by Fallen » Tue Jul 20, 2004 6:46 am
Elysium 0 Zamanın Başlangıcı"
Tanrıların dünyaya gelişi pek çok hikayenin kaynağı oldu, öyle ki pek çok kral tanrıların ilk yaratımlarının kendi halkları olduğunu savundular hatta bu konuda savaşlara bile tutuştular ama bu, iktidar ve güç elde etme istenci dışında bir şey değildi, tarih işte bu kralların ağzından yazıldı ve bize yanlış aktarıldı, ama şu anda yazılanlar doğru olanın kendisinden başka bir şey değildir.
İyiliğin üç kardeşi uzun yıllar bir kabuk gibi kurak olan dünyanın üzerinde amaçsızca dolaştılar ama zaman geçtikçe içlerinde büyüyen kusursuzca tasarlanan bir dünyanın modeli gelişiyordu, öyle ki bu dünyada babalarının amacından farklı olarak denge değil, eşitlik, iyilik ve adalet esas alınacaktı, ama bu dünya asla gerçekleşemeyecek bir ütopyaydı çünkü ölümün efendisi Fazgıhl kara uçurumdan kurtulmuştu, çünkü babası eşitliği sağlayabilmek için onu diğer kardeşlerinden daha güçlü yaratmıştı ve o bir imkansızı başarmış kara uçurumdan kurtulmuştu.
Kardeşler ütopyalarının her ayrıntısını sonuna kadar planladılar ve ilk olarak bu hapishaneyi güzelleştirme, yaşama uygun hale getirmek için uğraştılar, işte böyle yaratıldı ağaçlar, denizler, toprak ve güneş, işin sonunda farkında olmadan bile olsa babalarının öğretisine uyduklarını fark ettiler, çünkü bu dünyada bile kusursuz bir denge hakimdi, henüz bozulmamış olan bir denge. İşlerinin sonunda, üç kardeş hapishanelerini yaşanılır hale getirdiklerine dair hemfikir olduklarında bu dünya üzerindeki en büyük eserlerini yaratmaya karar verdiler, yaşamı yaratmaya karar verdiler ve kardeşler ilk olarak bu gün bile adaletin ve iyiliğin sembolü olan elfleri yarattılar, Tyrina elfleri çocukları olarak gördü ve diğer kardeşlerinden ayrı olarak onlara özel bir ilgi gösterdi, onlara bu dünyayı ve yaratımlarını anlattı, daha sonra elfler Tyrina"yı tanrıları ve önderleri olarak gördüler ona kutsal anne anlamına gelen "Aluriel" adını verdiler, böylece elfler dünya üzerinde yaratılan ilk ırk olarak tarihe geçti, ulu Venien ormanlarına yerleşip orada hayatlarını kurdular.
Kardeşlerin en büyüğü olan Elaktrin diğer kardeşlerinden ayrı olarak ütopyalarına uymayan bir varlık yarattı, çünkü o babasının öğretisini geçte olsa anlamış ve insanları yaratmıştı, içinde iyiliği, adaleti ve şefkati taşıyan insanlar aynı zamanda hırs, öfke ve kötülük yapma gibi dürtülere de sahiptiler, işte bu yaratım kardeşlerin arasındaki ilk ayrılık tohumlarını da ekmiş oldu, kardeşler birbirlerine pek belli etmeseler de aralarına görünmez bir duvar girmişti, çok geçmeden Elaktrin yarattığı tüm insanları alıp, bu kıtanın ötesine uzaklara gitti, orada insanları için taştan bir kent yarattı, ve böyle atıldı ulu Elysium imparatorluğunun temelleri, gelecekte karanlığa karşı verilecek en büyük savaşların kalesi oldu bu diyar. Elysium"un yaratılışı zamanın başlangıcı olarak kabul edilir, çünkü kısa ömürlü olan insanlar tarihi kaydetme ihtiyacı duymuş ve yazıtlarında zamanın başlangıcı olarak da şehrin kuruluş gününü kabul etmişlerdir, daha sonra biz elflerde bunu böyle kabul ettik.
Elaktrinin ayrılışından sonra Tyrina ve kudreti ile tanınan kardeşlerin en küçüğü Merazekh elflerin başında kalmışlardı, ama Elaktrin"in ayrılışı küçük kardeşinin içine ayrılık tohumları ekmişti, Merazekh ablasına bağlı kalmaktansa bu koca dünyada özgür olmayı arzuluyordu, yani ayrılık günü yakındı, bu sırada Elysium"un inşasını tamamlayan Elaktrin insanlar arasından en özel niteliklere sahip on kişi seçti ve bu kişilere özel güçler verdi, işte bu kişiler tarihin ilk melekleri ve Elysium imparatorluğunun koruyucularıdır. Venien halkı ise bu sırada üzücü bir olaya Merazekh"in bu ormanladan ayrılışına tanık oldu, önce güneydoğuda abisini ziyarete giden Merazekh daha sonra kuzeye düzlüklere gitti, ve böylece tarihin üçüncü halkı cüceler yaratıldı, kişilik olarak yaratıcılarına çok benzeyen cüceler, güçlü, soğuk, birbirlerine bağlı ve iyilik dolu bir yaratımdı, bugün olanın aksine cüceler o zamanlarda yüzeyde yaşar ama yinede demircilik ve mühendislik alanda harikalar yaratırlardı, denir ki yaptıkları ilk şehir öyle muhteşem bir yapıtmış ki, bundan sonra bu dünya üzerinde daha iyisi ve daha sağlamı asla yapılamamış, işte bu ilk şehrin adı Murgos kentidir, cücelerin ilk yaşam yeri.
Ve böylece son bulur yaşamın yaratılış hikayesi, bundan sonra tanrılar yarattıkları halklara önderlik etmişler ve bu halklarda gittikçe gelişerek tanrılarının adlarını hak eder hale gelmişler, ama bu düzen böyle sürmemiş ve karanlık Slyria"nın üzerine çökmüş, böylece son bulan ilk çağın ardından ikinci çağ, başka bir adıyla lanetliler çağı başlamış.
Elysium 0 Zamanın Başlangıcı"
Tanrıların dünyaya gelişi pek çok hikayenin kaynağı oldu, öyle ki pek çok kral tanrıların ilk yaratımlarının kendi halkları olduğunu savundular hatta bu konuda savaşlara bile tutuştular ama bu, iktidar ve güç elde etme istenci dışında bir şey değildi, tarih işte bu kralların ağzından yazıldı ve bize yanlış aktarıldı, ama şu anda yazılanlar doğru olanın kendisinden başka bir şey değildir.
İyiliğin üç kardeşi uzun yıllar bir kabuk gibi kurak olan dünyanın üzerinde amaçsızca dolaştılar ama zaman geçtikçe içlerinde büyüyen kusursuzca tasarlanan bir dünyanın modeli gelişiyordu, öyle ki bu dünyada babalarının amacından farklı olarak denge değil, eşitlik, iyilik ve adalet esas alınacaktı, ama bu dünya asla gerçekleşemeyecek bir ütopyaydı çünkü ölümün efendisi Fazgıhl kara uçurumdan kurtulmuştu, çünkü babası eşitliği sağlayabilmek için onu diğer kardeşlerinden daha güçlü yaratmıştı ve o bir imkansızı başarmış kara uçurumdan kurtulmuştu.
Kardeşler ütopyalarının her ayrıntısını sonuna kadar planladılar ve ilk olarak bu hapishaneyi güzelleştirme, yaşama uygun hale getirmek için uğraştılar, işte böyle yaratıldı ağaçlar, denizler, toprak ve güneş, işin sonunda farkında olmadan bile olsa babalarının öğretisine uyduklarını fark ettiler, çünkü bu dünyada bile kusursuz bir denge hakimdi, henüz bozulmamış olan bir denge. İşlerinin sonunda, üç kardeş hapishanelerini yaşanılır hale getirdiklerine dair hemfikir olduklarında bu dünya üzerindeki en büyük eserlerini yaratmaya karar verdiler, yaşamı yaratmaya karar verdiler ve kardeşler ilk olarak bu gün bile adaletin ve iyiliğin sembolü olan elfleri yarattılar, Tyrina elfleri çocukları olarak gördü ve diğer kardeşlerinden ayrı olarak onlara özel bir ilgi gösterdi, onlara bu dünyayı ve yaratımlarını anlattı, daha sonra elfler Tyrina"yı tanrıları ve önderleri olarak gördüler ona kutsal anne anlamına gelen "Aluriel" adını verdiler, böylece elfler dünya üzerinde yaratılan ilk ırk olarak tarihe geçti, ulu Venien ormanlarına yerleşip orada hayatlarını kurdular.
Kardeşlerin en büyüğü olan Elaktrin diğer kardeşlerinden ayrı olarak ütopyalarına uymayan bir varlık yarattı, çünkü o babasının öğretisini geçte olsa anlamış ve insanları yaratmıştı, içinde iyiliği, adaleti ve şefkati taşıyan insanlar aynı zamanda hırs, öfke ve kötülük yapma gibi dürtülere de sahiptiler, işte bu yaratım kardeşlerin arasındaki ilk ayrılık tohumlarını da ekmiş oldu, kardeşler birbirlerine pek belli etmeseler de aralarına görünmez bir duvar girmişti, çok geçmeden Elaktrin yarattığı tüm insanları alıp, bu kıtanın ötesine uzaklara gitti, orada insanları için taştan bir kent yarattı, ve böyle atıldı ulu Elysium imparatorluğunun temelleri, gelecekte karanlığa karşı verilecek en büyük savaşların kalesi oldu bu diyar. Elysium"un yaratılışı zamanın başlangıcı olarak kabul edilir, çünkü kısa ömürlü olan insanlar tarihi kaydetme ihtiyacı duymuş ve yazıtlarında zamanın başlangıcı olarak da şehrin kuruluş gününü kabul etmişlerdir, daha sonra biz elflerde bunu böyle kabul ettik.
Elaktrinin ayrılışından sonra Tyrina ve kudreti ile tanınan kardeşlerin en küçüğü Merazekh elflerin başında kalmışlardı, ama Elaktrin"in ayrılışı küçük kardeşinin içine ayrılık tohumları ekmişti, Merazekh ablasına bağlı kalmaktansa bu koca dünyada özgür olmayı arzuluyordu, yani ayrılık günü yakındı, bu sırada Elysium"un inşasını tamamlayan Elaktrin insanlar arasından en özel niteliklere sahip on kişi seçti ve bu kişilere özel güçler verdi, işte bu kişiler tarihin ilk melekleri ve Elysium imparatorluğunun koruyucularıdır. Venien halkı ise bu sırada üzücü bir olaya Merazekh"in bu ormanladan ayrılışına tanık oldu, önce güneydoğuda abisini ziyarete giden Merazekh daha sonra kuzeye düzlüklere gitti, ve böylece tarihin üçüncü halkı cüceler yaratıldı, kişilik olarak yaratıcılarına çok benzeyen cüceler, güçlü, soğuk, birbirlerine bağlı ve iyilik dolu bir yaratımdı, bugün olanın aksine cüceler o zamanlarda yüzeyde yaşar ama yinede demircilik ve mühendislik alanda harikalar yaratırlardı, denir ki yaptıkları ilk şehir öyle muhteşem bir yapıtmış ki, bundan sonra bu dünya üzerinde daha iyisi ve daha sağlamı asla yapılamamış, işte bu ilk şehrin adı Murgos kentidir, cücelerin ilk yaşam yeri.
Ve böylece son bulur yaşamın yaratılış hikayesi, bundan sonra tanrılar yarattıkları halklara önderlik etmişler ve bu halklarda gittikçe gelişerek tanrılarının adlarını hak eder hale gelmişler, ama bu düzen böyle sürmemiş ve karanlık Slyria"nın üzerine çökmüş, böylece son bulan ilk çağın ardından ikinci çağ, başka bir adıyla lanetliler çağı başlamış.