emeklilik zamanı

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: emeklilik zamanı

by Firble » Fri Dec 17, 2010 1:17 pm

Hmmm diyerek dusundu Firble... Karsisindaki cocuga ne diyecegini dusunuyordu. "Oren" dedi, Logan'a... Cok farkli bir Tanriydi, yani aslinda bakarsan anlayacagin, cok degisik bir hikayesi vardi onun en baaaaastaaaaan sonunaaaa kadar.... Tanri olarak da karanlik ile isik arasinda surekli gidip geldi Oren anlayacagin yani... " Sonra birkac saniye durdu, onune dogru sanki olmayan bir seyi seyreder gibi bakti. " Ve evet bir cehennemi vardi Oren'in korkunc bir cehennemi hem de... "

Sonra olabildigince anlayisli gorunmeye calisarak Logan'a bakti. " Hicbir sey sonsuza kadar surmuyor ki cocuk" dedi Logan'a. " Oren'in Tanriligi biteli cok oldu... Tapinaklarindan ayakta kalan var midir bilmiyorum dogrusu. "

Sonra matarasindan su icen hanima dondu. " Aslinda eskiler de yasiyor hanimim" dedi. " Aslinda biz de birikmis onca aninin hikayenin yarattigi insanlariz, bu Dunyanin yaptigi bir sey de hikaye biriktirmek iste... Elbette kimileri unutuluyor ama birileri yok olsa da, surekli gecmisin hikayeleri yeni hikayeleri yaratiyor. " " Ama haklisiniz bugun de guzel, bugun ve diyarin bugunku hali de... Bu kadar zaman gecince gnom yasadigi anin da degerini anliyo iste.. "

by Logan » Wed Dec 15, 2010 12:12 pm

Illyra wrote: "Eskiler... Gerçekten güzeldi... Ama düşünüyorum da, şu an da güzel. En azından yaşıyoruz değil mi ? Eskiler efsane oldu, tozlu kitapların ve anıların içinde yaşıyorlar. Belki daha sonra biz de öyle yaşayacağız kim bilir!"

''Eyer Hala Eskiler Anılarınızda yaşıyorsa bir umut var demektir''
kadına baktı matarasından su içmesini bitirince

''şovalye Loganın En büyük korkusu idi unutulmak ve bunu biliyordu Tanrısı o yüzden Sonsuza kadar Oren 'in tapınağında yatacaktır''

''Babamın sözlerinden biri idi.''

'' her ne kadar fazla haz etmesemde şovalyelerden Logan'ın SEvdiği için savaşması güzel bir şeydi...''

by Illyra » Wed Dec 15, 2010 7:55 am

Gnome'a bakarak başını olumlu anlamda sallıyordu, bir yandan da içini çekti.

"Eskiler... Gerçekten güzeldi... Ama düşünüyorum da, şu an da güzel. En azından yaşıyoruz değil mi ? Eskiler efsane oldu, tozlu kitapların ve anıların içinde yaşıyorlar. Belki daha sonra biz de öyle yaşayacağız kim bilir!"

Belindeki matarasının tıpasını açarak bir kaç yudum su içti.

by Logan » Mon Dec 13, 2010 3:54 pm

Logan bir anda kahkayı bastı...

'' Ewet hemde cok yakından, babam onun ne kadar onurlu ne adar cesur bir şovalye oldugunu anlatır durudu Babamın hayatını kurtarmış babam daha cocukken dedim ya sizlerin hikayeleri ile büyüdüm...''

Logan SAndalyeden Kaykılarak belindeki kuluçları kırarcasına bir gerildi.

'' o Yüzden babam bana onun adını vermiştir ve ölürken de ''''''' ne Olursan ol onurlu ol yeter'''''' demişti bana ''

Logan birasından bir yudum aldı

''Logan Cehenlemin tanrısının değil Ölüm ve Adalet Tanrısının şovalyesi idi''

mumun hafif rüzgardan dalgalanmasını izledi bir mühdet
Gözlerini kıstı

''Babam öle derdi ''

by Firble » Mon Dec 13, 2010 2:23 pm

Ozan bir an aklina bir sey gelmis gibi dogruldu. Karsisinda duran adama, Logan'a dikkatle bakti. "O cehennemin Tanrisinin sovalyelerinden birisi... Onun da adi Logan'di. " dedi, sonra karsisindaki adama sordu.. "Sen onu taniyor musun acaba? "

by SacoKhan » Mon Dec 13, 2010 8:14 am

"Yok efendim ne münasebet, biraz heyecanlanınca aklım uçtu. Alın işte biranız"

Hancı gülümsüyordu, kalabalığı özlediği her halinden belliydi...

by Logan » Mon Dec 13, 2010 7:39 am

'' Barmen'e bakıp... biran cok güzeldir umarım ama bir bira göremedik hala Yoksa tanrılarla beraber biralarda mi gitti...''

by SacoKhan » Sun Dec 12, 2010 9:26 pm

"Neredeyse hepimiz öyleydik..."

Burnunu çekti...

"Bütün bu sessizlik onların gidişinden beri var..."

by Firble » Sun Dec 12, 2010 10:58 am

" Hmm oyle olmustu evet... Gerci o cehennemi yoneten Tanri da bizi destekliyordu ya da en azindan oyle demisti zamaninda... O zamanlar karisikti kardeess. Nasil desem, diyarin kiyametten once kiyamete yakin zamanlarindan biriydi, bircok tanri dusmus yeni tanrilar yukselmisti. "

Biraz dusundukten sonra ekledi " Ben de o zaman bir Tanrinin hizmetindeydim saniyorum. "

by Logan » Sun Dec 12, 2010 9:22 am

Logan bir anda ne oluyor dercesine etrafına baktı...

'' İyiki Diyarda kimse yok dedik tek tek cıkmaya başladılar biraz sonra yeminer ve oren de Gelir masaya oturur tam olur''

bir kahkaha patlatı Kendince cok komik bir espri yapmıştı...

Kadını şöle bir süzdü Güzel bir parçaya benziyor diye geçirdi içinden...

''Parçaları.... Pardon silahları orda niye bıraktın''

kendinsinin asla yapmıyacağı bir şeyi yapmıştı bu kadın...

Hancıya dönderek
'' Yaw... İlk gelen benim ve içecek bir şeyim yok Neden Böle hor görüyorsunuz beni...''

Ozana ise sanki hikaye anlat dercesine Baktı...

'' Hakaten şu 10 kasabada Ne oldu da Cehenleme gitti Bütün Kasaba ?''

by Illyra » Sun Dec 12, 2010 9:05 am

Firble wrote:Ufak gnom kendi kendine gulumsedi. " Eskiler " dedi karsisinda duran Uzun insana, " O kadar sey eski ki artik neyi anlatayim bilemiyorum dogrusu."

"Sen ne kadar eskileri istiyorsun "
Kendisine öncelikle bir sandalye çekerek buna oturdu. Dirseklerini masaya yaslayıp elleri ile yüzünü tuttu.

"Kabalık etmiş olmayayım bu arada benim adım Raven. İstediğiniz yerden, istediğiniz gibi anlatın, dinlemek benim için büyük zevk olacaktır."

Gülümseyerek masadaki diğer simalara da baktı. Hikaye dinlemeği pek bir severdi, bu yüzden de, yorgunluğuna rağmen neşesi yerine gelmişti.

by Firble » Sun Dec 12, 2010 8:55 am

Ufak gnom kendi kendine gulumsedi. " Eskiler " dedi karsisinda duran Uzun insana, " O kadar sey eski ki artik neyi anlatayim bilemiyorum dogrusu."

"Sen ne kadar eskileri istiyorsun "

by Illyra » Sun Dec 12, 2010 8:47 am

"Ozanlar asla yalniz degildir hanci kardes" dedi. Hatta yalniz olmayi isteseler de olamazlar cogu zaman. Etrafindaki her sey cunku senle konusur bir sey soyler... Bir de gecmisten gelen sesler vardir, ama onlari hic anlatmayayim ben sana en iyisi. "

Bunlari soyledikten sonra salgam suyunu aldi, agzina goturup bir yudum icti... " Hmm eski salgam sulari daha iyi idi, ama bu da cok da fena degil saniyorum acikcasi. "


Konu dikkatini çektiği için son bir kez esneyip masadan kalktı, silahlarını orada bırakmıştı. Sakin adımlarla, aslında biraz da çekinerek kalabalığın olduğu masaya yaklaştı. Kabalık etmiş olmamak için başlığını açtı, böylece yüzü gözükebilirdi. Konuşan kişinin, bir ozan olduğunu konuşmasından anlamıştı, yüzü kendisine bir yerden aşina geliyordu ama düşündüyse de çıkartmadı. Konuştuğunda sesi kuru ve tozluydu.

"Kabalık etmek istemem ama, eskilerden bahsettiğinizi işittiğim için gelmeye cesaret gösterdim. Ben de az çok eskileri bilirim. Hoş konuşmanızdan, anladığım kadarıyla bir ozansınız. Acaba bana eskilerden bahsedermisiniz?"

by Firble » Sun Dec 12, 2010 8:02 am

Firble, iceri giren kadina bakti tanidik gorunen bir yani vardi, ama yalniz kalmak istiyor gibiydi, eh o zaman Firble'nin de onu yalniz birakmasi daha dogruydu.

Hanciya dondu. "Ozanlar asla yalniz degildir hanci kardes" dedi. Hatta yalniz olmayi isteseler de olamazlar cogu zaman. Etrafindaki her sey cunku senle konusur bir sey soyler... Bir de gecmisten gelen sesler vardir, ama onlari hic anlatmayayim ben sana en iyisi. "

Bunlari soyledikten sonra salgam suyunu aldi, agzina goturup bir yudum icti... " Hmm eski salgam sulari daha iyi idi, ama bu da cok da fena degil saniyorum acikcasi. "

by Illyra » Sun Dec 12, 2010 6:38 am

Kapı yavaşça açıldığında içeriye pelerinli bir suret girmişti. Çok üşümüştü ve masaya başını dayayarak bile olsa uyuyabileceği bir yer bulduğunda sevinmiş, içeriden gelen konuşma seslerini duyunca girmekte bir sakınca görmemişti. Gizliliğe alışmış insanların edasıyla, konuşmaları duyabileceği kadar yakın ama göze batmayacağı kadar uzak bir masanın yanındaki sandalyeye oturdu. Bariz bir rahatlama ile omzunda asılı yay ile sadağı çıkartıp masanın üzerine koydu, bunu iki adet ince kılıç izledi.

Kapalı bir alanda olmasına rağmen henüz ısınmamıştı, bu yüzden başlığını açmadan kollarını masaya yastık yaparak başını da bunun üzerine koydu. O kadar yorgundu ki, göz kapakları ağırlaşmaya başlamıştı bile. Konuşulanlar kulağına bir masal gibi geliyordu. Amacı uyumak değil, biraz dinlenmekti.

"Bu diyarı toz kaplamış..."

Gerçekten öyle diye düşündü. Yıllar var ki ayağımın basmadığı toprak parçası kalmadı burada, diyarın her yerini bilirim. Yine de her şey biraz paslandı mı ne? Bize biraz yenilik lazım, sanırım...

Kıpırdamadan dinlemeye devam etti. Aslında boş yere fark edilmediğini umuyordu. Hiç değilse kendimi tanıtmadan az daha uyuyayım deyip, bir kere daha esnedi.

Top