Karanlık Mağaranın Gizemi...

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Karanlık Mağaranın Gizemi...

by Daeya » Mon Jan 03, 2005 7:11 am

Drow'un bu sözleri üzerine aldığı yiyeceği yememeye karar verdi. Sadece cebine koymakla yetindi. Yanında ilerleyen gruba göz attı. Gerçekten yorgun görünüyorlardı. Yolda karşılaşabilecek her türlü ihtimali düşünerek dinlenme kararı verdi. "Biraz dinlenmekte bir sakınca görmüyorum. Uygun olan ilk yerde mola verebiliriz." dedi.

by yeminer » Mon Jan 03, 2005 5:57 am

Miria dişi drowun yüzündeki değişimi sadece bir an fark edebildi. Daha sonra belki bunun bir hayal olduğunu düşünebilirdi fakat az önce öyle bir değişim gördüğünden emindi. Sanki dişi bi an endişelenmiş ti.

"İsmi Lxy'et E'eli " dedi dişi. Bu söz ağzından tıslar gibi çıkmıştı. "Çok besleyici bir besindir. Buralarda yitecek çok yetişmiyor. Sadece bu tür yiyecekler ypabilecek meyveler yetişiyor"

Daha sonra Miria ya baktı. Ne kadar zaman yürüyeceğiz leydim. Yolumuz çok mu ? Yoksa yakında dinlenecek miyiz ?

by Daeya » Sat Jan 01, 2005 11:20 pm

Miria, dişi drow'un bu sözlerine karşılık olarak sadece gülümsedi ve uzatılan parçayı aldı ve evire çevire her bir rengine kadar inceledi. Hatta kokusunun olup olmadığına bakmak için kokladı da. "Bunu daha önce hiç görmemiştim adının ne olduğunu öğrenebilir miyim?" dedi.

by yeminer » Sat Jan 01, 2005 10:57 pm

"O sadece bir erkek... Saçmalıyor" dedi elf dişisi önemsemeden.. "Bizim görevimiz sadece size hizmet etmek ve yolda size refakat etmek. Nereye gittiğinizin bizim için bir önemi yok " dedi ve ters bir şekilde drow erkeğine göz attı. Erkek bundan çok etkilenmiş gibi görünmüyordu fakat yine de bir tartışma başlatmadı ve yediği lafları yuttu.

Birkaç yiyecek çıkardı. Miria bunları daha önce hiç görmemişti. Renkleri oldukça garipti. Drow daha sonra bu kuru yiyecekten bir parçayı Miria ya uzattı. Tatmak ister misiniz leydim ?

by Daeya » Thu Dec 30, 2004 6:10 am

Miria bu soruya da gayet sabırlılıkla yanıtlamıştı. "Gideceğim yeri bulmam için harita yada bir pusulaya ihtiyacım yok. Bana bahşedilenler bunu için var." dedi.

Bu konuşmanın amacını bilmiyordu. Gerçi bilmek de istemiyordu. şu anda ki tek düşüncesi üstlenmiş olduğu görevdi. Eğer bu drow dişisi bile daha sonradan bu anlaşmayı gözardı edecek hareketler yapacak olursa; onu ve yanındaki askerlere cezaların en büyüğünü vereceğinden emindi. Ve o gün hayata son kez bakacaklardı. Ve alacakları nefes, son nefes olacaktı.

"Ne amaçla sorduğunuzu öğrenmem de bir sakınca var mı?" dedi kafasındaki hoşnut kaldığı düşüncelerini uzaklaştırarak. "Sadece merakınızı gidermek için mi yoksa sizin bildiğiniz ama benim bilmediğim şeyleri hayata geçirmek için mi?" diye sürdürdü sözlerini.

by findor » Thu Dec 30, 2004 5:46 am

RP DIşI : Rp ye yazmıştım ama o rplerinn yok sayılmasını ve undead karakterimin iptal edilmesini yada yeminerin kontrolü altına verilmesini istiyorum...
findor undead savaşçı artık yeminerdedir.

by yeminer » Wed Dec 29, 2004 9:05 pm

Drow dişisi konuşmalara uzaktan seyirci oluyor hiç karışmıyordu. Ama ikisine karşı da bariz bir küçümseme içerisindeydi. Hatta Miria drow erkeğini cevapladığında veridği cevaptan memnun olmuş ve "Gerçekten dişi gibi davranıyor" diye düşünmüştü.

"Elinizde harita ya da ona benzer birşeyler var mı ? " diye sordu Drow dişisi. Bunu ne amaçla sorduğunu anlayamamıştı Miria..

by Daeya » Wed Dec 29, 2004 2:08 am

Miria gayet sakin bir ses tonuyla "bırak da o bana kalsın" dedi. İşlerine karışılmasını ve bu konuda yeterince ilgisi olmayanların kendisine sorular sormasını sevmiyordu. Bu konudaki tavrı kesindi ve ne olursa olsun asla taviz veremezdi.

Sadece bu drow erkeğinin merakını geçiştirmek ve yol boyunca bu tarz sorular sormaması için "inan bana hayatta görmek istemeyeceğin bir şeyi" dedi. "Ama ben ve benim gibiler için büyük hayranlık uyandıracak bir şey!"

by yeminer » Mon Dec 27, 2004 5:06 am

Asanın büyüsü bittiğinde ikisi de karanlıkta kalmışlardı ve bir kez daha meşale kullanmaya başladılar.. Zemin oldukça kötüydü ve tehlikelere karşı tetikte olmak için dikkatli bir şekilde ilerliyorlardı. İkisi de ceset oldukları için yorulmuyorlardı. Mağarada kendilerinden daha kötü kokabilecek birşeyin olmaması onları endişelendiriyordu çünkü kokuları düşmanlarına karşı onları ele verebilecek bir şeydi.. Bu şekilde yürümeye devam ediyorlardı. İki cesedin varlığı etfataki hayvanları rahatsız ediyordu ve onlardan uzak durmalarını sağlıyordu ama ikisi de yakında drowların bölgesine gireceklerini ve bu kokunun onlara engel olacağını biliyorlardı... Bir çare bulmalıydılar ama nasıl birşey yapacaklarını daha bulamamışlardı.

Çok az konuşuyor ve hızla ilerlemeye çalışıyorlardı.

Bu arada çilek drow şehrinde biraz daha dinlendikten sonra yola çıktı. Yanına sadece iki kişiyi almıştı o da onu ilk karşılayan drow erkeği ve de bir kutsal rahibeydi. Mağaraların yapıları hakkında bilgiliydiler ve ona rehberlik yapacaklardıı... Ya da başka bir deyişle onu izleyeceklerdi.

"Ayrılırken inançları konusunda ufak problemleri var" demişti drow dişisi ona.. Bunların ne gibi problemler olacağını bilemiyordu. İkisi de çok konuşkan sayılmazlardı fakat uzun süren yolculuk ikisini de bir şekilde konuşmaya mecbur bırakıyordu.

"Leydim o labaratuvarda tam oalrak ne bulmayı düşünüyorsunuz ? " diye sordu Drow erkeği... Bir ismi belki vardı fakat bunu kimse ona söylememişti.. Bu esnada Drow dişisi onlarla ilgilenmiyormuş gibi görünüyordu.

by calis » Wed Dec 22, 2004 12:54 am

Calis ve Findor mağaraya girdikten sonra mağaranın derinlikleri
ne doğru yol aldılar.Calis mağaranın kötü koktuğunu anladı fakat
bundan hiç wtkilenmemiş gibi findor la yürümeye devam ettiler.
Calis burda olabilecek tehlikeleri adı gibi biliyordu.Yer altının
en kötü ırkı drow lardı.Mutlak a bu ırkdan kendilerini engellemeye
çalışan lar olucaktı fakat calis ve findor buna karşı daima tetikte
olucaklardı.Calis ile findor mağaranın derinlikerine indikçe görüş
mesafaleri düşüyordu.dahada indiklerinde artık tamamenn göremez olmuşladı.Calis elini şaplattı ve elinde bir asa belirdi.Calis asaya
karak içinden bir şeyler söledi ve light büyüsü yaptı.Calisin yaptığı
büyü işe yaraamıştı.Artık önlerini ve etraflerını daha iyi görebiliyor
lardı...

by findor » Wed Dec 22, 2004 12:32 am

Findor ve CAlis peşindeki adamlarla hiç durmadan sürekli koştular ve artık
geçen süre zarfının içinde ormanın girişine kadar geldiler.
findor adamlara etrafı gözetmelerini ve dinlenmeleri gerektiğini söyledi...
İkiside biraz da olsa yorulmuşlardı ama bedenleri buna dayanıklı hale gelmişti.
1 saat dinlendikten sonra adamların yemek yemeleri beklendi ve hemen ormanın içine
doğru hızlıca harakete geçildi artık karanlık ormanda daha dikkatli gidiyor
ve sürekli gözlemliyorlardı... Etraflarını gelebilecek her türlü tehlikeye karşı
findor tehlikenin burada olmadığını ve yerin altından geleceğini biliyordu "drowlar"
diye mırıldandı kendi kendine sürekli miria yı düşünüyordu..
geçen süre zarfının içinde mağaranın ağzına kadar geldiler ve findor burda adamlarına
artık onların gitme vakti geldiğini ama buradan fazla uzaklaşmamalarını ürekli tetikte
ve nöbette olmalkarı gerektiğini yoksa ölebileceklerini açıkça söyledi ve tehlikelerden
bahsetti...
Findor ve Calis mağaranin ağzına doğru ilerlediler ve içeriye ilk adımlarını attılar
findor alışkın olduğu o pis kokuyu hissetti yine ama artık etkilenmiyordu ilerlemeye başladılar.

by Daeya » Tue Dec 21, 2004 12:22 am

Miria dişi drowu tekrar selmalayarak "aslında biraz dinlenmek ve ondan sonra yola çıkmak istiyorum. Konukseverliğiniz için teşekkürler" dedi.

Yol gösteren drowa baktı ve kapıdan çıktı..

by yeminer » Mon Dec 20, 2004 5:42 am

"Buna sevindim... İstediğiniz an yola çıkabilirsiniz.... ne zaman isterseniz komutan size yolu gösterecektir" dedi ve odaya yeni girmiş olan miria nın ilk konuştuğu drowu gösterdi.

Drow saygıyla Miria ya baktı ve " Buradan leydim.. size yol gösterebilirim tabi isterseniz" dedi.

by Daeya » Thu Dec 16, 2004 10:17 pm

Miria drow'un konuşmalarını dikkatle dinledi. Arada sırada salonu incelemeyi de ihmal etmiyordu. Drow dişisinin sözü bittiğinde Miria "Efendim Lord Yeminerle anlaşmanız benimle de anlaşmanız demektir. Ã?ncelikle eğer mazur görürseniz efendimin bana verdiği görevi bitirmek istiyorum. Yardım teklifiniz için size ayrıca teşekkür ederim. O halde benim tarafımdan da bu anlaşma kabul görmüştür..." dedi.

by yeminer » Thu Dec 16, 2004 12:18 am

"Sizin hakkınızda son anda bilgi sahibi olabildik. Lord yeminer'i temsil ediyorsunuz. Sizinle ortak noktalarımız var.. Bazı anlaşmalar yapabiliriz" dedi drow dişisi ve ekledi

"Ama burası bunlaı konuşmak için uygun değil.. İçeri gelin" dedi ve onu büyük bir salona aldı. Salon loş şekilde aydınlatılmıştı ve masanın başında 5 dişi drow oturuyorlardı.. Onu karşılayan drow masanın en uzak ucuna geçti ve oturdu. Bu esnada odaya giren bir erkek drow oan oturacak bir yer gösterdi ve o da oturdu.

"Diyarlardan geliyorsunuz leydi.." dedi masanın en başında oturan dişi drow ve Lord Yeminer'in sizi buraya gönderdiği açık. En iyi büyücülerimin bile kaldıramadığı kalkanınız bunun kanıtı.

"Sizinle sadece anlaşmamızı söze dökeceğiz. Biz zaten Lord Yeminer ile anlaştık.. sadece sözler. Biz Lord Yeminer'e desteğimizi her an göstereceğiz. Onun bilgeliğine ve kudretine güveniyoruz ve gerektiği zaman desteğimizi esirgemeyeceğiz. Bunu diyarlardaki inanlara iletmenizi isteyeceğiz. " dedi Drow.. Bu bir beyanattı ve bir görevmiş gibi yapılmıştı...

"Bunun dışında burada kalmak isterseniz sizi ağırlamaktan mutluluk duyarız ama başka bir amacınız varsa size engel olmayacağız ve mümkünse yardım etmek isteriz." dedi Drow... bu sözlerinde ciddi gibiydi ve Miria ya bakıyordu.

Top