Gelmiş Geçmiş Ve Gelecek En İyi RPG
planescape: torment...
nerdeyse sonsuz dialog seçimi, rp ye göre AL shift i, sınırsız quest sayısı, morte ' nin (havada uçan bi kuru kafadır kendisi ve party arkadaşıdır) inanılmaz esprileri ve black isle ın mükemmel combat şekli ile oynadığım en ii RPg dir. ha bide 2nd edition olması ayrı bi karizma katar.
nerdeyse sonsuz dialog seçimi, rp ye göre AL shift i, sınırsız quest sayısı, morte ' nin (havada uçan bi kuru kafadır kendisi ve party arkadaşıdır) inanılmaz esprileri ve black isle ın mükemmel combat şekli ile oynadığım en ii RPg dir. ha bide 2nd edition olması ayrı bi karizma katar.
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
-
Dreamscape
- Kullanıcı

- Posts: 718
- Joined: Sun May 07, 2006 10:00 am
- Location: Kuzeyden Nordland'den...
- Contact:
-
haldor_goraxe
- Kullanıcı

- Posts: 275
- Joined: Wed Oct 26, 2005 10:00 am
- Location: İstanbul, sen??
- Contact:
bu ne zamanın oyunu?? ona göre alacamda... bilgisayar eskide böyle oyunlar arıyorum...Azalin wrote:planescape: torment...
nerdeyse sonsuz dialog seçimi, rp ye göre AL shift i, sınırsız quest sayısı, morte ' nin (havada uçan bi kuru kafadır kendisi ve party arkadaşıdır) inanılmaz esprileri ve black isle ın mükemmel combat şekli ile oynadığım en ii RPg dir. ha bide 2nd edition olması ayrı bi karizma katar.
Bu arada benim tercihim Fallout 2 den yana olur...
Rakı ve Balık....İşte Bütün Mesele Bu... By ViceRoy Haldor Goraxe Herkesin şuursuzluğu kendine... By ViceRoy Haldor Goraxe Don't dream of women; cause they'll only bring you down... by Dio
-
WizardOfQuarks
- Kullanıcı

- Posts: 757
- Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Kesinlikle ve kesinlikle Planescape: Torment. Bırakın RPG'yi, ömrümde bundan daha iyi bir oyun görmedim, görebileceğimi de sanmıyorum. Konuşmanın inanılmaz ön planda olduğu, dövüşlerin tamamen aperatif olarak konulduğu, sayısını hesaplayamayacağım kadar çok konuşma seçeneği, yine bu konuşma seçeneklerinin intelligence, wisdom ve charismaya göre açılıp açılmamasının kontrolü, Baldur's Gate'inki gibi bodoslama alignment sistemi yerine ne ekersen onu biçersin tarzı bir alignment sistemi, yine bütün alignmentlere cuk diye oturan bir senaryo...
Bu oyunu ele geçirebilmek için çok uğraşmıştık zira piyasada yoktu. En sonunda bulduğumuzda ben ve arkadaşlarım topluca yumulduk bu oyuna. Oyunu bitiren ağladı, bitiren ağladı, bitiren ağladı. Ayrıca senaryosunun gayet felsefi kısımları da var hani.
Sign
But remember, everything has its price
And what can change the nature of man?
Tıpkı Neverwinter Nights'taki gibi grubunuz için sınırlı sayıda seçeneğiniz var, ama en azından iki kişi değil, grup olarak dolaşıyorsunuz. Altı kişilik grubunuz için karakteriniz Nameless One dışında eçebileceğiniz sadece yedi seçenek var, lâkin bu yedi seçeneğin de her birinin kişilikleri ve geçmişi o kadar muhteşem kurgulanmış ki, oynarken "Heyt be, Baldur's Gate neymiş, Neverwinter Nights kimmiş, Diablo ne zıkkımmış!" dedirtiyor.
Sözlerimi şu öğütle noktalıyorum.
Remain nameless, and you shall be safe..
Bu oyunu ele geçirebilmek için çok uğraşmıştık zira piyasada yoktu. En sonunda bulduğumuzda ben ve arkadaşlarım topluca yumulduk bu oyuna. Oyunu bitiren ağladı, bitiren ağladı, bitiren ağladı. Ayrıca senaryosunun gayet felsefi kısımları da var hani.
Sign
But remember, everything has its price
And what can change the nature of man?
Tıpkı Neverwinter Nights'taki gibi grubunuz için sınırlı sayıda seçeneğiniz var, ama en azından iki kişi değil, grup olarak dolaşıyorsunuz. Altı kişilik grubunuz için karakteriniz Nameless One dışında eçebileceğiniz sadece yedi seçenek var, lâkin bu yedi seçeneğin de her birinin kişilikleri ve geçmişi o kadar muhteşem kurgulanmış ki, oynarken "Heyt be, Baldur's Gate neymiş, Neverwinter Nights kimmiş, Diablo ne zıkkımmış!" dedirtiyor.
Sözlerimi şu öğütle noktalıyorum.
Remain nameless, and you shall be safe..
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
- Moradins_Hammer
- Kullanıcı

- Posts: 2
- Joined: Wed Nov 29, 2006 10:00 am
- Contact:
planescape:torment bence de. İnanılmaz, akıl almaz bir senaryo, şahane müzikler, o döneme göre (ki bence hala çok iyiler) mükemmel grafikler, birbirinden renkli ilginç yol arkadaşları ve grup içindeki diyaloglar, her zamanki muazzam planescape atmosferi ve yukarda lord necros ile azalin'in saydıkları. Hala tekrar tekrar yükler oynarım.
-
Gwydion The Quick
- Kullanıcı

- Posts: 16
- Joined: Thu May 04, 2006 10:00 am
- Contact:
şimdi en sona as solisti atarak şöyle bir gideyim.
6. NWN: Zamanına göre çok güzel grafikler ve yeni çıkan sistemi kullanan bir oyun varki. Ã?ıktığında çıldıran insanlar olduki bende çıldırdım ve bilgisayarımı yükseltir yükseltmez bu oyunu aldım. Beklediğimi verdimi? Pek sayılmaz. Savaş sistemleri çok kötü, saldırt ve bekle. YAnında gezdirdiklerin o kadar güzel yaratılmış karakterler gibi gelmedi. Konusuda oldukça sıkıcıydı ve bu oyuna yazık oldu bence.
5. Arcanum: Dünyası bile oynamak için yeterli olan bir oyun. Karakter yaratma ve oyun içinde gelişme ksımları, karakterlerin kişilikleri, kendi robotunu yapmaya kadar ilerleyen teknolojik gelişme, büyülerin zevkliliği, yarattığın karakterin özelliklerine göre değişik ilerleyen senaryo ve Arcanumun kocaman dünyasındaki özgürlük. Teknolojik açıdan gelişmiş ancak hala büyü ile iç içe yolunu çizmek üzere olan bir dünyada oynamak gerçektende harikaydı.
4. Arx fatalis: Özellikle büyü sistemi harikaydı. Büyüleri sadece bir tuşa basarak değil havaya çizdiğiniz rünler iile yapmanız ve bu olayı FPS ekranında üstünüze bir ogre gelirken yapmanız harika bir olaydı. Karakter yaratma sistemide gerçektende çok iyi oturtulmuştu. Ancak ne bileyim bazı zamanlar sıkıldığım, bunaldığım sahneler olduki o sebeple buralar düşmek zorununda kaldı.
3. Baldursgate: 2.si değil 1.si asıl oyun bene. 2.sinde sadece daha da güçlendin ve yeni yaratıklarla tanıştın ama 1.si öylesine güzel bir hikayey sahiptiki öylesine zevkli bir oynanışa sahiptiki. O zamanlarda böylesi bir oyuna gerçektende ihtiyacı vardı FRP oynayanların. Müziği hala kulağımda, sözler hala aklımda, senaryo hala çok güzel. Fakat tabii daha iyileride vardı.
2. Planescape Torment: Ne yazıkki Planescape Torment oyununu oynamak nasip olmadı ve bu gerçektende üzücü bir olay benim için. KOnu olarak muhteşem olduğunu duydum ve hikaye akışıda ondan aşağı kalmazmış. Oynamadan nasıl bilebilirsin diyebilirsiniz ama sadece duyduklarım ve okuduklarım bile oyunun kalitesini bana anlatmaya yetiyor.
Mansiyon: M&M7: Yani bu oyunu başa koysam olmaz, sona koysam durmaz. Nasıl oluyorda bir oyunu bitirmek için bu kadar hırs yapabilirim, nasıl olurda bir oyun o kadar kötü grafiklerle o kadar berbat senaryasuyla, o kadar kötü seslendirmesiyle buralara gelir. Bu oyunu opynamak lazım. Kurallarının basitliği, karikatürvari bir fantastik dünyada gezmek, müzikler ve anlayamadığım havası. Bu oyun mansiyon almalı
1. Fallout: Fallout, Fallout'tur. O bir şahaserdir. Sadece ilk demosu bile o oyunun havasını teneffüs etmenize yeterken oyuna başladığınızda ve ilerlediğinizde oyun içinde yaşamaya başlarsınız. Fallout bizim kendi dünyamızda geçmektedir. Bir Post Modern Nükleer rol yapma oyunu. Bu oyunu sevmemeniz için iki sebep olabilir;
- İngilizceniz yeterli değildir ve bir yerden sonra takılıp kalmışsınızdır. İlerleyemiyor asıl görevi anlayamıyorsunuzdur. Fallout'un başka hiç bir oyunda bulamadığınız özgürlüğü içinde kaybolabilirsiniz ve bu oyunun ne kadar iyi olduğunu gösteri aslında. Ã?ünkü sizin karakterinizle aynı duyguları paylaşmanızı bu kadar sağlayan başka bir oyun yoktur.
- Oyun çok zor gelmiştir. Ancak bu zorluk tabiiki savaşlarda değildir. Falloutta her görevin birden fazla çözüm yolu vardır. Ã?rneğin bir Vaultcity'e girmek için geceyi bekleyip saklanrak girme, kapıdaki adama rüşvet verme, içeridekilerin istedikleri bir şeyi yapmak, haldur huldur dalmak, ki bu seçeneklerinizde size başka seçenekler sağlıyordu.
Yukarıda saydığım bütün oyunların bir harmanıydı Fallout ve hepsinden daha eskiydi ancak hepsinde çok daha iyi olduğu kesin. Fallout'u 4 kere bitiren biri bile bütün sılarını çözemedi ve bir daha bir daha oynadı, çünkü Fallou'un içinde sayamayacağım kadar çok gönderme, sayamayacağım kadar çok saklı bilgi, sayamayacağım kadar çok karşılaşma var.Fallout'ta yukarıdaki oyunlarda olduğundan çok daha derin bir felsefe, çok daha geniş bir içerik var. Sadece o oyunun neden 1960'ların teknolojisindeki bir dünyada nükleer savaş sonrası olarak yaratıldığını bilmek bile oyuna hayran olmama sebep oluyor. Bunların üstüne şunu rahatlıkla söyleyeybilirimki Fallout şimdiye kadar yapılmış tüm BRYO oyunları içinde masabaşı RYO'lara en çok yaklaşan oyundur.
şimdi burada Fallout'u anlat anlat bitmez ancak güzel noktalarını şöyle bir listeleyeyim.
- MUHTEşEM KONUSU
- Karakter yaratma sistemi
- Savaş sistemi
- Karakterin özelliklerine göre çok farklı tarzlarda ilerleme
- Çok büyük ve tamamen serbestlik sağlayan dünyası
- Girdiğiniz her kentin ruhunu alabilmeniz
- Grubunuza kattığınız OOKlerin kişilikleri(Ahh Sulik'in konuşmaları
) (NPC=OOK)
- Grup dışı OOKlerin çok güzel yaratılmış kişilikleri.
- Görevlerin zevki
- İlk demosu, son demoları
- İkiye ayrılan, parçalanan, delikdeşik olan düşmanları görmenin sadistçe zevki
- Ã?ocukluktan tamamen çıkmışlığı ve abartmadan o herşeyi gözler önüne sermesi (Seks, uyuşturucu, kadın ticareti, köle ticareti, vahşet, o dünyada bulabileceğiniz herşeyi koymuşlar)
- Felsefesi
Daha vardır özellikleri ama dedim ya anlat anlat bitmez.
6. NWN: Zamanına göre çok güzel grafikler ve yeni çıkan sistemi kullanan bir oyun varki. Ã?ıktığında çıldıran insanlar olduki bende çıldırdım ve bilgisayarımı yükseltir yükseltmez bu oyunu aldım. Beklediğimi verdimi? Pek sayılmaz. Savaş sistemleri çok kötü, saldırt ve bekle. YAnında gezdirdiklerin o kadar güzel yaratılmış karakterler gibi gelmedi. Konusuda oldukça sıkıcıydı ve bu oyuna yazık oldu bence.
5. Arcanum: Dünyası bile oynamak için yeterli olan bir oyun. Karakter yaratma ve oyun içinde gelişme ksımları, karakterlerin kişilikleri, kendi robotunu yapmaya kadar ilerleyen teknolojik gelişme, büyülerin zevkliliği, yarattığın karakterin özelliklerine göre değişik ilerleyen senaryo ve Arcanumun kocaman dünyasındaki özgürlük. Teknolojik açıdan gelişmiş ancak hala büyü ile iç içe yolunu çizmek üzere olan bir dünyada oynamak gerçektende harikaydı.
4. Arx fatalis: Özellikle büyü sistemi harikaydı. Büyüleri sadece bir tuşa basarak değil havaya çizdiğiniz rünler iile yapmanız ve bu olayı FPS ekranında üstünüze bir ogre gelirken yapmanız harika bir olaydı. Karakter yaratma sistemide gerçektende çok iyi oturtulmuştu. Ancak ne bileyim bazı zamanlar sıkıldığım, bunaldığım sahneler olduki o sebeple buralar düşmek zorununda kaldı.
3. Baldursgate: 2.si değil 1.si asıl oyun bene. 2.sinde sadece daha da güçlendin ve yeni yaratıklarla tanıştın ama 1.si öylesine güzel bir hikayey sahiptiki öylesine zevkli bir oynanışa sahiptiki. O zamanlarda böylesi bir oyuna gerçektende ihtiyacı vardı FRP oynayanların. Müziği hala kulağımda, sözler hala aklımda, senaryo hala çok güzel. Fakat tabii daha iyileride vardı.
2. Planescape Torment: Ne yazıkki Planescape Torment oyununu oynamak nasip olmadı ve bu gerçektende üzücü bir olay benim için. KOnu olarak muhteşem olduğunu duydum ve hikaye akışıda ondan aşağı kalmazmış. Oynamadan nasıl bilebilirsin diyebilirsiniz ama sadece duyduklarım ve okuduklarım bile oyunun kalitesini bana anlatmaya yetiyor.
Mansiyon: M&M7: Yani bu oyunu başa koysam olmaz, sona koysam durmaz. Nasıl oluyorda bir oyunu bitirmek için bu kadar hırs yapabilirim, nasıl olurda bir oyun o kadar kötü grafiklerle o kadar berbat senaryasuyla, o kadar kötü seslendirmesiyle buralara gelir. Bu oyunu opynamak lazım. Kurallarının basitliği, karikatürvari bir fantastik dünyada gezmek, müzikler ve anlayamadığım havası. Bu oyun mansiyon almalı
1. Fallout: Fallout, Fallout'tur. O bir şahaserdir. Sadece ilk demosu bile o oyunun havasını teneffüs etmenize yeterken oyuna başladığınızda ve ilerlediğinizde oyun içinde yaşamaya başlarsınız. Fallout bizim kendi dünyamızda geçmektedir. Bir Post Modern Nükleer rol yapma oyunu. Bu oyunu sevmemeniz için iki sebep olabilir;
- İngilizceniz yeterli değildir ve bir yerden sonra takılıp kalmışsınızdır. İlerleyemiyor asıl görevi anlayamıyorsunuzdur. Fallout'un başka hiç bir oyunda bulamadığınız özgürlüğü içinde kaybolabilirsiniz ve bu oyunun ne kadar iyi olduğunu gösteri aslında. Ã?ünkü sizin karakterinizle aynı duyguları paylaşmanızı bu kadar sağlayan başka bir oyun yoktur.
- Oyun çok zor gelmiştir. Ancak bu zorluk tabiiki savaşlarda değildir. Falloutta her görevin birden fazla çözüm yolu vardır. Ã?rneğin bir Vaultcity'e girmek için geceyi bekleyip saklanrak girme, kapıdaki adama rüşvet verme, içeridekilerin istedikleri bir şeyi yapmak, haldur huldur dalmak, ki bu seçeneklerinizde size başka seçenekler sağlıyordu.
Yukarıda saydığım bütün oyunların bir harmanıydı Fallout ve hepsinden daha eskiydi ancak hepsinde çok daha iyi olduğu kesin. Fallout'u 4 kere bitiren biri bile bütün sılarını çözemedi ve bir daha bir daha oynadı, çünkü Fallou'un içinde sayamayacağım kadar çok gönderme, sayamayacağım kadar çok saklı bilgi, sayamayacağım kadar çok karşılaşma var.Fallout'ta yukarıdaki oyunlarda olduğundan çok daha derin bir felsefe, çok daha geniş bir içerik var. Sadece o oyunun neden 1960'ların teknolojisindeki bir dünyada nükleer savaş sonrası olarak yaratıldığını bilmek bile oyuna hayran olmama sebep oluyor. Bunların üstüne şunu rahatlıkla söyleyeybilirimki Fallout şimdiye kadar yapılmış tüm BRYO oyunları içinde masabaşı RYO'lara en çok yaklaşan oyundur.
şimdi burada Fallout'u anlat anlat bitmez ancak güzel noktalarını şöyle bir listeleyeyim.
- MUHTEşEM KONUSU
- Karakter yaratma sistemi
- Savaş sistemi
- Karakterin özelliklerine göre çok farklı tarzlarda ilerleme
- Çok büyük ve tamamen serbestlik sağlayan dünyası
- Girdiğiniz her kentin ruhunu alabilmeniz
- Grubunuza kattığınız OOKlerin kişilikleri(Ahh Sulik'in konuşmaları
- Grup dışı OOKlerin çok güzel yaratılmış kişilikleri.
- Görevlerin zevki
- İlk demosu, son demoları
- İkiye ayrılan, parçalanan, delikdeşik olan düşmanları görmenin sadistçe zevki
- Ã?ocukluktan tamamen çıkmışlığı ve abartmadan o herşeyi gözler önüne sermesi (Seks, uyuşturucu, kadın ticareti, köle ticareti, vahşet, o dünyada bulabileceğiniz herşeyi koymuşlar)
- Felsefesi
Daha vardır özellikleri ama dedim ya anlat anlat bitmez.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
-
Gwydion The Quick
- Kullanıcı

- Posts: 16
- Joined: Thu May 04, 2006 10:00 am
- Contact:
Listeye şöle bi göz attığımda gözüme çarpan tek oyun DİABLO
Diablo'ya bir oyun denmez.O bir yaşam tarzıdır...
Bilmek yetmez.Anlamak yetmez.Görmek yatmez.Oynamak yetmez...
Blizzard'ın en büyük efsanelerinden biridir.Diablo'yu anlatmak için kelimeler yetmez..
Ne olursa olsun beni saatlerce,günlerce ve hatta yıllarca bilgisayara ve internete bağımlı yapan tek oyun...Oynamaktan zevk aldığım tek oyun...Beni başka diyarlarda gezintiye götüren tek oyun...Güz geldiğinde ağaçlardan yere düşen yapraktır diablo,Kış gecesinde yağan kar tanesidir,Bahar şafağında uçuşan bir ejderhadır,Yazın parlayan bir güneştir O
Diablo'ya bir oyun denmez.O bir yaşam tarzıdır...
Bilmek yetmez.Anlamak yetmez.Görmek yatmez.Oynamak yetmez...
Blizzard'ın en büyük efsanelerinden biridir.Diablo'yu anlatmak için kelimeler yetmez..
Ne olursa olsun beni saatlerce,günlerce ve hatta yıllarca bilgisayara ve internete bağımlı yapan tek oyun...Oynamaktan zevk aldığım tek oyun...Beni başka diyarlarda gezintiye götüren tek oyun...Güz geldiğinde ağaçlardan yere düşen yapraktır diablo,Kış gecesinde yağan kar tanesidir,Bahar şafağında uçuşan bir ejderhadır,Yazın parlayan bir güneştir O
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest