Başlıyoruz firble ile beraber bir maceranın peşinde yine yeni uykusuz günler ve gecelere..
Jeep lerle geldiğimiz doğu beyazıtta kalıyoruz ( doğubeyazıt ağrı dağında bir yerleşim birimi )
doğubeyazıt insanı oldukça hoş karşılıyorlar bizi ama orda kalamıyoruz dağlar bizi çekiyor..
yüklendiğimiz çantalarımızla başlıyoruz kasabanın çıkışına doğru ilerlemeye..
Saatler boyunca kavurucu kış güneşinin altında ilerlerken fırtınanın etkis ile bir ağaç kavuğuna sığınıyoruz ama fırtına hemen diniyor. Yürüme koşulları iyice zorlaştığında uzaklarda olan devasa bir yapıyı fark ediyorlar.
ben bir anda hatırlıyorum " İshak Paşa Sarayı diye mırıldanıyorum

( karlı Resmini Bulamadım)
saraya yaklaştıkça görüntüsü ile büyüleniyoruz ama soğuk bedenemize işlerken sığınacak bir yer arıyoruz..
Saraya girmek istiyoruz fakat bir giriş bulamıyoruz kapıdan tam dönerken kapının kendiğiniden açıldıığnı fark ediyoruz "bu bir davet " diyor firble
içeri giriyoruz sesleniyoruz kimseler yok ama içerkedi bütüm meşaleler yanıyor anlam veremiyorum " bu bir büyü olmalı" diye söyleniyorum sarayın derinliklerine indikçe kaybolma korkusu kaplıyor içimizi ama aşağıda neler olduğunuda merak ediyoruz sonra vaz geçip dinlendikten sonra karlı tepelerde 2 kişilik bir gruba rastlıyoruz..
Hemen yamaçlara giden bugruba katılıyoruz

beraber ilerleren aşağıya doğru bakıyorum sisler bulutlar şehrin ve dağın üstünden kaybolmuş gülümsüyor ve firble ye sesleniyorum " işte ovalar " diyorum oturuyorum ve uzaklara dalıyorum...
Ã?ağrı Paçin...
Başlıyoruz firble ile beraber bir maceranın peşinde yine yeni uykusuz günler ve gecelere..
Jeep lerle geldiğimiz doğu beyazıtta kalıyoruz ( doğubeyazıt ağrı dağında bir yerleşim birimi )
doğubeyazıt insanı oldukça hoş karşılıyorlar bizi ama orda kalamıyoruz dağlar bizi çekiyor..
yüklendiğimiz çantalarımızla başlıyoruz kasabanın çıkışına doğru ilerlemeye..
Saatler boyunca kavurucu kış güneşinin altında ilerlerken fırtınanın etkis ile bir ağaç kavuğuna sığınıyoruz ama fırtına hemen diniyor. Yürüme koşulları iyice zorlaştığında uzaklarda olan devasa bir yapıyı fark ediyorlar.
ben bir anda hatırlıyorum " İshak Paşa Sarayı diye mırıldanıyorum
[img]http://www.estore.com.tr/estore/ecard/cards/B/08tu_01.jpg[/img]
( karlı Resmini Bulamadım)
saraya yaklaştıkça görüntüsü ile büyüleniyoruz ama soğuk bedenemize işlerken sığınacak bir yer arıyoruz..
Saraya girmek istiyoruz fakat bir giriş bulamıyoruz kapıdan tam dönerken kapının kendiğiniden açıldıığnı fark ediyoruz "bu bir davet " diyor firble
içeri giriyoruz sesleniyoruz kimseler yok ama içerkedi bütüm meşaleler yanıyor anlam veremiyorum " bu bir büyü olmalı" diye söyleniyorum sarayın derinliklerine indikçe kaybolma korkusu kaplıyor içimizi ama aşağıda neler olduğunuda merak ediyoruz sonra vaz geçip dinlendikten sonra karlı tepelerde 2 kişilik bir gruba rastlıyoruz..
Hemen yamaçlara giden bugruba katılıyoruz
[img]http://stu.inonu.edu.tr/~tirmanis2/451.jpg[/img]
beraber ilerleren aşağıya doğru bakıyorum sisler bulutlar şehrin ve dağın üstünden kaybolmuş gülümsüyor ve firble ye sesleniyorum " işte ovalar " diyorum oturuyorum ve uzaklara dalıyorum...
Ã?ağrı Paçin...