"Haydi şövalye bizi farkettiler hemen uzaklaşmalıyız, o büyük hayvanlarla bizi ormanda takip edemezler. Hem kaçarsak bunları üzerimize çekerek on kasabaya giden diğer arkadaşlarımızın da yakalanma ihtimalini azaltmış oluruz. Zaten gnom'da ormana girdi. Druid'de de garip birşeyler var ille de sorun istiyorsan ormanda da birçok soruna yolaçabilirsin." Dedikten sonra hızla arkasını dönerek ormana doğru ilerlemeye başladı. şövalyenin onu takip etmesini umuyordu...Necros_Spellweaver wrote:Hastlisch ormana girdiği zaman o uçan şeylerin onları burada takip edemeyeceklerini anladı. Ağaçlar fazla sıktılar. Elbette ormanın içinde bir tehlike olması söz konusuydu. Ama ağaçların arasından Schön"ün sakin guklamasını duyunca Hastlisch rahatladı. Gece avcılarından birisi olan kuş, ormanda bir tehlike sezmemişti. Yine de bir sorun vardı: Yaşlı kadın ortadan kaybolmuştu.
Yılmax ise bu sırada Gümüşyüz ile Hastlisch"in arasında kalmıştı. Gümüşyüz"le kalıp onunla birlikte savaşabilirdi ama bu elbette ki çok tehlikeli olacaktı. Hastlisch"le birlikte ormana da kaçabilirdi ama bu durumda Gümüşyüz"ü burada yalnız bırakmış olacaktı. Ah onu da ormana girmeye ikna edebilseydi...
Gümüşyüz ise kutsal kanından gelen gücü kullandığı zaman, uzaktaki goblinlerin, ancak kendi gözünde görülecek şekilde kırmızı kırmızı parladığını fark etti. Yaratıklarda ise böyle bir şey söz konusu değildi. Yine de Gümüşyüz bu bilgi için zamanını boşa harcamıştı. Goblinler onları görmüşlerdi. şimdi de tüm hızlarıyla Gümüşyüz"e doğru uçuyorlardı. Yaratıkların ikisi yana doğru açılırken biri ortadan hızla geliyordu. Gümüşyüz"ün etrafını saracaklardı.
Gümüşyüz Goblinlerden ortandan gelene doğru baktı ,sonra arkasına baktı Yılmax la göz göze .. geldi..
'' Kaç Ben halederim... ormanın derinliklerine kaçın...''
Gümüşyüz Sonra gelen uçan şeye tekrar baktı Okunu yerleştirdi yayına... Gözlerine bir anlık olsa kapatı kalbinden sağ koluna doğru yayılan bir bir güç sonra o güç iyilikten gelen o güç paramaklarının ucundan oka aktı (bless weapon) ve oku tamen gerip uçan şeyin üstünde ki gobline nişan aldı.ok yaydan cıktığı anda,şu sözler döküldü azından Gümüşyüzün
''Lord Orenin Adaleti ile karşı karşıyasınız ... ve yargılandınız ve cezanız ölüm,Ã?ektirdiğiniz acıların hesabını verme zamanı''
Yilmax ormana doğru ilerlerken şövalyenin arkasından gelmesini ummuştu ama şövalyenin kendisine kaçmasını ve kendisinin halledeceğini söyleyince arkasına dönerek bir yaratıklara bir de şövalyeye baktı " Kahrolasıcalar eşitsizlik, ama hayatımı da tehlikeye atamam ama şövalyeyi de yalnız bırakmak içimden gelmiyor" düşüncelerinden arınarak
"Hadi şövalye daha fazla bekleyemem kendini de on kasabadaki araştırmaya giden dostlarımızın da hayatını tehlikeye atıyorsun. Bırak bu inadı bunlar peşimizden gelince on kasaba içlerindeki devriyelerini de dışarı kaydırmaya başlıyacaklar bu da daha onurlu bir davranış olur..." dedikten sonra hızla ormana doğru seyirtti...
--------------------------------------------------------------------------------------------
Son bentler de yıkılıyor,
Sonu geliyor, lanet kalkıyor.
100 yıldır süren bilinçsizlik yerini aydınlanmaya, hatırlamaya bırakıyor.
Bir drow geri geliyor.
İyi ya da kötü
Bunu zaman gösterecek.
Ölümlü gözlerden gizlenenler bir bir açığa çıkıyor
Ama sadece bir drow'un aklında...
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Kainatta mutlak iyilik ya da mutlak kötülük diye birşey yoktur.
Yalnızca güç vardır.
Güce sahip olan herşeye hükmeder.
Ta ki karşısına daha güçlü birisi dikilene dek...
Yilmax Z'yl Arnen
Red Robe Mage[/b]
