Cisimlenme imkansız mıdır ?

Başka hiçbir yere uymadı dediğiniz mesajlar için.
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Efla wrote:Toplu taşıma araçlarına evet, ışınlamaya hayır :D
Bunu destekliyorum. Hadi anti-ışınlanma kulübü kuralım. :D
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
calida
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 293
Joined: Mon Feb 27, 2006 10:00 am
Contact:

Post by calida »

beni wizard isinlasin, ben bi tek ona guvenirim bu alemde :D :evil:
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

calida wrote:beni wizard isinlasin, ben bi tek ona guvenirim bu alemde :D :evil:
Kulüpten vazgeçtim. :D Bir büro açalım. IşIN BÃ?ROSU! Kapısına da "İtinayla Işınlarız" yazarız artık. :evil:
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
burock
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2000
Joined: Thu Feb 12, 2004 10:00 am
Location: İzmir
Contact:

Post by burock »

ben ışınlanmak istemem de bi town portal/home portal/work portal gibi büyüler olsa çok mutlu olurdum.
War, war never changes...
Darkgnome
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 3918
Joined: Sat Jan 31, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Darkgnome »

Fizikçi değilim ama kuantum teoremine göre bir kutuyu açana kadar bir bilye iki noktada birden bulunmaktadır. Siz o kutuyu açtığınızda ise tek bir yerde bulunur. Peki bu kutuyu kapatsak ve başka bir yere taşısak o bilye tekrar açtığımızda kutuda aynı yerdemi olacaktır. Demek istedğim şu ışınlanma başarılır ama ışınlama boyutunda değil başka bir boyut yada zamanda.

Evren 4 boyutlu denir. 1., 2., 3., ve zaman. Görecelilik kuramına göre zaman bükülebilmektedir ve boyutlardan biri bükülebiliyorsa diğerleirde teorik olarak bükülebilir. O durumda uzayın 3. boyuttan 2. boyuta göreceli olarak getirilmesi ve ardından tekrar 3. boyuta çıkarılması durumunda quantum teorisinide destekler nitelikte nerede olacağınız bilinemez ama teorik olarak ışınlanmışi sayılırsınız.

Işınlanma sadece ışık hızından hızlı hareket değildir. Işığın izlediği yolun en düz yol olduğunu neren çıkartıyorsunuz. Işık dahi sapar başka yerlere gider. Ancak en düz yoldan giderseniz ışığın önüne geçebilirsiniz. şu şekilde açıklaya çalışayım. Bir zarın iki ucundaki köşelerden birinden diğerine en kısa yolu bulmak için zar yüzeyi açılır ve zar iki boyuta indirgenir, ardından iki köşe arasındaki en kısa mesafe için iki köşe arasına bir çizgi çekilir. En kısa yol budru denir. Ancak en kısa yol aslında zar 3 boyutlu iken iki köşe arasındaki mesafe değilmidir.

Biz kendi fizik kanunlarımızın doğru olduğu uzayda yaşamaktayız. Bu sebeple düz sandığımız yol aslında yamuk yumuktur. Peki başka bir uzayın fiziksel kanunlarına göre hareket eden bir cisim bizim izlediğimizden daha iyi ve hızlı bir yol izliyorsa. Bu durumda bizim fizik kanunlarımıza bağımlı olmana bir alan oluşturup onu n içine ışınlanacak kişinin yok olmaması için bizim fizik kanunlarımıza bağlı bir alan oluştursak bu durumda fizik kanunlarımızdan bağımsız hale geliriz ve ışınlanma dediğimiz ışık hızından hızlı hareket başarılmış olur.

Arabalar neden dümdüz gitmek yerine yolları takip eder. Ã?ünkü bilirlerki yollardan gitmek dha hızlı hareket etmelerini sağlar. Aynı şekilde bizde bu daha hızlı hareket edebileceğimiz yolları bualbilisek ve bu yollara uygun araçalar sahip olursak hooop ışınlandık.

İşte size FRP sitesine uygun bir sürü teori. Benim anlattıklarım ne kadar bilimsel. şu an için değil ama bilimin babaları olarak bilinen kişilerde aslında filozof değillermiydi :D .
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Lixer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 511
Joined: Thu May 04, 2006 10:00 am
Contact:

Post by Lixer »

Yaklaşımların fena değil darkgnome. Fizikçi değilim ancak tüm bilim dallarında olduğu gibi bu alanda da verilerimiz (insanlık olarak) yetersiz. Aksi gibi bir bilim dalının içine ne kadar girdikçe eksikleri o kadar farkediyorsunuz. şu anki teorilere göre imkansız gibi gözükse de ileride ne olacağını önceden kestirmek güç.

Ben de darkgome`unklere ek olarak kara delikleri göstereyim. Kara deliğin merkezine yaklaştıkça çekim gücü o kadar artar ki ışk bile ondan kaçamaz. Bu çok bilinen bir teori. Aynı teoriyi maddeye uygularsak, kara deliğin merkezine yaklaştıkça cisimlerin 3 boyutlu özellikleri kıvrılır (ve teoriye göre zaman da kıvrılır) ve boyut sayısı değişir. Hız olarak ta ışık hızını aşar. Yani pratiğe uygularsak, kara deliğin çekim alanına giren bir cisim merkeze yaklaşınca ışınlanma olarak bilinen etkinin aynısı ile karşılaşır. İşte ışınlanma... Pek sağlıklı olmayabilir ancak bir başlangıç olabilir.
Yukarıda yazdıklarımı bir daha okursan sen kazanırsın, okumazsan ben!<br>
yeminer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 4316
Joined: Wed Oct 01, 2003 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by yeminer »

Ben de senin gibi düşünmüştüm Lixier, Darkgnome'un bakış açısı ise tamamen farklı, ilginç ve de hoşbir bakış açısıydı şahsımca. Baya bişey oluştu kafamda.

Benim bu konuda kafama takılan şeyse şu yerçekimi meselesi. Yani iki cisim, bağ olmadığı halde cisimler biririne etki edebiliyorsa bu durumda bir şekilde aralarında bir bağ olması gerekmez mi diye düşündün ben hep. (bağ olmadığı halde bir bağ olması gerektiği sözü baya saçma oldu ama siz anladınız :-P ) Ama eğer aralarında bağ yoksa bu durumda bu etkiyi sağlayabilecek ve maddenin ötesinde birşey var demektir. Bu şey incelenmeli bence, ışınlanmanın anahtarı o şeyde.

Bu boyutlar meselesine örnek olarak da elimize aldığımız cıva kütlesini sıkıp iki boyuta indirdiğimizde ( gerçek anlamda değil tabi ) cıvanın sağa sola dağılması gibidir. Yani tekrar üç boyuta(serbest hale) dönünce herbiri biryerde oluyor. Ama aynen civada olduğu gibi eğer biz bir cisimin boyutlarını 2 fiziksel boyuta indirirsek o zaman nerelerde olacağı tamamen raslantısal durumlara kalmaz mı ? Bu durumda birleşme işi yatmaz mı :shock: Ben ışınlanmasam :-P Bu işin garantisi yok gibi.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Darkgnome zar örneğini vermiş. Aslında iyi hatırlattı. Birçok evren terisinde evrenin bizim algılayabildiğimiz kısmı zar olarak ifade edilir ve çeşitli modeller bar. sanırım en yaygını bir simidin dış yüzeyi şeklinde olan teori.

Bir de belirtmek istediğim bir nokta daha var. Evren modeli genellikle 4 boyutlu olarak ele alınmış. Fakat 11 boyutlu evren modelleri bile var ki bu işleri epeyce farklılaştırıyor.

Neyse konumuza geri dönelim bir simitten bahsettik. Darkgnomeun bahsettiği şeyden çok farklı birşey söylemeyeceğim aslında. fakat en kısa yolu bulmak için yapacağımız şey ne yazık ki bir geometrik hesap kadar basit olmuyor. yani Yolu bulmaktan ziyade yolu yaratmamız gerekecek böyle bir ulaşım için. Bu bahsettiğim zar modellerinde bir yerden diğerine giden *kestirme yollara da yanılmıyorsam "solucan deliği" adı veriliyor.

(Bu noktada biz simidin üstünde yürüyen bir karınca oluyoruz. Mesele de uçmayı öğrenmemiz oluyor)

Fakat solucan deliği olayıyla ışınlanma olayını farklı görüyorum.Neticede ışınlanma "ışın"lardan geliyor ve ışınlar da enerji taneciklerinden pek farklı şeyler değil. bu durumda birisini ışınlamanın anlamı ışık kadar hızlı hareket ettirmektir.

Aslıdna ışığın doğrusal ya da en kısa yolu izlediğini idda da etmiyorum. Hatta fotonların izlediği yolun magnetik alanda dahi saptığı deneysel olarak ispatlanmıştırki... (ki ne kadar uzun bir yol izlediğinin önemi yoltur. Zira zaman da göreleli olduğu için ışık hızında hareket eden birisi için bütün yolculuklar "ani" olacaktır) Bildiğimiz anlamdaki evrenin kütleye göre bile büküldüğü de yaygın teorilerin arasında. Sanırım deneysel kayıtlar da var... Dünya gibi bir gezegen tabii ki bu bükülmeyi gözlemleyebileceğimiz kadar büyük değil. Fakat çok daha büyük yıldızların çökerek oluşturduğu karadelikler bunn güzel bir örneği sanırım.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Darkgnome güzel teoriler ortaya koymuşsun. İlk söylediğin kutu problemi bildiğimiz Schrödinger'in kedisi olayıdır. Ama başka bir buyut veya zamana o kutuyu nasıl taşıyabiliriz ki? Boyutu geçtim başka bir zamana nasıl taşıyabiliriz? Bu bizi zaman yolculuğunun mümkün olup olmadığı konusuna götürür. Ayrıca atladığımız bir şey var. Kuantum kuramının arkasına sığınıyoruz. Ama kuantum kuramındamındaki ölçme problemi gerçekten büyük bir problemdir.

Kuantum mekaniğindeki ölçmenin tanımı, bir ölçme sürecinin kuantum kuramının geri kalanıyla çatışıyor görünmesi gibi bir sakınca taşır. Eğer göründüğü gibi kuantum kuramı atomlar hakkındaki doğru kuramsa ve eğer bütün evren etomlardan oluşmuşsa, bu durumda tahminen bütün evrene ve içindeki her şeye uygulanması gerekir. Bu ölçme aletlerini de kapsar. Bir kuantum sisteminin çeşitli değerler verebilmesi halinde, genliği her olası değere karşılık gelen durumların toplamıdır. Ölçme aygıtının kendisi bir kuantum sistemiyse ve ölçebileceği çeşitli değerler varsa, bunlardan yalnızca birini seçme hakkı yoktur. Ölçme aygıtı, ölçmiş olabileceği bütün olası snuçlar için genliklerin toplamı olan ve hiç bir tekil gözlemin yapılamadığı bir durum içinde olmalıdır. Bu durumda gerçekte asla hiç bir şeyi ölçemememiz gerekir ya da kuantum kuramını yok saymamız gerekir. Ama billdiğimiz bir şey var nesneleri gözlemleyebiliyoruz bunun yanında kuantum kuramı nesneleri gözlemleme konusunda oldukça başarılıdır. Neyse ben bunun içinden çıkamıyorum. :)

Ayrıca yanlış bilinen bir şey daha var. Işık en düz yolu değil en kısa yolu izler. Bu da herzaman düz olmak zorunda değildir.

Karadelik olayı ise biraz farklı. Karadeliğin olay ufkuna gelene kadar herşey normaldir ama olay ufku geçildikten sonrası ise biraz karmaşık.

Kütleçekimi gökadalar, yıldız kümeleri, güneş sistemi gibi gök cisimlerinden oluşan sistemleri bir arada tutar, hareketlerini belirler. Kütleçekiminin etki alanı sonsuzdur. Ancak, öteki kuvvetlerle karşılaltırıldığında çok daha zayıf bir kuvvettir. Kütleçekiminin etkisi, uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır. Kütlesi olan her cisim için geçerlidir. Gravito denilen parçacıklar tarafından sağlanır. Yani maddenin ötesinde bir şey yoktur. Uzay-zaman dokusu da kütleçekimi tarafından bükülür.

Solucan delikleri de zaman yolculuğuyla alakalı bi şey bildiğim kadarıyla. Ayrıca uzay-zamanı büken şey zaten kütledir. Bir cismin kütlesi ne kadar büyükse uzay-zamanı o kadar büker. Karadelikler küçücük bir alana sıkışmış muazzam kütleler olduğundan dolayı daha çok büker.

Be arada ışınlanma olayının da "ışın"lardan geldiği doğrudur. Zaten ışık kuantaları ışınlanabiliyor. Ama bunu diğer cisimlere uygulamak imkansız gibi bir şey. Yani bir cismi Plank boyutunda parçacıklara ayırıp enerji paketçikleri haline getirip başka bir boyut ve zamana transfer etmek... Hmmm harika bir hikaye ortaya çıkabilir gerçekten. :)
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

Neden ışınlanma denince akla hep düz bir çizgi halinde hızla gitmek gelirki. Aklıma gelen birşey var. ışınlanacak cisim olduğu yerde çok hızlı titreşimlerle de o hıza ulaşamaz mı?
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Görüyorum ki konu sapmış.Açıkçası *bence* cisimlenme ile ışınlanma arasında sonsuz fark var.Işınlanma dendiği zaman akla gelinmesi kavram zaman olur.Ã?ünkü ışınlanma demek bir yerden bir yere gidişin yönünü değiştirir ve boyut değişimini sağlar.Bu sayede iş el çabukluğuyla biter.Ancak cisimlenme dendiği zaman akla ilk gelmesi gereken şey madde olur.Ã?ünkü cisimlenme söz konusu olan şey maddedir, hız değil.Yani cisimlenme daha önce de açıklandığı gibi önce enerjiye dönüşüp gidileceği yere varıldıktan sonra madde ye dönüşmektir.Bizim ve diğer insanların da -en azından benim arkilerin- düşündüğü gibi bu olay tek anda meydana gelir.Ancak ışınlanma da arada en azından 0,000000000001 salise olur.Ancak cisimlenme diye kısıtladığımız şey tek anda gerçekleşir.Ve insanın vücûdu karşı tarafta birleşse bile ruhsuz gider :D

not:Fazla salladım galiba 8)
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
aransayes
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1861
Joined: Fri Oct 08, 2004 10:00 am
Location: aksaray-izmir
Contact:

Post by aransayes »

not:Fazla salladım galiba
Evet ama güzeldi :)
Bir tek seni bana çok gördü dünya
İyiler bu savaşı kaybetmiş
Peki ben nası büyük adam olucam
Kötü olmak seni geri getirir mi acaba...
Murdoc
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 227
Joined: Tue Jun 27, 2006 10:00 am
Location: İzmir - Karşıyaka
Contact:

Post by Murdoc »

Bir dizi gizli hükûmet çalışmasının basına sızan sonucunu sizinle paylaşmak istiyorum.
1)Işınlanma vardır ve şuan yapılabilecek teknoloji mümkündür.
a)İlk Işınlama Deneyi:Işığın ışınlanabileceği kanıtlanmıştır.(Nasıl ve ne şekilde yapıldığını sormayın elimdeki bilgi bu kadar.)
b)İkinci Işınlama Deneyi:Teneke bir kola kutusu ışınlanmıştır.Sonuç beklenen kadar iyi olmasada yine de ışınlanan ilk katı cisimdir.Işınlandıktan sonra kola kutusu erimiş, büzülmüş bir hal almıştı.Sonuçtan bilim adamları yine de memnundu.
2)Diğer bakış açılarına göre(metafiziksel düşünce ve çok çok çok çok eski yazıtlara göre) ışınlanma(demetaryalizasyon ve sonrasındaki metaryalizasyon) geçmişte tüm insanların kullanabildiği bir yetenekti ve bu yeteneklerini kendi egoları doğrultusunda kullandıkları için "Yaratıcı" tarafından ellerinden alındı.

2.konuya neden girdiğimi soracak olursanız daha önce arkadaşın biri metafiziksel olarak birkaç soru sormuştu ben de kendi bilgim doğrultusunda cevaplamaya çalıştım.

Phidelphia Deneyine gelince bilim dünyasının çoğunluğu bunu sorgulamadan kabul etmezken bir kısmı da gerçek bilim adamlarının yaptığı gibi sorgulayarak olabileceğini söylediler. Peki ya o kadar insan neden çıldırdı ve öldü. Bana bunu bilimsel olarak açıklamanızı istiyorum.

Sonuçta bence ışınlanma var ve hükûmetler gizli çalışmalar doğrultusunda bunu uyguluyorlar. Bunun halka sızmasını önlemek içinde "Siyah Giyen Adamları"nı kullanıyorlar.(Tamam ben bir komplo teorisyeniyim ama bu yazdıklarımın yanlış olduğunu bana ispatlarsanız ben de bu konudaki düşüncelerimi aksi ispatlanana kadar değiştireceğim)

Son olarak M.I.B.'den bir sözle yazımın kapanışımı yapmak istiyorum:
Işığa Bakın lütfen!!!
(<>_<>) -V ----- - ------I .....l l .J..( ) '''...J L Ben dostum. Ne kadar inandırıcı geldiyse!
Edmond
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 5509
Joined: Mon Jul 03, 2006 10:00 am
Location: Çanakkale
Contact:

Post by Edmond »

Bence Pembe Giyen Adamlar ışınlanma konusunda daha becerikliler çünkü ışığı yansıttıkları için hiç bir şekilde yollarından sapmazlar.

Ayrıca şu anda ben ışınlanma'nın varlığına inanmıyorum.Hem de 2. Teorin biraz saçma değil mi yaa?

Tabii işin MetaFizik'ine inersek bu mesela ruh meselesi açısından imkansızdır.Ã?ünkü ruh her an dışardadır.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

-Freddie Mercury
celeraen
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1215
Joined: Tue Jul 18, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by celeraen »

bir gazetede okuduğuma göre -ki 1 sene falan olmuştur- şimdiden çok çok çok küçük şeyleri ışınlamayı başarmışlar e bundan sonrası geliştirmeye kalıyor ki bunun da olacağını düşünüyorum
There'll be war, there'll be peace.
<br>But everything one day will cease.
<br>All the iron turned to rust;
<br>All the proud men turned to dust.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests