by Firble » Fri Jul 02, 2010 7:46 am
GUNLUGU IKINCI KAPATISIM
Arkadaslar hemen once bu ikinci kapatis konusunu aciklayayim. Gunlugu gecen yazin da basinda kapatmistim, cunku Istanbul a dondugumde parasal sorunlardan oturu New York a donup donmeyecegim belli degildi. Simdi ama gecen yaz oldugundan cok kesin bir sekilde New Yorktaki yasamim en azindan simdilik sona eriyor. Baska bir universitede doktoraya kabul aldim. Bir aksilik olur da oraya gidemesem bile, buradaki yuksek lisansi tamamlamak icin universitede almam gereken sadece tek ders var, sadece o dersi almak icin de sanirim burada kalmam, uzaktan yurutulebilecek bir ders alip en fazla sinavina girerim.
Dolayisi ile gelecek sene yasadigim yerin New York olma ihtimali neredeyse sifir, ama su iki ay icinde hic beklenmedik seyler olur da bir sekilde burada yasarsam, bu gunlugu yeniden acarim... Ancak yillar sonra yeniden New Yorkta yasamaya baslarsam, o zaman muhtemelen actigim gunlugun adi Ikinci New York Gunlukleri olur.
Tabii bu basligin altinda sorusu olan veya yorum yapmak isteyen olursa da bu beni mutlu eder... Ben sadece dogrudan yazdigim bolumleri bitiriyorum. Daha kolay takip edilmesi icin birkac alt baslik yaratacagim.
BITIRIRKEN: Ucagi kacirmamin sonucunda buradan ayrilmama 2 gun kaldi, kacirmasaydim iki gun once ayrilmis olacaktim. Temmuzda donecegim ama beklenmedik bir durum olmazsa artik burasi benim yasadigim sehir olmayacak, birkac gun kalip Utah a gidecegim, ya da bir ihtimal Istanbul a geri donecegim.
Son birkac gun ne yaptigimi daha once yazmistim. Su gunlerde de yeni bir yere gitmekle eski gittigim yerlere yine gitme arasinda kaldim. Annemler buradayken degisik bir sey yapmak icin sinemaya gitmemistim, ama burada sinemaya gitmeyi de biraz ozlemisim sanirim, dolayisi ile sinemaya gittim. Yine annemler bizim yemegimizden cok farkli yemek yemek istemediginden Afrikali Amerikali veya Cin lokantasina gitmemistik ki, ikisine de gittim, annemlerle de Yunan lokantasina gitmistim zaten.
Her zamanki gibi sehirde en cok yapmayi sevdigim sey yurumek, yurumek hem bir tur gozlem firsati yaratiyor, insanlarin neler yaptigini gozlemek cok hosuma gidiyor, hem de baska yaptigim her seyden cok kendimi bu sehre ait hissediyorum yururken.
En son degisiklikle donecegim tarih 3 temmuz oldu, buranin ulusal bayramindan bir gun once...
NEW YORKTAKI YASAMIM: Ikinci yilin sonunda oncelikle sunu yazabilirim, diger ilceleri hala adam gibi tanimiyorum, ama artik Manhattan i iyice taniyorum. En kuzeydeki herkesin unuttugu bolgeyi hesaba katmazsak ki oraya da gittim, Manhattan in bu defa kuzey bolumunde epey vakit gecirdim, ozellikle gecen sefer neredeyse hic vakit gecirmedigim Central Parkta ve de Harlem ile Porta Riko Mahallesinde...
Genel olarak gecen sene yapmak isteyip de yapamadigim pek cok seyi yaptim. Okyanusa girdim, unlu yilbasi gosterilerinin ikisine gittim, bir Off Off Broadway tiyatrosu denen cok cok kucuk sahnelerde oynanan oyunlardan birine gittim.
Ama bircok seyi de yapamadim, buz pateni yapmaktan korktum, dusup yabanci ulkede ayagimi kirarim diye.... Sonlara dogru Beysbol Macina gitmek istiyordum vakit bulamadim. Yine gidemedigim ama gitmek istedigim bircok muze var, bir komedi klubune de gitmek istiyordum o da olmadi.
Ama bu sene belki gecen senekinden de cok kendi icime kapandim. Bunun birinci nedeni de okulda islerin istedigim gibi gitmemesiydi... Hem belirsizlik, hem de okulun biraz hevesimi kirmasi acikcasi benim akademik basarimi biraz etkiledi, ama daha da fazla kurabilecegim arkadasliklari etkiledi. ( Bu kisisel bir not izninizle ) Ama bu sayede sehri cok daha fazla gordum tanidim, ama belki bunu paylastigim birileri olsaydi daha fazla tad alirdim, sehirden.
Defalarca yazmisimdir, yine yazayim, New York un en cok sevdigim yani birbirinden farkli onlarca yasamim bir arada yasanabilmesi, hala su uc gun icinde tesadufen gittigim biri Bronks oburu Brooklyn ilcelerindeki bazi semtler burasi da New York mu dedirtti, ama yine de tabii New York un asil hissedildigi yer Manhattan cunku burada farkli yasam tarzlari baska her yerden fazla ic ice.... Yine daha once yazmis olabilirim, ama Manhattan da bir sokak ileri gidince bile bazen bambaska bir Dunya ya gitmis gibi hissetmek mumkun olabiliyor.
Ayrica cok cilgin bir sehir... Her seyin en iyisini yapamiyor, hatta bazi seyleri cok cok kotu yapiyor, mesela metrolar felaket, evet en azindan dis gorunumleri ile Istanbul ve Ankaradan bile felaket, ama aklina koydugunu yapmak icin herseyi goze alan insanlarla dolu... Ve sehir onlari kisitlamiyor... Dolayisi ile cok ilginc insanlar yaratabiliyor bu sehir.
En cok neyini sevmiyorsun derseniz? Sehirde surekli yasanan telas ve bir yere yetisme duygusunu sevmiyorum. Sanki her insan bugun degil de yarin ya da en azindan bir sonraki an icin yasiyormus gibi.... O telas aslinda bazen yasanan anin da olabildigince verimli, eger eglenmek veya arkadaslarinla vakit gecirmek icin bile harcansa evet verimli kullanilmasini sagliyor. Yine de insanlarin yasamlarinin anlarini nasil desem, biraz daha az tadini cikarabilmelerine neden oluyor, cunku hep akillarinin bir kosesinde sonra yapilacaklar var... Ve bu sanirim tum New Yorklularda var.
Sonuc olarak herseye ragmen sanirim bu sehre karismayi basardim. Hatta belki de bireysel iliski yoklugundan ilk defa bu kadar fazla basardim. Bir Amerikali olmasam da yine de kendimi bir sekilde New York a ait hissedebiliyorum.
DAHA ONCE YASADIGIM SEHIRLER VE NEW YORK
Bursa: Benim ilk sehrimde ilk goz agrimdi, ama bes yil yani topu topu bes yasina kadar yasadim... Herseyden once sehrin kendisi cok daha kucuk cok daha az insanin yasadigi bir yerdi, hele o yillarda... Sadece New York un degil, Istanbul ve Ankaranin devasaligi orada yoktu... Dolayisi ile New York Bursa kiyaslamasinda en kuvvetle aklima gelen Bursa nin New York a gore cok daha kucuk, her yanina ulasilan ve her seyin elimin altinda oldugu bir sehir olmasi... Hele cocukken bunu cok daha fazla hissediyordum.
Istanbul: Iste gercek bir buyuk sehir, Istanbul da New York un yaninda... Sehirlerin yapisini dusundugumde Istanbul etrafinda Izmit ve Tekirdag gibi sanayilesmis baska bolgeleri barindiriyor. New York un da etrafi sanayilesmis... Yine de o ABD standartlarinda New York a cok yakin sanayi sehirleri ile New York sehri arasinda yine bir Istanbul Ankara kadar mesafe var en az... Istanbulda kilometrelerce mesafede sehrin hep etrafimda oldugu duygusunu yasarken burada Manhattan in en yogun bolgesinden bir iki kilometre mesafede sehirden cikiliyor. Yani her tarafi kaplamak bir yana, sehri adam gibi yasayabileceginiz bir alan dar bir bolge daha cok.
Bunun disinda New Yorktaki telas gorunurde Istanbulda da var. Ama genel olarak Istanbullular hayatin ritmine cok daha fazla uyum saglamis gorunuyorlar daha rahatlik. Yapamadiklari ya da neler yapabilecekleri daha az akillarinda o anin tadini daha cok cikariyorlar.
Ankara ve ODTU: Simdi Ankarada olsam da bu sehri cok az hissedebildim, daha cok ODTUnun dar alaninda kalmistim. ODTU tabii bir tur koy ya da kasaba gibi... Ama yine etrafini saran Ankaranin icinde bir vaha gibiydi, yani sehirde degil gibi hissetsek de bunun aslinda bir yanilgi oldugunu biliyorduk. Bunun disinda yuruyerek etrafi yarim saatte dolanilacak bir alanda, birbirinden farkli onca seyi yasamak guzeldi. Ama o yasamda bana tum mesafeler devasa gibi geliyordu. New York her yerden fazla mesafelerin daha kolay asilabiliyor oldugu duygusunu yasatti, her seyden once 9 saatte Istanbuldan buraya gelebilmek bunu yasatti. Tabii ODTU en fazla arkadasimin oldugu bolumuydu hayatimin en azindan bugune kadar... Burada yazdigimdan farkli sekilde universitenin de tadini cikarabildim sanirim, belki de universitemi sevdigimden...
Ankaraya gelince... Bu sehri az tanidigimi yazmistim... Ama tandigim kadari ile Ankara bildigim en duzensiz sehir... Yani Turkiyede gordugum baska her sehirden daha duzensiz, sanki her sey bir koseye dagilmis... Nerede karsina neyin cikacagi belli olmuyor.
Caddelerin ve bulvarlarin kilometrelerce dumduz uzandigi, apartmanlarin aralarinda bosluk bile kalmayacak sekilde sirali oldugu Manhattan New York u ile sanirim en cok bu noktada ayriliyor Ankara.
GUNLUK UZERINE: Gunluk hakkinda genel dusuncelerimi de yazmak istedim bir an... Gunluk fikri nereden cikti derseniz? Zamaninda Yurtdisi Gunlukleri diye bir baslik acip orada New Yorktan biraz bahsetmistim. Orada Starfell'in talebi ile gunlugu actim, yani fikir babasi Starfelldir.
Ilk yazilarima bakinca sanki bir turist rehberi gibi yazdigimi fark ettim. Sanki yazdiklarima fazla ruh katamamisim, sonlara dogru yazdigim basliklar haric... Onemli yerleri anlatmak, ve daha cok orada yapilacaklari anlatmak daha once cikmis.
Daha sonraki basliklarda genel olarak New York ruhunu daha iyi anlattigimi dusunuyorum, bunun disinda New Yorkun farkli yerlerinde kendi yasadigim deneyimlerin uzerinden yaziyi yazmak bence daha da iyi oldu... New Yorkun belli yerleri hakkinda bilgiyi bulmak kolay, ama bilmiyorum bana okudugum gezi yazilarinda hep deneyimlerle ilgili bolumler daha iyi gelmistir. Ki bu sadece gezi yazisi da degil, New Yorktaki yasami da anlatiyordum sonucta.
Dolayisi ile sonlara dogru daha iyi bir uslup tutturdugumu dusunuyorum, zaten daha da cok yazmisim, ilk yil uc sayfa ikinci yil yedi sayfa yazmisim... Epey bir fark var sanirim.
SON SOZ: Sonuc olarak iki yila yakin suredir surdurdugum bu gunluk guzel bir deneyim oldu... Oyle ki bir sonraki yasayacagim yerde bunu surdurmek istiyorum. Adaylar Vahsi Bati Gunlukleri ile Atina Gunlukleri... Ama bambaska bir yer de olabilir...
Saniyorum yasadigi her sehir insani bicimlendiriyor. Bu nedenle ben bir insanin belli bir sure bir sehirde yasadiktan sonra bir yaninin hep o sehirli olarak kaldigini dusunurum. Bu sekilde bakarsak ben ayni zamanda Bursali, Istanbullu, Ankarali ve ODTUluyum, ve su son iki yilin ardinda da ayni zamanda New Yorkluyum.
devam edecek
[size=150][b]GUNLUGU IKINCI KAPATISIM[/b][/size]
Arkadaslar hemen once bu ikinci kapatis konusunu aciklayayim. Gunlugu gecen yazin da basinda kapatmistim, cunku Istanbul a dondugumde parasal sorunlardan oturu New York a donup donmeyecegim belli degildi. Simdi ama gecen yaz oldugundan cok kesin bir sekilde New Yorktaki yasamim en azindan simdilik sona eriyor. Baska bir universitede doktoraya kabul aldim. Bir aksilik olur da oraya gidemesem bile, buradaki yuksek lisansi tamamlamak icin universitede almam gereken sadece tek ders var, sadece o dersi almak icin de sanirim burada kalmam, uzaktan yurutulebilecek bir ders alip en fazla sinavina girerim.
Dolayisi ile gelecek sene yasadigim yerin New York olma ihtimali neredeyse sifir, ama su iki ay icinde hic beklenmedik seyler olur da bir sekilde burada yasarsam, bu gunlugu yeniden acarim... Ancak yillar sonra yeniden New Yorkta yasamaya baslarsam, o zaman muhtemelen actigim gunlugun adi Ikinci New York Gunlukleri olur.
Tabii bu basligin altinda sorusu olan veya yorum yapmak isteyen olursa da bu beni mutlu eder... Ben sadece dogrudan yazdigim bolumleri bitiriyorum. Daha kolay takip edilmesi icin birkac alt baslik yaratacagim.
BITIRIRKEN: Ucagi kacirmamin sonucunda buradan ayrilmama 2 gun kaldi, kacirmasaydim iki gun once ayrilmis olacaktim. Temmuzda donecegim ama beklenmedik bir durum olmazsa artik burasi benim yasadigim sehir olmayacak, birkac gun kalip Utah a gidecegim, ya da bir ihtimal Istanbul a geri donecegim.
Son birkac gun ne yaptigimi daha once yazmistim. Su gunlerde de yeni bir yere gitmekle eski gittigim yerlere yine gitme arasinda kaldim. Annemler buradayken degisik bir sey yapmak icin sinemaya gitmemistim, ama burada sinemaya gitmeyi de biraz ozlemisim sanirim, dolayisi ile sinemaya gittim. Yine annemler bizim yemegimizden cok farkli yemek yemek istemediginden Afrikali Amerikali veya Cin lokantasina gitmemistik ki, ikisine de gittim, annemlerle de Yunan lokantasina gitmistim zaten.
Her zamanki gibi sehirde en cok yapmayi sevdigim sey yurumek, yurumek hem bir tur gozlem firsati yaratiyor, insanlarin neler yaptigini gozlemek cok hosuma gidiyor, hem de baska yaptigim her seyden cok kendimi bu sehre ait hissediyorum yururken.
En son degisiklikle donecegim tarih 3 temmuz oldu, buranin ulusal bayramindan bir gun once...
NEW YORKTAKI YASAMIM: Ikinci yilin sonunda oncelikle sunu yazabilirim, diger ilceleri hala adam gibi tanimiyorum, ama artik Manhattan i iyice taniyorum. En kuzeydeki herkesin unuttugu bolgeyi hesaba katmazsak ki oraya da gittim, Manhattan in bu defa kuzey bolumunde epey vakit gecirdim, ozellikle gecen sefer neredeyse hic vakit gecirmedigim Central Parkta ve de Harlem ile Porta Riko Mahallesinde...
Genel olarak gecen sene yapmak isteyip de yapamadigim pek cok seyi yaptim. Okyanusa girdim, unlu yilbasi gosterilerinin ikisine gittim, bir Off Off Broadway tiyatrosu denen cok cok kucuk sahnelerde oynanan oyunlardan birine gittim.
Ama bircok seyi de yapamadim, buz pateni yapmaktan korktum, dusup yabanci ulkede ayagimi kirarim diye.... Sonlara dogru Beysbol Macina gitmek istiyordum vakit bulamadim. Yine gidemedigim ama gitmek istedigim bircok muze var, bir komedi klubune de gitmek istiyordum o da olmadi.
Ama bu sene belki gecen senekinden de cok kendi icime kapandim. Bunun birinci nedeni de okulda islerin istedigim gibi gitmemesiydi... Hem belirsizlik, hem de okulun biraz hevesimi kirmasi acikcasi benim akademik basarimi biraz etkiledi, ama daha da fazla kurabilecegim arkadasliklari etkiledi. ( Bu kisisel bir not izninizle ) Ama bu sayede sehri cok daha fazla gordum tanidim, ama belki bunu paylastigim birileri olsaydi daha fazla tad alirdim, sehirden.
Defalarca yazmisimdir, yine yazayim, New York un en cok sevdigim yani birbirinden farkli onlarca yasamim bir arada yasanabilmesi, hala su uc gun icinde tesadufen gittigim biri Bronks oburu Brooklyn ilcelerindeki bazi semtler burasi da New York mu dedirtti, ama yine de tabii New York un asil hissedildigi yer Manhattan cunku burada farkli yasam tarzlari baska her yerden fazla ic ice.... Yine daha once yazmis olabilirim, ama Manhattan da bir sokak ileri gidince bile bazen bambaska bir Dunya ya gitmis gibi hissetmek mumkun olabiliyor.
Ayrica cok cilgin bir sehir... Her seyin en iyisini yapamiyor, hatta bazi seyleri cok cok kotu yapiyor, mesela metrolar felaket, evet en azindan dis gorunumleri ile Istanbul ve Ankaradan bile felaket, ama aklina koydugunu yapmak icin herseyi goze alan insanlarla dolu... Ve sehir onlari kisitlamiyor... Dolayisi ile cok ilginc insanlar yaratabiliyor bu sehir.
En cok neyini sevmiyorsun derseniz? Sehirde surekli yasanan telas ve bir yere yetisme duygusunu sevmiyorum. Sanki her insan bugun degil de yarin ya da en azindan bir sonraki an icin yasiyormus gibi.... O telas aslinda bazen yasanan anin da olabildigince verimli, eger eglenmek veya arkadaslarinla vakit gecirmek icin bile harcansa evet verimli kullanilmasini sagliyor. Yine de insanlarin yasamlarinin anlarini nasil desem, biraz daha az tadini cikarabilmelerine neden oluyor, cunku hep akillarinin bir kosesinde sonra yapilacaklar var... Ve bu sanirim tum New Yorklularda var.
Sonuc olarak herseye ragmen sanirim bu sehre karismayi basardim. Hatta belki de bireysel iliski yoklugundan ilk defa bu kadar fazla basardim. Bir Amerikali olmasam da yine de kendimi bir sekilde New York a ait hissedebiliyorum.
DAHA ONCE YASADIGIM SEHIRLER VE NEW YORK
Bursa: Benim ilk sehrimde ilk goz agrimdi, ama bes yil yani topu topu bes yasina kadar yasadim... Herseyden once sehrin kendisi cok daha kucuk cok daha az insanin yasadigi bir yerdi, hele o yillarda... Sadece New York un degil, Istanbul ve Ankaranin devasaligi orada yoktu... Dolayisi ile New York Bursa kiyaslamasinda en kuvvetle aklima gelen Bursa nin New York a gore cok daha kucuk, her yanina ulasilan ve her seyin elimin altinda oldugu bir sehir olmasi... Hele cocukken bunu cok daha fazla hissediyordum.
Istanbul: Iste gercek bir buyuk sehir, Istanbul da New York un yaninda... Sehirlerin yapisini dusundugumde Istanbul etrafinda Izmit ve Tekirdag gibi sanayilesmis baska bolgeleri barindiriyor. New York un da etrafi sanayilesmis... Yine de o ABD standartlarinda New York a cok yakin sanayi sehirleri ile New York sehri arasinda yine bir Istanbul Ankara kadar mesafe var en az... Istanbulda kilometrelerce mesafede sehrin hep etrafimda oldugu duygusunu yasarken burada Manhattan in en yogun bolgesinden bir iki kilometre mesafede sehirden cikiliyor. Yani her tarafi kaplamak bir yana, sehri adam gibi yasayabileceginiz bir alan dar bir bolge daha cok.
Bunun disinda New Yorktaki telas gorunurde Istanbulda da var. Ama genel olarak Istanbullular hayatin ritmine cok daha fazla uyum saglamis gorunuyorlar daha rahatlik. Yapamadiklari ya da neler yapabilecekleri daha az akillarinda o anin tadini daha cok cikariyorlar.
Ankara ve ODTU: Simdi Ankarada olsam da bu sehri cok az hissedebildim, daha cok ODTUnun dar alaninda kalmistim. ODTU tabii bir tur koy ya da kasaba gibi... Ama yine etrafini saran Ankaranin icinde bir vaha gibiydi, yani sehirde degil gibi hissetsek de bunun aslinda bir yanilgi oldugunu biliyorduk. Bunun disinda yuruyerek etrafi yarim saatte dolanilacak bir alanda, birbirinden farkli onca seyi yasamak guzeldi. Ama o yasamda bana tum mesafeler devasa gibi geliyordu. New York her yerden fazla mesafelerin daha kolay asilabiliyor oldugu duygusunu yasatti, her seyden once 9 saatte Istanbuldan buraya gelebilmek bunu yasatti. Tabii ODTU en fazla arkadasimin oldugu bolumuydu hayatimin en azindan bugune kadar... Burada yazdigimdan farkli sekilde universitenin de tadini cikarabildim sanirim, belki de universitemi sevdigimden...
Ankaraya gelince... Bu sehri az tanidigimi yazmistim... Ama tandigim kadari ile Ankara bildigim en duzensiz sehir... Yani Turkiyede gordugum baska her sehirden daha duzensiz, sanki her sey bir koseye dagilmis... Nerede karsina neyin cikacagi belli olmuyor.
Caddelerin ve bulvarlarin kilometrelerce dumduz uzandigi, apartmanlarin aralarinda bosluk bile kalmayacak sekilde sirali oldugu Manhattan New York u ile sanirim en cok bu noktada ayriliyor Ankara.
GUNLUK UZERINE: Gunluk hakkinda genel dusuncelerimi de yazmak istedim bir an... Gunluk fikri nereden cikti derseniz? Zamaninda Yurtdisi Gunlukleri diye bir baslik acip orada New Yorktan biraz bahsetmistim. Orada Starfell'in talebi ile gunlugu actim, yani fikir babasi Starfelldir.
Ilk yazilarima bakinca sanki bir turist rehberi gibi yazdigimi fark ettim. Sanki yazdiklarima fazla ruh katamamisim, sonlara dogru yazdigim basliklar haric... Onemli yerleri anlatmak, ve daha cok orada yapilacaklari anlatmak daha once cikmis.
Daha sonraki basliklarda genel olarak New York ruhunu daha iyi anlattigimi dusunuyorum, bunun disinda New Yorkun farkli yerlerinde kendi yasadigim deneyimlerin uzerinden yaziyi yazmak bence daha da iyi oldu... New Yorkun belli yerleri hakkinda bilgiyi bulmak kolay, ama bilmiyorum bana okudugum gezi yazilarinda hep deneyimlerle ilgili bolumler daha iyi gelmistir. Ki bu sadece gezi yazisi da degil, New Yorktaki yasami da anlatiyordum sonucta.
Dolayisi ile sonlara dogru daha iyi bir uslup tutturdugumu dusunuyorum, zaten daha da cok yazmisim, ilk yil uc sayfa ikinci yil yedi sayfa yazmisim... Epey bir fark var sanirim.
SON SOZ: Sonuc olarak iki yila yakin suredir surdurdugum bu gunluk guzel bir deneyim oldu... Oyle ki bir sonraki yasayacagim yerde bunu surdurmek istiyorum. Adaylar Vahsi Bati Gunlukleri ile Atina Gunlukleri... Ama bambaska bir yer de olabilir...
Saniyorum yasadigi her sehir insani bicimlendiriyor. Bu nedenle ben bir insanin belli bir sure bir sehirde yasadiktan sonra bir yaninin hep o sehirli olarak kaldigini dusunurum. Bu sekilde bakarsak ben ayni zamanda Bursali, Istanbullu, Ankarali ve ODTUluyum, ve su son iki yilin ardinda da ayni zamanda New Yorkluyum.
devam edecek