Bildik dünyanın dışındaki konulara olan ilgim babamın abimle bana anlattığı hikayelerle başladı. Her gece yatmadan önce, içinde bizimde bulunduğumuz bir hikayeyi anlatır ve "Arkası gelecek akşam" diyerek bizi uykumuza bırakırdı.
Kuralsızcasına FRP oynamaya abim ile birlikte başladık. Gerçi o zamanlarda biz buna kahramacılık gibi bir isim takardık. Televizyonda izlediğimiz "Voltron", "Robotech","Transformers", "He-man" ve bilimum çeşit başka çizgifilm ve okumaktan en çok zevk aldığım çizgiroman "Conan"da gördüğümüz kahramanlıkları yaşatıyorduk kendi kendimize. Ben daha çok kötü taraftaki bütün karakterleri oynamayı seiyordum. Tabii rolden çok kılıç sallama vardı ama zevkliydi.
Ortaokul ve lise zamanında sıkıntıdan patlıyordum. Hala çizgiroman okuyor, okul talkımında oynuyor ve derslerime bıkkınlıkla çalışıyordum. Ama bir şeylerin eksikliğini hissediyordum.
FRP ile tanışmam oldukça geç oldu. O zamanlar, FRP'ye bilgisayar dergilerinin arkasında tek bir sayfa ayrılırdı. Bilgisayar oyunu dergilerimin en arka, ücra sayfalarında babamın okuduğu bir yazıyı merak etmem ile başladı olay. Beni FRP'ye de babam başlattı anlayacağın, aynı içime hayalperestliği koyduğu gibi.
Elfler ve cüceler hakkında bir yazıydı sanırım.
Might and magic 6 oyunu, yüzüklerin efendisi üçlemesi ve AD&D kitaplarımı almam aynı seneye tekabül eder. O seneden sonra içimde inanılmaz bir FRP oynama isteği parlamaya başladı. Ancak ne yazıkki onun için gereken ortamım yoktu. Kuralları o kadar okuduktan ve bir sürü hayali senaryoyu kendi kendime oynadıktan sonra, ancak üniversite zamanımda ilk gerçek FRP oyunumu oynadım. Gerçekten berbat oynamıştım ama akşam yatarken yüzümde bir gülümseme vardı.
Ã?niversitede arkadaşlarımla yaptığım neredeyse her geyikte FRP vardı. Bir kahvede king oynakamktansa, ıstaka üstüne pul dizmektense, yada piştide kağıtları üst üste dizmektense bu oyunu oynamak çok daha güzeldi. Hatta derslerine çalışmaktan ve okula gitmekten bile daha güzel geliyordu ki, bu tehlikeli bir durum.
İşin en güzel kısmı ise çevrendeki kitlenin gerçekten diğerlerinden daha farlı olması. Hayal gücü olan ve bunu konuşturan, sosyal yönden gerçekten rahatsız beni etmeyecek kişilerce sarılmıştım bu sayede.
FRP'yi neden oynuyorumun cevabı gerçekten o kadar basit değil.
Ã?ünkü seviyorum. Ã?ünkü arkadaşlarımla yapabileceğim bir etkinlik. Ã?ünkü kendinden bir şeyler katabileceğin, aklını kullanıp sadece kurallara bağlı kalmayacağın, eğlenebileceğin ve eğlendirebileceğin bir etkinlik. Ã?ünkü hayalindekileri yapabileceğin bir dünyanın kapılarını açan ve bazı şeylere farklı açılarla bakmanı sağlayan bir etkinlik.
Bildik dünyanın dışındaki konulara olan ilgim babamın abimle bana anlattığı hikayelerle başladı. Her gece yatmadan önce, içinde bizimde bulunduğumuz bir hikayeyi anlatır ve "Arkası gelecek akşam" diyerek bizi uykumuza bırakırdı.
Kuralsızcasına FRP oynamaya abim ile birlikte başladık. Gerçi o zamanlarda biz buna kahramacılık gibi bir isim takardık. Televizyonda izlediğimiz "Voltron", "Robotech","Transformers", "He-man" ve bilimum çeşit başka çizgifilm ve okumaktan en çok zevk aldığım çizgiroman "Conan"da gördüğümüz kahramanlıkları yaşatıyorduk kendi kendimize. Ben daha çok kötü taraftaki bütün karakterleri oynamayı seiyordum. Tabii rolden çok kılıç sallama vardı ama zevkliydi.
Ortaokul ve lise zamanında sıkıntıdan patlıyordum. Hala çizgiroman okuyor, okul talkımında oynuyor ve derslerime bıkkınlıkla çalışıyordum. Ama bir şeylerin eksikliğini hissediyordum.
FRP ile tanışmam oldukça geç oldu. O zamanlar, FRP'ye bilgisayar dergilerinin arkasında tek bir sayfa ayrılırdı. Bilgisayar oyunu dergilerimin en arka, ücra sayfalarında babamın okuduğu bir yazıyı merak etmem ile başladı olay. Beni FRP'ye de babam başlattı anlayacağın, aynı içime hayalperestliği koyduğu gibi.
Elfler ve cüceler hakkında bir yazıydı sanırım.
Might and magic 6 oyunu, yüzüklerin efendisi üçlemesi ve AD&D kitaplarımı almam aynı seneye tekabül eder. O seneden sonra içimde inanılmaz bir FRP oynama isteği parlamaya başladı. Ancak ne yazıkki onun için gereken ortamım yoktu. Kuralları o kadar okuduktan ve bir sürü hayali senaryoyu kendi kendime oynadıktan sonra, ancak üniversite zamanımda ilk gerçek FRP oyunumu oynadım. Gerçekten berbat oynamıştım ama akşam yatarken yüzümde bir gülümseme vardı.
Ã?niversitede arkadaşlarımla yaptığım neredeyse her geyikte FRP vardı. Bir kahvede king oynakamktansa, ıstaka üstüne pul dizmektense, yada piştide kağıtları üst üste dizmektense bu oyunu oynamak çok daha güzeldi. Hatta derslerine çalışmaktan ve okula gitmekten bile daha güzel geliyordu ki, bu tehlikeli bir durum. :)
İşin en güzel kısmı ise çevrendeki kitlenin gerçekten diğerlerinden daha farlı olması. Hayal gücü olan ve bunu konuşturan, sosyal yönden gerçekten rahatsız beni etmeyecek kişilerce sarılmıştım bu sayede.
FRP'yi neden oynuyorumun cevabı gerçekten o kadar basit değil.
Ã?ünkü seviyorum. Ã?ünkü arkadaşlarımla yapabileceğim bir etkinlik. Ã?ünkü kendinden bir şeyler katabileceğin, aklını kullanıp sadece kurallara bağlı kalmayacağın, eğlenebileceğin ve eğlendirebileceğin bir etkinlik. Ã?ünkü hayalindekileri yapabileceğin bir dünyanın kapılarını açan ve bazı şeylere farklı açılarla bakmanı sağlayan bir etkinlik.