by Firble » Mon Nov 08, 2010 9:27 am
Onceki hedefimiz Baris Bolgesi olacak... Boyle demisti Deccal...
Ve her ne kadar soz konusu bolgede catismalar giderek artsa da Baris Bolgesi olarak bilinen alanin her ulkesine Deccal in adamlari dagilmisti. Deccal i en yakin on iki komutan, ya da Deccal in sevdigi sekilde ifade edecek olursak 12 havari, en onemli olarak gorulen 12 ulkedeydi. Ama bu diger ulkelerde de bu 12 havariden birine bagli baska gorevliler gonderilmisti, ve de her ulkeye ait onemli sehirlerde de baska baska gorevliler vardi. Ve simdi tum bu gorevliler sehirlerin en arka sokaklarinda, en issiz koselerinde dolasiyordu.
Kahire'nin arka sokaklarindan biri idi. Belki bin kisilik bir kalabalik toplanmisti. Sadik ust uste konmus meyve kasalarinin uzerine cikmisti. Sesini ustalikla kontrol ediyor, bazen yuksek bazen dusuk sesle konusuyordu.
Bu savas dedi, Dunyayi saran ve simdi Misir i da icine alan bu karmasa niye cikti kardeslerim diye sordu orada toplananlara.
Sonra onlarin soruyu dusunecek kadar uzun, ama cevabi dusunemeyecek kadar kisa bir vakit verdi ve konustu, Bu savas cikti, cunku yapilmasi gerekenler en basta yapilmadi. Insanlar olmalari gerektigi kadar kararli olamadilar, barisi bozanlari en bastan en sert yollarla engelleyemediler. Cesur ne yapilmasi gerektigini bilen kisiler yonetmedi Dunyayi kardeslerim. Insanligin gercek mutluluga ulasmasini saglayacak olanlar yonetmedi.
Kalabaliktan bir anda onay sesleri yukseldi, acliktan yuzunde neredeyse et kalmamis bir kadin Evet haklisin diye bagirdi, yanindaki ustu kir pas icindeki adam, Soyle dedi Ne yapacagiz?
Yeni bir duzen kuracagiz dedi Sadik, yepyeni ve cesur bir lider bulacak ve onun onculugunde yepyeni bir duzen kuracagiz kardeslerim... Bugun Baris Bolgesinin her yerinde bizim gibi duzeni sorgulayanlar var, zamani geldiginde, hep birlikte, oncelikle Baris Bolgesinde, bu korkak ve bu artik islemeyen, bu yoksulluk ve savas ureten duzeni yikacagiz....
Yiiiikaaacaaagiiiiiiiiz... Kalabalik bir anda cosmustu. Sadik gulumsedi... Zamani gelince kardeslerim, simdi bekleyecegiz, sayimizin artmasini ve daha cok insanin bizi anlamasini... Ve sizler o zaman gelene kadar tum sokaklari dolasin, koyleri kasabalari ve yeni duzeni, bu duzeni nasil kurmak gerektigini anlatin herkese....
....................................
Istanbul'da bes katli bir apartmanin en ust katinda oturuyordu Cenk... Gitar caliyor arada konserler de veriyordu. Ankarada duzenlenen bir muzik festivalinde de calmisti ve o sayede bircok arkadasi vardi... Simdi hala isleyen internet sistemi sayesinde arkadaslari ile konusuyor, ve ne yapilmasi gerektigini tartisiyordu.
Simdi Atina'da yasayan Yunan arkadasi Alexis Msn hattindaydi...
Bu yeni duzen lafini edenlerin sayisi artiyor Atina'da dedi Alexis...
Her yerde artiyor dedi Cenk, konustugum herkes arttigini soyluyor. Burada Turkiyede, Romanya'da, Iran'da, Israil'de Turkmenistan'da heryerde....
Aslinda savasi sona erdirmelerinde kotu bir sey yok belki... Ama.... Bu hareket nasil bu kadar hizli gelisti? diye sordu Alexis...
Bilmiyorum dedi Cenk, su savasin bitmesini bende istiyorum, ve hastaligin cozulmesini, ve aclik tehlikesinin bitmesini... Ama yeni duzeni isteyenlerin sozlerinde hosuma gitmeyen bir sey var... Yapilmasi gerekenler yapilmadi diyorlar, ama ne yapilmasi gerekenler... Onlara gore savasi onlemek icin ne yapilmaliydi? Bunu soylemiyorlar...
Ne olabilir ki? dedi Alexis Insanlar arasindaki isbirligi, kardeslik en bastan gelisse savas cikmazdi demiyor muyuz biz de? Onlar da bunu kastediyordur.
Bilmiyorum. dedi Cenk Oyle ise neden bunu soylemiyorlar Alexis? Bence farkli bir seyi kastediyorlar... Ben simdilik uzak duralim derim bu hareketten...
Sen bilirsin dedi Alexis. Aramizda en sagduyulu sendin... Hem zaten biz olsak da olmasak da adamlar zaten cok iyi gidiyor...
..........................
Baslangicta sokak aralarindan baslamisti... Insanlarin bilmedigi, bir defa en yoksul insanlara ulasinca yukariya cikmak hic zor degildi... Daha varlikli insanlarin oldugu yerlerin kapilarinda duranlar, telefonlarina bakanlar, postalarini tasiyor, mutfaklarinda yemek pisirenler genelde bu ulkelerin en yoksul insanlari, ya da en azindan o insanlari taniyan kisilerdi. Ve bir defa tum bu insanlar sizin dediginize inaninca, daha varlikli kisilerin kapilarindan gecmek, telefonlarina cikmak, posta kutularina mesajlar birakmak zor degildi. Boylece havariler daha yukaridaki insanlara da ulasabilirdi...
.............................
Tiflis in en varlikli ailelerinin geldigi bir balo salonu idi... Davetliler sahneye cikacak unlu sanatciyi bekliyordu. Birden bire salona giren ve salona ilerleyen Otar'i gordugunde hepsi saskinlikla ona bakti... Guvenlik gorevlilerinin hicbiri harekete gececek gibi gorunmuyordu. Hatta Otar sahneye ciktiktan sonra, sahnenin etrafini sardilar, mesaj acikti, Otar konusacak ve davetliler dinleyecekti.
Plandaki degisiklik icin ozur dilerim sayin davetliler dedi Otar... Yine de boyle bir ortamda sizinle bulunmak benim icin bir zevk diye ekledi. Boyle guzel bir ortamda her zaman bulunma sansim olmuyor ne yazik ki.... Ama bilin ki davetliler, belki bir belki iki ay sonra artik boyle guzel balolarda bulunma olanaginiz kalmayacak.. Balo ne kelime, ara sokaklardaki bir derme catma evin rahatligini bile ozleyeceksiniz.
Sozlerinin etkisini arttirmak icin biraz bekledi Otar sonra devam etti.. Ey Tiflis'in en varlikli kesimi... Bakin... Paris'e New York'a Roma'ya hep ozendiginiz sehirlere... Her birinde zamaninda balolara gidenler ne halde bakin... Bakin... Savas ilerliyor, bu cozumu bulunmayan hastalik da ilerliyor. Buraya Baris Bolgesine de ilerliyor... Tek bir care var, sadece tek bir care... Guclu, barisi yeniden getirecek, zenginligi yeniden kuracak, bunun icin hicbir engelden korkamayan, hicbir seyden cekinmeyen guclu biri gerekiyor.... Bu kisinin etrafinda oncelikle hala bir duzenin korundugu Baris Bolgesi insanlari birlesmeliyiz.
Birkac saniye durarak salonda toplananlarin yuzlerine bakti, tatmin olmus sekilde gulumsedi. Simdi bu konuda biraz dusunun hepiniz... Zamaninizi aldigim icin de beni bagislayin. Guvenlik gorevlilerinin esliginde iceri giren unlu sanatciya bakti... Adamin yuzundeki korku belli oluyordu. Simdi sevgili davetliler dedi Otar, dinlemeyi beklediginiz sanatciyi dinleyebilirsiniz.
Bu sozleri soyledikten sonra, hala korkudan titreyen adamin yuzune bile bakmadan salondan cikti...
.........................................
Kudus'un yeralti mahzenlerinde odasinda Deccal Baris Bolgesinin tum ulkelerinden gelen haberleri takip ediyordu. Hersey bekledigi gibiydi. Onun adamlarini, ozellikle havarileri takip eden artik milyonlarca insan vardi. Ulkelerinde cok etkin bircok sanatci, bilimadami, siyasetci, gazeteci bile artik onu takip ediyordu. Digerleri sessizdi... Nasil konusabilirlerdi ki, o yani Deccal, o gune kadar yasadiklari en buyuk kabusun sonunu vaad etmisti... Su savasin basindan beri yasananlardan daha kotu ne olabilirdi? Artik o yani Deccal, insanligin gercek anlamda kendini bulacagi, kendisini sinirlayan herseyden kurtulacagi, o muazzam duzeni kurmak icin ilk adimi atabilirdi. Bir hafta sonra diye bildirdi 12 havariye, bir hafta icinde organize olun, ve Baris Bolgesinin tum ulkelerinde kotrolu siz ve adamlariniz ele gecirsin... Sonra da tum ulkeleri birlestirerek, tum Baris Bolgesine hakim olacagiz.... Dunya'nin ayakta kalan tek bolgesine yani...
................................................
Merhaba Baris dedi Retlaw...
Baris'in yanindaki iki melek tehdit eder gibi baktilar.
Hazar Denizinin hemen kiyi seridindelerdi. Baku Sehrinde, Baris biraz dalgin sekilde denizi izliyordu...
Sadece konusacagim dedi Retlaw, bu da yasak degil sanirim degil mi?
Tamam dedi Baris iki melege... Sadece konusmak istiyor, benim acimdan sakinca yok...
Ikinizi seyredecegiz dedi Cesaret. Sonra Bilgi de ekledi, sakin bu iblisin oyununa gelme...
Tamam dedi Baris, dikkatli olurum... Sonra Retlaw a dondu, soyle bakalim soyleyecegini Retlaw.
Niye geldigimi biliyorsun sanirim Baris dedi Retlaw...
Biliyorum dedi Baris. Deccal in tum soyledikleri, adamlarinin anlattikleri, hepsi....... Baris sozunu tamamlayamayarak sustu...
Retlaw araya girerek Hepsi dedi savasi sona erdirmek ve baris i baslatmak icin... Ve biliyorsun Baris bu amacimda ciddiyim.
Ve bu nedenle beni yaninda istiyorsun degil mi? En azindan Mehdi yi bulmamami istiyorsun? diye sordu Baris.
Evet dedi Retlaw, bize katilmani umuyorum Baris... Su ana kadar yasadiklarini dusun, tum insanlik tarihini bir dusun... Duzen hep savasin uzerine kuruldu... Ve sen her zaman ama her zaman Baris bu duzenin aci ceken parcasi idin her zaman.... Ben savas istemiyorum Baris ben Baris istiyorum. Yeni bastan kurulacak bir Dunya'da yeni bastan kurulacak bir Baris...
Senin kuracagin baris savastan bile beter olacak Retlaw biliyorum ben bunu...
Oyle diyorlar degil mi? Retlaw in kuracagi baris kotu olacak diyorlar. Niye? Cunku Baris, barisi saglamak icin ugrasabilir, ama oyle istedi herseyi yapamaz. Dunya Baris i sevmiyorsa Baris bunu kabul etmeli Dunya'yi oyle en bastan kurmak icin ugrasmamali... Cunku en bastan kurulan Dunya Savasin Dunyasindan bile kotu olur. Boyle diyorlar... dedi Retlaw sonra da devam etti.
Oyle mi Baris? Baris bu Dunyada ugruna herseyi goze alacak kadar onemli bir sey degil mi? Sen soyle... Savasin yarattigi tum acilari kesin olarak bitirmek herseye ama herseye degen bir sey degil mi? Soyle Baris... Seni sadece Dunyanin onemsiz bir parcasi olarak gorenlerin sana soylediklerini tekrar dusun Baris.... Senin temsil ettigin deger, Dunya'nin en onemli degeri degil mi?
Yuzunu burusturdu Baris, bilmiyorum dedi.... Soylediklerin beni.... dusundurdu Retlaw... dedi bir iki saniye durakladiktan sonra ekledi Ama simdi gitmeni istiyorum.
Sen bilirsin Baris, dedi Retlaw... Dusun... Oncelikle sunu dusun... Sen Baris Dunya'nin en onemli degerini temsil eden melek misin? Yoksa kucuk, Dunya var oldukca caresizce bitmeyen savaslari izleyemesi gereken onemsiz bir melek misin?
Bu sozleri soyledi Retlaw ve sonra ortadan kayboldu...
Baris kendi kendine fisildadi. Neden? dedi, Neden Retlaw, her seferinde tam da akillarinin en derinlerine gomdugum o sorulari hatirlatiyorsun, hem insanlara hem meleklere?
Kibirin, kendini fazla onemsemenin kotu oldugunu biliyordu Baris. Ve onun durumunda bu, Dunya'da Barisin kurulmasini icin neyi goze alip alamayacagi ile ilgiliydi... Yine de dusunmeden edemiyordu. Kiyametin ve Savasin devam etmesi icin mucadele eden tarafa yardim ediyor. Bir sekilde, ne sekilde olursa olsun bir sekilde bir Baris kurmayi vaad edenlerin karsinda yer aliyordu.... Elbette sonucta o bir melekti, ama bunun otesinde, kendi varligini, sadece kendisine ait varligi inkar edebilir miydi?
Onceki hedefimiz Baris Bolgesi olacak... Boyle demisti Deccal...
Ve her ne kadar soz konusu bolgede catismalar giderek artsa da Baris Bolgesi olarak bilinen alanin her ulkesine Deccal in adamlari dagilmisti. Deccal i en yakin on iki komutan, ya da Deccal in sevdigi sekilde ifade edecek olursak 12 havari, en onemli olarak gorulen 12 ulkedeydi. Ama bu diger ulkelerde de bu 12 havariden birine bagli baska gorevliler gonderilmisti, ve de her ulkeye ait onemli sehirlerde de baska baska gorevliler vardi. Ve simdi tum bu gorevliler sehirlerin en arka sokaklarinda, en issiz koselerinde dolasiyordu.
Kahire'nin arka sokaklarindan biri idi. Belki bin kisilik bir kalabalik toplanmisti. Sadik ust uste konmus meyve kasalarinin uzerine cikmisti. Sesini ustalikla kontrol ediyor, bazen yuksek bazen dusuk sesle konusuyordu.
Bu savas dedi, Dunyayi saran ve simdi Misir i da icine alan bu karmasa niye cikti kardeslerim diye sordu orada toplananlara.
Sonra onlarin soruyu dusunecek kadar uzun, ama cevabi dusunemeyecek kadar kisa bir vakit verdi ve konustu, Bu savas cikti, cunku yapilmasi gerekenler en basta yapilmadi. Insanlar olmalari gerektigi kadar kararli olamadilar, barisi bozanlari en bastan en sert yollarla engelleyemediler. Cesur ne yapilmasi gerektigini bilen kisiler yonetmedi Dunyayi kardeslerim. Insanligin gercek mutluluga ulasmasini saglayacak olanlar yonetmedi.
Kalabaliktan bir anda onay sesleri yukseldi, acliktan yuzunde neredeyse et kalmamis bir kadin Evet haklisin diye bagirdi, yanindaki ustu kir pas icindeki adam, Soyle dedi Ne yapacagiz?
Yeni bir duzen kuracagiz dedi Sadik, yepyeni ve cesur bir lider bulacak ve onun onculugunde yepyeni bir duzen kuracagiz kardeslerim... Bugun Baris Bolgesinin her yerinde bizim gibi duzeni sorgulayanlar var, zamani geldiginde, hep birlikte, oncelikle Baris Bolgesinde, bu korkak ve bu artik islemeyen, bu yoksulluk ve savas ureten duzeni yikacagiz....
Yiiiikaaacaaagiiiiiiiiz... Kalabalik bir anda cosmustu. Sadik gulumsedi... Zamani gelince kardeslerim, simdi bekleyecegiz, sayimizin artmasini ve daha cok insanin bizi anlamasini... Ve sizler o zaman gelene kadar tum sokaklari dolasin, koyleri kasabalari ve yeni duzeni, bu duzeni nasil kurmak gerektigini anlatin herkese....
....................................
Istanbul'da bes katli bir apartmanin en ust katinda oturuyordu Cenk... Gitar caliyor arada konserler de veriyordu. Ankarada duzenlenen bir muzik festivalinde de calmisti ve o sayede bircok arkadasi vardi... Simdi hala isleyen internet sistemi sayesinde arkadaslari ile konusuyor, ve ne yapilmasi gerektigini tartisiyordu.
Simdi Atina'da yasayan Yunan arkadasi Alexis Msn hattindaydi...
Bu yeni duzen lafini edenlerin sayisi artiyor Atina'da dedi Alexis...
Her yerde artiyor dedi Cenk, konustugum herkes arttigini soyluyor. Burada Turkiyede, Romanya'da, Iran'da, Israil'de Turkmenistan'da heryerde....
Aslinda savasi sona erdirmelerinde kotu bir sey yok belki... Ama.... Bu hareket nasil bu kadar hizli gelisti? diye sordu Alexis...
Bilmiyorum dedi Cenk, su savasin bitmesini bende istiyorum, ve hastaligin cozulmesini, ve aclik tehlikesinin bitmesini... Ama yeni duzeni isteyenlerin sozlerinde hosuma gitmeyen bir sey var... Yapilmasi gerekenler yapilmadi diyorlar, ama ne yapilmasi gerekenler... Onlara gore savasi onlemek icin ne yapilmaliydi? Bunu soylemiyorlar...
Ne olabilir ki? dedi Alexis Insanlar arasindaki isbirligi, kardeslik en bastan gelisse savas cikmazdi demiyor muyuz biz de? Onlar da bunu kastediyordur.
Bilmiyorum. dedi Cenk Oyle ise neden bunu soylemiyorlar Alexis? Bence farkli bir seyi kastediyorlar... Ben simdilik uzak duralim derim bu hareketten...
Sen bilirsin dedi Alexis. Aramizda en sagduyulu sendin... Hem zaten biz olsak da olmasak da adamlar zaten cok iyi gidiyor...
..........................
Baslangicta sokak aralarindan baslamisti... Insanlarin bilmedigi, bir defa en yoksul insanlara ulasinca yukariya cikmak hic zor degildi... Daha varlikli insanlarin oldugu yerlerin kapilarinda duranlar, telefonlarina bakanlar, postalarini tasiyor, mutfaklarinda yemek pisirenler genelde bu ulkelerin en yoksul insanlari, ya da en azindan o insanlari taniyan kisilerdi. Ve bir defa tum bu insanlar sizin dediginize inaninca, daha varlikli kisilerin kapilarindan gecmek, telefonlarina cikmak, posta kutularina mesajlar birakmak zor degildi. Boylece havariler daha yukaridaki insanlara da ulasabilirdi...
.............................
Tiflis in en varlikli ailelerinin geldigi bir balo salonu idi... Davetliler sahneye cikacak unlu sanatciyi bekliyordu. Birden bire salona giren ve salona ilerleyen Otar'i gordugunde hepsi saskinlikla ona bakti... Guvenlik gorevlilerinin hicbiri harekete gececek gibi gorunmuyordu. Hatta Otar sahneye ciktiktan sonra, sahnenin etrafini sardilar, mesaj acikti, Otar konusacak ve davetliler dinleyecekti.
Plandaki degisiklik icin ozur dilerim sayin davetliler dedi Otar... Yine de boyle bir ortamda sizinle bulunmak benim icin bir zevk diye ekledi. Boyle guzel bir ortamda her zaman bulunma sansim olmuyor ne yazik ki.... Ama bilin ki davetliler, belki bir belki iki ay sonra artik boyle guzel balolarda bulunma olanaginiz kalmayacak.. Balo ne kelime, ara sokaklardaki bir derme catma evin rahatligini bile ozleyeceksiniz.
Sozlerinin etkisini arttirmak icin biraz bekledi Otar sonra devam etti.. Ey Tiflis'in en varlikli kesimi... Bakin... Paris'e New York'a Roma'ya hep ozendiginiz sehirlere... Her birinde zamaninda balolara gidenler ne halde bakin... Bakin... Savas ilerliyor, bu cozumu bulunmayan hastalik da ilerliyor. Buraya Baris Bolgesine de ilerliyor... Tek bir care var, sadece tek bir care... Guclu, barisi yeniden getirecek, zenginligi yeniden kuracak, bunun icin hicbir engelden korkamayan, hicbir seyden cekinmeyen guclu biri gerekiyor.... Bu kisinin etrafinda oncelikle hala bir duzenin korundugu Baris Bolgesi insanlari birlesmeliyiz.
Birkac saniye durarak salonda toplananlarin yuzlerine bakti, tatmin olmus sekilde gulumsedi. Simdi bu konuda biraz dusunun hepiniz... Zamaninizi aldigim icin de beni bagislayin. Guvenlik gorevlilerinin esliginde iceri giren unlu sanatciya bakti... Adamin yuzundeki korku belli oluyordu. Simdi sevgili davetliler dedi Otar, dinlemeyi beklediginiz sanatciyi dinleyebilirsiniz.
Bu sozleri soyledikten sonra, hala korkudan titreyen adamin yuzune bile bakmadan salondan cikti...
.........................................
Kudus'un yeralti mahzenlerinde odasinda Deccal Baris Bolgesinin tum ulkelerinden gelen haberleri takip ediyordu. Hersey bekledigi gibiydi. Onun adamlarini, ozellikle havarileri takip eden artik milyonlarca insan vardi. Ulkelerinde cok etkin bircok sanatci, bilimadami, siyasetci, gazeteci bile artik onu takip ediyordu. Digerleri sessizdi... Nasil konusabilirlerdi ki, o yani Deccal, o gune kadar yasadiklari en buyuk kabusun sonunu vaad etmisti... Su savasin basindan beri yasananlardan daha kotu ne olabilirdi? Artik o yani Deccal, insanligin gercek anlamda kendini bulacagi, kendisini sinirlayan herseyden kurtulacagi, o muazzam duzeni kurmak icin ilk adimi atabilirdi. Bir hafta sonra diye bildirdi 12 havariye, bir hafta icinde organize olun, ve Baris Bolgesinin tum ulkelerinde kotrolu siz ve adamlariniz ele gecirsin... Sonra da tum ulkeleri birlestirerek, tum Baris Bolgesine hakim olacagiz.... Dunya'nin ayakta kalan tek bolgesine yani...
................................................
Merhaba Baris dedi Retlaw...
Baris'in yanindaki iki melek tehdit eder gibi baktilar.
Hazar Denizinin hemen kiyi seridindelerdi. Baku Sehrinde, Baris biraz dalgin sekilde denizi izliyordu...
Sadece konusacagim dedi Retlaw, bu da yasak degil sanirim degil mi?
Tamam dedi Baris iki melege... Sadece konusmak istiyor, benim acimdan sakinca yok...
Ikinizi seyredecegiz dedi Cesaret. Sonra Bilgi de ekledi, sakin bu iblisin oyununa gelme...
Tamam dedi Baris, dikkatli olurum... Sonra Retlaw a dondu, soyle bakalim soyleyecegini Retlaw.
Niye geldigimi biliyorsun sanirim Baris dedi Retlaw...
Biliyorum dedi Baris. Deccal in tum soyledikleri, adamlarinin anlattikleri, hepsi....... Baris sozunu tamamlayamayarak sustu...
Retlaw araya girerek Hepsi dedi savasi sona erdirmek ve baris i baslatmak icin... Ve biliyorsun Baris bu amacimda ciddiyim.
Ve bu nedenle beni yaninda istiyorsun degil mi? En azindan Mehdi yi bulmamami istiyorsun? diye sordu Baris.
Evet dedi Retlaw, bize katilmani umuyorum Baris... Su ana kadar yasadiklarini dusun, tum insanlik tarihini bir dusun... Duzen hep savasin uzerine kuruldu... Ve sen her zaman ama her zaman Baris bu duzenin aci ceken parcasi idin her zaman.... Ben savas istemiyorum Baris ben Baris istiyorum. Yeni bastan kurulacak bir Dunya'da yeni bastan kurulacak bir Baris...
Senin kuracagin baris savastan bile beter olacak Retlaw biliyorum ben bunu...
Oyle diyorlar degil mi? Retlaw in kuracagi baris kotu olacak diyorlar. Niye? Cunku Baris, barisi saglamak icin ugrasabilir, ama oyle istedi herseyi yapamaz. Dunya Baris i sevmiyorsa Baris bunu kabul etmeli Dunya'yi oyle en bastan kurmak icin ugrasmamali... Cunku en bastan kurulan Dunya Savasin Dunyasindan bile kotu olur. Boyle diyorlar... dedi Retlaw sonra da devam etti.
Oyle mi Baris? Baris bu Dunyada ugruna herseyi goze alacak kadar onemli bir sey degil mi? Sen soyle... Savasin yarattigi tum acilari kesin olarak bitirmek herseye ama herseye degen bir sey degil mi? Soyle Baris... Seni sadece Dunyanin onemsiz bir parcasi olarak gorenlerin sana soylediklerini tekrar dusun Baris.... Senin temsil ettigin deger, Dunya'nin en onemli degeri degil mi?
Yuzunu burusturdu Baris, bilmiyorum dedi.... Soylediklerin beni.... dusundurdu Retlaw... dedi bir iki saniye durakladiktan sonra ekledi Ama simdi gitmeni istiyorum.
Sen bilirsin Baris, dedi Retlaw... Dusun... Oncelikle sunu dusun... Sen Baris Dunya'nin en onemli degerini temsil eden melek misin? Yoksa kucuk, Dunya var oldukca caresizce bitmeyen savaslari izleyemesi gereken onemsiz bir melek misin?
Bu sozleri soyledi Retlaw ve sonra ortadan kayboldu...
Baris kendi kendine fisildadi. Neden? dedi, Neden Retlaw, her seferinde tam da akillarinin en derinlerine gomdugum o sorulari hatirlatiyorsun, hem insanlara hem meleklere?
Kibirin, kendini fazla onemsemenin kotu oldugunu biliyordu Baris. Ve onun durumunda bu, Dunya'da Barisin kurulmasini icin neyi goze alip alamayacagi ile ilgiliydi... Yine de dusunmeden edemiyordu. Kiyametin ve Savasin devam etmesi icin mucadele eden tarafa yardim ediyor. Bir sekilde, ne sekilde olursa olsun bir sekilde bir Baris kurmayi vaad edenlerin karsinda yer aliyordu.... Elbette sonucta o bir melekti, ama bunun otesinde, kendi varligini, sadece kendisine ait varligi inkar edebilir miydi?