Yeni Dünya ( RP EKRANI )

FRPWorld Diyarı ile ilgili aktif RP başlıklarının bulunduğu bölümdür.
Post Reply
Argay
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 191
Joined: Tue Feb 21, 2006 10:00 am
Contact:

Post by Argay »

"Fidan bakımından anlayan var mı?"
"var demek isterdim dostum"dedi Argay uzun süredir içmemişti elini uzattı.
"ben Argay,bu durumda bir fidanla ilgilendiğine göre yaşama değer veren birisin demektir.Elf olduğunu kör olsamda anlardımi" dedi bir an duraksadı"her neyse bir an önce fidanıda alıp büyücünün yakınına gidelim.o herif ne yapıyorsa yapsın bana hiç güven vermedi.onunla ilgili anlatılanları dinledim,duyduğuma göre en ufak iş için bile para alıyormuş.sence bu kadar insanı burda toplamasının arkasında ne var?...galiba fazla konuştum gene içmeyince çenem düşüyor mataralarımda da bir damla şarap kalmadı...her neyse" kendisi fark etmemişti ama konuşması boyunca eli havadaydı...
User avatar
C_Deschain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 291
Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
Location: ankara
Contact:

Post by C_Deschain »

Clesnyé,oturduğu yerde huzursuzca kıpırdandı.Buraya bir şeyler ümit ederek gelmişti ve hala bi beklenti içerisindeydi...Ama zamanın geldiğini hissediyordu.İçgüdüleri beklediği anın geldiğini ona haber veriyordu.
Bakışlarını sessizce oturduğu köşesinden toplanmış kalabalığa çevirdi.Herkes kendi alemindeydi.Herkesin bakışlarında bir korku bir endişe vardı...Kimsenin kesin bir bilgisi olduğunu sanmıyordu büyücünün yapacaklarıyla ilgili...
Ama zamanın geldiğini hissediyordu...
<div>Tári Nénharma....</div><br>
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Khedan büyü ile güçlendirdiği sesinin kalabalık üzerindeki etkilerine sadece birkaç saniye dikkat etmişti. Buna neden ihtiyaç duyduğunu kendisi de bilmiyordu ama yapmıştı. Belki de hep bir kahraman olmak istediği için, hep orduları savaşa süren komutanlara özendiği, onların savaştam önce yaptıkları o cesaretlendirici konuşmaları yapmanın nasıl bir duygu olduğunu merak ettiği için bunu yapmıştı ama onun konuşması ne kalkanlara vurulan kılıçlarla desteklenmiş ne de endişeli kalabalığı yüreklendirmeye yaramıştı. Onun yerine arada sırada çıkan itirazlar ve genelde de ilgisizlikle karşılanmıştı.

Koca kalabalık hızla yaklaşıyordu ve bir an Khedan kalabalığın belli bir mesafe uzakta durmayacağından korktu. Bir an büyücünün kaşları çatılıp iki kaşının burnuyla birleştiği yerlerde iki derin kırışıklık oluştu.

"şöminelere 5 metreden fazla yaklaşmayın sakın ! " dedi büyücünün azarlayan sesi kalabalığa, bu seste bir öğretmenin söz dinlemeyen öğrencilerini azarlarken kullanacağı bir üslup vardı. "Ve eğer aranızda büyücüler varsa ne olursa olsun büyü yapmasınlar " dedi son bir ilhamla. Bunu neden söylediğini bilmiyordu ama her halükarda büyü güvenilir değildi ve birzamanlar taptığı büyüyü kendisinden olabildiğince uzak tutmak istiyordu.

Shruiak elfe içini rahatlatan bir tehdit savurduktan sonra drow'u takip etmeye başladı. Bu esnada savaşçı ve elf aralarındaki sorunu halletmişler gibi görünüyordu ve kalabalığın bir kısmı da artık şatonun önlerine kadar varmış gibiydi. Birazcık geride kalmışlardı ama neyi kaçırabilirlerdi ki ?

Cody elf ile biraz konuştuktan sonra drow ile melezi aradı gözleri ve bulması da çok uzun sürmedi. 50 metre kadar ileride birileri ile konuşuyorlardı.

Susy ise aceleyle ilerliyordu. Drow ile bir kez konuşmuştu ama çok uzatmak istemiyordu, öncelikli amacı büyücünün yanına ulaşmaktı ve bu esnada da gurubu gittikçe büyüyordu. Gurubun bir kısmı artık tepeyi çıkmıştı ki büyücünün güçlendirilmiş sesini bir kez daha duydu Susy, kimseinin şöminelere yaklaşmalarını bile istemiyordu.

Bu esnadaysa demirci Joey'in üçüncü oğlu neden doğmamıştı onu hatırlamaya çalışıyordu, ya da olmuş muydu ? Peki gerçeklik neredeydi ?

Kathranis ise yanlız olmadığına seviniyordu. Gerçi o hiç yanlız kalmazdı, hiç olmazsa kurdu olurdu destekçisi ama bu kalabalık içerisinde birlikte hareket edeilecek birilerinin olması iyiydi.

Edmond var gücü ile büyücüye bağırmıştı büyücüye ama bu çok fazla şeyi değiştirmemişti. Büyücü bir süre hayal kırıklığı ile Edmond'un olduğu tarafa bakmış ama muhtemelen Edmond'u bulamamıştı.

Daha sonra büyücü yere çömeldi ve önünde duran kavanozlardan birine elini daldırdı. Eline bir avuç dolusu kırmızı renkte toprak alıp ayağa kalktı yaşlı büyücü. Hareketleri oldukça çevikti ve herkesten yukarıda olması nedeniyle yaptıkları rahatça görülebiliyordu ama sesi artık duyulamıyordu. Anlaşılan sesini yükselten büyüyü kullanmayı bırakmıştı.

Görücü ayağa kalktıktan sonra ilerlemeyi kesmiş kalabalığın yanından hızla akmasını izliyordu. En önde gitmenin hiç de mantıklı olmaıdğı izlenimine kapılmıştı bi an. O bekledi ve o bekledikçe de birsürü kişi yanından ona çarparak ya da çarpmayarak şatoya doğru hızla aktı. Bu esnada büyücü iki kez daha komuşmuştu.

Xyra büyücü ile konuştuktan sonra tekrar arkaya bakmış v e yeni yandaşlarını aramıştı. Anlaşıldığı kadarı ile onlar da onu arıyolardı. Hemencik savaşçı ile gözgöze gelmişti, bu esnada büyücünün güçlendirilmiş sesini bir kez daha duydu ve birşeylerin çok yakında olacağına emindi artık. Büyücü büyüsüne başlamış gibi görünüyordu.

Alegria yere düşerken de kalkarken de boynundaki ziynetteki değişiklikleri fark etmemişti, çevrede bunu fark eden tek kişi de çok önemsememişti. O daha çok biraz önce yaşadığı görüye anlam vermeye çalışıyordu. Bu ne demekti şimdi ? Neden böyle saçma birşey yaşamıştı ?

Kafasını kaldırdığındaysa büyücünün gür sesi onu herşeyden uyandırdı ve merakla büyücüyü izlemeye koyuldu. Kimsenin yanına yaklaşmasını ya da büyü yapmaısnı istemiyordu.

Alegria büyücüyü izledi, yaşlı adam, ya da hareketlerinden Alegria'nın yaşlı olduğunu tahmin ettiği adam yere eğilip birşeyler aldı yerden ve o şeyleri etrafına serpti. Alegria bunun ne olduğunu bilmiyordu ama büyücü bu hareketi yapmaya devam ediyordu. Eğilip birşeyler alıyor ve etrafına serpiyordu.

Ales hızla atının yanına gitmiş ve geri dönüşteyse ufak bir fidan buluvermişti. Talih işte buna denirdi, tam bu dünyadan kaçarken bu dünyanın nadir güzelliklerinden birini görmek.

Clesnyé büyücünün güçlendirilmiş sesinin verdiği talimatlarla kendine geldi ve beklenen zamanın çok yakın olduğunu anladı.

Khedan birinci kavanozdan kiremit tozunu almış ve kırmızı toz ile etrafında bir yarım daire çizmişti. Yere serptiği kiremit tozlarından sonra o kudretli çağırma sözlerini söylemeye başladı. İlk başlarda hiçbirşey olmuyordu ama Khedan büyünün işleyeceğine emindi, en azından biryere kadar işlememesi için hiçbir neden yoktu.

Daha sonra ikinci kavanozdan mermer tozunu aldı. Mermer tozu keskin ve ciğer yakıcı bir kıvamdaydı ve ellerinin acıdığını hissediyordu yaşlı büyücü ama bu tozu da hiç tereddüt etmeden yarım dairenin kaldığı yerden devam ederek yarım kalan daireyi tamamladı. Hala kadim lisanda konuşmaya devam ediyordu. Artık tepkisiz değildi çevresindekiler. Biraz önce yere serdiği kiremit tozları ve mermer tozları yavaş yavaş hareket etmeye ve büyücünün çevresinde birbirine girmiş iki halka oluşturmaya başladılar. İncecik tozların oluşturduğu halka adeta buhardan bir halka gibi görünüyordu ama yer yer güneş ışınlarının direk gelmesi ile kırmızı ve gri bir şekilde parlıyor ve büyücünün etrafında hızla dönüyorlardı.

Daha sonra büyücü 5 kavanozun içeriklerini etrafına yerleştirttiği 5 şöminenin oldukları taraflara ayrı ayrı koyarak ortalarına geçti. Ã?ıraklar gerekli işareti almışlardı ve hepsi bir ağızdan ilahiye benzer bir tonda büyü sözleri söylemeye başladılar. Tüm çıraklar aynı ilahiyi aynı vezinle söylüyorlardı ve kırmızı cüppeli büyücü de aynı vezinde ama sözleri farklı olan bir ilahi ya da büyü sözü ile onlara eşlik ediyordu.

Büyücü ve çıraklar ilahilerinin doruk noktalarına geldiklerinde artık kalabalığın bir kısmı şöminelerin yanına yaklaşmışlardı ama kimse birkaç metreden daha fazla yaklaşamıyordu. Büyücü kesin olarak bunu emretmişti. Tam bu esnada büyücünün çevresine döktüğü şeylerden mevi birer ışık demeti çıktı, bir çocuğun kolu kalınlığındaki ışık demetleri anında kendi yönlerindeki şömine ile birleştiler. Birkaç saniye büyücünün çevresini saran halkadan başlayıp şöminelere giden ışınlar öylece durağan kaldı. Artık büyüünün ve çırakların ilahileri sonlanmıştı.

Bu esnada görücü kadın bir kez daha başının ağırdığını hissetti. Çok büyük bir kötülük... hem de çok büyük....

Bu andan sonra bir anda şömineler alev almış, yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki kıpkızıl ateşle yanmış, şöminelere yakın olanları korkutmuşlardı.

Dışarıdan bakan kişiler adeta şömineler ile büyücü arasındaki havanın katılaşıp tepede kubbe gibi birleştiğini görebiliyordu.

Gökyüzü kıpkırmızı olmaya başlamıştı, büyücünün yukarısında birşeyler toplanıyordu, gökyüzünü sarıyorlardı.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Mark
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2004
Joined: Thu Aug 31, 2006 10:00 am
Location: Midkemia, portal/istanbul
Contact:

Post by Mark »

Piijek'in, Drowlara karşı temkinli olduğunu farketti. İçinden, biliyorum ama uzağımda kalmalarina izin veremezdim, dedi. Dişinin ve yanındaki,kendisini Shruiak olarak tanıtan adamın gerçekten iyi olmasini gönülden arzuluyordu. Yaşanan gerginliği farketti, Meydana doğru ilerleyen kalabalığın ilerlediği yerde,Kırmızı cüppeli büyücü işine başlamıştı.
Bu, Susy nin daha önce hiç görmediği bir büyüydü. Yükselen ışık tonlarına bakti, bildiği ve duyduğu büyüleri düşündü. Büyücünün el hareketlerini ve malzemeleri de, aklinda harmalıyordu. (Spellcraft check)
"Geri çekilin, Ben Büyücüyüm." İlerleyen halkın önüne geçmeye çalıştıi duymaları için bağırıyordu. "Geride durun" Asasini Havada sallıyordu. Endişelenmişti, büyü ağının şimdiki halinde, kendisi de büyü yapmanın çok riskli olduğunu biliyordu. Susy, endişe ile yükselen ateşlere bakti. Cehennem ateşleri gibiydi. Boyut açma büyüllerinde, böyle bir ateşin çıktığını bilmiyordu. Ters giden birşey var sa, bilmeliydi.
Dişlerini ısırdı, Halkı zaptetmeye girişti.
darkelven
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 229
Joined: Fri Dec 29, 2006 10:00 am
Location: khalkedon
Contact:

Post by darkelven »

Shruiak susy`nin grubunun arkasından yra ile birlikte geliyordu.
Büyücünün çıraklarıyla ilahiye benzer birşey söylediğini duyduğunda dikkatini o yöne çevirdi.
Zaten herke de onun gibi 5 şömineye bakıyorlardı.
Susy`nin endişelendiğini fark ettiğinde beş şömineden alevler çıkmaya başlamıştı aniden.Büyücünün alanına yakın duran herkes kaçışmaya başladığında Shruiak biraz geriledi ama gözünü kırpmadan ve yüz ifadesini değiştirmeden alevlere bakmaya devam etti.Susy`nin büyü yapıp yapmamakta tereddüt ettiğini gördü.Xyra`ya döndü:''Bu hiç iyi değil, bir kıyametten başka birine dalıcaz gibi gözüküyor.Eğer alevlerden oluşma bir boyut kapısından geçeceksek şu koruma büyülerinden birini kullanmanı öneririm tabi bu dengesiz dünyada ne kadar mümkünse.''
''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

drow atasözü
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Büyücünün büyüsüne başladığını farkeden Xyra herşeyi unutmuş, dikkatini sadece büyüye vermişti. Etrafındaki kalabalık yok olmuş ve sesler kesilmişti. Sadece büyücünün ve çıraklarının seslerini duyuyordu. Bu sırada şöminelerden alevler çıkmaya başlamış, buna hazırlıksız olan drow gerilemiş ve farkında olmadan elfin kolunu tutmuştu. Bu büyüyü bilmiyordu ama ters giden bir şeyler olduğunu anlamıştı.

Tekrar sesleri duymaya başladığında Susy’nin insanları zaptetmeye çalıştığını farketti ama başarılı olacağı konusunda hiç ümidi yoktu; çünkü insanlar bir kez kontrolden çıkınca düzelmeleri zor olurdu.

Bu sırada Shruiak ona büyü yapması konusunda ısrar etmeye başlamıştı. Bu isteğine cevap verme gereği bile duymamış ve sadece gözlerinin içine bakmakla yetinmişti. Zaten bir savaşçının büyünün dengelerini anlamasını beklemiyordu ve ona şu anda büyü yapmanın tehlikeli olduğunu anlatacak kadar uğraşmaya değmezdi. Eli hala elfin kolunda düşüncelere dalmış, olacakları bekliyordu.
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

Cody Gözlerini birden Drowdan ve Dİyer kişilerden alıp Yapılan büyüye ve Ã?ıkan Alev'e odaklamıştı herkez gibi Etrafta ki sesleri duyuyor ama Hiç biri ile ilgilenmiyordu Bİrden cıkan alev şaşırtmıştı Büyüden fazla anlamazdı ama Bu alev normal miydi, Ve En son bir Kapı çatığında içinden cıkan küçük yaratıklardan kaçmak zorunda kalmıştı Cody

Islıkla Atını çağırdı atı zaten arkasında idi. Kalabalığın arkasında Atına bindi burdan herkez daha rahat görünüyordu kalabalığın içinde kara bir şekilde parlıyan Drow da İlerideki 2 metrelik boyu ile paladinde Büyücünün yaptığı işdi.

Eli yayın gitti ama bu büyüklükteki yayı atın üstünde kulanamazdı.

At ile fazla uzakta olmıyan Drow'un yanına doğru ilerlemeye başladı bir yandan büyücüyü izliyordu...
Drow un arkasına geldiğinde drow un elfe sıkı sıkı tutuğunu gördü. Bu kareyi ölümsüzleştirecek bir şeye ihtiyaç vardı esasında nadir görülen bir olay gerçekleşiyordu.

Drowla Elfe in yanında durdu atla.

''Sizce bu alevler,bu kadar şaşa Normal mi ? ''

Cody hiçte huzurlu değil hiçte KEndini güvende hissetmiyordu
Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Lupus Nigra
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 236
Joined: Sat Dec 24, 2005 10:00 am
Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES
Contact:

Post by Lupus Nigra »

Elfler doğa ile bir bütündür. Onu hissederler. Ağaçar ve toprak acı çekerken elfler de acı çeker. Sadece üzerinde yaşadıkları için değil onun bir parçası oldukları için. Elfler doğanın bir parçasıdır.

Elfler aynı şşekilde büyünün de bir parçasıdır. Dünya temellerinden sallanırken ve büyünün ağları fırtınadaki okyanus gibi dalgalanırken mavi saçlı genç elf bunu hissetmiş, taa derinlerden dünyasının acı çektiğini duymuştu. Dünyası ölüyordu.

Ve şşimdi karşısında gizemli büyü sanatının şaheserlerinden biri sahnelenirken büyünün bir yaratığı olarak hissetmesi gereken şey ihtişam ve huşu olmalıydı... Evet öyle hissetmeliydi ama hissetmiyordu.

Onun yerine rahatsız eden bir karıncalanma vardı üzerinde. Sanki bir ey derisinin altından kaçmaya çalışıyor gibiydi. Bir karıncalanma ama hani büyü oklarını hedefine yolladığı zamanki gibi bir güç hissi değildi bu. Bu daha çok nefretle bakan birinin gözlerini üzerinize diktiğinde hissettiğiniz gibi bir karıncalanmaydı.

Birinin koluna girdiğini hissetti hayal meyal. Göz ucuyla baktığında bunun drow kızı olduğunu farketti. Belki heyecan belki korku belki de huşudan parmaklarını genç elfin koluna geçirmiş sıkıyordu. 'Sonuçta o da bir elf ve benim hissettiklerimi hissediyor olmalı' diye geçirdi içinden genç elf.

Doğrusu genç elfin de biraz desteğe ihtiyacı vardı çünkü içinde bir yerde bir terslik olduğunu, normal olmayan bir şeylerin döndüğünü hissediyordu. Ve bu onu korkutuyordu. Çok az varlığın anlayabileceği bir korku.

Gözlerini dikip önünde gerçekleşen büyünün bu ilginç göstersini izlerken yanında savaşçının sesini duydu.
''Sizce bu alevler,bu kadar şaşa Normal mi ? ''
"Hayır dostum..." başını biraz da histeri ile gözlerini alevlerden ayırmadan sağsola sallıyordu. " Kesinlikle normal değil."
Bir kişinin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
Joseph Stalin
Argay
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 191
Joined: Tue Feb 21, 2006 10:00 am
Contact:

Post by Argay »

Konuşmaya çalıştığı elf bir anda rahatsız olduğunu bakışlarından anlayan Argay sorunun kendisinde olduğunu sandı.Ama elf in kolunun tutan drow un gözlerinde gördüğü şeyin aynısı karşısındaki elf de ve çevresindeki herkeste vardı.

endişe...korkuyla karışık endişe.arkasına dönüp bakan Argay gökyüzünün kızıla döndüğünü gördü.

"tam içmelik manzara"derdi yıllar önce bir meyhanede tanışmış olduğu yaşlı adam bunu görseydi.

ama bunda bi gariplik vardı.büyüden anlamayan basit bir köyü bile bilirdi bunu.bu...garpti hatta kötüydü.merak uyandırıcı bir kötülük.

bakışlarını tekrar elf e ve ona tutunmuş drow a çevirdi.şimdide yanlarına at üstünde biri vardı.oda hangi mazaraya bakacağına şaşırmış gibiydi.bir tarafta ya hayatlarını kurtaracak yada sonlarını getirecek bir büyü diğer tarafta endişe ile bir elfin koluna tutunmuş bir drow.

"hey millet"diye seslendi Argay elf e ve çevresindekilere

"size garip gelebilir ama bence ilerlesek iyi olacak"

mantıklımı yoksa salakçamı konuştuğunu kendisi bile fark etmeyen Argay'ın hissettiği bilinmeyenin korkusu ve çekiciliğidi.
haldor_goraxe
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 275
Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
Location: İstanbul, sen??
Contact:

Post by haldor_goraxe »

Vay canına!! Tıpkı yaz ortası şenliklerinde olduğu gibi ışıl ışıl olmuştu etraf fakat bir gariplik vardı havada, bir gerginlik. Susy elinde asasıyla etrafa bağırıyordu. İnsanlar birbirini iteliyor ve geriliyorlardı. "Ne olacak ki!!! Hepimiz ölücez!!! Bırakın bağrınmayıda adam işini doğru düzgün yapsın. Bu kadar seste kavga bile edilmez bu adam sanatını ortaya koyarak sizin ödlek kıçlarınızı kurtarıyor." diye bağırdı...

Daha sonra Susy'ye dönüp :"Susy asanı dikkatli salla, kafamı sıyırdı deminki. Bu karmaşada bir de baş ağrısı istemiyorum..." dedi.

Daha sonra büyücüyü izlemeye koyuldu. Alevler gerçekten güzel gözüküyordu fakat bir o kadar da ürkütücü. Bir anda aklına geliverdi... Acaba şu anda annesi ne yapıyordu. Onu yıllardır aramış fakat bulamamıştı. şimdiyse bu felaket meselesi ortaya cıkmıştı. Acaba o da burada olabilir miydi? Ve acaba ne olacaktı bu dünyaya?..

"Eğer yukarıda birileri varsa sizden ilk defa bir şey istiyorum. Lütfen anneme yardım edin..." diye mırıldandı.

Gözleri dolmuş, boğazı gıcıklanmıştı. Kafasına gelen bir asa darbesinden son anda kaçmıştı. "Eee... Susy ben ciddiyim... şu asayı yere indirsen???"
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
Kathranis
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 65
Joined: Wed Jan 10, 2007 10:00 am
Contact:

Post by Kathranis »

Kathranis yükselen alevlere baktı tereddütle, ne olacağını bilmiyordu.Bir elini fark etmeden yayına attı, diğer eliyle kurdu Volan'nı postunu sıktı. "Ben de bilmiyorum Volan" dedi "neler olacak göreceğiz".
Geri çekilin, Ben Büyücüyüm." İlerleyen halkın önüne geçmeye çalıştıi duymaları için bağırıyordu. "Geride durun" Asasini Havada sallıyordu. Endişelenmişti, büyü ağının şimdiki halinde, kendisi de büyü yapmanın çok riskli olduğunu biliyordu. Susy, endişe ile yükselen ateşlere bakti. Cehennem ateşleri gibiydi. Boyut açma büyüllerinde, böyle bir ateşin çıktığını bilmiyordu. Ters giden birşey var sa, bilmeliydi.
Susy yi duyduktan sonra kalabalığın arasını açmaya çalıştı "Geri çekilin köylüler" diye bağırdı. kalabalık hareketlenirken bir yandan da Pijek i kaybetmemeye çalışıyordu.
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Edmond gülümserek kendini arayan Khedan'a baktı.Fakat bulamazdı ki!Ardından konuşmaya tekrar başladı Khedan.Ama bunlar fazla Edmond'u ilgilendirmiyordu.Ve de büyücü diğer büyücülere büyü yapmayın demişti.Edmond bunun neden olduğunu bilmiyordu ama ilgilenmiyordu da.Sonra herkes şatoya doğru ilerlemeye başladı.Edmond sakin adımlarla herkesin arkasından yavaşça ilerledi.Sonra Khedan büyüsünü yapmaya başladı.Ve o an.....

Edmond bir an sarsıldı.Ustasını getirdi gözüne.Yaşlı adam Edmond için canını bile verirdi.Edmond bayılcak gbi oldu bir an.Başı ağrımaya başlamıştı.Bir şeyler oluyordu ve bu şeyler iyi değildi.Ancak Edmond dik durmayı yine başardı fakat 2-3 saniye sonra gözleri kapandı ve yere düşmesiyle ayılması bir oldu.Ancak tekrar ayağa kalkmayı başardı.Sonra o ışık demetlerini görmesiyle ustası karşısına dikilmişti sanki.*Evlat* diye seslendi ustası ancak sonra tekrar kayboldu.Edmond *NELER OLUYOR, LANET OLSUN* diye bağırdı etrafına bakınarak.Korkmuştu.Aklına tekrar tekrar ustası geldi.Sürekli ustasının sözlerini düşünüyordu.Ancak hangisinin yararlı olup hangisinin olmayacağını bilemiyordu.Bir an sonra gözünün önüne ustasını getirdi.Yine gülümsüyordu, her zaman yaptığı gibi.

Edmond havanın kızıllaştığını hissetti.Bir an bu büyücüye olan güveni azaldı.Ardından tekrar güvenmeye başladı.Ne olacaktı ki!Ölecek miydi sanki.Eh kaçarken ölmektense böylesi daha iyiydi.Ardından etrafına bakındı.Atına baktı korkmuştu zavallı hayvan.Eh, kendisi korkmamışmıydı sanki?

Sonra tekrar büyücüye bakarak *lanet olsun* diye mırıldandı
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
Illyra
Forum Yöneticisi
Posts: 2113
Joined: Tue Jan 25, 2005 10:00 am
Location: Duskwood
Contact:

Post by Illyra »

Lienas kalabalığın arasına sıkışıp kalmıştı. insanlar tarafından itelenip sürükleniyordu. pelerinini sıkıca üstüne sardı. gözleri ağrıyordu kalabalık arasında tandığı herhangi birisini aramaktan. üstelik boyu kısa olduğu için ilerisini iyi seçemiyordu. önündeki bir adamı itekledi ve daha önce geçti bakmaya devam ediyordu. bu sıarada gözüne bir miğfer ilişti. sonunda tanıdığı birisini görebilmişti.
"heey Codyy" diye bağırdı sesini çıkarabildiği en yüksek noktaya çıkartarak tüm nefesiyle. "Beni bekleeyinn, kalabalıkta sıkışıp kaldım"
sonra yine önündeki birisini itekleyerek ilerlemeye devam etti....
Image
Logan
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1963
Joined: Thu Apr 29, 2004 10:00 am
Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim
Contact:

Post by Logan »

hey codyyy


Dİye bir ses duyduğuna Yemin edebilirdi...

Gözleri sesin geldiği yeri aradı kalabalıkta Bu arada elfin sözleri kesiti bakışlarını
Hayır dostum..."
Sonra Tekrar baktı seslenen kişiye. bu Lienas di şaşırdı onun sağ olduğunu bile bilmiyordu.

kalabalığın arasında Sıyrılarak Geçmeyeye çalışıyordu
gruba döndü
''İzninizle ''

Dedi atından atladı ve kalabalığa daldi bir anda Cody Ağır zırhı ile yapılı vücudu ile hiç te zor olmadı Lienas bulması Kolundan tutu... ve onu toplandıkları yere götürdü.

''Nasılsın ,nerelerdeydin ve niye ''

Cody şaşkındı Ekiden tanığı birini burda göreceği hiç aklına bile gelmezdi.



Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASİL GELİRSE GELSİN!!! Savas Nağralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDİ SEF
Swain
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 103
Joined: Thu Aug 18, 2005 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Swain »

Swain adım adım ilerlerken gözleri gökyüzüne ilişiverdi. bir şeyler yolunda gitmiyordu. Adımları giderek yavaşladı.. yavaşladı.. ve durdu. Elleri çekicini daha sıkı kavradı. Ve diğer eliylede sırtındaki kalkanı kavradı usulca.. Herkes pür dikkat olanları izlerken etrafına baktı bir çırpıda ve tekrar gözlerini dikti büyücünün üstüne. Ama bu sefer hislerini sezebilmek için değil, gerçekten düşmanca bakıyordu ona.. buradaki insanların canına kasteden her şey düşmanı sayılırdı nede olsa..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest