by CHANGES » Wed Sep 15, 2004 12:26 am
Elf ve diğerleri ile tanıştıktan sonra dua etmek için yerini almıştı Changes. changes nasıl dua edeceğini düşünürken, zihninde sesler ve imgeler belirdi. bu kutlu mekanda olmak ona huzur verse de, nedenini açıklayamadığı şeyleri pek sewmezdi. önce o rahatlatıcı rüzgar, şimdi de bu sesler ve imgeler...
zihnini dolduran uyarıcılara dayanamayarak gözlerini açtı. sesler ve imgelerin zihnine olan etkisi hala geçmemişti; ama dış dünyaya hala bağlı olduunu görmek onu biraz rahatlatmıştı. konsantre olarak tekrar gözlerini kapattı ve zihninde beliren bu seslerin ve imgelerin kendisine neler annattığını çözmeye çalıştı.
Changes için çok zorlayıcı bi uğraştı bu. Kendisine çok uzun saatler gibi gelen bir süre boyunca, zihnindeki uyarıcılar arasında annayabileceği bi ipucu arayıp durdu. Birden, imgeler arasında bir tanesi onu çağırdı. changes, dikkatle o imgeyi takip etti ve birden diğer uyarıcılar onu rahatsız etmez oldu. Doğum yapan bir kadın ve bi ebe gördü. Ama bu kadın... bu kadın onun annesiydi. Sonra doğumunu gördü, ufacık bi bebek olduu halini. Bunu nasıl gördüğünü annayamıyordu. Daha sonra hayatı gözleri önünde akmaya başladı. Daha küçücük bir çocukken bile arkasından fısıldanan; fakat o zamanlar duyamadığı, duysa bile anlaması mümkün olmayan şeyleri duydu ve anlamlandırdı. O, doğduğundan beri seçilmiş biriydi. Anıları gözünün önünde büyük bi hızla aktı ve halkının yanından ayrıldıı ana geldi. Abaron'u gördü, halkının kahinini, ve sözlerini tekrar işitti:
"Sen evlat kaderini yaşamaya başladın.Senin kaderin buralarda başlasada buralarda bitmiyor. Yeni bir güç doğdu bunu içimde hissedebiliyorum ve bu güç senin için yol gösterici olacaktır artık senin yerin burası değil git ve onu ara eğer o seni değerli bulursa sana lütfedip konuşacaktır.Yolun güneye gidiyor ama neresi olduğunu sadece sen bilebilirsin."
ve kendisine gelen çağrıyı tekrar hatırladı :
Savaşçı, bu dünyada yaşadığın sürece iz bırakmanın tek yolu hem bedenen hem de ruhen güçlü olmaktır.. Ancak bu sayede kendini, sevdiklerini ve seni sen yapan gelenekleri koruyabilir, onnarı tehdit edenlerle savaşınızda başarılı olabilirsin.
Savaşın, gücün ve koruyuculuğun yeni tanrısı BuRock'un yoluna gel!
sonra birden, vücudunun her hattı mükemmeliyet sembolü olan, belden üstü çıplak, altında kahverengi, yıpranmış eri bir pantolonu olan, yüzü metalden bi maske ile tamamen kapalı, bir elinde devasa bi balta diğer elinde de kalkanı olan bir savaşçı belirdi. Bu kişiyi tanımaya çalıştı; ama bu görüntü, changes'in hafızasının bi parçası diildi.
"Kaderini takip ettin, savaşçı. Ã?ağrımı duydun ve geldin... Yüreğinin derinliklerine bakınca, iyi bi savaşçı olduun kadar imanlı olduunu da görüyorum. Bu yüzden, diyarda benim inancımı temsil etmeni istiyorum, savaş tanrısı BuRock'un savaş rahibi olarak. Takip ettiğin kader seni buraya kader getirdi; ancak bu seçimi kendin yapmakta özgürsün. Eğer rahipliğimi kabul etmezsen de, zafere yürüyecek ordumun sık saflarında sana mutlaka yer olacaktır. şimdi, seçimini yap kuzeyli savaşçı..."
Gördükleri karşısında Changes ın adeta dili tutulmuştu.Demek doğruydu o gerçekten kahinin söylediği gibi bir seçilmişti.Olduğu yerde bir an için yığılacak gibi oldu ama onu ayakta tutan artık fiziksel güç değil ruhani gücü idi.Karşısındaki silüete bakmaya cesaret edemiyordu.
"Eğer ki bu benim kaderimse ben artık kaderimi yaşamak istiyorum.Eğer bu bir seçimse ben tanrımı temsil etmeyi bir onur biliyorum.ve biliyorum ki benimle konuştuysan benide duyabiliyorsun.Bu benim için en büyük onurdur."dedi.
"O halde bundan böyle cemaatim içinde bana en yakınlardan biri olacaksın. Düsturuma bağlı kal ve cemaate bu fikirleri aşıla. Bu ilahi görevinde ne kadar başarılı olursan, zafere olan yolumuz o kadar kısa olur. "
Elf ve diğerleri ile tanıştıktan sonra dua etmek için yerini almıştı Changes. changes nasıl dua edeceğini düşünürken, zihninde sesler ve imgeler belirdi. bu kutlu mekanda olmak ona huzur verse de, nedenini açıklayamadığı şeyleri pek sewmezdi. önce o rahatlatıcı rüzgar, şimdi de bu sesler ve imgeler...
zihnini dolduran uyarıcılara dayanamayarak gözlerini açtı. sesler ve imgelerin zihnine olan etkisi hala geçmemişti; ama dış dünyaya hala bağlı olduunu görmek onu biraz rahatlatmıştı. konsantre olarak tekrar gözlerini kapattı ve zihninde beliren bu seslerin ve imgelerin kendisine neler annattığını çözmeye çalıştı.
Changes için çok zorlayıcı bi uğraştı bu. Kendisine çok uzun saatler gibi gelen bir süre boyunca, zihnindeki uyarıcılar arasında annayabileceği bi ipucu arayıp durdu. Birden, imgeler arasında bir tanesi onu çağırdı. changes, dikkatle o imgeyi takip etti ve birden diğer uyarıcılar onu rahatsız etmez oldu. Doğum yapan bir kadın ve bi ebe gördü. Ama bu kadın... bu kadın onun annesiydi. Sonra doğumunu gördü, ufacık bi bebek olduu halini. Bunu nasıl gördüğünü annayamıyordu. Daha sonra hayatı gözleri önünde akmaya başladı. Daha küçücük bir çocukken bile arkasından fısıldanan; fakat o zamanlar duyamadığı, duysa bile anlaması mümkün olmayan şeyleri duydu ve anlamlandırdı. O, doğduğundan beri seçilmiş biriydi. Anıları gözünün önünde büyük bi hızla aktı ve halkının yanından ayrıldıı ana geldi. Abaron'u gördü, halkının kahinini, ve sözlerini tekrar işitti:
"Sen evlat kaderini yaşamaya başladın.Senin kaderin buralarda başlasada buralarda bitmiyor. Yeni bir güç doğdu bunu içimde hissedebiliyorum ve bu güç senin için yol gösterici olacaktır artık senin yerin burası değil git ve onu ara eğer o seni değerli bulursa sana lütfedip konuşacaktır.Yolun güneye gidiyor ama neresi olduğunu sadece sen bilebilirsin."
ve kendisine gelen çağrıyı tekrar hatırladı :
Savaşçı, bu dünyada yaşadığın sürece iz bırakmanın tek yolu hem bedenen hem de ruhen güçlü olmaktır.. Ancak bu sayede kendini, sevdiklerini ve seni sen yapan gelenekleri koruyabilir, onnarı tehdit edenlerle savaşınızda başarılı olabilirsin.
Savaşın, gücün ve koruyuculuğun yeni tanrısı BuRock'un yoluna gel!
sonra birden, vücudunun her hattı mükemmeliyet sembolü olan, belden üstü çıplak, altında kahverengi, yıpranmış eri bir pantolonu olan, yüzü metalden bi maske ile tamamen kapalı, bir elinde devasa bi balta diğer elinde de kalkanı olan bir savaşçı belirdi. Bu kişiyi tanımaya çalıştı; ama bu görüntü, changes'in hafızasının bi parçası diildi.
"Kaderini takip ettin, savaşçı. Ã?ağrımı duydun ve geldin... Yüreğinin derinliklerine bakınca, iyi bi savaşçı olduun kadar imanlı olduunu da görüyorum. Bu yüzden, diyarda benim inancımı temsil etmeni istiyorum, savaş tanrısı BuRock'un savaş rahibi olarak. Takip ettiğin kader seni buraya kader getirdi; ancak bu seçimi kendin yapmakta özgürsün. Eğer rahipliğimi kabul etmezsen de, zafere yürüyecek ordumun sık saflarında sana mutlaka yer olacaktır. şimdi, seçimini yap kuzeyli savaşçı..."
Gördükleri karşısında Changes ın adeta dili tutulmuştu.Demek doğruydu o gerçekten kahinin söylediği gibi bir seçilmişti.Olduğu yerde bir an için yığılacak gibi oldu ama onu ayakta tutan artık fiziksel güç değil ruhani gücü idi.Karşısındaki silüete bakmaya cesaret edemiyordu.
"Eğer ki bu benim kaderimse ben artık kaderimi yaşamak istiyorum.Eğer bu bir seçimse ben tanrımı temsil etmeyi bir onur biliyorum.ve biliyorum ki benimle konuştuysan benide duyabiliyorsun.Bu benim için en büyük onurdur."dedi.
"O halde bundan böyle cemaatim içinde bana en yakınlardan biri olacaksın. Düsturuma bağlı kal ve cemaate bu fikirleri aşıla. Bu ilahi görevinde ne kadar başarılı olursan, zafere olan yolumuz o kadar kısa olur. "