by Artemis Entreri » Thu Dec 16, 2010 7:15 pm
Yorumumu yapmadan önce küfür konusuyla ilgili olarak birşey söylemek istiyorum.
Küfre karşı değilim, gerçek hayatta da sık sık küfür ederim. Genelde insanların yüzüne etmem küfürleri ama kendi içimden deşarj olmak için çok küfür ederim. Rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söylemem gerekir. Okuduğum yazılarda da küfür canımı sıkmaz. Hatta zaman zaman yaratıcı küfürler okuduğumda hoşuma bile gider.
Ancak:
Bir yazıda küfür sadece söylenmiş olmak için söylenmişse, bir amaca hizmet etmiyorsa, neden söylendiği bile belli değilse ve yaratıcılıktan yoksunsa, "ne gereği var ki şimdi" diye de düşünmeden edemem.
Bu yazının +18 olmasını sağlayan tek şey küfür değil. İlk yazının baştaki paragrafı ile sondaki paragrafı arasında fark var. İlk paragraf, az önce tabir ettiğim hiçbir amaca hizmet etmeyen küfür yağmuru, son paragraf ise küfürden çok rahatsızlık verici bir gerçek. Daha önce de Malta'da şahit olduğum bir sahne. Açıkçası ilk paragrafı sevmedim, onun dışında yazı gerçekten güzeldi.
Bir sokak serserisinin rahatsız edici gerçeklerini ilk yazının son paragrafında ki gibi yazmaya devam ettiğin takdirde de hem orjinal hem de okuması keyifli bir yazı ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Tebrik ederim.
Kaleminin asla kırılmaması
Ve onu kimselerin çalmaması dileğiyle...
Yorumumu yapmadan önce küfür konusuyla ilgili olarak birşey söylemek istiyorum.
Küfre karşı değilim, gerçek hayatta da sık sık küfür ederim. Genelde insanların yüzüne etmem küfürleri ama kendi içimden deşarj olmak için çok küfür ederim. Rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söylemem gerekir. Okuduğum yazılarda da küfür canımı sıkmaz. Hatta zaman zaman yaratıcı küfürler okuduğumda hoşuma bile gider.
Ancak:
Bir yazıda küfür sadece söylenmiş olmak için söylenmişse, bir amaca hizmet etmiyorsa, neden söylendiği bile belli değilse ve yaratıcılıktan yoksunsa, "ne gereği var ki şimdi" diye de düşünmeden edemem.
Bu yazının +18 olmasını sağlayan tek şey küfür değil. İlk yazının baştaki paragrafı ile sondaki paragrafı arasında fark var. İlk paragraf, az önce tabir ettiğim hiçbir amaca hizmet etmeyen küfür yağmuru, son paragraf ise küfürden çok rahatsızlık verici bir gerçek. Daha önce de Malta'da şahit olduğum bir sahne. Açıkçası ilk paragrafı sevmedim, onun dışında yazı gerçekten güzeldi.
Bir sokak serserisinin rahatsız edici gerçeklerini ilk yazının son paragrafında ki gibi yazmaya devam ettiğin takdirde de hem orjinal hem de okuması keyifli bir yazı ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum. Tebrik ederim.
[i]Kaleminin asla kırılmaması[/i]
Ve onu kimselerin çalmaması dileğiyle...