Bane ve Rahipleri Hakkında
Bane ve Rahipleri Hakkında
Selamlar Herkese...
Bilgili olan arkadaşların.
Ã?ncelikle Bane yi güzel bir şekilde anlatmaları..
Varlığının amacı.. Domainleri güçleri..
Sora etkili olduğu alanlar vb konusunda bilgi vermeleri..
Ardından Rahipleri hakkında bilgi vermelerini talep ediyorum.
saygılar
Bilgili olan arkadaşların.
Ã?ncelikle Bane yi güzel bir şekilde anlatmaları..
Varlığının amacı.. Domainleri güçleri..
Sora etkili olduğu alanlar vb konusunda bilgi vermeleri..
Ardından Rahipleri hakkında bilgi vermelerini talep ediyorum.
saygılar
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
Bane nifak tanrısıdır. Yani bi bakıma God of Evil oluyor. En şerefsiz tanrıdır, her haltı yapar ardındanda pis pis sırıtır. Avatar üçlemesinin ana karakterlerinden biridir. Çok güçlüdür hatta Lord Ao'ya kafa tutacak kadar güçlüdür ki üzerinde tanrıların görevleri yazan kader tabletlerini çalmış bu yoldada büyü tanrıçası Mystra'yı esir etmiş, ve ölüler tanrısı Myrkul'u da pis işleri için kullanmıştır. Tabii sonra Myrkul ona çok pis bir kazık atıp Bhaal'la birleşmiştir o ayrı mesele. Bane'in en güçlü rakibi katliam ve hırsızların tanrısı Bhaal'dır. Bhaal en pis ve çirkef tanrıdır. Ã?ünkü katillerin tanrısıdır her hıyarlığı yapar ardındanda hareket çeker. Hatta sırf Baldur's Gate serisinin hikayesinide Bhaal'la Bane'in çekişmesinden sonra geçenler oluşturmuştur. Bane yerini Cyric isimli bir hırsıza kaptırmıştır ki bu hırsızda avatar serisinin en önemli karakteridir. Cyric yüzünden tüm Faerun'un dengesi değişmiştir. Cyric tanrıların zarar görebildiğini bilerek tekme tokat tanrılara dalmıştır. Bu yolda Bane öldürmüştür. Ardından tanrı oluncada Bhaal'ı öldürmüştür tabii. Bane Elminster'in yaşadığı Karanlık Vadi'ye bir kuşatma yapmıştır. Bunun nedeni ise oradaki semavi kapının muhafızlar tanrısı Helm'in koruması altında olmamasıdır. Ã?ünkü açıktan açığa Helm'den korkmaktadır Bane. Ã?ünkü Helm sırf Mystra Ao'yla görüşmek için semavi merdivenleri çıkmak isterken önce Mystra'yı uyarmış sonrada bi koyuşta büyü Tnarıçasını dağıtmıştır. Olay bunlardan ibaret. Haa bide Bane Elminister'in yüzünden avatar'ını terk etmek zorunda kalmıştır çünkü Elminister onu darmaduman etmiştir ama Bane yine son anda bi hıyarlık yaparak Elminister'ide ölüm düzlemine çekmiştir. Myrkul'un emrinde olan düzlemden Bane kurtulmuştur çünkü yönetim Myrkul'un elindedir. Bazı yerlerde hata olabilir. Varsa düzeltin.
<div>artık lightflarer'ım</div><br>
Bir nokta var ki önemli Bane Cyric tarafından öldürülmedi. Hatta onun kurduğu komplo ile de öldürülmedi. Tabii Cyric onu kendisinin öldürdüğünü zannediyor o ayrı.
Bane nin ölümü Tormla savaşı sonucu gerçekleşiyor. İki tanrı birbirlerini öldürüyorlar ama Torm Ao tarafından yeniden hayat buluyor.
Bane nin ölümü Tormla savaşı sonucu gerçekleşiyor. İki tanrı birbirlerini öldürüyorlar ama Torm Ao tarafından yeniden hayat buluyor.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Bane en büyük tiran ve nifak tanrısıdır.İlahi güçlerini eski ölüm tanrısı Jergalla oynadığı bir şans oyunu sayesinde kazanır. Zalim ve kötüdür.İnsanların birşeylerden korkmasından ve nefret etmesinden büyük zevk alır.Kendini pek göstrmez düşmanlarını gölgelerden ve uzaklardan yenmeyi tercih eder.En büyük emeli tüm Faerunu tek başına kontrol etmektir ama şimdilik bunu diğer tanrıların da yardımını alarak yapmayı düşünmektedir.
Myrkul ve Bhaal'la birlikte çalışarak Ao'dan Kader Tabletlerini çalıp birlikte 1357 Gölgeler Yılında Dertler Zamanını başlatırlar.Torm'un titan avatarı tarafından öldürülür ama aynı zamanda Torm'u da öldürür.Ama bu tam bir ölüm değildir çünkü daha sonra ikiside geri döner.Bane oğlu yarı-iblis Iyachtu Xvim'i kullanarak yeniden doğar ve portföyünü -hatred tyranny fear- çalan Cyric'ten geri alır.Tabi müritlerini ve gücünü de.Böylece en büyük tanrılar arasında tekrar yerini almış olur.
Rahipleri ve clericler tüm diyarlarda insanların Bane'den korkmasını sağlamaya çalışır çünkü Bane'in en büyük amacı tüm diyarlar üzerinde güç sahibi olup tiran olmaktır.Sabırlı ve disiplinli bir şekilde çalışarak düşmanlarını böldükten sonra yenmeyi seçerler.Asla hislerinin köleleri olmazlar yaptıkları tüm planlar mantık çerçevesi içindedir.Rahipleri büyüleri için gece yarısı dua ederler.
Takvime bağlı tatilleri özel günleri veya seremonileri yoktur.Neyin ne zaman yapılacağına üst yetkili veya rahipler karar verir.Bane töre ve adetleri içinde davul çalma , laneti anlatan şarkılar söyleme , koro şeklinde ilahiler söyleme ve akıllı yaratıkların işkence edildikten sonra öldürülmesi gibi şeylerden oluşur.Rahipleri genelde monk , blackguard veya savaşçı olarak ikinci bir meslek sahibi olabilirler.
Gücünü ve müritlerini Cyric'ten aldıktan sonra müttefikleri ve düşmanlarını alır.Müttefikleri Loviatar , Malar , Maske ve Talonadır.Bunların dışında tüm tanrılardan nefret eder ama özellikle Helm , Lathander , Mystra , Oghma ve Triaddan (Torm Ilmater ve Tyr) .Cyric için çok az sevgi besler.
Domains:Evil , destruction , hatred , law ve tyranny.
Portfolio:Hatred , tyranny , fear.
Allignment:Lawfull Evil
Favored weapon:The Black Hand of Bane (morningstar)
Umarım yeterli olmuştur.
Myrkul ve Bhaal'la birlikte çalışarak Ao'dan Kader Tabletlerini çalıp birlikte 1357 Gölgeler Yılında Dertler Zamanını başlatırlar.Torm'un titan avatarı tarafından öldürülür ama aynı zamanda Torm'u da öldürür.Ama bu tam bir ölüm değildir çünkü daha sonra ikiside geri döner.Bane oğlu yarı-iblis Iyachtu Xvim'i kullanarak yeniden doğar ve portföyünü -hatred tyranny fear- çalan Cyric'ten geri alır.Tabi müritlerini ve gücünü de.Böylece en büyük tanrılar arasında tekrar yerini almış olur.
Rahipleri ve clericler tüm diyarlarda insanların Bane'den korkmasını sağlamaya çalışır çünkü Bane'in en büyük amacı tüm diyarlar üzerinde güç sahibi olup tiran olmaktır.Sabırlı ve disiplinli bir şekilde çalışarak düşmanlarını böldükten sonra yenmeyi seçerler.Asla hislerinin köleleri olmazlar yaptıkları tüm planlar mantık çerçevesi içindedir.Rahipleri büyüleri için gece yarısı dua ederler.
Takvime bağlı tatilleri özel günleri veya seremonileri yoktur.Neyin ne zaman yapılacağına üst yetkili veya rahipler karar verir.Bane töre ve adetleri içinde davul çalma , laneti anlatan şarkılar söyleme , koro şeklinde ilahiler söyleme ve akıllı yaratıkların işkence edildikten sonra öldürülmesi gibi şeylerden oluşur.Rahipleri genelde monk , blackguard veya savaşçı olarak ikinci bir meslek sahibi olabilirler.
Gücünü ve müritlerini Cyric'ten aldıktan sonra müttefikleri ve düşmanlarını alır.Müttefikleri Loviatar , Malar , Maske ve Talonadır.Bunların dışında tüm tanrılardan nefret eder ama özellikle Helm , Lathander , Mystra , Oghma ve Triaddan (Torm Ilmater ve Tyr) .Cyric için çok az sevgi besler.
Domains:Evil , destruction , hatred , law ve tyranny.
Portfolio:Hatred , tyranny , fear.
Allignment:Lawfull Evil
Favored weapon:The Black Hand of Bane (morningstar)
Umarım yeterli olmuştur.
Caspenar the Imp ;
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
Ayrıca birşey eklemek istiyorum hiçbir tanrı Ao'ya kafa tutamaz çünkü Ao tüm ilahi güçlerin -doğal olarak Faerun'un- yaratıcısıdır ve hiçbir saldırı ona zarar veremez.Hatta ilahi güçlerin yarattığı bir saldırı bile .Kesinlikle herşeye karşı dayanıklıdır.
Caspenar the Imp ;
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
findor soruyu geç görmüşüm. Helm in yazdıkları büyük oranda benim hatırladıklarımla da örtüşüyor ama eğer hafızam beni yanıltmıyorsa elbette yanılıyor da olabilirim ama darkflarerin anlattıklarımda sanki yanlış aktarılmış bölümler var gibi bir izlenime kapıldım. Hatalı olduğunu düşündüğüm noktalardan aşağıda belirtiyorum. Oyun oynatacaksan ikimizin de açıklamalarını göz önünde bulundur.
Hatalı olabileceğini düşündüğüm noktalar şöyle:
- God of evil değil gibi aklımda kalmış
- En şerefsiz tanrı olmadığını düşünüyorum, hatta benim bildiğim kadarıyla bilhassa şerefe önem verir. Her zaman kullananmasa da...
- Aoya kafa tutmayı düşündüğünü hatırlamıyorum.
- Mystra-Bhaal-Myrkul ilişkileri benim hafızamda çok farklı yer etmiş. Mystrayı sanki çok sonraları esir etmişti, ve benim zinhimde yer ettiği kadarıyla bunu Bhaal ve Myrkul ile tasarlamışlardır. Bu 3lü zaten çok çok eski arkadaş olduklarını sanıyorum.
- Bhaal ve Bane arasında benim baktığım hiçbir kaynakta çekişme yoktu eğer dikkatimden kaçan bir şey yoksa. baldurs gate de böyle bir çekişme hatırlamıyorum.
- Kafamı karıştıran başka noktalarda var. Ama onlardan emin olamıyorum Eğer kafamı toparlayabilirsem onlardan da sonraki mesajlarımda bahsederim.
Özellikle portfoliolar-domailer kısmında hatırladıklarımız birbirinden çok farklı özellikle Helm in cevabı hatırladığım kadarıyla benim fikrimi destekliyordu. Ona bir göz atarsın.
Hatalı olabileceğini düşündüğüm noktalar şöyle:
- God of evil değil gibi aklımda kalmış
- En şerefsiz tanrı olmadığını düşünüyorum, hatta benim bildiğim kadarıyla bilhassa şerefe önem verir. Her zaman kullananmasa da...
- Aoya kafa tutmayı düşündüğünü hatırlamıyorum.
- Mystra-Bhaal-Myrkul ilişkileri benim hafızamda çok farklı yer etmiş. Mystrayı sanki çok sonraları esir etmişti, ve benim zinhimde yer ettiği kadarıyla bunu Bhaal ve Myrkul ile tasarlamışlardır. Bu 3lü zaten çok çok eski arkadaş olduklarını sanıyorum.
- Bhaal ve Bane arasında benim baktığım hiçbir kaynakta çekişme yoktu eğer dikkatimden kaçan bir şey yoksa. baldurs gate de böyle bir çekişme hatırlamıyorum.
- Kafamı karıştıran başka noktalarda var. Ama onlardan emin olamıyorum Eğer kafamı toparlayabilirsem onlardan da sonraki mesajlarımda bahsederim.
Özellikle portfoliolar-domailer kısmında hatırladıklarımız birbirinden çok farklı özellikle Helm in cevabı hatırladığım kadarıyla benim fikrimi destekliyordu. Ona bir göz atarsın.
Yukarıda yazdıklarımı bir daha okursan sen kazanırsın, okumazsan ben!<br>
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
pardon ben sadece cyric'in ağzından anlatılanı biliyordum. Zaten dün avatar serisinin 2. kitabını bitirdiim için öğrenmiş oldum. O yüzden hatalar olabilir dedim.Firble wrote:Bir nokta var ki önemli Bane Cyric tarafından öldürülmedi. Hatta onun kurduğu komplo ile de öldürülmedi. Tabii Cyric onu kendisinin öldürdüğünü zannediyor o ayrı.
Bane nin ölümü Tormla savaşı sonucu gerçekleşiyor. İki tanrı birbirlerini öldürüyorlar ama Torm Ao tarafından yeniden hayat buluyor.
<div>artık lightflarer'ım</div><br>
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
Lixer benim de aklımda kaldığı kadarıyla Bane Ao'ya kafa tutmuştu. Özellikle kader tabletlerini çalması bende bu izlenimi yarattı.
Ama avatar serisini bitiremedim daha 3. kitaptayım o yüzden hatalarım olabilir. Anlayışlı bir dilde bu olası hatalar konusunda beni uyardığım için sana teşekkür ederim.
Baldur's gate kitabı ve oyununda obenim hafızama yer etmiş diyaloglar Sarevok'un Bhaal ve Bane arasındaki çekişmesi olduğu şeklinde.. Oyunda cehennemde Cyric'le karşılaşınca Cyric'te bundan bahsettiğini hatırlıyorum. hatta " İki tanrı vardı, eskiden dosttular ama ben biriyle düşman oldum. İkiside o sırada düşman oldu ama düşmanımın düşmanı benim dostum olmadı ben onuda öldürdüm, yani babanı bhaalevladı. zuhahahah" dediği ve üzerimize invisible stalker'lar saldığını çok iyi hatırlıyorum.
Benim okuduğum kaynaklardan da bu hırsızlığın Bane'in fikri olduğu izlenimini edindim. Benim çıkarttığım sonuç önce Banenin Myrkul'u olaya dahil ettiği sonrada Bhaal'ı dahil ettiği ama sonra Myrkul'u güç toplamak için katilleri öldürmeye ikna ettiği şeklinde. Sonra Myrkul olanları öfkeli olan Bhaal'a anlatıyo Bunları avatar serisindeki kitaplardan değil başka kaynaklardan hatırlıyorum. Bhaal o sırada Myrkul'dan güç almış ve Tantras'a doğru avatarı Slayer şeklinde yol almıştır. Slayer'ı biliyorsunuzdur heralde, dehşet verici buz iblisi, hırsız yeteneklerine sahip ama dev gibin bişi, Balor'ları bile korkutan bir iblis.
Ben de olayları bu şekilde hatırlıyorum. Elbette bize bu izlenimleri veren kaynakları ve kaynakların ilgili bölümlerini birbirimize belirterek daha doğru sonuçlar da varabiliriz.
Ama avatar serisini bitiremedim daha 3. kitaptayım o yüzden hatalarım olabilir. Anlayışlı bir dilde bu olası hatalar konusunda beni uyardığım için sana teşekkür ederim.
Baldur's gate kitabı ve oyununda obenim hafızama yer etmiş diyaloglar Sarevok'un Bhaal ve Bane arasındaki çekişmesi olduğu şeklinde.. Oyunda cehennemde Cyric'le karşılaşınca Cyric'te bundan bahsettiğini hatırlıyorum. hatta " İki tanrı vardı, eskiden dosttular ama ben biriyle düşman oldum. İkiside o sırada düşman oldu ama düşmanımın düşmanı benim dostum olmadı ben onuda öldürdüm, yani babanı bhaalevladı. zuhahahah" dediği ve üzerimize invisible stalker'lar saldığını çok iyi hatırlıyorum.
Benim okuduğum kaynaklardan da bu hırsızlığın Bane'in fikri olduğu izlenimini edindim. Benim çıkarttığım sonuç önce Banenin Myrkul'u olaya dahil ettiği sonrada Bhaal'ı dahil ettiği ama sonra Myrkul'u güç toplamak için katilleri öldürmeye ikna ettiği şeklinde. Sonra Myrkul olanları öfkeli olan Bhaal'a anlatıyo Bunları avatar serisindeki kitaplardan değil başka kaynaklardan hatırlıyorum. Bhaal o sırada Myrkul'dan güç almış ve Tantras'a doğru avatarı Slayer şeklinde yol almıştır. Slayer'ı biliyorsunuzdur heralde, dehşet verici buz iblisi, hırsız yeteneklerine sahip ama dev gibin bişi, Balor'ları bile korkutan bir iblis.
Ben de olayları bu şekilde hatırlıyorum. Elbette bize bu izlenimleri veren kaynakları ve kaynakların ilgili bölümlerini birbirimize belirterek daha doğru sonuçlar da varabiliriz.
<div>artık lightflarer'ım</div><br>
Tabletleri çalmasını Ao ya kafa tutmak olarak algılıyorsan evet doğrudur çalmıştır tabletleri,fakat başka türlü bir kafa tutma kesinlikle söz konusu olamaz,Ao tek bir düşüncesiyle bile bütün tanrıları yok edebilecek kadar kuvvetli bir varlıktır. 3. kitap ve yalanlar prensinde bu konulardan bahsediliyor.
Kural kitapları bilgisayar oyunları ile desteklenmemiş olsa da hatırladığım iki noktayı yazayım... İlki yanlış hatırlamıyorsam Mrykul zaman zaman beni Bane ne hallere düşürdü şeklinde yakınıyordu. Ayrıca Bhaalın da isteği dışında katiller Mrykul tarafından öldürülmüştü Bane nin isteği ile. Buradan sanki çetenin başında Bane var gibi bir izlenim edindim. Ancak en sonunda Ao tabletleri elliyle tuzla buz ederek aslında onların öneminin olmadığını da gösteriyordu. Bu açıdan bakılırsa görünüş öyle ki Bane nin meydan okuması kaydadeğer değildi. Ama Ao bunu diğer tanrılara tanrı olmanın değerini göstermek için kullandı. En azından benim izlenimim öyleydi.
Bununa dışında farklı bakış açıları ve yorumların oyuna renk katacağını düşünüyorum. Sonuçta oyun zevkli olduğu sürece kimse asıl Bane böyle değildi efendim diyeceğini de sanmıyorum. Buradakilerden yola çıkalarak bambaşka bir Bane de yaratılabilir ayrıca bence...
Bununa dışında farklı bakış açıları ve yorumların oyuna renk katacağını düşünüyorum. Sonuçta oyun zevkli olduğu sürece kimse asıl Bane böyle değildi efendim diyeceğini de sanmıyorum. Buradakilerden yola çıkalarak bambaşka bir Bane de yaratılabilir ayrıca bence...
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Kader Tabletlerinin hiçbir gücü veya önemi yok.Tanrılar egolarını yenik düşerek asıl görevlerini unuttular ve artık müritlerine hizmet etmemeye başladılar.Onlar için en önemli şey kendi güçleri oldu ve bu da Faerun'un dengesini bozmaya başladı.Ao'nun görevi iyi ve kötü arasındaki dengeyi korumaktır.Bunu sağlayacak olanlarda tanrılardır.Ama dediğim gibi tanrılar bir süre sonra bu görevi unutup egolarını yenik düşünce Ao onlara bu oyunu oynuyor.Kader Tabletlerini de geri alınca tanrıların güç kaynağının artık müritleri ve onların duaları olduğunu söylüyor.Tekrar söylüyorum Ao tek güçtür.Ona karşı çıkacak kafa tutacak hiçkimse yoktur.Bane Bhaal ve Myrkul burda büyük bir oyuna getiriliyorlar.Yani Firble bu konuda haklı.
Caspenar the Imp ;
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
''Mm. Cool bastard sword, oh yes. Why bastard, you think? No parent?''
-Veldrin
- darkflarer
- Kullanıcı

- Posts: 551
- Joined: Wed Sep 06, 2006 10:00 am
- Location: heryerde olabilirim kafama bağlı
- Contact:
sonra olanlar zaten Bhaal'ın hayatta kalma çabaları bunu herkes biliyor. Bhaal 300-400 kadar çocuk peydahlıyor yeniden canlanmak için sonra 10-11 tane sivri akıllı çıkıyo "dağıtırım hüleyn burayı" modunda ağır abi oluyolar sonra Abdel bi çıkıyor ortaya yermisin yemezmisin vur babam vur. Ã?nce Sarevok, sonra Illesira, Gromnir Il-Khan derken anasını ağlatıyo diğer bhaalevlatlarının bunlar bilinen şeyler zaten.
Bu arada Firble, eğer tabletlerin yok oluşunu görselerdi heralde bu tüm diyarlardaki en büyük dumur oluş anı olurdu. Herhalde dellenip küfür ederlerdi Ao'ya
. Sen o kadar uğraş, kas, acılar çek, onu bunu kes sonra abou. Ama 3. kitaptaki Bhaal'ın "insan" avatarının Cormyr kalesini basması ayrıca Cyric ve çetesinide basması harbi çok feciydi. Adam bebeklerle oyun oynarmış gibi işkence etmişti adamlara.
Bu arada Firble, eğer tabletlerin yok oluşunu görselerdi heralde bu tüm diyarlardaki en büyük dumur oluş anı olurdu. Herhalde dellenip küfür ederlerdi Ao'ya
<div>artık lightflarer'ım</div><br>
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest