerin olduğunu bilmeyen birinin olduğunu sanmıyorum...
<div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Edmond wrote:Bir şey sormak istiyorum.Allah'ın insanları yoktan var ettiği hangi kaynakta geçiyor.

Ve bir şey daha.*Hiçbir şey yoktan var edilmemiştir, var olan bir şey ise yok olamaz.* bu İslam'ın da görüş açısıdır.şimdi Dan Brown'un *Melekler ve şeytanlar* kitabını okuduysan, orda gerekli bilgiyi göreceksin.Big Bang'a gelelim.Ã?ncesinde ne vardı?Ã?oğu kişinin bildiği gibi tek bir madde, peki bu madde kendi kendine neden patlasın.Peki o maddeden önce ne vardı?Sonsuz bir enerji.Bu enerji bir güç tarafından maddeye dönüştürülüyor, ve bu madde patlayarak evreni oluşturuyor.İşte bunu sağlayan güç Allah.Ã?ncelikle bunu belirtmek istiyorum.Sonrasına gelince, evet Allah kürekle dağlara volkan atmamış.Fakat o bunun yapılmasını sağlamış.Antimadde meselesi.En başta iki şey vardı.Madde, antimadde.Ve bunların karşılaşması ile Big Bang oluştu.İki tür de zıt kutuplara fırladı.Fakat bunları yaratan değil karşılaştıran güçtür Allah
Edmond yaptığın bu açıklamalar bu konu içinde tartışılması gereken her şeyi bir anda silip süpüren tarzda.Çok sıkı şekilde inanlardan sık duyduğum bir laf

''Eğer Allaha giden yolda bilimi karıştırısan,işin içine şeyta karışır,yeter ki kalbinin kapıları açık olsun''

Bu ne kadar güzel bir sıyrılma hareketidir.Hiç bir soruya bilimsel araştırmaya,tartışmaya,açıklamaya gerek kalmadan bir noktada sabit kalmak.

şunu ekleyeyim ki;kimsenin inancına bir göndermede bulunmuyorum.İsteyen inanır isteyen inanmaz,herkses saygım sonsuzdur,ama sorgusuz sualsiz bir yaşam yaşamak bence cehaletin en büyüğüdür
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Narq wrote:
Edmond wrote:Bir şey sormak istiyorum.Allah'ın insanları yoktan var ettiği hangi kaynakta geçiyor.

Ve bir şey daha.*Hiçbir şey yoktan var edilmemiştir, var olan bir şey ise yok olamaz.* bu İslam'ın da görüş açısıdır.şimdi Dan Brown'un *Melekler ve şeytanlar* kitabını okuduysan, orda gerekli bilgiyi göreceksin.Big Bang'a gelelim.Ã?ncesinde ne vardı?Ã?oğu kişinin bildiği gibi tek bir madde, peki bu madde kendi kendine neden patlasın.Peki o maddeden önce ne vardı?Sonsuz bir enerji.Bu enerji bir güç tarafından maddeye dönüştürülüyor, ve bu madde patlayarak evreni oluşturuyor.İşte bunu sağlayan güç Allah.Ã?ncelikle bunu belirtmek istiyorum.Sonrasına gelince, evet Allah kürekle dağlara volkan atmamış.Fakat o bunun yapılmasını sağlamış.Antimadde meselesi.En başta iki şey vardı.Madde, antimadde.Ve bunların karşılaşması ile Big Bang oluştu.İki tür de zıt kutuplara fırladı.Fakat bunları yaratan değil karşılaştıran güçtür Allah
''Eğer Allaha giden yolda bilimi karıştırısan,işin içine şeyta karışır,yeter ki kalbinin kapıları açık olsun''
Söz çok güzelmiş. :D :D :D Ancak benim kastettiğim şey o değil.Benim kastettiğim şey yanlış yoldan gidilmesidir.Ã?rneğin tutupta Allah'ı uzaya giderek aramak yerine onun yarattıklarına bakarak aramak benim kastettiğim.Yani bilim Allah'ı bulmak için uzaya çıkarsa ben öyle bilimi ne yapayım :D Ancak onun yarattıklarında ararsanız olur.İşin içine şeytan karışır lafına gelince, o mesele ile ilgili yani şeytandan bahsettiğimi hatırlamıyorum.Kalp kapısına gelince.Neden bilimi tersleyelim ki, sonuçta bilim eğer sadece doğruları söylerse ben inanıyorum ki iş yine başka bir kudrete çıkacaktır.Eninde sonunda kendi kendine olmadığı anlaşılacaktır
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Edmond wrote:
İşin içine şeytan karışır lafına gelince, o mesele ile ilgili yani şeytandan bahsettiğimi hatırlamıyorum.
Yok canım sen bahsettin demedim zaten :)

Bu benim çok sık duyduğum bir laftır ne zaman şöyle sağlam inananlarla tartışmaya girsem.Orda ''şeytan kelimesi ile aslında bilime taş atılıyor''.

Bilim,araştırma,geliştirme özellikle ve özellike SORU-CEVAP ''sorgulama da diyebiliriz'' sistemi sadece islam da değil hristiyanlık,yahudilik etc. gibi diğer inançlarda da kabul görmüyor.

Ã?ünkü her bilim en sonunda elle tutulabilir gözle görülebilir sonuçlara ulaştığından problem doğuyor...

Fakat şimdi siz soracaksınız ki ''bak dünyanın güneşe uzaklığına nasıl hesaplanmış 1 cm daha yakında olsaymış dünya yanarmış''Bu da ölçülebilir desekte bu verileri bir yaratıcıya bağlamak bilimin çalışma sistemine uymadığından sorgulama sistemiye gerekirse yerin dibine ya da uzayın derinliklerine gidecektir
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
Dreamscape
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 718
Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
Location: Kuzeyden Nordland'den...
Contact:

Post by Dreamscape »

Rhalazarn wrote:Ayrıca Galathiniol, önceden de söylemiştim sadece ahlaka ters deyip geçmeyin eğer mantıklı bir sebebiniz varsa kabul etmemek için belirtirseniz sevinirim, eğer belirtmeyeceksiniz, buraya "evrim ahlaka ters" yazmanızda bir anlam göremiyorum.
Ya ahlakla ilgisi yok sadece biz insanlar çok fazla ileri gitmişiz diyorum.Tüm canlılar arasında en fazla güce sahip olan canlı biziz.Her ne kadar bakterilerle virüslerle tam anlamıyla başa çıkamasakta.

Neyse fazla sorgulama gereği yok.Hekesin bir inancı var ve bu şekilde devam ediyor.Bizler primattık (hala öyleyiz) yeterince anladım.Zaten baştada demiştim evrime inanıyorum diye...Ama evrim olsa dahi insanlar diğer tüm canlılardan farklı.Bundada ilahi güçlerin etkisi var diye düşünüyorum.
<div>Kuzey'de yazın sonu gelmez...</div><br>
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Elimde olmadan belki de sinir bozucu bir şekilde müdahale etmek istiyorum. Arkadaşlar lütfen böyle cümlelere inanmayın. 1cm uzaklaşınca yanarmış bir santimetre uzaklaşınca donarmış. Lütfen özellikle lisedeki fizik ve kimya derslerini almış olanlar ( TMcilere lafım yok) Yahuuu bi düşünün 1cm güneşten gelen ısıyı en fazla ne kadar arttırabilir ki... Milyonda bir kadar değil. Bu kadar artıştan çok daha fazlası zaten güneşteki değişimlerle oluyor.

Ayrıca basit bir astronomi bilgisi zaten Dünyanın güneşe uzaklığının durmadan değiştiğini söyler hem de santimetre değil. Kilometrelerce... Bir santimetre uzaklık hiçbir şey....

Bilimde hassas dengeler olabilir. Hatta vardır da muhtemelen ancak Dünya nın güneşe uzaklığı bunlardan biri değil. Lütfen bunu dikkate alalım ve bu görüşür savunanlara karşı çıkalım....

He savunanlar bana 1 cm nin yaratacağı "o muazzam" ısı etkisini açıklayabilirse o zaman ben de o arkadaşı taktir ederim.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Firble wrote:Elimde olmadan belki de sinir bozucu bir şekilde müdahale etmek istiyorum. Arkadaşlar lütfen böyle cümlelere inanmayın. 1cm uzaklaşınca yanarmış bir santimetre uzaklaşınca donarmış. Lütfen özellikle lisedeki fizik ve kimya derslerini almış olanlar ( TMcilere lafım yok) Yahuuu bi düşünün 1cm güneşten gelen ısıyı en fazla ne kadar arttırabilir ki... Milyonda bir kadar değil. Bu kadar artıştan çok daha fazlası zaten güneşteki değişimlerle oluyor.

Ayrıca basit bir astronomi bilgisi zaten Dünyanın güneşe uzaklığının durmadan değiştiğini söyler hem de santimetre değil. Kilometrelerce... Bir santimetre uzaklık hiçbir şey....

Bilimde hassas dengeler olabilir. Hatta vardır da muhtemelen ancak Dünya nın güneşe uzaklığı bunlardan biri değil. Lütfen bunu dikkate alalım ve bu görüşür savunanlara karşı çıkalım....

He savunanlar bana 1 cm nin yaratacağı "o muazzam" ısı etkisini açıklayabilirse o zaman ben de o arkadaşı taktir ederim.
Firble o kadar yazdığım yazıdan bu hatayı çıkarıp,bana yalancı yakıştırması yapıp,bu görüşü benim savunduğumu yazıp..sonrada Bilimde hassas dengeler vardır diye bütün anlatmak istediğimin altını çizerek ne yapmaya çalışıyorsun.
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Ne yapmaya çalışıyorum. O kadar yazdığın yazının içinde bir defa özellikle o cümle dikkatimi çekti. Ã?ünkü bu pek çok kişiden duyduğum sık sık tekrarlanan ancak biraz düşününce ( çok ayrıntılı araşltırmalara gerek olmadan) yanlış olduğu anlaşılabildiğini düşündüğüm bir bilgi. Bu genel yanlış konusunda genel bir uyarı yazmayı amaçlıyordum. Başka bir amacım yoktu.

Neden yazdığın diğer cümlelere ilişkin bir şey belirtmedim? Ã?ünkü yazdıklarının kalanına önemli bir itirazım veya getireceğim ak yoktu.

Yazım uslubunda da tekrar okumama rağmen bir art niyet izlenimi veren bir ifade göremedim. Belki biraz önceki arkadaşlara da tepkiden dolayı yeterince yumuşak bir dil değil... Bunun için üzgünüm.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bogus
Site Yazarı
Site Yazarı
Posts: 864
Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Bogus »

Sanırım oradaki 1cm'den dünyanın güneşin yörüngesinden 1 cm sapması kastediliyor... Dünya güneş etrafındaki yörüngesinden güneşe doğru 1cm çıkarsa yörüngesinden sapar ve güneşe doğru çekilir. Bu esnada bir başka yörüngeye girme ihtimali de var, tamamen güneşe doğru çekilme ihtimali de...

Aynı mantıkla uzaklaşırsa bu sefer de boşluğa doğru fırlar gideriz...
<div><strong>Çığlıkta henüz umut vardır, çığlık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükenişin ifadesidir.</strong></div>
Gaara of the Sand
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 171
Joined: Fri Mar 23, 2007 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by Gaara of the Sand »

arkadaşım konu evrim teorisiydi yanlış görmediysem.Fakat 1 cmlik oynamalar oluyor gerçekten ve bu çok şeyi değiştiriyor o yılki iklim normlarını bile etkiliyor.üstelik bagzen bu oynamalar 1cm lede kalmıyor 1500 lü yıllarda kilometrelerce oynamaların oldugu tespitli.manyetik alanlarda ki deişimlerden bunun dünyanın ilk yıllarından beri sık tekrarladıgı bir olay oldugunu anlıyoruz.tabi bu yolda buldugumuz örneklerin yaşını tespit etmektede eskiden yaşamış fakat şimdi sadece çok benzerlerinin yada şimdikilerle hiçbir alakası olmayan canlıların kalıntıları yardımcı oluyor. en basit olarak tatile gittiginde eger insanlar tarafından deiştirilmemiş yakınlarında çevreyi etkileyecek insan yapısı bulunmayan bir bölgeden alıcagın çakıl örneklerinden.aynı kökenliolanların. yaş farkıyla oluşum şekil farklarından bile bunun gibi deiğşimlerin oynamaların etkilerini görebilirsin. evrimin ahlaki kısmına gelince evrim teorisi sana maymundun sen demiyorki bir zamanlar şimdi oldugundan daha farklıydın diyor. maymun da bu eskiden oldugun canlıyla birçok benzer özellik gösteriyor diyor.hatta bunu evrimde demiyor bulgular diyor. şimdi söyleyeceklerim hakkında birşey okumadım ama discovery de izledigim bir belgesele göre avrupada aynı yaşlarda birbirinden farklı şekillerde gelişmiş insansılar bulundugunu görmüştüm. yani lvl atlaya atlaya gitmemişler :) gelişim gösterirken bir ileri türle bir geri tür birbirlerine yakın cografyadalarmış.bu ileri geri olarak anlatım tarzımıda mazur görün şimdikiinsanıilerikabulederek konuştu o bölgeye ve o koşullara göre ozamanın insanı dagha ileriolabilir tabi.
<strong><em>Moedasu youna atsu tamaschi !</em></strong>
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest