Kumun Laneti (GURPS örnek oyun)

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Kumun Laneti (GURPS örnek oyun)

by Illyra » Sun Dec 19, 2010 5:52 pm

Sürücü koltuğuna geçerken yavaşça içini çekti.

"Tamam o halde, ne arayacaklarını ve ne yöne gittiklerini dostlarına söyleyebilirsin. Bu sırada biz de Kawachi'ye doğru yol alacağız, pek hızlı olarak değil tabii ki."

Aracı çalıştırarak yolda ilerlemeye başladı.

by Androner » Wed Dec 15, 2010 7:31 pm

Dışarıda yağan yağmur yüzünden sırılsıklam olan Caitlin'e üzgün bir bakış atan Eduardo,

- Tabii ki hanfendi, eğer adamları takip etmek istiyorsanız benim yapabileceğim bir kaç şey mevcut. Bize yardım edebilecek bazı dostlarım var.

by Illyra » Tue Dec 07, 2010 12:11 am

Kız yapabileceği hiç bir şey aklına gelmediğinden omuzlarını silkeledi. Sadece Dean'ın olduğunu bildiği, siyah araba penceresine bakıyordu.

"Dean, kaçmanın bir yolunu bulabilir. Bu sırada ben de gidip olayları kurcalayabilrim."

İçini çekerek kara adama teslim olduğunda, yine de pek mutlu gözükmüyordu.

"Pekala öyleyse, ben yola çıkıyorum. Lütfen arkamdan bir iş çevirmeyin!"

Arkasını dönerek kendi cipinin sürücü koltuğu kapısını açtı. Eduardo'ya bir bakış atarak konuştu.

"Yana geçebilir misin? Ben kullanmak istiyorum."

by Androner » Thu Nov 18, 2010 12:25 am

yağmur olanca hızıyla yağmayı sürdürüyordu, sırılsıklam olan Kara adamlar birbirlerine bıkkın bir şekilde baktılar.

Adam konuşmasına devam etti.

- Bu konuşmayı devam ettirmek istemiyoruz. Dean bizim elimizde, sırları açığa çıkartmayı sizden daha iyi bilen birisini tanımıyoruz. Hemen gidin ve bu olayı engelleyin.

Adam arabaya binmek üzere arkasını döndü, diğer üç kara adam ise Caitlin'e doğru bakmaya devam ediyorlardı.

by Illyra » Wed Nov 17, 2010 12:10 pm

Caitlin tatlı tatlı adama baktı.

"Rahiplerin bana sırlarını açacaklarını nereden biliyorsunuz? Ben de onlar için bir yabancıyım, aynı sizin olduğunuz gibi. Kusura bakmayın ama size pek güvenemiyorum. O zaman başka bir öneride bulunayım. Beni elinizde rehine tutup Dean'ı araştırma için gönderin. Beden çok daha iyi bir şekilde bu konuya açıklık getirecektir, ve çizgileri yok edecektir, değil mi?"

Konuştukça battığının farkındaydı. Ama son çaresi buydu. Dean'ı kara adamların elinden çekip alamıyorsa, kendisini rehine olarak önerebilirdi. Hem Dean, kesinlikle olayın iç yüzünü öğrenirdi.

Aynı sakin pozisyonunu bozmadan adamın cevabını büyük bir merakla bekledi...

by Androner » Sat Nov 13, 2010 4:32 am

Siyah giyimli adam hafif gülümsedi.

- Bizim bu olayın yayılmasını engelleyemeyeceğimizi düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz bayan Caitlin. Dean'i size bırakamayız, bunun farkındasınızdır. Antik kent Kawachi'ye gitmeniz gerekiyor. Çizgilerin tekrardan çizilmesinin kaynağı orda, oraya gidin ve ordaki rahiplerle konuşun, onların amaçlarını ancak siz anlayabilirsiniz. Bizi yanlarında istemezler, eğer biz konuşursak hiçbir şey söylemeyeceklerdir. Fakat sakın yanlış bir şey yapmayın Dean elimizde ve sizi takip ediyor olacağız.

by Illyra » Thu Oct 21, 2010 6:08 pm

Bir süre düşünerek, neredeyse hiç kıpırdamadan olduğu yerde dikildi. Dean'ı canlı gördükten sonra içi rahatlamıştı ve onu burada bırakmayacaktı.

"Neden benim bu çizgileri yok etmemi istiyorsunuz?Hem be ne yapabilirim ki? Kendi başıma? Sizin yapamayacağınız neyi yapabilirim?"

Kendi kendine sahte bir şekilde güldü.

"Ne diyeceğinizi biliyorum, talimatları sana ileteceğiz. Ama beyler bu sefer böyle olmamasını rica ediyorum. Bir anlaşma yapalım, Dean'ı bana verin. Dediğiniz her neyse zaten tek başıma yapabileceğimi zannetmiyorum. O bana yardım ederse daha fazla şansımız olacaktır. Yoksa diğer türlü, Nazca Çizgileri daha ben yerlerini bulamadan halk arasında yayılmaya ve araştırılmaya, hatta diğer arkeologlar tarafından deşifre edilmeye başlayabilir. Belki biraz abartıyorum ama işin özü bu. şimdi isterseniz, sırların açığa çıkmasını bekleyebiliriz, ya da Dean'ı bana verirseniz hemen ben de anlaşmanın bana düşen kısmını uygulamaya başlayabilirim."

Islak saçını gözünün önünden ittirdi.

"Evet beyler, cevabınızı bekliyorum."

by Androner » Wed Oct 20, 2010 11:08 pm

Yağmur bütün şiddetiyle devam ediyordu. Konuşan adam, şapkasını geçip kafasına gelen oradan da yüzünden aşağı süzülen su damlalarıyla mücadele içerisindeydi. Pardesüsünün sol tarafındaki kabarıklık iri bir silahın varlığını işaret ediyordu.

-Caitlin hanım, silahınıza davranmayı aklınızdan bile geçirmeyin. 6 kişiye karşı teksiniz.
Sonra kafasını sağa çevirip aşağı yukarı hareket ettirdi. En öndeki jipin sol arka camı açıldı. İçeride Dean vardı, ama karanlıktan pek seçilmiyordu.

-Caitlin ben iyiyim, beni düşünme git burdan. Hayatının fırsatı eline geçti değerlendir bunu.

Son cümlesini söylerken cam kapanmaya başlamıştı bile.

Siyahlı adam tekrar konuşmaya başladı.

-Ã?nerimiz basit, Dean'i canlı olarak tekrar görmek istiyorsan yeni oluşan Nazca çizgilerini yok edeceksin!.

by Illyra » Wed Oct 20, 2010 6:15 pm

"Eduardo, arabada kal ve her an gitmeye hazır" diye fısıldadı.

Araba durduğunda heyecandan titreyen ellerle kapsını açıp dışarıya çıktı, yağmurdan saçlarının ıslanmaması için kapüşonunu kapatmayı akıl edememişti. Bir yanlış anlaşılma olmaması için elleri görünür bir yerde ciplere doğru bir kaç adım attı. Yine de hemen ceketinin içindeki silah kendisine güven veriyordu. Biraz da yüksek bir sesle konuştu.

"İşte her ne istiyorsanız buradayım. Ama Dean burada hemen yanımda durmadan başka bir şey söylemeyeceğim ve yapmayacağım."

Yağmurun altında ıslanarak beklemeye başladı. Saçları yüzüne ve boynuna yapmışmış, soğuktan dudakları titriyordu.

by Androner » Wed Oct 20, 2010 5:49 pm

Eduardo hızlı bir şekilde Jipi yağmurlu yolda sürmekteydi. Bir gidiş bir geliş şeridi olmak üzere iki şeritlik bir yoldu. Yolun bir tarafında dağ yükselmekte, öbür tarafında ise uçurum bulunmaktaydı.

Yaklaşık yarım saat sonra bahsi geçen benzinliğe ulaştılar. Yağmur iyice şiddetini arttırmıştı. İki tane Pompa makinası, küçük bir tane de bakkalı olan bir yerdi burası.

Yağmurun etkisiyle görüş açısı çok azalmıştı. Fakat Caitlin üç tane siyah jip ve her jipin yanında ikişer adet olmak üzere. Kafalarında siyah fört şapkalı ve siyah pardesülü adamları görebilmişti.

by Androner » Wed Oct 20, 2010 5:37 pm

Kara Adamlar (Men In Black).

Dünyanın ömrünü, insanlığın bilinen ömrüyle kıyasladığınızda şu sonuç ortaya çıkmaktadır.
Dünyanın ömrü bir gün ise insanlığın bilinen ömrü 6 dakikalık bir zaman dilimidir.

Dolayısıyla bilinen insanlık ömrünün öncesinde de bir insanlık ömrü olabileceği pek ala mümkündür.

Caitlin, yaptığı araştırmalar sonucunda çok eski çağlardaki medeniyetlere ait verilere ulaşmıştı. Bunları ispatlayamamasının en büyük sebebi ise kanıtların yok edilmesiydi. Ã?ünkü kara adamlar bu noktada devreye girmekteydiler. Kara adamlar, eski dönemlere ait tüm kalıntıları yok etmeye kararlı bir örgüttü. Caitlin, onların bunu neden yaptıklarını hiç bir zaman öğrenemedi. Ve bu soru kafasını her zaman kurcaladı.

Kara adamlar, dünyadaki belki de en güçlü gizli örgüttür. Etki ettikleri çevreler Caitlin'i her zaman şaşırtmıştı. Ve gene Kara adamlar Caitlin'in karşısına çıkmış, en sevdiği adamı onun elinden almışlardı. şantaj, Kara adamların sıkça kullandığı bir yoldu.

Caitlin'in kara adamlar hakkında bildiği bir şey varsa bu, onların yalan söyleyip insanları manipüle etmekten mümkün olduğunca kaçınmasıydı. Dolayısıyla onlar, Dean'in ellerinde olduğunu söylüyorlarsa bu yalan olamazdı.

by Illyra » Fri Oct 15, 2010 4:25 pm

Telefon kapanıp hat meşgule düştüğünde öylece donup kalmıştı, yine, yine kara adamlar... Demek ki demin oteldeki kadın da kendisine yalan söylemişti. Sinirle yumruk yaptığı eli acımaya başlayınca kendisine gelerek açtı. Sesi kesik kesik çıkıyordu.

"Eduardo, yolu boş ver. Lurigancho'ya gitmemiz lazım. Arkadaşım Dean'ın başı belada olabilir. Dışarı çıktıktan sonra benzin istasyonu varmış, oraya gideceğiz."

Eduoardo'ya kara adamlardan bahsetmek istememişti, bunun onu korkutabileceğini tahmin ediyordu.

En korkuncu ise Dean'ın ellerin de olduğunu söylüyorlarsa, gerçekten öyle olacağıydı...

by Androner » Mon Oct 11, 2010 1:08 am

şaşırmış bir hali olan Eduardo
"Hamfendi inanın bana ne diyeceğimi bilemiyorum."
dedikten sonra arabayı şehir dışına hızla sürmeye başladı. Kalabalık yoktu, Eduardo şehir yollarını çok iyi bilmesinden kaynaklanan bir güvenle aracı sürüyordu.
Otelden uzaklaşmaya başlamalarından bir süre sonra şiddetli bir yağış başladı.

Yaklaşık 10 dakika sonra şehirden çıkmışlardı
Eduardo "Pucusana tarafına doğru gidiyorum hanfendi." dedikten sonra aniden ana yoldan çıkıp toprak yola girdi. Yolun çukurlu olmasından dolayı yolculukları biraz daha rahatsız hale gelmişti.

Sonra Caitlin'in telefonu çaldı. Gelen çok boğuk ve sanki metalik bir ses idi.
"Merhaba Caitlin hanım, Dean Mystery elimizde onu görmek istiyorsanız Luriganchodan şehri terk ettikten sonra Huancayo yolunun 20. kilometresinde bir benzinci var. Oraya gelin."

Caitlin'in aklında tek bir düşünce belirmişti.
Kara Adamlar!!!

by Illyra » Tue Oct 05, 2010 1:28 am

Caitlin rahat bir nefes almıştı.

"Evet lütfen Dean'a şehir dışına çıktığımı iletin, Pucusana tarafına gidiyorum."

Bu kadarını söylemesinin yeterli olduğunu biliyordu. Dean mesajı aldığında kendisini bulabilirdi. Telefonu kapatarak Eduardo'ya baktı.

"Sen ne diyorsun bu duruma Eduardo?"

by Androner » Sun Oct 03, 2010 8:28 pm

"Hamfendi, Dean bey şu an otelde olması gerekiyor, sabah giriş yapmış. Notunuz varsa iletebilirim."
dedi

Code: Select all

Gizli olarak detect-lies zarı atıyorum. 9 geldi. Karşı taraf da Fast- Talk atıyor, ona da 9 geldi. Resepsiyonist bayanın fast-talk 11, Caitlin'in detect-lies 7 (per-6 default). Caitlin -2, kadın +2 yaptığı için quick contesti kadın kazandı. Caitlin bir anormallik sezmedi.
Bu sırada Eduardo aracı yan yollardan geçirerek şehir dışına sürmeye başlamıştı.

Top