by Greyspirit » Mon Apr 27, 2009 9:22 pm
Ormanda yıldızlar azalmıştı. Günden güne artan karanlık ve yokluk hissi yarım-elfi tedirgin ediyordu.
Düşündü : "Ben Elweyn Gümüşyaprak, ormanla, toprağımla birim. Ama bir asırdır yuvam olan bu yeri yabancılamaya başlıyorum... Sayısız kış, sayısız bahar yaşadım, fakat evimi hiç bu kadar düşman görmemiştim." Eliyle toprağa dokundu, soğuktu. Ama bu soğukluk elini üşütmüyordu, adeta yakıyordu, derhal elini çekti. "Hayır, bu başka birşey. Daha önce
hiç görmedim ama alışmaya da niyetim yok. Kaynağını bulmalıyım. Orman acı çekiyor, yardım istiyor, dinlemeliyim." Gözlerini kapattı, kılıcının kınını sıktı ve eğildi. Ağaçların fısıltısını hissetti, hâlâ tanıdık birşeyler bulmak onu mutlu etti. Doğrulduğunda anlamıştı, "güney" dedi. "Güneye gideceğim."
Böylece başladı sürgün, yarım elf bir bir daha geri dönmeyecekti.
Yürüdükçe, hava karardı, yokluk hissi arttı. Birgün yürüyerek geçmişti; fakat yolculuğu sırasında Elwevyn ağaçların acılı haykırışlarını, toprağın çoraklığını duyarak ve görerek ilerlemişti.
Gece çöktü.
Hassas kulakları birşeyler duyuyordu, yarım elf ileriye baktı. Gri bir kurt ona doğru koşuyordu, çaresiz ve korkmuştu. Durduğunda ise sinirlendi ve yarım elfe hırladı. Elwevyn odaklanarak kurdun gözlerine baktı : "Neden?" dedi kurda, "bu kadar kötü olan ne?"
Cevap olarak bir hırlama daha geldi, fakat kurt yarım elfe zarar vermedi, yanından geçerek gitti.
Çok uzaklardan, başka bir ses işitti. Hırlama benzeri bu garip ses, öylesine rahatsız ediciydi ki tüm ağaçlar yapraklarını titretti. Elwevyn düşündü : " Buraya ait değil. Hayır bu başka bir şey. Hatta bu dünyaya bile ait değil." Birdenbire bir öfke dalgası sardı yarım elfi, ince kılıçlarının ikisini de çekti. "Artık acı olmayacak."
İleri atılarak gece içinde bir gölge gibi ilerledi, marifetli ayakları bir hışırtı bile çıkarmıyordu. İlerledikçe korkusu artıyordu ama aldırmazdı, korkmaya zamanı yoktu.
"Nesin sen?" dedi, "neden buradasın?" cevap alamadı ama hırıltılar hâlâ devam ediyordu.
Koşuşu hızlandı, "acı" dedi, "Bu kadar acının bedelini ödemelisin"
Devamını yazmanızı bekliyorum

Ormanda yıldızlar azalmıştı. Günden güne artan karanlık ve yokluk hissi yarım-elfi tedirgin ediyordu.
Düşündü : "Ben Elweyn Gümüşyaprak, ormanla, toprağımla birim. Ama bir asırdır yuvam olan bu yeri yabancılamaya başlıyorum... Sayısız kış, sayısız bahar yaşadım, fakat evimi hiç bu kadar düşman görmemiştim." Eliyle toprağa dokundu, soğuktu. Ama bu soğukluk elini üşütmüyordu, adeta yakıyordu, derhal elini çekti. "Hayır, bu başka birşey. Daha önce
hiç görmedim ama alışmaya da niyetim yok. Kaynağını bulmalıyım. Orman acı çekiyor, yardım istiyor, dinlemeliyim." Gözlerini kapattı, kılıcının kınını sıktı ve eğildi. Ağaçların fısıltısını hissetti, hâlâ tanıdık birşeyler bulmak onu mutlu etti. Doğrulduğunda anlamıştı, "güney" dedi. "Güneye gideceğim."
Böylece başladı sürgün, yarım elf bir bir daha geri dönmeyecekti.
Yürüdükçe, hava karardı, yokluk hissi arttı. Birgün yürüyerek geçmişti; fakat yolculuğu sırasında Elwevyn ağaçların acılı haykırışlarını, toprağın çoraklığını duyarak ve görerek ilerlemişti.
Gece çöktü.
Hassas kulakları birşeyler duyuyordu, yarım elf ileriye baktı. Gri bir kurt ona doğru koşuyordu, çaresiz ve korkmuştu. Durduğunda ise sinirlendi ve yarım elfe hırladı. Elwevyn odaklanarak kurdun gözlerine baktı : "Neden?" dedi kurda, "bu kadar kötü olan ne?"
Cevap olarak bir hırlama daha geldi, fakat kurt yarım elfe zarar vermedi, yanından geçerek gitti.
Çok uzaklardan, başka bir ses işitti. Hırlama benzeri bu garip ses, öylesine rahatsız ediciydi ki tüm ağaçlar yapraklarını titretti. Elwevyn düşündü : " Buraya ait değil. Hayır bu başka bir şey. Hatta bu dünyaya bile ait değil." Birdenbire bir öfke dalgası sardı yarım elfi, ince kılıçlarının ikisini de çekti. "Artık acı olmayacak."
İleri atılarak gece içinde bir gölge gibi ilerledi, marifetli ayakları bir hışırtı bile çıkarmıyordu. İlerledikçe korkusu artıyordu ama aldırmazdı, korkmaya zamanı yoktu.
"Nesin sen?" dedi, "neden buradasın?" cevap alamadı ama hırıltılar hâlâ devam ediyordu.
Koşuşu hızlandı, "acı" dedi, "Bu kadar acının bedelini ödemelisin"
Devamını yazmanızı bekliyorum :)