by dieVecnadie » Mon Jan 17, 2005 7:31 pm
Slm FRPWorld. Bu ilk denemem bi değerlendirebilirmisiniz:?: Yorumlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler...
Yerinden hoplayarak uyanmasına neden oldu bir gümbürtü. İki saat önce uyuyakalmıştı ama derin uyumazdı. Zaten bu gümbürtüde kalkması için derin uyuyamamasına gerek yoktu. 15 yaşından beri derin uyuyamadığını hatırlıyordu. Üstleri sıcak yataklarında k*çlarında pireler uçuşarak uyurken, o burada devasa kulenin üstünde soğuktaydı. Ona şehirden kışlık bir pelerin getirecek biri olsa"
Ayağa kalktı, sağ eli içgüdüsel olarak sol beline gitti. Ancak orda kılıç yoktu, muazzam kaledeki geçim sıkıntısı yüzünden artık gözcülere kılıç vermiyorlardı sadece bir hançerle yetinmek zorundaydılar. Gözleriyle bir gaz lambası aradı ve duvarın dibinde bir tane buldu. Tam giderken yer sarsıldı ve yüzükoyun yere kapaklandı. Meraklanmıştı. Ã?abucak ayağa kalktı ve lambayı yaktı ve kulenin ucuna doğru yürüdü. Aşağıya baktığında bir goblin ordusu gördü. Bazıları taşları tekmeliyor, bazıları ise kulelere tırmanıyordu. Gümbürtü ve sarsıntıların nedenini anladı: bir tane de koçbaşı vardı. Panikleyip geriye sendeledi az kalsın bir taşa takılarak düşüyordu. Aceleyle savaş borusunu aradı. Tam bulduğunda yine bir sarsıntı oldu. Bu sefer düşen kendisi değil savaş borusuydu. Almak için eğildiği sırada arkasında ayak sesi duydu. Geriye dönüp baktığında kuleye tırmanırken görmediği pis pis sırıtan bir goblin gördü ve panikleyip korkusundan savaş borusunu bütün gücüyle üfledi. Sorumluluğunu yerine getirmenin mutluluğu ve gazıyla savaş borusunu bir kenara atıp hançerini çekti ve goblinle göz göze geldi. Yüzüne korkutucu bir ifade vermeye çalıştı fakat goblin pek korkmuşa benzemiyordu. Hatta goblin onu korkuttu biraz. Kendisinden iğrenç bir goblinden korktuğu için nefret etti o an. Goblin ona göre ağır olan kılıcını savurdu ve adamın bacağında bir sıyrık açtı. Adam çığlığını bastırmaya çalıştı. Ã?ığlığın gobline zevk vereceğini biliyordu. İlk defa yaralanmamıştı ama baldırından yaralanmanın acısı hiçbir şeyin acısına benzemiyor diye düşündü ve hançerini ters çevirdi elinde. Koşarak gobline atladı goblin kılıcını kaldırmaya çalışırken gözünü çizdi. Goblin kör olunca daha dikkatli davranmaya çalıştı ve botundan bıçağını çekti ve gelişigüzel salladı fakat adam onun önünde değildi. Adam yavaş yavaş goblinin sağ tarafına geldi ve sert bir tekme attı. Goblin sendeledi ve kuleden aşağı düşerken kenara tutunmayı başardı. Adam goblinin yanına yaklaştı ve parmaklarını keserek aşağı düşürdü. Parmağın birini cebine attı ve uzun ve dik merdivenden hızlıca aşağı indi kapıya doğru koştu. Yerden bir kılıç aldı ve narasını atarak savaşa daldı. Daha yeni girmişti ki sarı tüylü bir goblin oku boğazına saplandı. Adam hırıltılı sesler çıkararak öldü.
//Efla tarafından değiştirildi
Kullanılan kelimelere biraz daha özen...
Slm FRPWorld. Bu ilk denemem bi değerlendirebilirmisiniz:?: Yorumlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler...
Yerinden hoplayarak uyanmasına neden oldu bir gümbürtü. İki saat önce uyuyakalmıştı ama derin uyumazdı. Zaten bu gümbürtüde kalkması için derin uyuyamamasına gerek yoktu. 15 yaşından beri derin uyuyamadığını hatırlıyordu. Üstleri sıcak yataklarında k*çlarında pireler uçuşarak uyurken, o burada devasa kulenin üstünde soğuktaydı. Ona şehirden kışlık bir pelerin getirecek biri olsa"
Ayağa kalktı, sağ eli içgüdüsel olarak sol beline gitti. Ancak orda kılıç yoktu, muazzam kaledeki geçim sıkıntısı yüzünden artık gözcülere kılıç vermiyorlardı sadece bir hançerle yetinmek zorundaydılar. Gözleriyle bir gaz lambası aradı ve duvarın dibinde bir tane buldu. Tam giderken yer sarsıldı ve yüzükoyun yere kapaklandı. Meraklanmıştı. Ã?abucak ayağa kalktı ve lambayı yaktı ve kulenin ucuna doğru yürüdü. Aşağıya baktığında bir goblin ordusu gördü. Bazıları taşları tekmeliyor, bazıları ise kulelere tırmanıyordu. Gümbürtü ve sarsıntıların nedenini anladı: bir tane de koçbaşı vardı. Panikleyip geriye sendeledi az kalsın bir taşa takılarak düşüyordu. Aceleyle savaş borusunu aradı. Tam bulduğunda yine bir sarsıntı oldu. Bu sefer düşen kendisi değil savaş borusuydu. Almak için eğildiği sırada arkasında ayak sesi duydu. Geriye dönüp baktığında kuleye tırmanırken görmediği pis pis sırıtan bir goblin gördü ve panikleyip korkusundan savaş borusunu bütün gücüyle üfledi. Sorumluluğunu yerine getirmenin mutluluğu ve gazıyla savaş borusunu bir kenara atıp hançerini çekti ve goblinle göz göze geldi. Yüzüne korkutucu bir ifade vermeye çalıştı fakat goblin pek korkmuşa benzemiyordu. Hatta goblin onu korkuttu biraz. Kendisinden iğrenç bir goblinden korktuğu için nefret etti o an. Goblin ona göre ağır olan kılıcını savurdu ve adamın bacağında bir sıyrık açtı. Adam çığlığını bastırmaya çalıştı. Ã?ığlığın gobline zevk vereceğini biliyordu. İlk defa yaralanmamıştı ama baldırından yaralanmanın acısı hiçbir şeyin acısına benzemiyor diye düşündü ve hançerini ters çevirdi elinde. Koşarak gobline atladı goblin kılıcını kaldırmaya çalışırken gözünü çizdi. Goblin kör olunca daha dikkatli davranmaya çalıştı ve botundan bıçağını çekti ve gelişigüzel salladı fakat adam onun önünde değildi. Adam yavaş yavaş goblinin sağ tarafına geldi ve sert bir tekme attı. Goblin sendeledi ve kuleden aşağı düşerken kenara tutunmayı başardı. Adam goblinin yanına yaklaştı ve parmaklarını keserek aşağı düşürdü. Parmağın birini cebine attı ve uzun ve dik merdivenden hızlıca aşağı indi kapıya doğru koştu. Yerden bir kılıç aldı ve narasını atarak savaşa daldı. Daha yeni girmişti ki sarı tüylü bir goblin oku boğazına saplandı. Adam hırıltılı sesler çıkararak öldü.
[color=indigo]//Efla tarafından değiştirildi
Kullanılan kelimelere biraz daha özen...[/color]