ALENTHASLEASESS diyor ki!
Beterinde beteri var:
Alın birde buradan yakın, geçenlerde okuduğum bir Türk yazarın fantastik kitabında (Göktuğ Canbaba - Ozanın şarkısı) adam saldırı yerine "atak" - hâlâ yerine ise "hala" yazarak beni deliye çevirmiş, kitabı fırlatıp atasım gelmiştir... Zaten sürekli partiye birileri katılıp/çıkıp durmuş ve de sanki frp edasıyla büyü çok basit bir şeymiş gibi gösterilmişti. Nasıl açıklayayım, hop büyü yaptım, hop kendimi koruyucu bir büyü yaptım... Halbuki ne heveslerle almıştım Türk yazar diye .
Sevgili arkadaşım;
İlk önce nereden başlayacağımı bilemiyorum aslında. Yaşının küçük olduğunu düşünüyorum o yüzden çok fazla uzatmayacağım. Aslında forumlara da girmiyorum uzun zamandır, bu yorumunla da tesadüfen nette karşılaştım.
İlk önce şu "atak" sorununla başlayalım.. Atak kelimesi için hangi yazım klavuzuna bakarsan bak orada gerekli anlamı göreceğine inanıyorum. Saldırı yerine atak yazıp duruyorsun ama aslında ikisinin de aynı anlama geldiğinden bile haberdar değilsin. Bu bir tercihtir. Ben atak derim sen saldırıyı kullanırsın. Kişiye göre değişen basit bir kelime seçiminden ibarettir bu sadece.
ve sevgili arkadaşım! Hiç mi editör diye bir şey dumadın acaba?!? Sence ben yazdığım romanı word çıktısı olarak hemen gidip bir yerde bastırıyor muyum? HALA diyorsun sürekli

Unutma ki roman yazıldıktan sonra uzun süre bir değerlendirici kurul tarafından incelemeye tabi tutulur. Basım aşamasında olan hatalardan da beni suçlayacaksan ben bunun altında oldukça garip bir tutum olduğunu düşünmekten başka bir şey yapamıyorum. Düşünüyorum acaba sen çocukken elinden şekerini mi kaptım diye!
İkinci olarak romanı zaten yarıda bıraktığın aşikar. Eğer öyle olmasaydı romanın geçtiği dünyada büyünün ne kadar özel olduğunu ve sadece seçilmiş kişilerin zihinsel güçleriyle yaptıkları bir yetenek olduğunu öğrenebilirdin. Ki çoğu zaman Eryns'in yani büyücü karakterin birçok büyüyü yaparken kendisine zarar verdiğini, büyüyü anlamak için yoğun çabalar verdiğini görebilirdin. Birçok kere ölümden dönen bir karakter olduğunu da söylemek lazım. Büyü, diyarımda yoğun çaba gerektiren ve gerektiğinde ölümle sonuçlanan bir uğraştır. Kitabı nasıl okuduğunu oldukça merak ediyorum doğrusu...
üçüncü olarak, partiye giren birilerinden bahsetmişsin. Hikaye örgüsünde yan karakterler olayın akışını zenginleştirmek, farklı kurgulara ortam hazırlamak ve gerekli konuşmaların asıl olay örgüsüyle bir olması amacıyla konulmaktadır. Eğer biraz daha bilgin olsaydı romanlar ve yazım teknikleri hakkında emin ol yazdığım romandan bu denli rahatsız olmazdın.
Kurguyu "bilgisayar oyunu " diye özetlemişsin. şunu da söylemem gerekir ki 365 sayfa olan roman geçmiş ve gelecek arasında dönüp durmaktadır. Yani kurgu geçmişte olan olaylarla gelecekte olan karmaşık olayların bir bütünü gibidir. Ve şunu da söylemem gerekir ki roman birçok eleştirmen, okur ve yazar tarafından Türkiye'de yazılan çok iyi bir fantezi romanı olarak gösterilmekte ve net üzerinde yapılan yorumlar ve değerlendirmelerde de yüksek bir puan almaktadır. Bunu bana burada söylettirdiğin için de ayrıca sana kızıyorum..
Daha çok söyleyeceğim şey olmasına rağmen burada susmanın en iyi şey olacağını düşünüyorum. Aldığın cevaplar umarım seni tatmin eder çünkü daha fazla burada yazmak istemediğim gibi, sitenin bir parçası olmak niyetinde de değilim..
Arkadaşlar, sevgili okurlar;
İçimizden birinin birçok şeyi feda ederek, neredeyse imkansız gibi görünen Türk Fantezi Edebiyatı'na girmesini, orada bizden bir dünya yaratmasını, hayalindeki karakterleri ülkemiz sınırları içerisinde yaşatmaya çalışmasını öveceğimiz yere neden taşladığımızı anlamış değilim. Romanı sevmemiş olabilirsiniz ama bu asla ama asla ona hakaret etme lüksünü size vermez.
Daha önce romanı okumamış kişileri de göz önünde bulundurarak ne kadar çirkin ve düzeysiz bir yorum yaptığının da umarım farkına varmışsındır.
Sevgilerimle
GÃ?KTUğ CANBABA