by Skylancer » Tue Jan 04, 2005 9:48 pm
dünya yaratmaya yeltenirken daha en baştan kişiyi bir yol ayrımı bekler;
ben bu dünyayı oyunlarımın üzerinde geçmesi için mi yoksa yazıp, derinleştirip bir orta dünya gibi "gerçek" bir dünya haline getirmek için mi yaratıyorum?
eğerki oyunlarınız geçsin istiyorsanız 10-15 tane büyük savaş, janjanlı büyücü, bi kodumu bi de yer koyan savaşçılar filan serpiştirin, herşey parlak ve karizmatik olsun. her bölgede mutlaka bir ejderha ini, bir beholder yuvası ne biliyim 1001 türlü macera alternatifi olsun...hikayeniz nasıl olsa "world creation guide for dummies" şeklinde hazırdır, "büyük tanrı küçükleri yarattı, onlar ilk olarak elfleri yarattı bık bık bık"
yok eğer gerçek anlamda bir dünya yaratmak istiyorsanız herşeyden önce yaratılmış dünyaların hemen hepsini bilmeniz gerek. netekim "abi çok orjinal bir fikir" diye anlattığınız dünya teması yerdeniz'in ta kendisi çıkabilir. hali hazırda yaratılmış olan dünyaları özümsedikten sonra önde gelen dünya mitlerini okuyun, sonra önde gelmeyen mitleri okuyun. toplumların, kültürlerin yaradılış fikirlerini, düşlerini anlayın. sonra oturun bir-iki ya bekleyin..onca araştırmayı beyniniz iyice hazmetsin, ve kendi kendinize sorun "pek güzel, beynimi mitoloji kütüphanesine getirdim, peki tüm bu dünyalarda olan ve olmayan..benim dünyamda olmasını istediğim şey nedir?" eğerki bu soruya cevap vermeyi başardıysanız dünyanızı sıfırdan yaratın. bir FR yahut DL gibi, hatta yer yer orta dünya gibi göbekten yaratıldığı için başı-kıçı birbirini tutmayan bir dünya istemezsiniz değil mi?
tüm bu safhaları aşıp hala dünya yaratmaya kararlı bir manyak iseniz gidip yardım isteyin...hayır, psikolojik yardım değil. eksik yönlerinizi tamamlayacak kişileri arayın, belki siz çok iyi fikirler buluyorsunuzdur lakin anlatımınız güçlü değildir...yahut tam tersi...yardımcınızın kafanızdaki şeyi tam olarak kavramasını sağlayın. ve dünyanızı yaratmaya başladıktan sonra konuyla alakasız birini bulun. zevkine güvendiğiniz biri. sizinle birlikte çalışmayacak ama sizin ortaya koyduklarınızı okuyup eleştirecek, değerlendirecek bir üçüncü, objektif göz...
kolay gelsin, afiyet olsun.
dünya yaratmaya yeltenirken daha en baştan kişiyi bir yol ayrımı bekler;
ben bu dünyayı oyunlarımın üzerinde geçmesi için mi yoksa yazıp, derinleştirip bir orta dünya gibi "gerçek" bir dünya haline getirmek için mi yaratıyorum?
eğerki oyunlarınız geçsin istiyorsanız 10-15 tane büyük savaş, janjanlı büyücü, bi kodumu bi de yer koyan savaşçılar filan serpiştirin, herşey parlak ve karizmatik olsun. her bölgede mutlaka bir ejderha ini, bir beholder yuvası ne biliyim 1001 türlü macera alternatifi olsun...hikayeniz nasıl olsa "world creation guide for dummies" şeklinde hazırdır, "büyük tanrı küçükleri yarattı, onlar ilk olarak elfleri yarattı bık bık bık"
yok eğer gerçek anlamda bir dünya yaratmak istiyorsanız herşeyden önce yaratılmış dünyaların hemen hepsini bilmeniz gerek. netekim "abi çok orjinal bir fikir" diye anlattığınız dünya teması yerdeniz'in ta kendisi çıkabilir. hali hazırda yaratılmış olan dünyaları özümsedikten sonra önde gelen dünya mitlerini okuyun, sonra önde gelmeyen mitleri okuyun. toplumların, kültürlerin yaradılış fikirlerini, düşlerini anlayın. sonra oturun bir-iki ya bekleyin..onca araştırmayı beyniniz iyice hazmetsin, ve kendi kendinize sorun "pek güzel, beynimi mitoloji kütüphanesine getirdim, peki tüm bu dünyalarda olan ve olmayan..benim dünyamda olmasını istediğim şey nedir?" eğerki bu soruya cevap vermeyi başardıysanız dünyanızı sıfırdan yaratın. bir FR yahut DL gibi, hatta yer yer orta dünya gibi göbekten yaratıldığı için başı-kıçı birbirini tutmayan bir dünya istemezsiniz değil mi?
tüm bu safhaları aşıp hala dünya yaratmaya kararlı bir manyak iseniz gidip yardım isteyin...hayır, psikolojik yardım değil. eksik yönlerinizi tamamlayacak kişileri arayın, belki siz çok iyi fikirler buluyorsunuzdur lakin anlatımınız güçlü değildir...yahut tam tersi...yardımcınızın kafanızdaki şeyi tam olarak kavramasını sağlayın. ve dünyanızı yaratmaya başladıktan sonra konuyla alakasız birini bulun. zevkine güvendiğiniz biri. sizinle birlikte çalışmayacak ama sizin ortaya koyduklarınızı okuyup eleştirecek, değerlendirecek bir üçüncü, objektif göz...
kolay gelsin, afiyet olsun.