Bard birliği
Kar tanesinde sen
sen kokuyordu hayatım,
kirlilerimde günahların
beyazlarımda yarınımız,
yırttın gittin bizi...
simsiyah oldum şimdi...
seni duyuyorum odalarda
sevdiğin çorba var
yemek hazır diyorsun
bakıyorum masa bomboş...
sana açım,gitmeseydin keşke...
yalnızım ama nereye baksam sen
aynada sen pencerede sen
bir milyon bilmem kaç kar tanesinde sen...
bi yanımda yoksun....
bi hayatım da...
melodi ve saygılarımla...
sen kokuyordu hayatım,
kirlilerimde günahların
beyazlarımda yarınımız,
yırttın gittin bizi...
simsiyah oldum şimdi...
seni duyuyorum odalarda
sevdiğin çorba var
yemek hazır diyorsun
bakıyorum masa bomboş...
sana açım,gitmeseydin keşke...
yalnızım ama nereye baksam sen
aynada sen pencerede sen
bir milyon bilmem kaç kar tanesinde sen...
bi yanımda yoksun....
bi hayatım da...
melodi ve saygılarımla...
Last edited by chosen on Sun Jun 25, 2006 10:54 pm, edited 1 time in total.
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Korunmak için beladan, acılardan
Geçti çılgınca büyülü yollardan
Denir ki nerelerdedir bilinmez şimdi
Kılıcını döver durur kabzası kurşun rengi
Buzlu dağlarda gölgeler içinde
Yaşadı zamanın ötesinde
İşte burda kara dağların ardında
Herkesten uzakta bir taç koydu başına
Ne bulut ne gece örtebildi kılıcının ışığını
Elmaslardan daha parlaktı
Kalbimin ateşi alevlendi ışığıyla
Hükümdarımı bulmaya düştüm yollara
Gönlüm akıverdi kudreti karşısında
Kalbime seslendi kendi lisanında
İşte böyle aşık olmuşum bir gece yarısında
Bırakın yaşayım sonsuza dek bu dağların ardında...
Geçti çılgınca büyülü yollardan
Denir ki nerelerdedir bilinmez şimdi
Kılıcını döver durur kabzası kurşun rengi
Buzlu dağlarda gölgeler içinde
Yaşadı zamanın ötesinde
İşte burda kara dağların ardında
Herkesten uzakta bir taç koydu başına
Ne bulut ne gece örtebildi kılıcının ışığını
Elmaslardan daha parlaktı
Kalbimin ateşi alevlendi ışığıyla
Hükümdarımı bulmaya düştüm yollara
Gönlüm akıverdi kudreti karşısında
Kalbime seslendi kendi lisanında
İşte böyle aşık olmuşum bir gece yarısında
Bırakın yaşayım sonsuza dek bu dağların ardında...
Biri kar tanesi mi dedi? Eskiden karaladığım bişeyi hatırlattı fena halde. En sevdiklerimden biridir:
Bir kar tanesi gibi ruhum,
Her bir kar tanesi gibi,
Her bir kar tanesi gibi kalabalıkta,
Her bir kar tanesi gibi yalnız,
Her bir kar tanesi gibi beyaz,
Her bir kar tanesi gibi soğuk,
Her bir kar tanesi gibi nadir,
Her bir kar tanesi gibi narin,
Her bir kar tanesi gibi eriyecek bir gün.
Buharlaşacak...
Yeni bir kar tanesi gibi,
Yeniden hayat bulacak,
Belki yağmur damlası olacak,
Her zaman farkl bir biçimmde,
Ama hep aynı ben olacak...
Bir kar tanesi gibi ruhum,
Her bir kar tanesi gibi,
Her bir kar tanesi gibi kalabalıkta,
Her bir kar tanesi gibi yalnız,
Her bir kar tanesi gibi beyaz,
Her bir kar tanesi gibi soğuk,
Her bir kar tanesi gibi nadir,
Her bir kar tanesi gibi narin,
Her bir kar tanesi gibi eriyecek bir gün.
Buharlaşacak...
Yeni bir kar tanesi gibi,
Yeniden hayat bulacak,
Belki yağmur damlası olacak,
Her zaman farkl bir biçimmde,
Ama hep aynı ben olacak...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Sıladaki Kardeşe Zabıt
Ne kar gördü bu gözler beyaz,
ne de ayrıntıda gizli bekaretini doğanın
izmirli olduğundan olsa gerek
sezmedi sezemedi iliklere işleyen soğuğun tadını
Titremedi dişleri öyle inceden takır takır
yada buz tutmadı kulağı şöyle çatır çatır
izmirli olduğundan olsa gerek
özlemedi öksürüğü de ciğerlerine bıraktığı acıyıda
düşmedi karda ayağı kayıp yere
yapışmadı elleri soğukta bisiklet frenine
izmirli olduğundan olsa gerek
bilmedi bilemedi kıymetini ne denizin, ne yazın
ama hep arar oldu gözleri geceleri
kristallerden dokunmuş beyaz halıyı
izmirli olduğundan olsa gerek
oldukça genişti hafızası ve engin umutları
Ne kar gördü bu gözler beyaz,
ne de ayrıntıda gizli bekaretini doğanın
izmirli olduğundan olsa gerek
sezmedi sezemedi iliklere işleyen soğuğun tadını
Titremedi dişleri öyle inceden takır takır
yada buz tutmadı kulağı şöyle çatır çatır
izmirli olduğundan olsa gerek
özlemedi öksürüğü de ciğerlerine bıraktığı acıyıda
düşmedi karda ayağı kayıp yere
yapışmadı elleri soğukta bisiklet frenine
izmirli olduğundan olsa gerek
bilmedi bilemedi kıymetini ne denizin, ne yazın
ama hep arar oldu gözleri geceleri
kristallerden dokunmuş beyaz halıyı
izmirli olduğundan olsa gerek
oldukça genişti hafızası ve engin umutları
Ferahta galip gelenlerden bir bıkmışlık var omuzlarımda, ondan mağlup oluyorum bu aralar hayata!
Affetmek gerek bu günleri
yarınlara bırakmadan.
hissetmek gerek bu anıları
yarınların ardında unutulmadan
sır olsa bu düşünceler,
yarınların sırrıyla bulanık.
Hapsetsen bugünleri
yarınlara karışmadan.
şükretsem...
yarınları bilmeden
unutulmasın bu günler,
umudum yarınlar.
yarınlara bırakmadan.
hissetmek gerek bu anıları
yarınların ardında unutulmadan
sır olsa bu düşünceler,
yarınların sırrıyla bulanık.
Hapsetsen bugünleri
yarınlara karışmadan.
şükretsem...
yarınları bilmeden
unutulmasın bu günler,
umudum yarınlar.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
burası çok güzel yawulysses wrote:Sıladaki Kardeşe Zabıt
ama hep arar oldu gözleri geceleri
kristallerden dokunmuş beyaz halıyı
izmirli olduğundan olsa gerek
oldukça genişti hafızası ve engin umutları
çok saol abi
----------------------------------
Dön Ã?ağrısı
Seviyorum diyordu
Lakin gidiyordu
Yaşananları hiç anmadan
Göz yaşlarımla siliyordu
Olan hep bana oluyordu
Yok sonumuz diyordu
Fakat ben ne edeyim
"ben" onla doluydu
Umudumu yitirdim yabanlarda
Yalnızım üşüyorum sokaklarda
Ne yapayım çok seviyorum"
Hıçkırıklar yollarımda...
melodi ve saygılarımla...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Minnet
yalnızken düşünme
zarar verirsin kendine
bırak yaşam yaşansın
saklanma tek köşene
yüz, yağmur yağıyorsa
atla, kar düşüyorsa
gökyüzüne bak
mutlu ol düşmüyorsa
sana verilene minnet
seni seveni yar et
dünya dönüyorsa
bunu yapana şükret"
melodi ve saygılarımla...
(devamlı tanrılarla uğraştığıma kızan arkadaşlara bu da bir tür hediye olsun
Artemis kardeşim selam olsun sana nerdeysen
)
yalnızken düşünme
zarar verirsin kendine
bırak yaşam yaşansın
saklanma tek köşene
yüz, yağmur yağıyorsa
atla, kar düşüyorsa
gökyüzüne bak
mutlu ol düşmüyorsa
sana verilene minnet
seni seveni yar et
dünya dönüyorsa
bunu yapana şükret"
melodi ve saygılarımla...
(devamlı tanrılarla uğraştığıma kızan arkadaşlara bu da bir tür hediye olsun
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Vefat eden dedem ve yeni doğan kuzenimin anısına:
Büyümekten korkuyorum,
Ben büyüdükçe,
Başkalarının yaşlandığını bilmekten,
Ve yolculuk zamanının,
GEleceğini bilmekten korkuyorum.
Gitmekten korkuyorum,
Son bir kez daha görememekten gidenleri;
Uzaktayken haber alamamktan,
Alsam bile dönememekten geriye,
Her gidişin birşeyler için son olabileceğini,
Bilmekten korkuyorum.
Dönmekten korkuyorum
Her seferinda birşeyi elsik görmekten,
Gerçekle yüzleşmekten korkuyorum,
Dönünce hatıralarla karşılaşmaktan,
yüzleşmekten korluyorum...
Korkmaktan korkuyorum,
Hergün aklımın bir köşesinde,
Bu düşünceyle yaşamaktan
Her an kendimi hazırlamaktan korkuyorum.
Birgün bu fikrin esiri olmaktan,
Beklemekten korkuyorum...
Biliyorum...
Ölüm de adil aslında,
Hayat gibi...
Her gidenin yerine bir yenisi geliyor,
Gidene mi üzülmeli,
Gelene mi sevinmeli
Bilemiyorum...
Ne kadar üzülsemde
Yine de isyan edemiyorum.
Gitmek mi iyi kalmak mı?
Ölümden değil de aslında,
Kaybetmekten korkuyorum...
Büyümekten korkuyorum,
Ben büyüdükçe,
Başkalarının yaşlandığını bilmekten,
Ve yolculuk zamanının,
GEleceğini bilmekten korkuyorum.
Gitmekten korkuyorum,
Son bir kez daha görememekten gidenleri;
Uzaktayken haber alamamktan,
Alsam bile dönememekten geriye,
Her gidişin birşeyler için son olabileceğini,
Bilmekten korkuyorum.
Dönmekten korkuyorum
Her seferinda birşeyi elsik görmekten,
Gerçekle yüzleşmekten korkuyorum,
Dönünce hatıralarla karşılaşmaktan,
yüzleşmekten korluyorum...
Korkmaktan korkuyorum,
Hergün aklımın bir köşesinde,
Bu düşünceyle yaşamaktan
Her an kendimi hazırlamaktan korkuyorum.
Birgün bu fikrin esiri olmaktan,
Beklemekten korkuyorum...
Biliyorum...
Ölüm de adil aslında,
Hayat gibi...
Her gidenin yerine bir yenisi geliyor,
Gidene mi üzülmeli,
Gelene mi sevinmeli
Bilemiyorum...
Ne kadar üzülsemde
Yine de isyan edemiyorum.
Gitmek mi iyi kalmak mı?
Ölümden değil de aslında,
Kaybetmekten korkuyorum...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
zar
yorulana su vermeli
doğru yoldaysa eğer
sen hasta olana bak
iyiyi herkes sever
düşenin bastonu olmalı
hak etmiyorsa yeri
seni satanı sen de sat
nasıl olsa döner geri
seçilmişi dert yormalı
sevsin diye hayatı
hepimiz Tanrı"yı kollamalı
düzgün atsın diye zarı"
melodi ve saygılarımla...
yorulana su vermeli
doğru yoldaysa eğer
sen hasta olana bak
iyiyi herkes sever
düşenin bastonu olmalı
hak etmiyorsa yeri
seni satanı sen de sat
nasıl olsa döner geri
seçilmişi dert yormalı
sevsin diye hayatı
hepimiz Tanrı"yı kollamalı
düzgün atsın diye zarı"
melodi ve saygılarımla...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Buraya ilk başlangıcı sen yapmışsın feryat bence yeniden buraya yazmaya başlaki eskiden buraya şiir yazan herkes buraya geridönsün
emin ol bu başlık güzel şiirlerini özlemiştir ilk mesajdan itibaren saatlerce okudum bütün şiirleri gerçektende süper.İlk başta bu başlığa şiir yazan pek çok kişide şimdi yazmadığından birazda hüzünlendim doğrusu.Umarım eskisi gibi şenlenir burası.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Aylardan sonra geri geldi ozan,
Bir tohum hatırlıyordu,
Beslemişti sulamıştı zamanında...
Onu besledikçe umutları beslenmişti,
Ruhu beslenmişti.
Yalnız da değildi,
Hep birileri vardı.
Gitmesi gerekti ozanın,
Buna güvendi ve gitti,
Bazen biraz yalnız kaldı belki,
Ama hiç terkedilmedi...
şimdi ne hatrındaki tohum vardı ortada,
Ne o yeni filizlenen fidan.
Kocaman bir ağaçtı ozanı karşılayan.
"Hoş geldin" dedi.
"Evine hoş geldin "
Bard birliğinin kurucusuna gecenin4 ünde elimden gelen jest bu oldu umarım beğebnirsiniz.
Hoş geldin diyorum. Ve derhal yeni şiirleri bekliyorum. Umarım uzaktayken pas tutmamışsındır
Bir tohum hatırlıyordu,
Beslemişti sulamıştı zamanında...
Onu besledikçe umutları beslenmişti,
Ruhu beslenmişti.
Yalnız da değildi,
Hep birileri vardı.
Gitmesi gerekti ozanın,
Buna güvendi ve gitti,
Bazen biraz yalnız kaldı belki,
Ama hiç terkedilmedi...
şimdi ne hatrındaki tohum vardı ortada,
Ne o yeni filizlenen fidan.
Kocaman bir ağaçtı ozanı karşılayan.
"Hoş geldin" dedi.
"Evine hoş geldin "
Bard birliğinin kurucusuna gecenin4 ünde elimden gelen jest bu oldu umarım beğebnirsiniz.
Hoş geldin diyorum. Ve derhal yeni şiirleri bekliyorum. Umarım uzaktayken pas tutmamışsındır
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Gün doğar ozan gelir
tüm ümitleri yanında getirmiş.
Tüm tatlı ve acı anıları geride bırakmış
Bir ozan geliyor,
yanında bir ümit ve mutluluk
getiriyor.
Her durduğu köyde
her durduğu kasabada
bir ışık saçıyor.
Bakıyorlar ozana bakıyorlar,
gelecek kuşaklar için yeni nesiller için
bir umut bir ışık bekliyorlar.
Ozan karanlıkta bir rehber gibi
müziği ve sesiyle bir mihrab gibi
o düşler sokağında yüriyen bir kahraman
o kazanılmış bir zaferin son kahramanı,
hayatını bilgeliği yaymaya adamış bir haberci o...
Gün batar ozan gider
bedeni gitsede ruhu buralardadır
şiirleri kalbimize yazılmış,
adı hep bu diyardadır.
Her nekadar burda yeni olsamda bende kurucu üstad feryad için bir şiir yazayım dedim
şiirlerini bekliyoruz üstad.
tüm ümitleri yanında getirmiş.
Tüm tatlı ve acı anıları geride bırakmış
Bir ozan geliyor,
yanında bir ümit ve mutluluk
getiriyor.
Her durduğu köyde
her durduğu kasabada
bir ışık saçıyor.
Bakıyorlar ozana bakıyorlar,
gelecek kuşaklar için yeni nesiller için
bir umut bir ışık bekliyorlar.
Ozan karanlıkta bir rehber gibi
müziği ve sesiyle bir mihrab gibi
o düşler sokağında yüriyen bir kahraman
o kazanılmış bir zaferin son kahramanı,
hayatını bilgeliği yaymaya adamış bir haberci o...
Gün batar ozan gider
bedeni gitsede ruhu buralardadır
şiirleri kalbimize yazılmış,
adı hep bu diyardadır.
Her nekadar burda yeni olsamda bende kurucu üstad feryad için bir şiir yazayım dedim
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Bana bardlığı sevdiren kişilerden olan feryat kardeşime ben de bi iki kelam etmezsem ayıp olur dimi? 
Lavtayı utanmadan bırakmış
Ozanlar ona ağıt yakmış
O ise bunları duymadan
Kocaman bir kahkaha atmış
Gözler arar dururmuş
Sözler onsuz solukmuş
Kapıları aralamış da
Bu sessizlik bozulmuş
Bu suskunluk bize yetmiş
Melodilerimiz gözyaşına setmiş
Hoşgeldin birliğe lakin
Usta Efla, boynuz kulağı geçermiş...
gülümseme ve saygılarımla...
Lavtayı utanmadan bırakmış
Ozanlar ona ağıt yakmış
O ise bunları duymadan
Kocaman bir kahkaha atmış
Gözler arar dururmuş
Sözler onsuz solukmuş
Kapıları aralamış da
Bu sessizlik bozulmuş
Bu suskunluk bize yetmiş
Melodilerimiz gözyaşına setmiş
Hoşgeldin birliğe lakin
Usta Efla, boynuz kulağı geçermiş...
gülümseme ve saygılarımla...
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests

