by Firble » Fri Aug 13, 2004 6:49 am
Yukarıdaki kararımı verişim üzerinden çok uzun bir süre geçti. Pek çok olay... Ve şimdi geriye baktığımda hissettiğim şey. Garip bir kararmış. Hele o andaki halini düşündükçe bu.. daha da garip geliyor. Toprağın sesini onu duyamayanlara ulaştırmak. O anda bunun aklıma bir yolu gelmişti. Bir şekilde onu duymalarını sağlayacaktım. Bu garip bir düşünce idi. Gerçi gnom ırkı arasında garip düşüncelere sık rastlanır. Birden akla gelen garip fikirler haftalarca bazen yıllarca yapılan çalışmalar ve sonunda çoğu işe yaramayan fikirler. Benim fikrim de başta öyle gözüküyordu. Hatta gnom standartlarına göre bile bu fikrin garip olduğunu itiraf etmeliyim.
İtiraf etmeliyim ki yaklaşık bir yıl bu konu ile ilgili neredeyse hiçbir şey yapmadım. Daha doğrusu düşünmek dışında hiçbir şeyç.. Bazen arkadaşlarım konuşurken bazen mabedde rahibi dinlerken ama çoğunlukla kendi kendime kaldığım akşamlar düşünürdüm. Özellikle toprağın şarkısını her duyduğumda .. Bunu yapacaktım o onlu yaşlarda olan gnom çocuğu Firble bundan oldukça emindi .
Böylece gnom şehrindeki yedinci yılıma girdim. Hala çocuktum. Beni bulduklarında sekiz yaş civarında olduğumu düşünürsek onbeş yaşındaydım. Ve gnomlar özellikle de önlerindeki uzun yaşamı da düşünerek çocuklarının planlı eğitimine 20 li yaşlardan önce sokmazlar. Toplumda hayati görevlere ve ortalama bir çalışma temposuna ulaşılması ise 30lu yaşları bulur. Ki normal yaşamın içinde bile bir parça çocuk ruhu hep mevcuddur. Gnom yaşamındaki bu evreleri açık bir şekilde gözlemleme fırsatı buldum ve bu konuda ilerde daha fazla bilgi vereceğim.
15 yaşında olduğum o yıla dönersek. Evet yılın sonları idi ya da ortaları hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Ama beni ilk harekete teşvik eden olay o oldu bu çok net olarak aklımda. Söz konusu olay mabedde yaşanmıştı. Tapınaktaki rahiplerden biri bize yine hikaye anlatırken.. Yukarıda toprağı ölü zanneden bir insanın hikayesi idi. Ve insan hikayenin sonunda mucizevi bir şekilde şarkıyı duyuyordu. Ses bir süre işitiliyor ve sonra kayboluyordu. Bu insanın hayatında duyduğu en güzel şarkı idi. Ve artık hayatı boyunca bu insan o sesi tekrar duymaya çalışacak ama hiçbir şey ona yardım edemeyecekti.
Tam olarak nasıl oldu bilmiyorum. Sanki bir çeşit.. nasıl desem bir çeşit içgüdüsel hareketti.. Sözler bir anda azımdan çıktı ve naaptığımı farkettiğimde "Ben yardım edebilirim" demiştim. Rahip ve çocuklar bana baktı. Tam olarak ne dediğimi anlamamışlardı. Rahip " Kime yardım edebilirsin oğlum diye sordu? " Ben de cevap verdim: " şey o insana ve şarkıyı toprağın şarkısını duyamayanlara.. " Biraz durdum. " Duymaları için .... Toprağın şarkısını " Arkadaşlarımın soru sorar gibi baktığını görünce devam ettim. "şeyy aslında bunu nasıl yapıcam bilmiyorum ama... " rahibin gözlerine baktım " yapıcam " Rahibin bir süre durduğunu sonra gülümseyip elimi omzuma koyduğunu hatırlıyorum. Bana dedikleri de kelimesi kelimesine aklımda. şarkının güzelliğinin ufak bir bölümünü bile onlara taşıyabilirsem bir mucize gerçekleştirmiş olacağımı söylemişti.
Bu sözün üzerine çok düşündüm hem ozan Firblenin yaratılmasında çok önemli bir rol oynayan o gün boyunca hem daha sonra. şimdi düşününce aslında rahibin çok daha farklı tepkiler verebilme olasılıkları aklıma geliyor. Benim bulunuşumdan ve bunun yarattığı şüphelerden daha önce bahsetmiştim. Ki örneğin iki bin yıl gibi bir süre yaşayan kara elfleri beş yıl bir karanlıkaltı canlısı için bu şüphenin dinmesi için kısa bir süre idi. Ki bu konuda da gnom kardeşlerim sonuna kadar haklı idiler.
Toprağın sesini duyabilme ise yaşattığı o güzelliğin dışında olası bir savaşta da gnomlara büyük avantajlar sağlayan bir yetenekti. Düşmanın ilerleyişi bazen neredeyse tüm detayları ile öğrenilebiliyordu. Ama bu sesi düşmanlarımız da duyabilirse... O anda rahibin aklına benim bu yeteneği düşmanlara taşımak gibi bir amacımın olduğundan şüphelenmemesi belki benim hayatımı kurtarmıştır çünkü en iyimser ihtimalle bu durumda beni karanlık altına bırakırlardı ki orada hayatta kalamazdım. Ama rahip şüphelenmedi.. Belki onun gözünde o an sadece hayal kuran küçük bir gnomdum. Ya da beni kısa bir süre için de olsa anlayabildi. Ne şekilde olursa olsun o rahibe o gün için teşekkür borçlu olduğum kesin.
Ama o konuşmanın o akşamki etkisi farklı oldu. Mabeden çıktığımızda evlerimize dağıldık. Kendi evime ulaştığımda saman yatağıma yatıp düşündüm. Bunun bir mucize olması ne demekti... Rahip beni uyarmaya mı çalışmıştı.. Bunun imkansız olduğu konusunda.. Birden kalktım.. Hayır... Bu yapılabilirdim. Bunu gösterecektim. Rahibe ve herkese... O anda kendime kızdım. Onca süre bir yıla yakın süre hiçbir şey yapmamıştım. Artık başlamalıydım.. Hem de hemen.. Sabırsızlığım o kadar fazla idi ki hemen o akşam başlamalıydım. şehirdeki ışıklar azaltılmıştı. Ã?oğu kişi uyuyordu. Ayaklarım beni mabede yönlendirdi ama orada bir ayin vardı. Ã?yle ise.. Aklıma direk parşomenli yapı geldi kütüphane... Gnom şşehri konusunda ve daha birçok konuda ki bilgi kaynağı.. İçeri girdiğimde kütüphanede geceleyen gnom bana şaşkın şaşkın baktı. Ona kitap aradığımı söylediğimi hatırlıyorum. O da ne kitabı olduğunu sormuştu ve bende toprak demiştim. Bana garip garip baktı ama sonra toprakla ilgili birkaç kitap çıkarıp önüme koydu. Kitaplara baktım. Toprak canlıları, Toprağın içindeki taşlar , Toprak ve Bitkiler , Toprak Sarsıntıları ve Ã?öküntüleri , Toprak Türleri, Tüneller ,Topraktan Eşya ve Alet Yapma... Bunların hiçbiri değildi. Gnoma başka kitaplar getirmesini söyleyecektim ki. Buldum.. Toprağı Duyabilmek isimli bir kitaptı. Kitaba bakmak üzere iken kütüphaneden sorumlu gnom bana kitabı alabileceğimi söyledi ben de aldım. Ve götürdüm. şey orta kalınlıkta bir kitaptı. Kitabın sayfalarını rastgele açmaya başlamıştım.Ã?yküler Ã?yküler vardı. Toprağın sesini duyan gnomlar ve bununla ilgili bir sürü öykü.. Bu bir parça hayal kırıklığı yarattı. Bir iki saniye kadar sonra karar verdim okuyacaktım. Ve içlerinde işime yarayabilecek en ufak bilgi kırıntısını bile daha sonra kullanmak için öğrenecektim.
Ve başladım. O gece uyuyakalana kadar okudum. Ertesi gün uyandığımda arkadaşlarım beni uyurken görünce gitmiş olmalıydılar. Yaşlı gnomun verdiği yemek mutfaktaydı. Yemeğimi yedim ve devam ettim. O gün ondan sonraki ve ondan sonraki gün.
Yukarıdaki kararımı verişim üzerinden çok uzun bir süre geçti. Pek çok olay... Ve şimdi geriye baktığımda hissettiğim şey. Garip bir kararmış. Hele o andaki halini düşündükçe bu.. daha da garip geliyor. Toprağın sesini onu duyamayanlara ulaştırmak. O anda bunun aklıma bir yolu gelmişti. Bir şekilde onu duymalarını sağlayacaktım. Bu garip bir düşünce idi. Gerçi gnom ırkı arasında garip düşüncelere sık rastlanır. Birden akla gelen garip fikirler haftalarca bazen yıllarca yapılan çalışmalar ve sonunda çoğu işe yaramayan fikirler. Benim fikrim de başta öyle gözüküyordu. Hatta gnom standartlarına göre bile bu fikrin garip olduğunu itiraf etmeliyim.
İtiraf etmeliyim ki yaklaşık bir yıl bu konu ile ilgili neredeyse hiçbir şey yapmadım. Daha doğrusu düşünmek dışında hiçbir şeyç.. Bazen arkadaşlarım konuşurken bazen mabedde rahibi dinlerken ama çoğunlukla kendi kendime kaldığım akşamlar düşünürdüm. Özellikle toprağın şarkısını her duyduğumda .. Bunu yapacaktım o onlu yaşlarda olan gnom çocuğu Firble bundan oldukça emindi .
Böylece gnom şehrindeki yedinci yılıma girdim. Hala çocuktum. Beni bulduklarında sekiz yaş civarında olduğumu düşünürsek onbeş yaşındaydım. Ve gnomlar özellikle de önlerindeki uzun yaşamı da düşünerek çocuklarının planlı eğitimine 20 li yaşlardan önce sokmazlar. Toplumda hayati görevlere ve ortalama bir çalışma temposuna ulaşılması ise 30lu yaşları bulur. Ki normal yaşamın içinde bile bir parça çocuk ruhu hep mevcuddur. Gnom yaşamındaki bu evreleri açık bir şekilde gözlemleme fırsatı buldum ve bu konuda ilerde daha fazla bilgi vereceğim.
15 yaşında olduğum o yıla dönersek. Evet yılın sonları idi ya da ortaları hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Ama beni ilk harekete teşvik eden olay o oldu bu çok net olarak aklımda. Söz konusu olay mabedde yaşanmıştı. Tapınaktaki rahiplerden biri bize yine hikaye anlatırken.. Yukarıda toprağı ölü zanneden bir insanın hikayesi idi. Ve insan hikayenin sonunda mucizevi bir şekilde şarkıyı duyuyordu. Ses bir süre işitiliyor ve sonra kayboluyordu. Bu insanın hayatında duyduğu en güzel şarkı idi. Ve artık hayatı boyunca bu insan o sesi tekrar duymaya çalışacak ama hiçbir şey ona yardım edemeyecekti.
Tam olarak nasıl oldu bilmiyorum. Sanki bir çeşit.. nasıl desem bir çeşit içgüdüsel hareketti.. Sözler bir anda azımdan çıktı ve naaptığımı farkettiğimde "Ben yardım edebilirim" demiştim. Rahip ve çocuklar bana baktı. Tam olarak ne dediğimi anlamamışlardı. Rahip " Kime yardım edebilirsin oğlum diye sordu? " Ben de cevap verdim: " şey o insana ve şarkıyı toprağın şarkısını duyamayanlara.. " Biraz durdum. " Duymaları için .... Toprağın şarkısını " Arkadaşlarımın soru sorar gibi baktığını görünce devam ettim. "şeyy aslında bunu nasıl yapıcam bilmiyorum ama... " rahibin gözlerine baktım " yapıcam " Rahibin bir süre durduğunu sonra gülümseyip elimi omzuma koyduğunu hatırlıyorum. Bana dedikleri de kelimesi kelimesine aklımda. şarkının güzelliğinin ufak bir bölümünü bile onlara taşıyabilirsem bir mucize gerçekleştirmiş olacağımı söylemişti.
Bu sözün üzerine çok düşündüm hem ozan Firblenin yaratılmasında çok önemli bir rol oynayan o gün boyunca hem daha sonra. şimdi düşününce aslında rahibin çok daha farklı tepkiler verebilme olasılıkları aklıma geliyor. Benim bulunuşumdan ve bunun yarattığı şüphelerden daha önce bahsetmiştim. Ki örneğin iki bin yıl gibi bir süre yaşayan kara elfleri beş yıl bir karanlıkaltı canlısı için bu şüphenin dinmesi için kısa bir süre idi. Ki bu konuda da gnom kardeşlerim sonuna kadar haklı idiler.
Toprağın sesini duyabilme ise yaşattığı o güzelliğin dışında olası bir savaşta da gnomlara büyük avantajlar sağlayan bir yetenekti. Düşmanın ilerleyişi bazen neredeyse tüm detayları ile öğrenilebiliyordu. Ama bu sesi düşmanlarımız da duyabilirse... O anda rahibin aklına benim bu yeteneği düşmanlara taşımak gibi bir amacımın olduğundan şüphelenmemesi belki benim hayatımı kurtarmıştır çünkü en iyimser ihtimalle bu durumda beni karanlık altına bırakırlardı ki orada hayatta kalamazdım. Ama rahip şüphelenmedi.. Belki onun gözünde o an sadece hayal kuran küçük bir gnomdum. Ya da beni kısa bir süre için de olsa anlayabildi. Ne şekilde olursa olsun o rahibe o gün için teşekkür borçlu olduğum kesin.
Ama o konuşmanın o akşamki etkisi farklı oldu. Mabeden çıktığımızda evlerimize dağıldık. Kendi evime ulaştığımda saman yatağıma yatıp düşündüm. Bunun bir mucize olması ne demekti... Rahip beni uyarmaya mı çalışmıştı.. Bunun imkansız olduğu konusunda.. Birden kalktım.. Hayır... Bu yapılabilirdim. Bunu gösterecektim. Rahibe ve herkese... O anda kendime kızdım. Onca süre bir yıla yakın süre hiçbir şey yapmamıştım. Artık başlamalıydım.. Hem de hemen.. Sabırsızlığım o kadar fazla idi ki hemen o akşam başlamalıydım. şehirdeki ışıklar azaltılmıştı. Ã?oğu kişi uyuyordu. Ayaklarım beni mabede yönlendirdi ama orada bir ayin vardı. Ã?yle ise.. Aklıma direk parşomenli yapı geldi kütüphane... Gnom şşehri konusunda ve daha birçok konuda ki bilgi kaynağı.. İçeri girdiğimde kütüphanede geceleyen gnom bana şaşkın şaşkın baktı. Ona kitap aradığımı söylediğimi hatırlıyorum. O da ne kitabı olduğunu sormuştu ve bende toprak demiştim. Bana garip garip baktı ama sonra toprakla ilgili birkaç kitap çıkarıp önüme koydu. Kitaplara baktım. Toprak canlıları, Toprağın içindeki taşlar , Toprak ve Bitkiler , Toprak Sarsıntıları ve Ã?öküntüleri , Toprak Türleri, Tüneller ,Topraktan Eşya ve Alet Yapma... Bunların hiçbiri değildi. Gnoma başka kitaplar getirmesini söyleyecektim ki. Buldum.. Toprağı Duyabilmek isimli bir kitaptı. Kitaba bakmak üzere iken kütüphaneden sorumlu gnom bana kitabı alabileceğimi söyledi ben de aldım. Ve götürdüm. şey orta kalınlıkta bir kitaptı. Kitabın sayfalarını rastgele açmaya başlamıştım.Ã?yküler Ã?yküler vardı. Toprağın sesini duyan gnomlar ve bununla ilgili bir sürü öykü.. Bu bir parça hayal kırıklığı yarattı. Bir iki saniye kadar sonra karar verdim okuyacaktım. Ve içlerinde işime yarayabilecek en ufak bilgi kırıntısını bile daha sonra kullanmak için öğrenecektim.
Ve başladım. O gece uyuyakalana kadar okudum. Ertesi gün uyandığımda arkadaşlarım beni uyurken görünce gitmiş olmalıydılar. Yaşlı gnomun verdiği yemek mutfaktaydı. Yemeğimi yedim ve devam ettim. O gün ondan sonraki ve ondan sonraki gün.