by Firble » Thu Jan 28, 2010 9:34 am
Mevsimler
Fantastik Edebiyatta Mevsimler: Her ne kadar mevsimler kelimesi tek başına hayal gücümüzü çok fazla harekete geçiren kelime değilmiş gibi görünebilse de, tek tek mevsimlerin isimlerini düşündüğümüzde, aslında bu düşüncenin yanlış olduğunu fark etmek mümkündür. Yaz, Sonbahar, İlkbahar, Kış fantastik halk edebiyatı, modern fantastik edebiyat da dahil olmak üzere edebiyatın pek çok alanında sıkça rastlanan ögelerin arasındadırlar. Dünya"nın özellikle mevsimlerin daha açıkça hissedilebildiği bölgelerinde bunun böyle olmasına şaşırmamak gerekir. Havanın soğuması, bitkilerin yapraklarını dökmesi, hayvanların göç etmesi, kısacası doğanın uykuya dalması, sonrasında ilkbahar geldiğinde bitkilerin, hayvanların hatta toprağın ve gökyüzünün yeniden canlanması muhtemelen insanları en eski çağlardan beri etkilemiş bir döngüdür. Muhtemelen insanlar bu döngünün bir gün yarıda kesileceğinden korkmuş, bazen de bu döngüye benzer başka döngüler de olabileceğini hayal edebilmişlerdir. Kısacası mevsimler, hem yılın mevsimleri olarak fantastik edebiyatta en güçlü ögelerden birisi olarak yer almış. Hem de hayal gücünün yarattığı daha farklı mevsimler, mesela bir insanın ömründe ya da bir krallığın tarihininde mevsimlere benzeyen bir döngünün olduğu bazen de Dünya üzerinde bilinen yıldan farklı başka döngülerin de olduğu ve bu döngülerin de kendi mevsimlerinin olduğu hayal edilmiş ve bu hayalin sonucunda yaratılan mevsimler de fantastik edebiyatın parçası olabilmiştir.
Yılın Mevsimleri: Fantastik Edebiyatta yılın mevsimleri, kendileri bir fantastik öge olmadıkları durumlarda bile hikayelerde fantastik bir arka plan ögesi olabilmişlerdir. Ã?rneğin kış, çoğu zaman bir tür hayatta kalma mücadelesinin verildiği dönemdir. Ancak bazen örneğin savaşların olduğu zamanlarda kış insanların çarpışmaya ara verdiği ve dinlendiği bir dönem olabilmiştir. Normal zamanlarda ilkbahar, doğanın canlandığı, tarlalarıni bahçelerin yeşerdiği, daha güzel bir dönemi müjdeleyebilir. Ancak ilkbahar aynı zamanda, bazen hikayenin kahramanlarına zarar verecek hayvanların, canavarların, bazen de başka varlıkların uyandığı ve ortaya çıktığı bir dönem de olabilir. Yaz ise genellikle yılın en çok hareketinin olduğu dönemdir. Özellikle insanların yaşamlarını doğaya göre ayarladığı bölgelerde, yazın en çok işin olduğu mevsim olduğu söylenebilir. Belki bunun da bir sonucu olarak birçok fantastik hikayede yaz aynı zamanda en kritik olayların olduğu, bir bakıma sıcağın yanı sıra verilen mücadelelerin de insanların terlettiği bir dönem olabilmektedir. Mevsimlerle ilgili özellikle fantastik halk hikayelerinde, örneğin mitolojilerde yer alan bir hikaye türü de, mevsimlerin nasıl ortaya çıktığını açıklayan hikayelerdir. Bu konuda, Dünyanın farklı bölgelerindeki insanlar oldukça farklı ve renkli hikayeler oluşturabilmiştir. Bu hikayelerin mevsimlerin nasıl oluştuğunu öyküsünde fantastik bir hikaye ile açıklamak isteyen bir yazar için esin kaynağı olması mümkündür. Mevsimleri oluşturan döngünün nedenini açıklayan bu tür öyküleri kimi zaman fantastik edebiyatın kimi hikayelerinde, kimi karakterler dikkatle dinleyip, sonra bu döngüyü kırmak, kimi bir ülkede, kimi zaman tüm Dünyada sürekli bir kış, ya da ilkbahar başlatmak isteyebilirler. Kimi zaman da başka karakterlerin yarattığı bu bitmeyen kış ya da ilkbahar mevsimini sona erdirmek için kimi karakterler mevsim döngüsünü yeniden başlatmanın yollarını arayabilirler.
Daha Farklı Mevsimler: Bu konuda ilk akla gelen insan hayatıdır. Bu hayatı ilkbahar, yaz, sonbahar, kış şeklinde sıralanan bir mevsime benzeten karakterlerin yer aldığı fantastik halk hikayelerine rastlamak mümkündür. Kimi öykülerde de insan hayatının sonlandığı kışın ardından bir yeniden doğuş, yani yeni bir ilkbaharın da geleceğinin de hayal edildiği gözlenebilir. Krallıklar, ormanlar, dağlar ve canlı ve cansız birçok ögenin kimi zaman gezegenlerin hatta Evren"in tamamının da tıpkı doğa gibi, yeniden hızlandığı, hızlı yaşadığı, temposunu yavaşlattığı ve dinlendiği dönemleri kapsayan bir döngü yaşadığının kimi fantastik öykülerde vurgulanması mümkündür. Bu daha geniş döngüler muhtemelen bir insan hayatından uzun süreceğinden çoğu zaman bir insan tarafından fark edilmesi kolay değildir. Fantastik hikayelerde insanlar bu tür döngüleri bazen farklı zamanları anlatan eski öyküleri birleştirerek fark edebilirler, bazen de doğaya, ya da gökyüzüne yıldızlara baktıklarında bu tür bir döngünün ipuçlarını bulabilirler. Bazı fantastik hikayelerde yazarlar, farklı zamanlarda geçen hikayeler anlatarak bu tarz daha büyük döngüleri vurgulayabilirler.
Mitolojiler
Fantastik Edebiyatta Mitolojilerin Yeri: Mitolojiler farklı toplumların etraflarındaki doğa ile ilgili açıklayamadıkları olayları inandıkları dinle de harmanlayarak yarattıkları öyküler bütünüdür. Bu açıdan bakıldığında mitolojilerin her biri başlı başına bir fantastik edebiyat hareketi sayılabilir. Ancak bunun yanında mitolojilerdeki öyküler daha ileriki zamanlarda bir çok farklı fantastik öyküye de esinlenme kaynağı olmuştur.
Mitolojilerdeki Genel Ã?geler: Hemen her mitoloji bir yaratılış hikayesi içerir. Ã?oğunda ölümü ve ölüm sonrasındaki yaşamı anlatan bölümler vardır. Yine bir çoğu bir ya da birden fazla tanrıyı zaman zaman da onların çekişmelerini mücadelerini içerir. Birçok mitolojide insan dışında Dünya üzerinde yaşayan akıllı canlılardan ya da ırklardan söz edilir. Bu ırkların bir bölümü neredeyse insanın yanı başındadır. Benzer şekilde mitolojinin yaratıldığı bölgedeki önemli yer şekillerinin ırmakların, çöllerin ya da önemli dağların mitolojilerde genelde hikayelerine yer verilir.
Bazı Ã?nlü Mitolojiler: Kuşkusuz ilk akla gelen Yunan Mitolojisidir. Yunan mitolojisi belki de doğanın evrenin ve tanrıların arkasındaki gizemi en açık şekilde anlatan mitolojidir. Ã?yle ki tanrıların arasındaki evlilikler ve çekişmeler bile bu mitolojide takip edilebilir. Bölgedeki Mısır ve Mezopotamya mitolojileri de daha gizemli, içlerinde hikayenin sonuna gelindiğinde bile anlaşılmayan açıklanmamış ögeler barındıran ve bu nedenle bazen Yunan mitolojisine tercih edilen hikayeleri ile akla gelen mitolojilerdir. Belki de modern fantastik edebiyatın çıkış noktasına yakın olduğundan İskoç ve Kelt mitolojisi de günümüzde ilgi duyulan mitolojiler arasındadırlar. Bu mitolojiler dışında Orta Asya, Rus, Ã?in, Hint, Aztek ve Maya mitolojileri de daha az adı geçen ancak içlerinde esinlenilecek öyküler barındıran mitolojilerdir.
Mitoloji Kaynaklı Ã?yküler: Doğrudan mitolojilere dahil olmayan ancak mitolojilerden esinlenilerek yaratılan öyküler neredeyse mitolojiler kadar eskidir. Muhtemelen eski dönemlerde bu öyküler zamanla mitolojilere katılıp yeni öykülerin yaratılmasını sağlıyordu. Bu öykülerin bir bölümü mitolojide geçen bir hikayeyi daha ayrıntılı belki orjinal hikayede karanlıkta bırakılmış bazı noktaları hayal gücü ile tamamlayarak, hikayenin geçtiği şehirleri, dağları, köyleri ve hikayenin kahramanlarını daha ayrıntılı şekilde tasvir eden öykülerdir. Başka bir seçenek de daha önce hiç anlatılmamış da olsa mitolojilerin oluştuğu dönemde geçen ve içinde mitolojilerden alınmış ögelerin bulunduğu hikayelerdir. Bu zaman zaman o dönemde yaşanmış gerçek bir olayın, örneğin bir savaşın içine mitolojik ögeler katılarak yeniden anlatılması olabilir. Üçüncü bir seçenek ise mitolojik ögeleri ya tamamen günümüzde ya da mitolojilerin oluştuğu dönemden sonra geçen ya da mitolojilerin oluştuğu dönemde geçen bir olayı daha ilerideki geçen bir olaya bağlayan hikayelerdir. Bu hikayeler için esinlenilebilecek en önemli mitoloji kaynakları kehanetlerdir. Zaman zaman kehanetler günümüze kadar uzanan zaman diliminde olacakları anlatırlar. Günümüzde artık inanılmayan dinler tarafından yaratılmış da olsa bu kehanetlere de inanan dikkate değer sayıda insan vardır. Bir başka esinlenilecek kaynak da o döneme ait bir mezarı, bir tapınağı ya da bir şehri keşfetmek isteyenlerin öyküleridir. Günümüzde antik çağa ilişkin birçok keşifte belirli odaların, özellikle mezarların kapılarında içeri girenin lanetleneceğine dair yazılar bulunmaktadır. Bu lanetler de öykülere girebilecek olabilecek birer ögedir. Mitolojik hikayelerden esinlenilerek yazılabilecek başka bir öykü türü de mitolojilerde bahsedilen farklı akıllı canlıların örneğin cücelerin, elflerin, gnomların hatta deniz kızlarının ya günümüzde bir şekilde yeniden keşfedilmeleri ile başlayan, ya da mitolojilerden bağımsız, farklı bir Dünya"da geçen öyküleridir. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit kitaplarında Tolkien"in yazdığı hikayeleri bu kapsamda değerlendirmek gerekir.
Müzik
Fantastik Edebiyatta Müzik: Müziğin fantastik edebiyat gibi özgün bir alan olduğunu, fantastik edebiyat eserlerinin içinde bulunan müzik ögesinin yanısıra, kimi fantastik edebiyat eserlerinin müzik eşliğinde zaman zaman sunulabileceğini ve bu iki sanat alanının bir arada eserler yaratabileceğini öncelikle belirtmek gerekir. Tek başına tüm sözlerden arındırılmış müziğin bile en fark edilen etkisi insanların duygularını değiştirebilme etkisidir. Aslında bu etkinin genel olarak bilinçli olarak yapılan bir müzik eseri olarak adlandırılmayacak farklı seslerin de sahip olabileceğini eklemek gerekir. Genel olarak sesler başka her hangi bir duyudan çok daha fazla duygularımızı şekillendirir. Belki de bu nedenle müziğin duyguları şekillendiren yanı diğer tüm yanlarından daha fazla öne çıkar. İkincil bir yan da müziğin kimi zaman karşımızdaki insanın ya da varlığın o anda ne yaşadığını bize anlatabilen bir araç olmasıdır.
Duygulara Hükmeden Müzik: Basit bir müziğin bile bazen bizi hüzünlendirdiği, ya da neşelendirdiğini, ya da aşık olduğumuz bir kişiye duyduğumuz sevgiyi hatırlattığı anlar olabilir. Fantastik edebiyat kimi zaman müziğin etkisini daha da kuvvetlendirerek hikayelerin bir ögesi haline getirir. Kimi zaman müziği dinleyen kişi müziği yaratan varlığa karşı koyamadığı bir aşkla bağlanır. Kimi zaman bu aşk sadece müzik çalındığı sürece devam eder. Kimi zaman da müzik sussa da onu bir kere dinlemiş olan kişinin zihninin içinde devam eder. Dolayısı ile söz konusu kişi müziğin yarattığı aşkı yaşamaya devam eder. Aşk kadar çok işlenmese bile müziğin öykülerin içindeki karakterlere çalındığı, bazen mırıldandığı süre boyunca cesaret ya da neşe verdiği durumlara ya da onu dinleyenlerde bazen ne kadar kurtulmak istense de bir türlü engelleyemediği bir korku uyandırdığı durumlar olabilir. Bazen de kimi müziklerin insanlarda, zeki varlıklarda, hatta kimi zaman tüm canlılarda, bazen cansız varlıklarda bile uyandırdıkları duygu öyle tarif edilmez ve öyle güzeldir ki, insanlar, zeki varlıklar, hayvanlar ve bitkiler hatta bazen bütün doğa ne yapıyorsa yapmayı bırakır ve bu müziği dinler.
Anlamak İçin Dinlenen Müzik: Kimi zaman bazı hayvanların hatta bazı zeki varlıkların tek iletişim kurma yolu müziktir. Böyle bir durumda o hayvanların ya da zeki varlıkların iletişim kurmak için kullandıkları müzikle ne anlatmak istedikleri her zaman belli olmaz. Bazen insanların ya da diğer zeki varlıkların önce müziği nasıl dinleyeceklerini öğrenmeleri gerekir. Kimi zaman söz konusu canlıları tanıdıkça, onların hareketlerini anladıkça davranışlarını gördükçe kendiliğinden öğrenilebilir. Bazen de söz konusu müziğin anlamını öğrenmek için özel bir çaba gerekir. Bazen de konuşarak anlaşabilecek insanlar bazen varlıklar için birbirlerini anlamak için müzik sözlerden çok daha iyi bir yol haline gelebilir. Bunun nedeni bazen müziğin belki müzisyenin ya da müzisyenin kullandığı çalgının sahip olduğu özel bir güç olabilir. Ya da bazen hayatını müziğe adamış bir insan ya da varlık için müzik gerçekten kelimelerden çok daha etkin bir iletişim kurma yolu haline gelmiş olabilir. Bazen de müzik iki insanın çevrelerindeki diğer insanlar onları anlamadan iletişim kurmaları için bir yol olabilir. Bu tür bir iletişimde kullanılan müzikler bazen herkesin anlamayacağı, ancak müzik doğru insanın ya da varlığın anlamını çözeceği türden müzikler olabilir. Hatta bazen bir insan ya da varlık doğru insan ya da varlık değilse müziği duyması bile mümkün olmayabilir. Kimi zamanda müzik birden fazla kimi zaman milyonlarca kişinin birbirinden yarattığı apayrı hikayeleri, sözleri bir araya getiren, beraberce yepyeni ve bambaşka bir anlam yaratmasını sağlayan, bir bakıma birbirinden bağımsız varlıkları birleştiren ve en azından müziğin devam ettiği sürece sanki birbirlerinin duygularını, düşüncelerini hisseden, her biri hala kendi varlığını yaşasa da bir yandan da sanki tek bir varlıkmış gibi uyum halinde hareket edebilen, uyum halinde bir eser yaratabilen bir topluluk olmasını sağlayan temel güç olarak hem fantastik hem de fantastik olmayan edebiyat eserlerinde yer alır.
O
Okullar
Fantastik Edebiyatta Okullar: Fantastik öykülerde okulların iki türlü işlendiğini görebiliriz. Normal öğrencilerin gittiği normal okullar da kimi zaman fantastik hikayelerin geçtiği mekanlar haline gelebilmektedirler. Okulların içerisinde özellikle yatılı olanlar zaman zaman insanların onlarca insanın içerisinde yalnızlık hissini en çok yaşadığı yerlerdir. Belki de bu nedenle çoğu zaman korkutucu fantastik öyküler için okullar tercih edilen mekanlardan birisidir. Bunun dışında bir de sıra dışı bir şeylerin öğretildiği sıra dışı okullar vardır. Bu okullar zaten dersleri, öğretmenleri bazen öğrencileri ile de diğerlerinden farklıdırlar.
Sıradan Okulların İçlerindeki Gizemler: Genellikle yatılı okullar bu tür gizemlerin olduğu öykülerde daha çok yer alırlar. Yatılı okullar zaman zaman yüzlerce çocuğun bir arada yaşadığı yatakhanenin dışında bomboş ve gizemli okul binasının insanları davet edercesine beklediği, bazen yatakhanenin bile girilmesine izin verilmeyen ya da boş ya da soğuk yerlerinin korkulacak bölümler haline gelebildiği okullardır. İlkokullar ve liseler bu tür hikayelerde daha çok kullanılır ancak bazen üniversiteler bile bu tür hikayeler için uygun mekanlar haline gelebilirler. Bu tür hikayelerde bazen yatakhanenin hemen dışında ya da koridorlarda görülen ne olduğu anlaşılmayan birisisin ya da bir şeyin, bazen içinden garip sesler bazen ışıklar gelen gizemli bir odanın, hatta bazen birkaç oda ileride kalan gizemli bir başka çocuğun fantastik bir hikayenin konusu haline gelebilme ihtimali vardır. Gizemli ya da korkutucu bir durumdan şüphelenen çocukları, özellikle bu çocuklar yatakhanede yeni kalmaya başlamışlarsa diğer çocuklar bazen yatakhanedeki sorumlular tarafından ciddiye almazlar. Bazen de bu tür şüphe ve efsaneler yatakhanedeki pek çok çocuk, hatta bazen sorumlularca da tarafından paylaşılır. Ancak kimse bu olayların üzerine gitmeye cesaret edemez. Söz konusu hikaye bir üniversitede geçiyorsa hikayeye ayrıca gizli deneyler mistik araştırmalar da eklenebilir. Ã?rneğin üniversitenin bir labaratuarında bir bilimadamı bir fantastik yaratığı ya da bir tür büyülü nesneyi araştırıyor olabilir.
Sıradışı Okullar: Fantastik hikayelerde sıradışı bilgilerin öğretildiği yeteneklerin geliştirildiği okullardır. Büyücü okulları, cadı okulları, bazen hırsızların ya da ozanların okulları bu tür okulların arasında sayılabilir. Bu tür okullar çoğu zaman sıradışı yerlerdedir. Yüksek bir dağın tepesinde, şehrin kanalizasyonlarında, bazen gerçekte var olmayan bir hayal Dünyasındır. Zaman zaman bu okullara sadece okulların öğrencileri olan çocuklar ya da insanlar girebilir. Diğer insanların okula girmesi için duvarlara gizli kapılar, okula giden geçitlere konulmuş tuzaklar ya da okulun görülmesini engelleyen bir büyü olabilir. Bu tür okullarda okumak için kimi zaman özel sınavlara girmek gerekir. Bu sınav öğrenci adayının bazen bir yeteneğini, örneğin hırsızlık yeteneğini kanıtlamak için yapılır. Bazen dayanıklılığını, örneğin uyumadan ne kadar süre ayakta kalabileceğini ölçer. Bazen de dürüstlük gibi ya da duygularını karşısındaki kişiye belli etmeme gibi belirli özelliklerin söz konusu kişide var olup olmadığını ölçebilir. Okullar zaman zaman aynı zamanda içlerinde sırlar barındıran bir grubun yavaş yavaş güvenini kazanmanın ve yavaş yavaş sırlarını öğrenmenin bir yoludur. Ã?ğrenciler kendini gösterdikçe, ilerlemeleri gereken yolda ilerledikçe daha önce girmedikleri bazı yerlere girmek, daha önce tanıklık etmedikleri bazı olaylara tanıklık etmek hakkını kazanır, ya da zorunda bırakılırlar. Bu tür bir hakkı kazanmadan önce bazen bir takım yeni sınavları geçmek ya da görevleri yerine getirmek gerekir. Kuşkusuz bu tür farklı okulların içerisinde modern fantastik edebiyatta en çok yer etmiş olanı Harry Potter"ın Hogwart Okuludur. Bu okul sıradan bir Amerikan okulunda olan birçok etkinliğin, olayın, tartışmanın, öğretmen hatta öğrenci türlerinin benzerlerinin bir büyü okulunda nasıl olabileceğini düşünmüş ve bu ögelerin büyü okuluna uyarlanmış hallerini hikayenin içerisine yerleştirmiştir. Okul aynı zamanda bildiğimiz Dünya"da yaşayan ancak normal insanlardan farklı yeteneklere sahip bir tür büyücü ırkının görebildiği ancak sıradan insanların göremediği bir okuldur.
Orklar
Fantastik Edebiyatta Orklar: Modern fantastik edebiyatta en çok bilinen ve kullanılan kötü karakterlerdir. Zaman zaman neredeyse sadece ana karakterlerin dövüş kabiliyetlerini okuyuculara göstermek için hikâyelere sokulurlar. Ã?oğu zamanda zekâları hatta güçleri ile değil, sayıları ile etkili ve korkutucu olurlar. Az sayıdaki bazı hikayelerde insanlarda uyandırdıkları dehşetin dışında ne gibi özelliklere sahip oldukları, nasıl yaşadıkları, ne gibi ahlaki değerleri sahip oldukları işlenmiş ve sorgulanmıştır. Hatta Terry Brooks"un Shannara"nın Elf taşları isimli kitabında insanlarla, elflerle ve cücelerle omuz omuza savaşırlar. Ancak çok az hikâyede bir ork karakter ana karakterlerden birisi olarak yer alır. Hatta kötü karakterlerin içinde bile sivrilip önemli bir karakter haline geldikleri enderdir. Bir yan karakter olarak bile yer aldıklarına bile çok fazla rastlanmaz. Bu açıdan da fantastik edebiyatının bir tür arka planında yer alan ırk olarak görülebilirler.
Orkların Genel Özellikleri: Belki de en belirgin özellikleri savaşçılıklarıdır. Savaşmak bir ork için hem bir kendini diğer orklara ispat etme yoludur, hem de çoğu öyküde bir tür zevk, eğlence hatta kimi zaman bir ihtiyaç olduğundan da bahsedilir. Savaş sırasında cesur olduklarından bahsedilebilir, başlarına gelebilecek her şeyi göze alırlar bu da onları birçok ırka göre daha tehlikeli yapar. Ancak çoğu öyküde çok zeki ve çok fazla değişik taktikler üretebilen bir ırk değillerdir. Kimi zaman başka ırklar, mesela insanlar, elfler ve başka ırklar tarafından bir tür savaş gücü olarak kullanılırlar. Onurlarına düşkün bir ırk oldukları onları biraz daha ayrıntılı işleyen çoğu hikâyede yer alır. Bazı hikâyelerde barbar insan topluluklarına benzer bir yaşamlarının olduğundan da bahsedilir. Kimi zaman mağaralarda yaşadıkları, kimi zamanda barbar insanlarınkini andıran çadırlarda yaşadıklarından da hikayelerde bahsedilir.
Orklarla İletişim Kurmak: Muhtemelen çok az hikayede çok az karakterin yapacağı bir şeydir. Ancak büsbütün imkansız da değildir. Bazen umutsuz bir savaşta mümkün olan her desteği toplamak isteyen çaresiz bir lider, kimi zamanda dağların ortasında düşmanından saklanmak isteyen çaresiz bir kaçak orklarla iletişim kurmak zorunda kalır. Orkları tanımak ve anlamak isteyen bir kişinin de onlarla iletişim kurmak istemesi muhtemelen çok ender rastlanacak bir hikaye teması da olsa çok imkansız değildir. Elbette onları kendi amacı için esir edip kullanmak isteyen bir büyücü ya da savaşçı da orklarla iletişim kurmak isteyebilir. Söz konusu iletişimin nasıl kurulacağı muhtemelen hikayeyi yazan kişinin orklara bakışına göre değişir. Eğer orklar içgüdüleri ile hareket eden ve düşünme kabiliyetleri insanlara göre çok daha geri düzeyde ve ancak birkaç kelime konuşabilen bir ırk olarak görülüyorsa, o zaman kelimeler bir yere kadar işe yarayacaktır. Böyle bir durumda orkların içgüdülerine hitap etmek, belki biraz korkutmak bir iletişim yöntemi olabilir. Orkları bu şekilde işleyen bir yazar muhtemelen onlarla iletişimi bir tür yarı vahşi ve yırtıcı bir hayvanla iletişime benzetecektir. Eğer yazar orkları barbar halklarına benzeyen, savaşçı ve sert olsalar bile onurlu bir halk olarak tasvir ediliyorlarsa o zaman sözcükler ve ses tonu çok önemli olacaktır. Böyle bir durumda orklarla iletişim kuran bir kişinin, muhtemelen orkların kendilerinden olmayanlara güvenmeyeceğini bilmesi gerekir. Eğer yapabiliyorsa onların güvenlerini kazanması, ve onların değerlerine saygı duyduğunu göstermesi faydalı olabilir. Orkları kullanmak isteyen biriyse bu durumda onları basit yöntemlerle korkutmak yerine onların kendisi ile işbirliği yapmalarının kendi çıkarlarına da hizmet edeceğini anlatmalı, belki de insanlara, elflere, cücelere ve ork olmayan diğer halklara duydukları öfke ve nefret duygusunu kullanmalıdır. Konuşma sırasında söylenecek yanlış bir sözcüğe yapılacak yanlış bir harekete muhtemelen orklar tarafından onu söyleyen ya da yapanın kastettiğinden başka anlamlar yükleyecek, ve iletişim kurmayı imkansız hale getirdiği gibi, iletişimi kurmaya çalışan kişinin hayatını da tehlikeye atabilecektir.
Ormanlar
Fantastik Edebiyatta Ormanların Yeri: Ormanlar özellikle büyük bir alana yayıldıkları, karanlık ve girilmeye korkulan yerler barındırdıkları, hele içlerinde korkulan bir takım hayvanlar da olduğu zaman çoğunlukla insanların hayal güçlerini harekete geçiren yerlerdir. Hele büyük şehirlerde yaşamayı alışmış insanlar için ormanların içindeki her ses, her hareket korku, heyecan ya da merak kaynağıdır. Dolayısı ile ormanlar içlerinde yaşayan canlılarla, zaman zaman içlerine sığınan kaçtıkları insanlardan korunmaya çalışan insanlar sayesinde, kimi zaman da kendi iradesi ve kişilikleri ile fantastik hikayelere dahil olurlar. Dolayısı ile pek çok fantastik hikaye içlerinde meşhur ve akıllarda kalan ormanlar barındırır.
Ormanların İçlerinde Yaşayan Yaratıklar: İnsanların belki ilk duydukları fantastik hikayeler ormanların içinde yaşayan hayvanların öyküleridir. Birbiri ile konuşan hayvanların ibret verici hikayelerini anlatan bu masallar çoğunlukla ormanlarda geçen bir tür fantastik öykü sayılabilirler. Bu masalların yanı sıra özellikle uzaklardaki ülkelerin bilinmeyen ormanlarını anlatan öykülerde çoğu zaman birçok farklı bilinmeyen canlılar hikayelerin ögesi olarak yer alırlar. Zaman zaman ormanın tamamına hükmeden ve diğer tüm canlılardan daha kuvvetli ve korkunç bir canavar yaratıklar hikayelerin içinde öge olarak bulunurlar. Periler de zaman zaman ormanlarla ilgili hikayelerde ormanda yaşayan yaratıklardan birisi olarak katılırlar. Ã?oğu zaman ormandaki hayvanlar ve ağaçlarla bir tür bağ kurduklarından bahsedilir. Ã?yle ki her peri ancak kendi ormanında yaşayabilir. Kendi ormanından uzun süre uzakta kalırsa ölür.
Ormanlarda Yaşayanlar: Ormanlar farklı nedenlerle değişik insanları barındırabilir. Kimi zaman kralların zulmünden kaçan, ya da bu zulme karşı savaşan kaçakları, kimi zaman gözlerden uzak kalmak isteyen büyücüleri, kimi zaman doğanın içindeki güçleri keşfetmek isteyen druidleri içlerinde barındıran ormanlar fantastik hikâyelerde geçer. Genellikle orman kendileri için sadece bir sığınaksa bile bu insanlar ormandaki hayvanları bitkileri kısacası ormanın yapısını kısa sürede keşfederler, kimi zaman onu kendi amaçları ya da kendilerini korumak için nasıl kullacaklarını öğrenir, bazen de eğer varsa diğer amaçlarının yanına ormanı korumak da eklenir. Genellikle öncelikli yaşam alanları ağaçların üstüdür. Ağaçlar hem dalları ve yaprakları ile üzerine geniş bir yaşam alanı inşaa etmeye müsaittir, hem de üzerlerinde yaşanların aşağıdan geçenlerin kendilerini görmemesini, yani korunmasını sağlarlar. Eğer ormanda kalanlar Druidlerse bazen yatmak için ağaçların üzerine çıkmak yerine doğrudan toprakta da yatabilirler. Ormandaki hayvanlarla, ve kendilerine zarar verebilecek her şeyle genelde öylesine uyum halindedir ki Druidler genellikle hiçbirisinden korkmalarına gerek yoktur.
Yaşayan Ormanlar: Belki de fantastik hikayelerde ormanların en aktif olarak hikayelere dahil olduğu öykü türleri içlerinde yaşayan ormanları barındıranlardır. Bu tür ormanlarda ağaçlar toprak ormandan geçen dereler ırmaklar hatta varsa içinde yaşayan insanlar uyum içinde ve gerektiğinde bir bütün halinde hareket ederler. Kimi zaman bu bütünlüğü sağlayan ormanın içinde bir tür büyü gücüne sahip bir yaratık, ya da bir druid, kimi zamansa yine bir tür ortak büyü gücü ile ormanı kontrol edebilen orman insanlarıdır. Bu bütünlüğü sağlayan bazen ormanın kendini koruma amacıdır. Bu durumda ormana giren herkesle orman elindeki her şeyle savaşacak onlara zarar vermeye en azından korkutup bir daha gelmelerini engellemeye çalışacaktır. Bazen ormana sığınmış çaresiz bir insanı orman korumaya çalışır. Bunu sadece onu yakalamak isteyenleri engelleyerek değil, aynı zamanda korumak istediği kişiyi saklayarak da yapar. Kimi zamansa ormanlar yakınlarda belki de ormanın kenarındaki bir şehirdeki veya köydeki insanların yaşamak üzere oldukları bir felaketi önlemeye çalışırlar. Bu durumda ormanın uzaktan yapabilecekleri elbette sınırlıdır ve yazarın hayal gücünü gerektirir. Kimi zaman ormanın tüm hayvanları, hatta ağaçları ile bir bütün olarak hareket ederek söz konusu felaketi önlediğine de hikayelerde rastlanabilir.
Oteller
Fantastik Edebiyatta Oteller: Yolculuklar fantastik edebiyatın, aslında çoğu zaman fantastik olmayan edebiyatın da en çok işlediği konulardan birisidir. Yolculuklar eğer eski zamanlarda geçiyorsa, ya da günümüzün Dünyasından çok eski dönemleri andıran ülkelerde ya da diyarlarda yer alıyorsa yolculuk sırasında kalınan mekanlar genellikle hanlardır. (bkz hanlar) Günümüz Dünyasında ya da gelecekte ise geçen çoğu hikayede yollarda ya da şehirlerde kalınan yerler otellerdir. Issız bir yolun ortasında duran odaları neredeyse bomboş bir otel çoğu zaman ana konusu ne olursa olsun modern bir fantastik hikayeye renk katabilecek ögelerdir. Oteller günümüz hikayelerinde kimi zaman hikayenin bir parçası olan yan öge olabileceği gibi. Kimi fantastik hikayelerde, özellikle okuyanları korkutmak için yazılmış kimi öykülerde hikayenin ana konusunu da oluşturabilen mekanlardır.
Otellerin Ã?ne Ã?ıkan Yanları: Oteller çoğu hikayede ıssızdırlar. bomboş bir giriş odasında uyuyan bir resepsiyon görevlisi çoğu fantastik hikayenin otellerde geçen parçalarında rastlanabilen bir bölümdür. Ã?oğu hikayede daha renkli, bazen yüzlerce hatta binlerce insanın bir arada olduğu otellerde bile bir tür ıssızlık, daha açık ifade etmek gerekirse, bir arada bulunan onca insanın içinde, kimsenin diğer insanların ne yaptığını görmediği, söylediği sözleri işitmediği oteller yer alabilmektedir. Burada işitmeme ve görmeme, insanlar otelde kalan diğer insanları bilerek ve isteyerek yok saydığı anlamına da gelebilir. Bazen de insanlar, aslında bilerek ve isteyerek bunu yapmak istemeselerde, yazarın hayal gücünün belirleyeceği bir nedenle, bir şekilde birbirlerini göremiyor ve duyamıyor da olabilirler.
Otellerin Sırları: Ã?oğunlukla daha önce orada kalanlarla ilgili sırlardır. Ancak kimi zaman çok daha derinlerde bazı sırlar barındırabilirler. Kimi zaman otelin kendine özgü bir bilinci vardır, bu bilinç hayal gücünün yaratacağı bir fantastik amaç için içinde kalmaya gelen herkesi, ya da kalmaya gelenlerin içinden seçtiklerini kullanmaya karar verebilir. Ya da kimi zaman içinde kalmaya gelenleri yine hayal gücünün yaratacağı bir amaç adına bir tür sınava tabii tutabilir. Kimi zaman da bir oda kendine özgü bir sırrı içinde barındırıyor olabilir, bu oda hana gelenlerin içinde kaldığı odalardan birisi olabileceği gibi, yemek yenilen odalardan birisi, ya da otelin deposu gibi farklı amaçlarla kullanılan odalardan birisi, hatta kimi zaman tamamen boşaltılmış kimi zaman da otelin sahibinin bile var olduğunu bilmediği gizlenmiş bir oda olabilir. Özellikle korku temelli öykülerde bu tür sırlar oldukça sıkça vurgulanır. Kimi zaman otelde kalan gizemli bir varlık, otele gelmiş kişileri otelde var olan bir tehlikeye karşı uyarmak ister. Bazen de aslında tehlike otelin dışındadır. Kimi zaman bu tehlike otelin üzerinde bulunduğu yolun ilerisinde, ya da otelin içinde yer aldığı şehirde olabilir. Bu durumda otelin içindeki varlık, ya da bazen kendi bilincini kazanmış otel içinde yer alan her odası, her eşyası ile, orada kalmakta olanları uyarmaya çalışabilir.
Garip Oteller: Aslında günümüzün turizm endüstrisinin yardımı ile bu tür otelleri hayal etmek çok da zor değildir. Ağaçların üstünde, ya da yerin altında, ya da mağraların içinde, ya da tamamen buzdan yapılmış odalardan oluşan, ya da denizin ortasında veya altında ya da akla gelebilecek birçok tuhaf özelliklere sahip otelde günümüzde kalınabilinmektedirEğer hikaye gelecekte geçiyorsa, bir astroidin üzerinde, ya da uzayın ortasında, ya da tuhaf bir gezegenin üzerinde, veya gökyüzde asılı duran bir otel hikayelerde yer alabilir. Hayal gücü kullanılarak daha tuhaf otellerde yaratılabilir. Bulutların üstünde, bir yanardağın içinde, ya da sadece uyunduğu zaman, rüyalar aleminde gidilip içinde kalınabilen oteller hikayelerin içinde yer alabilirler. Aynı zamanda odaları buzdan ya da tamamen ışıktan oluşan, ya da akla gelebilecek her türlü bitki ile kaplı, ya da sürekli hareket eden eşyalardan oluşan, içinde insandan farklı varlıkların, ya da hayvanların misafirlere hizmet ettiği oteller de hayal gücü ile yaratılabilecek ve fantastik hikayelerde yer alabilecek otel ögeleri arasındadır.
Oyuncaklar
Fantastik Edebiyatta Oyuncaklar: Oyuncaklarla ilgili belki de ilk hatırlanması gereken onların gerçek yaşamda da başka işlevleri olan nesneler olabilecekleridir. Kimi zaman oyuncak bir heykeldir, kimi zaman bir giysidir, kimi zaman bir telefondur, bir arabadır, bir lambadır. Gerçek yaşamda işlevleri olan tüm bu nesne ve aletler bir çocuğun ya da çocuk ruhlu bir kişinin elinde oyuncak haline gelebilirler. Elbette fantastik kimi nesneler ve aletler de hikayelerde kimi çocuklar tarafından bulunduğunda onların eğlenmek için oynadıkları oyuncaklar haline gelebilirler. Bir oyuncağı yaratan öncelikle çocukların, ya da oyuncakla oynayacak her hangi başka insanın sahip olduğu hayal gücüdür. Oyuncakları fantastik edebiyatta bir öge olarak kullanırken, çocukların zaten sahip oldukları bu hayal gücünden faydalanmak bu ögenin öyküyü daha da renklendirmesini sağlayabilir.
Canlanan Oyuncaklar: Birçok oyuncağın çocukların ya da çocuk ruhlu insanların eline geçtiği zaman gerçekte sahip olduğu özelliklerden daha farklı özelliklere sahip olduğu hayal edilir. Ã?rneğin çoğu çocuk ve bazen büyük kişilere geceleri oyuncak ayılarla yatmak güven verir. Ã?ünkü ayının kendilerini bir şekilde koruduğunu hayal ederler. Benzer şekilde oyuncak bebeklerin, ya da askerlerin yaşadığını hayal etmek, en azından oyun sırasında çocukların sıkça yaptığı bir şeydir. Bunun dışında kimi zaman bazı nesnelerin aslında sahip olmadığı güçlere sahip olduğunu da hayal etmek oyun sırasında yapılabilecek bir şeydir. Ã?rneğin oyuncak bir arabanın, hatta belki de tahta parçaları ile yapılmış basit bir oyuncak bile olsa, gerçek araba gibi hareket ettiğini, hatta gerçek arabanın bile sahip olmadığı güçlere sahip olduğunu mesela uçabildiğini hayal etmek oyun sırasında çocukların yapabileceği bir şeydir. Bu hayal gücünden fantastik edebiyat hikayelerinde yararlanmak, oyuncakları kullanmanın etkili yollarından birisidir. Kimi zaman bir çocuğun oyun oynarken, ya da oyuncağını yanında taşırken oyuncağın taşıdığını hayal ettiği bir özellik bilinmeyen bir nedenden dolayı aslında oyuncağın gerçekten taşıdığı bir özellik olabilir. Ã?rneğin bir oyuncak ayı gerçekten çocukla konuşuyor ve geceleri onu koruyor olabilir. Derme çatma bir oyuncak araba gerçekten gerçek bir araba gibi çalışıyor olabilir hatta çocuğun hayal ettiği fantastik bir özelliğe sahip olabilir. Bazen bu özellik bir tür fantastik varlık tarafından çocuğun mutlu olması için oyuncağa kazandırılmış olabilir. Ã?rneğin pinokyonun hareket eden, konuşan, kendine ait bir karakteri olan bir kuklaya dönüşmesi bir oğlu olmayan bir marangoza verilmiş bir hediye olarak görülebilir. Bazen de oyuncakların sahip oldukları özellikleri onlara kazandıran çocukların sahip olduğu hayal gücüdür. Ã?rneğin bir fantastik öyküde bir oyuncak ayının sahibi olan çocuk ayının yaşadığını ve onu koruduğunu hayal ettiği sürece gerçekten yaşaması ve çocuğu koruması mümkündür. Böyle bir öyküde çocuk büyüyüp de ayının sadece bir kumaş parçası olduğunu düşünmeye başladığında oyuncak sahip olduğu yaşamı kaybedip sadece bir kumaş parçasına dönüşmesi mümkündür.
Oyuncaklar Ölkesi: Bir çocuğun ya da çocuk ruhlu bir insanın kendi odasını, ya da evin her hangi bir odasını ya da örneğin bahçeyi içindeki her eşya nesneyi hayal gücü ile değiştirerek, bambaşka özelliklere sahip bir nesneler söz konusu yeri de bambaşka özelliklere sahip bir yer olarak hayal etmesi mümkündür. Bir bakıma etrafındaki tüm Dünya oyuncaklarla dolu bir ülkeye dönüşmüş gibi hayal etmek mümkündür. Gerçek yaşamda karşılaşılan nesnelerin hayal gücü ile değiştirilerek bir oyunun parçasına geldiği böylesi hayal ürünü bir ülke kimi zaman bir fantastik hikayenin ana konusunu bile oluşturabilir. Kimi zaman bu ülke gerçekten oynanmak için üretilmiş oyuncaklarla dou bir ülke olabilir. Bazen de aslında bambaşka özelliklere sahip nesneler değişip de oyuncak haline gelebilirler. Elbette bu ülke hiçbir tehlikenin korkutucu olayın yaşanmadığı bir yer olmayabilir. Burada da kendini o ülkenin içinde hayal edenlerin karşılaşacağı tehlikeler, onları korkutacak anlar olabilecektir. Ancak bu tehlikelerin söz konusu çocuk ya da yetişkinin kendi hayal gücü ile yarattığı tehlikeler ve korkular olduğunu düşünmek mümkündür. Ya da en azından gerçek yaşamdaki kimi tehlikeler çocuğun hayal gücü tarafından değiştirilerek bir tür oyunun parçası haline getirilmiş olabilir. Ã?ocuk ya da yetişkin hayal gücünü açık tutukça, belki hayal gücü olmasa hiç bir işe yaramayacak nesneler belli güçler kazanan oyuncaklara dönüşecek, aslında hiçbir özelliği olmayan yerler sığınaklar, kaleler, ya da fantastik özelliği olan başka yerler haline gelebilecek ve çocuk ya da yetişkin, o anda bulunduğu yeri bir oyuncaklar ülkesine dönüştüren hayal gücü olmasa asla baş edemeyeceği tehlikeler ve korkularla baş edebilecektir.
Ozanlar
Fantastik Edebiyatta Ozanların Yeri: Ozanlar genellikle halk edebiyatında hikayelerin içindeki kişiler değil, hikayeleri anlatan kişilerdir. Ancak kendileri de hikayelere konu olan ozanlar bulunmaktadır. Hatta kimi zaman dağa çıkan, zorluklara karşı mücadele eden ozanlara bile rastlanmaktadır. Genellikle yiğit olarak adlandırılan bu ozanlar için ozanlık bir bakıma karakterlerini sadece kaba duygudan arınmış bir savaşçı yerine, yaşadığı anın, uğruna savaştığı amacın farkında olan kişi olduğunun bir göstergesidir. "Benden selam olsun Bolu Beyine" yahut ferman padişahınsa dağlar bizimdir." dizeleri ile ünlenen Köroğlu Anadolunun fantastik halk edebiyatında yer eden ünlü bir halk ozanı karakteridir. Bizzat savaşmıyorsa bile ozanlık kimi zaman dizeleri ile zalimlere karşı bir mücadeleyi simgelerler. Karacaoğlan bu açıdan kendisini sevmeyen bey çocuğu Kara kıza "Bana kara diyen dilber saçın da kara değil mi" dizeleri ile sembol haline gelen ozanlardan birisidir. Kimi zaman da bir arayışın peşinde koşan ve bu kendi arayışlarını dizelerine aktaran bireyler olarak hikayelerde belirirler. Zaman zaman aşık oldukları bir kızın peşinden diyar diyar dolaşır, kimi zaman da yaşadıkları kasaba, o kasabada kurdukları hayat onlara anlamsız gelir ve farklı bir hayatı aramak, bir anlam bulmak için dolaşırlar. Bazen de gezmek dolaşmak öyküler bulmak ve bu öyküleri insanlara anlatmak için dolaşırlar.
Gezgin Ozanlar: Hikâyelerde belki de en çok yer eden ozan tipidir. Muhtemelen hem halk edebiyatının bir çok hikâyesini, elbette fantastik hikayeleri yaratmış, farklı bölgelerde yaratılmış fantastik hikayelerin de diğer bölgelerde duyulmasını sağlamışlardır. Genellikle tek başlarına dolaşırlar. Bazen acı bir olaydan kaçmak, bazen yukarıda da yazdığım gibi bir şeyi aramak için. Müzik, hikayeler bazen dayanılmaz gelen acıları biraz olsun paylaşmak, bazen de kendi kendilerine neyi aradıklarını, neden eski hayatlarının artık kendilerini için katlanılmaz hale geldiğini anlatmanın yoludur. Zira bazen insan neden bir yeri terk ettiğini, neden farklı bir hayatı seçtiğini anlayamaz ve kendi yazdığı şiirler ile hikayeler onun için kendisini anlaması için bir yol haline gelebilirler. Köyden köye gezip hikayeleri dinleyen ve hikayeleri anlatan ozanlar efsaneleri taşıyan insanlardır. Bazen bu efsanelerin bizzat içine girer, onları keşfeden kişiler haline de gelirler. Yalnız yaşama alışkanlığı onları birçok kişiden daha cesur yapar. Bu nedenle kendileri fantastik özellikler barındırmıyorlarsa bile fantastik hikayeler için tercih edilebilecek karakterlerdir.
Ozanların Hikayelerindeki Sırlar: Fantastik hikayelerde kullanılabilen bir ögedir, bazen gizemli bir yeri bulmak isteyen, ya da gizemli bir olay ya da belki de geçmişte yaşamış gizemli bir insan hakkında bilgi bulmak isteyen bir kişi için en önemli kaynak ozanlardır. Bunun için bazen ünlü bir ozanın eski yazılarına bakar, kimi zamanda ünlü bir ozanın köy meydanında ya da bir kahvehanede ya da han salonlarında söyledikleri şarkıları dinlerler. şarkıların içinde bazen rastgele rastlanan bir sözcük, ilk başta aradıkları ile hiç ilgisi yokmuş gibi görünse bile aslında onları çözüme götürecek bir ipucu olabilir. Ozanların şarkıları çoğu zaman yüzlerce bazen binlerce yıldır birikmiş sırların insanlar tarafından değiştirilerek aktarılmış halidir, bu nedenle bazen binlerce yıllık sırlar bile bu şarkıların içlerinde saklı olabilir.
Ozanların Çalgı Aletleri: Genellikle ozanlar için bir yoldaş, bir dosttur çalgı aletleri. Özellikle tek başlarına dolaşan ozanlar için, ancak tek başına olmasa bile genellikle birçok ozan için vazgeçilmez bir anlamı vardır. Günümüzde bir müzikle uğraşan pek çok kişinin bile müzik aletine bir tür yaşam barındırıyormuş gibi baktığına şahit olmak zor değildir. Bu duygunun birçok fantastik öyküde gerçekten yaşayan çalgı aletlerinin yer almasına, zaman zaman bu aletlerin müziğe kendi yorumlarını renklerini katan, adeta ozana eşlik ettiğinin, hatta kimi zaman müziğe dinleyen insanları tam tersini hissetmelerini gerektirecek anlarda bile mutlu, hüzünlü, öfkeli, acı dolu, aşık hissettirecek bir tür büyü barındırdıklarına hikayelerde rastlanabilir. Bu da belki de doğal bulunabilir. Sonuçta ozanların kendi çalgı aletlerine karşı hissettiklerini yarattıkları fantastik hikayelere katmaları çok da beklenmeyecek bir durum değil.
Ã?
Ölümsüzlük
Fantastik Edebiyatta Ölümsüzlük: Belki de ölümün insanların en çok düşündüğü konulardan biri olmasından dolayı ölümsüzlük de hem Dünyanın farklı yerlerindeki fantastik halk edebiyatı öykülerinde, hem de modern fantastik edebiyat öykülerinde sıkça işlenen bir konudur. Bu konu kimi zaman ölümsüzlüğü arayan bir varlığın hikayesi, kimi zaman doğuşundan itibaren ölümsüzlüğe sahip başka bir varlığın hikayede bir öge olarak yer alması ile işlenebilir. Konunun işlendiği bir hikayenin ölümlü bir varlığın ölümsüzlük kavramına bakış açısına yoğunlaşabileceği gibi, aynı zaman ölümsüz bir varlığın gözünden bu özelliğe sahip olmanın olası iyi ve kötü yanlarını işlemesi de mümkündür.
Ölümsüzlüğü Arayış: Kimi zaman sürekli devam etmesi gereken hiç bitmeyen bir arayıştır. Hayatının sonlarına geldiği anlarda, kimi zaman yerine getirilen bir görev, kimi zaman yapılan bir büyü, kimi zaman başka bir varlığın ona verdiği bir güç bu arayışı yapan varlığa bir miktar daha yaşama imkanı verir. Ama bu süre bittiğinde daha fazla yaşama şansını elde etmek için, yeni bir görev yerine getirmek, yeni bir büyü yapmak ya da ona daha önce daha fazla yaşama gücü veren varlığın bunu tekrar yapması gerekebilir. Kimi zaman da ölümsüzlük bir defalığına verilir ve bu gücü bir defa elde eden kişi, bu güç kendisinden bir şekilde geri alınmadığı sürece hiçbir zaman ölmeyecektir. Elbette bu arayış mutlaka olumlu sonuçlanmak zorunda değildir. Kimi zaman ölümsüzlüğü aramak insanın bir varlığın boyunca hep sürdürdüğü ve en sonunda sonu başarısızlıkla biten bir arayış olabilir. Kimi zaman ise bu arayış sırasında söz konusu varlık zaten yaşamını anlamlı hala getiren birçok şeyden vazgeçebilir ve en sonunda ölümsüzlük ona hayal ettiği mutluluğu vermeyebilir.
Ölümsüz Varlıklar: Kimi zaman ölümsüzlük, ne olursa olsun belki özel bir yol dışında bir varlığın yaşamının sona ermesinin tamamen imkansız olmasıdır. Kimi zaman da bir varlığın ölümsüz olması, onun yaşamının sona ermeyeceği anlamına gelmez, ama söz konusu varlığın sahip olduğu ömrün belirli bir sonu yoktur. Ölümsüzlüğü doğuşundan itibaren elde etmiş bir varlık için çoğu zaman etrafındaki ölümlü varlıklar çoğu zaman çok kısa bir süre var olup sonra ortadan kaybolan, bir bakıma yaşadığımız Dünyada biz insanlar için bir otobüs yolculuğunda birkaç saat sohbet edip sonra hiç görmeyeceğimiz kişiler gibidir. Ã?oğu zaman ölümlü varlıklara çok fazla bağlanmamaya, onlarla ilişkilerini sınırlı tutmaya Ã
Mevsimler
Fantastik Edebiyatta Mevsimler: Her ne kadar mevsimler kelimesi tek başına hayal gücümüzü çok fazla harekete geçiren kelime değilmiş gibi görünebilse de, tek tek mevsimlerin isimlerini düşündüğümüzde, aslında bu düşüncenin yanlış olduğunu fark etmek mümkündür. Yaz, Sonbahar, İlkbahar, Kış fantastik halk edebiyatı, modern fantastik edebiyat da dahil olmak üzere edebiyatın pek çok alanında sıkça rastlanan ögelerin arasındadırlar. Dünya"nın özellikle mevsimlerin daha açıkça hissedilebildiği bölgelerinde bunun böyle olmasına şaşırmamak gerekir. Havanın soğuması, bitkilerin yapraklarını dökmesi, hayvanların göç etmesi, kısacası doğanın uykuya dalması, sonrasında ilkbahar geldiğinde bitkilerin, hayvanların hatta toprağın ve gökyüzünün yeniden canlanması muhtemelen insanları en eski çağlardan beri etkilemiş bir döngüdür. Muhtemelen insanlar bu döngünün bir gün yarıda kesileceğinden korkmuş, bazen de bu döngüye benzer başka döngüler de olabileceğini hayal edebilmişlerdir. Kısacası mevsimler, hem yılın mevsimleri olarak fantastik edebiyatta en güçlü ögelerden birisi olarak yer almış. Hem de hayal gücünün yarattığı daha farklı mevsimler, mesela bir insanın ömründe ya da bir krallığın tarihininde mevsimlere benzeyen bir döngünün olduğu bazen de Dünya üzerinde bilinen yıldan farklı başka döngülerin de olduğu ve bu döngülerin de kendi mevsimlerinin olduğu hayal edilmiş ve bu hayalin sonucunda yaratılan mevsimler de fantastik edebiyatın parçası olabilmiştir.
Yılın Mevsimleri: Fantastik Edebiyatta yılın mevsimleri, kendileri bir fantastik öge olmadıkları durumlarda bile hikayelerde fantastik bir arka plan ögesi olabilmişlerdir. Ã?rneğin kış, çoğu zaman bir tür hayatta kalma mücadelesinin verildiği dönemdir. Ancak bazen örneğin savaşların olduğu zamanlarda kış insanların çarpışmaya ara verdiği ve dinlendiği bir dönem olabilmiştir. Normal zamanlarda ilkbahar, doğanın canlandığı, tarlalarıni bahçelerin yeşerdiği, daha güzel bir dönemi müjdeleyebilir. Ancak ilkbahar aynı zamanda, bazen hikayenin kahramanlarına zarar verecek hayvanların, canavarların, bazen de başka varlıkların uyandığı ve ortaya çıktığı bir dönem de olabilir. Yaz ise genellikle yılın en çok hareketinin olduğu dönemdir. Özellikle insanların yaşamlarını doğaya göre ayarladığı bölgelerde, yazın en çok işin olduğu mevsim olduğu söylenebilir. Belki bunun da bir sonucu olarak birçok fantastik hikayede yaz aynı zamanda en kritik olayların olduğu, bir bakıma sıcağın yanı sıra verilen mücadelelerin de insanların terlettiği bir dönem olabilmektedir. Mevsimlerle ilgili özellikle fantastik halk hikayelerinde, örneğin mitolojilerde yer alan bir hikaye türü de, mevsimlerin nasıl ortaya çıktığını açıklayan hikayelerdir. Bu konuda, Dünyanın farklı bölgelerindeki insanlar oldukça farklı ve renkli hikayeler oluşturabilmiştir. Bu hikayelerin mevsimlerin nasıl oluştuğunu öyküsünde fantastik bir hikaye ile açıklamak isteyen bir yazar için esin kaynağı olması mümkündür. Mevsimleri oluşturan döngünün nedenini açıklayan bu tür öyküleri kimi zaman fantastik edebiyatın kimi hikayelerinde, kimi karakterler dikkatle dinleyip, sonra bu döngüyü kırmak, kimi bir ülkede, kimi zaman tüm Dünyada sürekli bir kış, ya da ilkbahar başlatmak isteyebilirler. Kimi zaman da başka karakterlerin yarattığı bu bitmeyen kış ya da ilkbahar mevsimini sona erdirmek için kimi karakterler mevsim döngüsünü yeniden başlatmanın yollarını arayabilirler.
Daha Farklı Mevsimler: Bu konuda ilk akla gelen insan hayatıdır. Bu hayatı ilkbahar, yaz, sonbahar, kış şeklinde sıralanan bir mevsime benzeten karakterlerin yer aldığı fantastik halk hikayelerine rastlamak mümkündür. Kimi öykülerde de insan hayatının sonlandığı kışın ardından bir yeniden doğuş, yani yeni bir ilkbaharın da geleceğinin de hayal edildiği gözlenebilir. Krallıklar, ormanlar, dağlar ve canlı ve cansız birçok ögenin kimi zaman gezegenlerin hatta Evren"in tamamının da tıpkı doğa gibi, yeniden hızlandığı, hızlı yaşadığı, temposunu yavaşlattığı ve dinlendiği dönemleri kapsayan bir döngü yaşadığının kimi fantastik öykülerde vurgulanması mümkündür. Bu daha geniş döngüler muhtemelen bir insan hayatından uzun süreceğinden çoğu zaman bir insan tarafından fark edilmesi kolay değildir. Fantastik hikayelerde insanlar bu tür döngüleri bazen farklı zamanları anlatan eski öyküleri birleştirerek fark edebilirler, bazen de doğaya, ya da gökyüzüne yıldızlara baktıklarında bu tür bir döngünün ipuçlarını bulabilirler. Bazı fantastik hikayelerde yazarlar, farklı zamanlarda geçen hikayeler anlatarak bu tarz daha büyük döngüleri vurgulayabilirler.
Mitolojiler
Fantastik Edebiyatta Mitolojilerin Yeri: Mitolojiler farklı toplumların etraflarındaki doğa ile ilgili açıklayamadıkları olayları inandıkları dinle de harmanlayarak yarattıkları öyküler bütünüdür. Bu açıdan bakıldığında mitolojilerin her biri başlı başına bir fantastik edebiyat hareketi sayılabilir. Ancak bunun yanında mitolojilerdeki öyküler daha ileriki zamanlarda bir çok farklı fantastik öyküye de esinlenme kaynağı olmuştur.
Mitolojilerdeki Genel Ã?geler: Hemen her mitoloji bir yaratılış hikayesi içerir. Ã?oğunda ölümü ve ölüm sonrasındaki yaşamı anlatan bölümler vardır. Yine bir çoğu bir ya da birden fazla tanrıyı zaman zaman da onların çekişmelerini mücadelerini içerir. Birçok mitolojide insan dışında Dünya üzerinde yaşayan akıllı canlılardan ya da ırklardan söz edilir. Bu ırkların bir bölümü neredeyse insanın yanı başındadır. Benzer şekilde mitolojinin yaratıldığı bölgedeki önemli yer şekillerinin ırmakların, çöllerin ya da önemli dağların mitolojilerde genelde hikayelerine yer verilir.
Bazı Ã?nlü Mitolojiler: Kuşkusuz ilk akla gelen Yunan Mitolojisidir. Yunan mitolojisi belki de doğanın evrenin ve tanrıların arkasındaki gizemi en açık şekilde anlatan mitolojidir. Ã?yle ki tanrıların arasındaki evlilikler ve çekişmeler bile bu mitolojide takip edilebilir. Bölgedeki Mısır ve Mezopotamya mitolojileri de daha gizemli, içlerinde hikayenin sonuna gelindiğinde bile anlaşılmayan açıklanmamış ögeler barındıran ve bu nedenle bazen Yunan mitolojisine tercih edilen hikayeleri ile akla gelen mitolojilerdir. Belki de modern fantastik edebiyatın çıkış noktasına yakın olduğundan İskoç ve Kelt mitolojisi de günümüzde ilgi duyulan mitolojiler arasındadırlar. Bu mitolojiler dışında Orta Asya, Rus, Ã?in, Hint, Aztek ve Maya mitolojileri de daha az adı geçen ancak içlerinde esinlenilecek öyküler barındıran mitolojilerdir.
Mitoloji Kaynaklı Ã?yküler: Doğrudan mitolojilere dahil olmayan ancak mitolojilerden esinlenilerek yaratılan öyküler neredeyse mitolojiler kadar eskidir. Muhtemelen eski dönemlerde bu öyküler zamanla mitolojilere katılıp yeni öykülerin yaratılmasını sağlıyordu. Bu öykülerin bir bölümü mitolojide geçen bir hikayeyi daha ayrıntılı belki orjinal hikayede karanlıkta bırakılmış bazı noktaları hayal gücü ile tamamlayarak, hikayenin geçtiği şehirleri, dağları, köyleri ve hikayenin kahramanlarını daha ayrıntılı şekilde tasvir eden öykülerdir. Başka bir seçenek de daha önce hiç anlatılmamış da olsa mitolojilerin oluştuğu dönemde geçen ve içinde mitolojilerden alınmış ögelerin bulunduğu hikayelerdir. Bu zaman zaman o dönemde yaşanmış gerçek bir olayın, örneğin bir savaşın içine mitolojik ögeler katılarak yeniden anlatılması olabilir. Üçüncü bir seçenek ise mitolojik ögeleri ya tamamen günümüzde ya da mitolojilerin oluştuğu dönemden sonra geçen ya da mitolojilerin oluştuğu dönemde geçen bir olayı daha ilerideki geçen bir olaya bağlayan hikayelerdir. Bu hikayeler için esinlenilebilecek en önemli mitoloji kaynakları kehanetlerdir. Zaman zaman kehanetler günümüze kadar uzanan zaman diliminde olacakları anlatırlar. Günümüzde artık inanılmayan dinler tarafından yaratılmış da olsa bu kehanetlere de inanan dikkate değer sayıda insan vardır. Bir başka esinlenilecek kaynak da o döneme ait bir mezarı, bir tapınağı ya da bir şehri keşfetmek isteyenlerin öyküleridir. Günümüzde antik çağa ilişkin birçok keşifte belirli odaların, özellikle mezarların kapılarında içeri girenin lanetleneceğine dair yazılar bulunmaktadır. Bu lanetler de öykülere girebilecek olabilecek birer ögedir. Mitolojik hikayelerden esinlenilerek yazılabilecek başka bir öykü türü de mitolojilerde bahsedilen farklı akıllı canlıların örneğin cücelerin, elflerin, gnomların hatta deniz kızlarının ya günümüzde bir şekilde yeniden keşfedilmeleri ile başlayan, ya da mitolojilerden bağımsız, farklı bir Dünya"da geçen öyküleridir. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit kitaplarında Tolkien"in yazdığı hikayeleri bu kapsamda değerlendirmek gerekir.
Müzik
Fantastik Edebiyatta Müzik: Müziğin fantastik edebiyat gibi özgün bir alan olduğunu, fantastik edebiyat eserlerinin içinde bulunan müzik ögesinin yanısıra, kimi fantastik edebiyat eserlerinin müzik eşliğinde zaman zaman sunulabileceğini ve bu iki sanat alanının bir arada eserler yaratabileceğini öncelikle belirtmek gerekir. Tek başına tüm sözlerden arındırılmış müziğin bile en fark edilen etkisi insanların duygularını değiştirebilme etkisidir. Aslında bu etkinin genel olarak bilinçli olarak yapılan bir müzik eseri olarak adlandırılmayacak farklı seslerin de sahip olabileceğini eklemek gerekir. Genel olarak sesler başka her hangi bir duyudan çok daha fazla duygularımızı şekillendirir. Belki de bu nedenle müziğin duyguları şekillendiren yanı diğer tüm yanlarından daha fazla öne çıkar. İkincil bir yan da müziğin kimi zaman karşımızdaki insanın ya da varlığın o anda ne yaşadığını bize anlatabilen bir araç olmasıdır.
Duygulara Hükmeden Müzik: Basit bir müziğin bile bazen bizi hüzünlendirdiği, ya da neşelendirdiğini, ya da aşık olduğumuz bir kişiye duyduğumuz sevgiyi hatırlattığı anlar olabilir. Fantastik edebiyat kimi zaman müziğin etkisini daha da kuvvetlendirerek hikayelerin bir ögesi haline getirir. Kimi zaman müziği dinleyen kişi müziği yaratan varlığa karşı koyamadığı bir aşkla bağlanır. Kimi zaman bu aşk sadece müzik çalındığı sürece devam eder. Kimi zaman da müzik sussa da onu bir kere dinlemiş olan kişinin zihninin içinde devam eder. Dolayısı ile söz konusu kişi müziğin yarattığı aşkı yaşamaya devam eder. Aşk kadar çok işlenmese bile müziğin öykülerin içindeki karakterlere çalındığı, bazen mırıldandığı süre boyunca cesaret ya da neşe verdiği durumlara ya da onu dinleyenlerde bazen ne kadar kurtulmak istense de bir türlü engelleyemediği bir korku uyandırdığı durumlar olabilir. Bazen de kimi müziklerin insanlarda, zeki varlıklarda, hatta kimi zaman tüm canlılarda, bazen cansız varlıklarda bile uyandırdıkları duygu öyle tarif edilmez ve öyle güzeldir ki, insanlar, zeki varlıklar, hayvanlar ve bitkiler hatta bazen bütün doğa ne yapıyorsa yapmayı bırakır ve bu müziği dinler.
Anlamak İçin Dinlenen Müzik: Kimi zaman bazı hayvanların hatta bazı zeki varlıkların tek iletişim kurma yolu müziktir. Böyle bir durumda o hayvanların ya da zeki varlıkların iletişim kurmak için kullandıkları müzikle ne anlatmak istedikleri her zaman belli olmaz. Bazen insanların ya da diğer zeki varlıkların önce müziği nasıl dinleyeceklerini öğrenmeleri gerekir. Kimi zaman söz konusu canlıları tanıdıkça, onların hareketlerini anladıkça davranışlarını gördükçe kendiliğinden öğrenilebilir. Bazen de söz konusu müziğin anlamını öğrenmek için özel bir çaba gerekir. Bazen de konuşarak anlaşabilecek insanlar bazen varlıklar için birbirlerini anlamak için müzik sözlerden çok daha iyi bir yol haline gelebilir. Bunun nedeni bazen müziğin belki müzisyenin ya da müzisyenin kullandığı çalgının sahip olduğu özel bir güç olabilir. Ya da bazen hayatını müziğe adamış bir insan ya da varlık için müzik gerçekten kelimelerden çok daha etkin bir iletişim kurma yolu haline gelmiş olabilir. Bazen de müzik iki insanın çevrelerindeki diğer insanlar onları anlamadan iletişim kurmaları için bir yol olabilir. Bu tür bir iletişimde kullanılan müzikler bazen herkesin anlamayacağı, ancak müzik doğru insanın ya da varlığın anlamını çözeceği türden müzikler olabilir. Hatta bazen bir insan ya da varlık doğru insan ya da varlık değilse müziği duyması bile mümkün olmayabilir. Kimi zamanda müzik birden fazla kimi zaman milyonlarca kişinin birbirinden yarattığı apayrı hikayeleri, sözleri bir araya getiren, beraberce yepyeni ve bambaşka bir anlam yaratmasını sağlayan, bir bakıma birbirinden bağımsız varlıkları birleştiren ve en azından müziğin devam ettiği sürece sanki birbirlerinin duygularını, düşüncelerini hisseden, her biri hala kendi varlığını yaşasa da bir yandan da sanki tek bir varlıkmış gibi uyum halinde hareket edebilen, uyum halinde bir eser yaratabilen bir topluluk olmasını sağlayan temel güç olarak hem fantastik hem de fantastik olmayan edebiyat eserlerinde yer alır.
O
Okullar
Fantastik Edebiyatta Okullar: Fantastik öykülerde okulların iki türlü işlendiğini görebiliriz. Normal öğrencilerin gittiği normal okullar da kimi zaman fantastik hikayelerin geçtiği mekanlar haline gelebilmektedirler. Okulların içerisinde özellikle yatılı olanlar zaman zaman insanların onlarca insanın içerisinde yalnızlık hissini en çok yaşadığı yerlerdir. Belki de bu nedenle çoğu zaman korkutucu fantastik öyküler için okullar tercih edilen mekanlardan birisidir. Bunun dışında bir de sıra dışı bir şeylerin öğretildiği sıra dışı okullar vardır. Bu okullar zaten dersleri, öğretmenleri bazen öğrencileri ile de diğerlerinden farklıdırlar.
Sıradan Okulların İçlerindeki Gizemler: Genellikle yatılı okullar bu tür gizemlerin olduğu öykülerde daha çok yer alırlar. Yatılı okullar zaman zaman yüzlerce çocuğun bir arada yaşadığı yatakhanenin dışında bomboş ve gizemli okul binasının insanları davet edercesine beklediği, bazen yatakhanenin bile girilmesine izin verilmeyen ya da boş ya da soğuk yerlerinin korkulacak bölümler haline gelebildiği okullardır. İlkokullar ve liseler bu tür hikayelerde daha çok kullanılır ancak bazen üniversiteler bile bu tür hikayeler için uygun mekanlar haline gelebilirler. Bu tür hikayelerde bazen yatakhanenin hemen dışında ya da koridorlarda görülen ne olduğu anlaşılmayan birisisin ya da bir şeyin, bazen içinden garip sesler bazen ışıklar gelen gizemli bir odanın, hatta bazen birkaç oda ileride kalan gizemli bir başka çocuğun fantastik bir hikayenin konusu haline gelebilme ihtimali vardır. Gizemli ya da korkutucu bir durumdan şüphelenen çocukları, özellikle bu çocuklar yatakhanede yeni kalmaya başlamışlarsa diğer çocuklar bazen yatakhanedeki sorumlular tarafından ciddiye almazlar. Bazen de bu tür şüphe ve efsaneler yatakhanedeki pek çok çocuk, hatta bazen sorumlularca da tarafından paylaşılır. Ancak kimse bu olayların üzerine gitmeye cesaret edemez. Söz konusu hikaye bir üniversitede geçiyorsa hikayeye ayrıca gizli deneyler mistik araştırmalar da eklenebilir. Ã?rneğin üniversitenin bir labaratuarında bir bilimadamı bir fantastik yaratığı ya da bir tür büyülü nesneyi araştırıyor olabilir.
Sıradışı Okullar: Fantastik hikayelerde sıradışı bilgilerin öğretildiği yeteneklerin geliştirildiği okullardır. Büyücü okulları, cadı okulları, bazen hırsızların ya da ozanların okulları bu tür okulların arasında sayılabilir. Bu tür okullar çoğu zaman sıradışı yerlerdedir. Yüksek bir dağın tepesinde, şehrin kanalizasyonlarında, bazen gerçekte var olmayan bir hayal Dünyasındır. Zaman zaman bu okullara sadece okulların öğrencileri olan çocuklar ya da insanlar girebilir. Diğer insanların okula girmesi için duvarlara gizli kapılar, okula giden geçitlere konulmuş tuzaklar ya da okulun görülmesini engelleyen bir büyü olabilir. Bu tür okullarda okumak için kimi zaman özel sınavlara girmek gerekir. Bu sınav öğrenci adayının bazen bir yeteneğini, örneğin hırsızlık yeteneğini kanıtlamak için yapılır. Bazen dayanıklılığını, örneğin uyumadan ne kadar süre ayakta kalabileceğini ölçer. Bazen de dürüstlük gibi ya da duygularını karşısındaki kişiye belli etmeme gibi belirli özelliklerin söz konusu kişide var olup olmadığını ölçebilir. Okullar zaman zaman aynı zamanda içlerinde sırlar barındıran bir grubun yavaş yavaş güvenini kazanmanın ve yavaş yavaş sırlarını öğrenmenin bir yoludur. Ã?ğrenciler kendini gösterdikçe, ilerlemeleri gereken yolda ilerledikçe daha önce girmedikleri bazı yerlere girmek, daha önce tanıklık etmedikleri bazı olaylara tanıklık etmek hakkını kazanır, ya da zorunda bırakılırlar. Bu tür bir hakkı kazanmadan önce bazen bir takım yeni sınavları geçmek ya da görevleri yerine getirmek gerekir. Kuşkusuz bu tür farklı okulların içerisinde modern fantastik edebiyatta en çok yer etmiş olanı Harry Potter"ın Hogwart Okuludur. Bu okul sıradan bir Amerikan okulunda olan birçok etkinliğin, olayın, tartışmanın, öğretmen hatta öğrenci türlerinin benzerlerinin bir büyü okulunda nasıl olabileceğini düşünmüş ve bu ögelerin büyü okuluna uyarlanmış hallerini hikayenin içerisine yerleştirmiştir. Okul aynı zamanda bildiğimiz Dünya"da yaşayan ancak normal insanlardan farklı yeteneklere sahip bir tür büyücü ırkının görebildiği ancak sıradan insanların göremediği bir okuldur.
Orklar
Fantastik Edebiyatta Orklar: Modern fantastik edebiyatta en çok bilinen ve kullanılan kötü karakterlerdir. Zaman zaman neredeyse sadece ana karakterlerin dövüş kabiliyetlerini okuyuculara göstermek için hikâyelere sokulurlar. Ã?oğu zamanda zekâları hatta güçleri ile değil, sayıları ile etkili ve korkutucu olurlar. Az sayıdaki bazı hikayelerde insanlarda uyandırdıkları dehşetin dışında ne gibi özelliklere sahip oldukları, nasıl yaşadıkları, ne gibi ahlaki değerleri sahip oldukları işlenmiş ve sorgulanmıştır. Hatta Terry Brooks"un Shannara"nın Elf taşları isimli kitabında insanlarla, elflerle ve cücelerle omuz omuza savaşırlar. Ancak çok az hikâyede bir ork karakter ana karakterlerden birisi olarak yer alır. Hatta kötü karakterlerin içinde bile sivrilip önemli bir karakter haline geldikleri enderdir. Bir yan karakter olarak bile yer aldıklarına bile çok fazla rastlanmaz. Bu açıdan da fantastik edebiyatının bir tür arka planında yer alan ırk olarak görülebilirler.
Orkların Genel Özellikleri: Belki de en belirgin özellikleri savaşçılıklarıdır. Savaşmak bir ork için hem bir kendini diğer orklara ispat etme yoludur, hem de çoğu öyküde bir tür zevk, eğlence hatta kimi zaman bir ihtiyaç olduğundan da bahsedilir. Savaş sırasında cesur olduklarından bahsedilebilir, başlarına gelebilecek her şeyi göze alırlar bu da onları birçok ırka göre daha tehlikeli yapar. Ancak çoğu öyküde çok zeki ve çok fazla değişik taktikler üretebilen bir ırk değillerdir. Kimi zaman başka ırklar, mesela insanlar, elfler ve başka ırklar tarafından bir tür savaş gücü olarak kullanılırlar. Onurlarına düşkün bir ırk oldukları onları biraz daha ayrıntılı işleyen çoğu hikâyede yer alır. Bazı hikâyelerde barbar insan topluluklarına benzer bir yaşamlarının olduğundan da bahsedilir. Kimi zaman mağaralarda yaşadıkları, kimi zamanda barbar insanlarınkini andıran çadırlarda yaşadıklarından da hikayelerde bahsedilir.
Orklarla İletişim Kurmak: Muhtemelen çok az hikayede çok az karakterin yapacağı bir şeydir. Ancak büsbütün imkansız da değildir. Bazen umutsuz bir savaşta mümkün olan her desteği toplamak isteyen çaresiz bir lider, kimi zamanda dağların ortasında düşmanından saklanmak isteyen çaresiz bir kaçak orklarla iletişim kurmak zorunda kalır. Orkları tanımak ve anlamak isteyen bir kişinin de onlarla iletişim kurmak istemesi muhtemelen çok ender rastlanacak bir hikaye teması da olsa çok imkansız değildir. Elbette onları kendi amacı için esir edip kullanmak isteyen bir büyücü ya da savaşçı da orklarla iletişim kurmak isteyebilir. Söz konusu iletişimin nasıl kurulacağı muhtemelen hikayeyi yazan kişinin orklara bakışına göre değişir. Eğer orklar içgüdüleri ile hareket eden ve düşünme kabiliyetleri insanlara göre çok daha geri düzeyde ve ancak birkaç kelime konuşabilen bir ırk olarak görülüyorsa, o zaman kelimeler bir yere kadar işe yarayacaktır. Böyle bir durumda orkların içgüdülerine hitap etmek, belki biraz korkutmak bir iletişim yöntemi olabilir. Orkları bu şekilde işleyen bir yazar muhtemelen onlarla iletişimi bir tür yarı vahşi ve yırtıcı bir hayvanla iletişime benzetecektir. Eğer yazar orkları barbar halklarına benzeyen, savaşçı ve sert olsalar bile onurlu bir halk olarak tasvir ediliyorlarsa o zaman sözcükler ve ses tonu çok önemli olacaktır. Böyle bir durumda orklarla iletişim kuran bir kişinin, muhtemelen orkların kendilerinden olmayanlara güvenmeyeceğini bilmesi gerekir. Eğer yapabiliyorsa onların güvenlerini kazanması, ve onların değerlerine saygı duyduğunu göstermesi faydalı olabilir. Orkları kullanmak isteyen biriyse bu durumda onları basit yöntemlerle korkutmak yerine onların kendisi ile işbirliği yapmalarının kendi çıkarlarına da hizmet edeceğini anlatmalı, belki de insanlara, elflere, cücelere ve ork olmayan diğer halklara duydukları öfke ve nefret duygusunu kullanmalıdır. Konuşma sırasında söylenecek yanlış bir sözcüğe yapılacak yanlış bir harekete muhtemelen orklar tarafından onu söyleyen ya da yapanın kastettiğinden başka anlamlar yükleyecek, ve iletişim kurmayı imkansız hale getirdiği gibi, iletişimi kurmaya çalışan kişinin hayatını da tehlikeye atabilecektir.
Ormanlar
Fantastik Edebiyatta Ormanların Yeri: Ormanlar özellikle büyük bir alana yayıldıkları, karanlık ve girilmeye korkulan yerler barındırdıkları, hele içlerinde korkulan bir takım hayvanlar da olduğu zaman çoğunlukla insanların hayal güçlerini harekete geçiren yerlerdir. Hele büyük şehirlerde yaşamayı alışmış insanlar için ormanların içindeki her ses, her hareket korku, heyecan ya da merak kaynağıdır. Dolayısı ile ormanlar içlerinde yaşayan canlılarla, zaman zaman içlerine sığınan kaçtıkları insanlardan korunmaya çalışan insanlar sayesinde, kimi zaman da kendi iradesi ve kişilikleri ile fantastik hikayelere dahil olurlar. Dolayısı ile pek çok fantastik hikaye içlerinde meşhur ve akıllarda kalan ormanlar barındırır.
Ormanların İçlerinde Yaşayan Yaratıklar: İnsanların belki ilk duydukları fantastik hikayeler ormanların içinde yaşayan hayvanların öyküleridir. Birbiri ile konuşan hayvanların ibret verici hikayelerini anlatan bu masallar çoğunlukla ormanlarda geçen bir tür fantastik öykü sayılabilirler. Bu masalların yanı sıra özellikle uzaklardaki ülkelerin bilinmeyen ormanlarını anlatan öykülerde çoğu zaman birçok farklı bilinmeyen canlılar hikayelerin ögesi olarak yer alırlar. Zaman zaman ormanın tamamına hükmeden ve diğer tüm canlılardan daha kuvvetli ve korkunç bir canavar yaratıklar hikayelerin içinde öge olarak bulunurlar. Periler de zaman zaman ormanlarla ilgili hikayelerde ormanda yaşayan yaratıklardan birisi olarak katılırlar. Ã?oğu zaman ormandaki hayvanlar ve ağaçlarla bir tür bağ kurduklarından bahsedilir. Ã?yle ki her peri ancak kendi ormanında yaşayabilir. Kendi ormanından uzun süre uzakta kalırsa ölür.
Ormanlarda Yaşayanlar: Ormanlar farklı nedenlerle değişik insanları barındırabilir. Kimi zaman kralların zulmünden kaçan, ya da bu zulme karşı savaşan kaçakları, kimi zaman gözlerden uzak kalmak isteyen büyücüleri, kimi zaman doğanın içindeki güçleri keşfetmek isteyen druidleri içlerinde barındıran ormanlar fantastik hikâyelerde geçer. Genellikle orman kendileri için sadece bir sığınaksa bile bu insanlar ormandaki hayvanları bitkileri kısacası ormanın yapısını kısa sürede keşfederler, kimi zaman onu kendi amaçları ya da kendilerini korumak için nasıl kullacaklarını öğrenir, bazen de eğer varsa diğer amaçlarının yanına ormanı korumak da eklenir. Genellikle öncelikli yaşam alanları ağaçların üstüdür. Ağaçlar hem dalları ve yaprakları ile üzerine geniş bir yaşam alanı inşaa etmeye müsaittir, hem de üzerlerinde yaşanların aşağıdan geçenlerin kendilerini görmemesini, yani korunmasını sağlarlar. Eğer ormanda kalanlar Druidlerse bazen yatmak için ağaçların üzerine çıkmak yerine doğrudan toprakta da yatabilirler. Ormandaki hayvanlarla, ve kendilerine zarar verebilecek her şeyle genelde öylesine uyum halindedir ki Druidler genellikle hiçbirisinden korkmalarına gerek yoktur.
Yaşayan Ormanlar: Belki de fantastik hikayelerde ormanların en aktif olarak hikayelere dahil olduğu öykü türleri içlerinde yaşayan ormanları barındıranlardır. Bu tür ormanlarda ağaçlar toprak ormandan geçen dereler ırmaklar hatta varsa içinde yaşayan insanlar uyum içinde ve gerektiğinde bir bütün halinde hareket ederler. Kimi zaman bu bütünlüğü sağlayan ormanın içinde bir tür büyü gücüne sahip bir yaratık, ya da bir druid, kimi zamansa yine bir tür ortak büyü gücü ile ormanı kontrol edebilen orman insanlarıdır. Bu bütünlüğü sağlayan bazen ormanın kendini koruma amacıdır. Bu durumda ormana giren herkesle orman elindeki her şeyle savaşacak onlara zarar vermeye en azından korkutup bir daha gelmelerini engellemeye çalışacaktır. Bazen ormana sığınmış çaresiz bir insanı orman korumaya çalışır. Bunu sadece onu yakalamak isteyenleri engelleyerek değil, aynı zamanda korumak istediği kişiyi saklayarak da yapar. Kimi zamansa ormanlar yakınlarda belki de ormanın kenarındaki bir şehirdeki veya köydeki insanların yaşamak üzere oldukları bir felaketi önlemeye çalışırlar. Bu durumda ormanın uzaktan yapabilecekleri elbette sınırlıdır ve yazarın hayal gücünü gerektirir. Kimi zaman ormanın tüm hayvanları, hatta ağaçları ile bir bütün olarak hareket ederek söz konusu felaketi önlediğine de hikayelerde rastlanabilir.
Oteller
Fantastik Edebiyatta Oteller: Yolculuklar fantastik edebiyatın, aslında çoğu zaman fantastik olmayan edebiyatın da en çok işlediği konulardan birisidir. Yolculuklar eğer eski zamanlarda geçiyorsa, ya da günümüzün Dünyasından çok eski dönemleri andıran ülkelerde ya da diyarlarda yer alıyorsa yolculuk sırasında kalınan mekanlar genellikle hanlardır. (bkz hanlar) Günümüz Dünyasında ya da gelecekte ise geçen çoğu hikayede yollarda ya da şehirlerde kalınan yerler otellerdir. Issız bir yolun ortasında duran odaları neredeyse bomboş bir otel çoğu zaman ana konusu ne olursa olsun modern bir fantastik hikayeye renk katabilecek ögelerdir. Oteller günümüz hikayelerinde kimi zaman hikayenin bir parçası olan yan öge olabileceği gibi. Kimi fantastik hikayelerde, özellikle okuyanları korkutmak için yazılmış kimi öykülerde hikayenin ana konusunu da oluşturabilen mekanlardır.
Otellerin Ã?ne Ã?ıkan Yanları: Oteller çoğu hikayede ıssızdırlar. bomboş bir giriş odasında uyuyan bir resepsiyon görevlisi çoğu fantastik hikayenin otellerde geçen parçalarında rastlanabilen bir bölümdür. Ã?oğu hikayede daha renkli, bazen yüzlerce hatta binlerce insanın bir arada olduğu otellerde bile bir tür ıssızlık, daha açık ifade etmek gerekirse, bir arada bulunan onca insanın içinde, kimsenin diğer insanların ne yaptığını görmediği, söylediği sözleri işitmediği oteller yer alabilmektedir. Burada işitmeme ve görmeme, insanlar otelde kalan diğer insanları bilerek ve isteyerek yok saydığı anlamına da gelebilir. Bazen de insanlar, aslında bilerek ve isteyerek bunu yapmak istemeselerde, yazarın hayal gücünün belirleyeceği bir nedenle, bir şekilde birbirlerini göremiyor ve duyamıyor da olabilirler.
Otellerin Sırları: Ã?oğunlukla daha önce orada kalanlarla ilgili sırlardır. Ancak kimi zaman çok daha derinlerde bazı sırlar barındırabilirler. Kimi zaman otelin kendine özgü bir bilinci vardır, bu bilinç hayal gücünün yaratacağı bir fantastik amaç için içinde kalmaya gelen herkesi, ya da kalmaya gelenlerin içinden seçtiklerini kullanmaya karar verebilir. Ya da kimi zaman içinde kalmaya gelenleri yine hayal gücünün yaratacağı bir amaç adına bir tür sınava tabii tutabilir. Kimi zaman da bir oda kendine özgü bir sırrı içinde barındırıyor olabilir, bu oda hana gelenlerin içinde kaldığı odalardan birisi olabileceği gibi, yemek yenilen odalardan birisi, ya da otelin deposu gibi farklı amaçlarla kullanılan odalardan birisi, hatta kimi zaman tamamen boşaltılmış kimi zaman da otelin sahibinin bile var olduğunu bilmediği gizlenmiş bir oda olabilir. Özellikle korku temelli öykülerde bu tür sırlar oldukça sıkça vurgulanır. Kimi zaman otelde kalan gizemli bir varlık, otele gelmiş kişileri otelde var olan bir tehlikeye karşı uyarmak ister. Bazen de aslında tehlike otelin dışındadır. Kimi zaman bu tehlike otelin üzerinde bulunduğu yolun ilerisinde, ya da otelin içinde yer aldığı şehirde olabilir. Bu durumda otelin içindeki varlık, ya da bazen kendi bilincini kazanmış otel içinde yer alan her odası, her eşyası ile, orada kalmakta olanları uyarmaya çalışabilir.
Garip Oteller: Aslında günümüzün turizm endüstrisinin yardımı ile bu tür otelleri hayal etmek çok da zor değildir. Ağaçların üstünde, ya da yerin altında, ya da mağraların içinde, ya da tamamen buzdan yapılmış odalardan oluşan, ya da denizin ortasında veya altında ya da akla gelebilecek birçok tuhaf özelliklere sahip otelde günümüzde kalınabilinmektedirEğer hikaye gelecekte geçiyorsa, bir astroidin üzerinde, ya da uzayın ortasında, ya da tuhaf bir gezegenin üzerinde, veya gökyüzde asılı duran bir otel hikayelerde yer alabilir. Hayal gücü kullanılarak daha tuhaf otellerde yaratılabilir. Bulutların üstünde, bir yanardağın içinde, ya da sadece uyunduğu zaman, rüyalar aleminde gidilip içinde kalınabilen oteller hikayelerin içinde yer alabilirler. Aynı zamanda odaları buzdan ya da tamamen ışıktan oluşan, ya da akla gelebilecek her türlü bitki ile kaplı, ya da sürekli hareket eden eşyalardan oluşan, içinde insandan farklı varlıkların, ya da hayvanların misafirlere hizmet ettiği oteller de hayal gücü ile yaratılabilecek ve fantastik hikayelerde yer alabilecek otel ögeleri arasındadır.
Oyuncaklar
Fantastik Edebiyatta Oyuncaklar: Oyuncaklarla ilgili belki de ilk hatırlanması gereken onların gerçek yaşamda da başka işlevleri olan nesneler olabilecekleridir. Kimi zaman oyuncak bir heykeldir, kimi zaman bir giysidir, kimi zaman bir telefondur, bir arabadır, bir lambadır. Gerçek yaşamda işlevleri olan tüm bu nesne ve aletler bir çocuğun ya da çocuk ruhlu bir kişinin elinde oyuncak haline gelebilirler. Elbette fantastik kimi nesneler ve aletler de hikayelerde kimi çocuklar tarafından bulunduğunda onların eğlenmek için oynadıkları oyuncaklar haline gelebilirler. Bir oyuncağı yaratan öncelikle çocukların, ya da oyuncakla oynayacak her hangi başka insanın sahip olduğu hayal gücüdür. Oyuncakları fantastik edebiyatta bir öge olarak kullanırken, çocukların zaten sahip oldukları bu hayal gücünden faydalanmak bu ögenin öyküyü daha da renklendirmesini sağlayabilir.
Canlanan Oyuncaklar: Birçok oyuncağın çocukların ya da çocuk ruhlu insanların eline geçtiği zaman gerçekte sahip olduğu özelliklerden daha farklı özelliklere sahip olduğu hayal edilir. Ã?rneğin çoğu çocuk ve bazen büyük kişilere geceleri oyuncak ayılarla yatmak güven verir. Ã?ünkü ayının kendilerini bir şekilde koruduğunu hayal ederler. Benzer şekilde oyuncak bebeklerin, ya da askerlerin yaşadığını hayal etmek, en azından oyun sırasında çocukların sıkça yaptığı bir şeydir. Bunun dışında kimi zaman bazı nesnelerin aslında sahip olmadığı güçlere sahip olduğunu da hayal etmek oyun sırasında yapılabilecek bir şeydir. Ã?rneğin oyuncak bir arabanın, hatta belki de tahta parçaları ile yapılmış basit bir oyuncak bile olsa, gerçek araba gibi hareket ettiğini, hatta gerçek arabanın bile sahip olmadığı güçlere sahip olduğunu mesela uçabildiğini hayal etmek oyun sırasında çocukların yapabileceği bir şeydir. Bu hayal gücünden fantastik edebiyat hikayelerinde yararlanmak, oyuncakları kullanmanın etkili yollarından birisidir. Kimi zaman bir çocuğun oyun oynarken, ya da oyuncağını yanında taşırken oyuncağın taşıdığını hayal ettiği bir özellik bilinmeyen bir nedenden dolayı aslında oyuncağın gerçekten taşıdığı bir özellik olabilir. Ã?rneğin bir oyuncak ayı gerçekten çocukla konuşuyor ve geceleri onu koruyor olabilir. Derme çatma bir oyuncak araba gerçekten gerçek bir araba gibi çalışıyor olabilir hatta çocuğun hayal ettiği fantastik bir özelliğe sahip olabilir. Bazen bu özellik bir tür fantastik varlık tarafından çocuğun mutlu olması için oyuncağa kazandırılmış olabilir. Ã?rneğin pinokyonun hareket eden, konuşan, kendine ait bir karakteri olan bir kuklaya dönüşmesi bir oğlu olmayan bir marangoza verilmiş bir hediye olarak görülebilir. Bazen de oyuncakların sahip oldukları özellikleri onlara kazandıran çocukların sahip olduğu hayal gücüdür. Ã?rneğin bir fantastik öyküde bir oyuncak ayının sahibi olan çocuk ayının yaşadığını ve onu koruduğunu hayal ettiği sürece gerçekten yaşaması ve çocuğu koruması mümkündür. Böyle bir öyküde çocuk büyüyüp de ayının sadece bir kumaş parçası olduğunu düşünmeye başladığında oyuncak sahip olduğu yaşamı kaybedip sadece bir kumaş parçasına dönüşmesi mümkündür.
Oyuncaklar Ölkesi: Bir çocuğun ya da çocuk ruhlu bir insanın kendi odasını, ya da evin her hangi bir odasını ya da örneğin bahçeyi içindeki her eşya nesneyi hayal gücü ile değiştirerek, bambaşka özelliklere sahip bir nesneler söz konusu yeri de bambaşka özelliklere sahip bir yer olarak hayal etmesi mümkündür. Bir bakıma etrafındaki tüm Dünya oyuncaklarla dolu bir ülkeye dönüşmüş gibi hayal etmek mümkündür. Gerçek yaşamda karşılaşılan nesnelerin hayal gücü ile değiştirilerek bir oyunun parçasına geldiği böylesi hayal ürünü bir ülke kimi zaman bir fantastik hikayenin ana konusunu bile oluşturabilir. Kimi zaman bu ülke gerçekten oynanmak için üretilmiş oyuncaklarla dou bir ülke olabilir. Bazen de aslında bambaşka özelliklere sahip nesneler değişip de oyuncak haline gelebilirler. Elbette bu ülke hiçbir tehlikenin korkutucu olayın yaşanmadığı bir yer olmayabilir. Burada da kendini o ülkenin içinde hayal edenlerin karşılaşacağı tehlikeler, onları korkutacak anlar olabilecektir. Ancak bu tehlikelerin söz konusu çocuk ya da yetişkinin kendi hayal gücü ile yarattığı tehlikeler ve korkular olduğunu düşünmek mümkündür. Ya da en azından gerçek yaşamdaki kimi tehlikeler çocuğun hayal gücü tarafından değiştirilerek bir tür oyunun parçası haline getirilmiş olabilir. Ã?ocuk ya da yetişkin hayal gücünü açık tutukça, belki hayal gücü olmasa hiç bir işe yaramayacak nesneler belli güçler kazanan oyuncaklara dönüşecek, aslında hiçbir özelliği olmayan yerler sığınaklar, kaleler, ya da fantastik özelliği olan başka yerler haline gelebilecek ve çocuk ya da yetişkin, o anda bulunduğu yeri bir oyuncaklar ülkesine dönüştüren hayal gücü olmasa asla baş edemeyeceği tehlikeler ve korkularla baş edebilecektir.
Ozanlar
Fantastik Edebiyatta Ozanların Yeri: Ozanlar genellikle halk edebiyatında hikayelerin içindeki kişiler değil, hikayeleri anlatan kişilerdir. Ancak kendileri de hikayelere konu olan ozanlar bulunmaktadır. Hatta kimi zaman dağa çıkan, zorluklara karşı mücadele eden ozanlara bile rastlanmaktadır. Genellikle yiğit olarak adlandırılan bu ozanlar için ozanlık bir bakıma karakterlerini sadece kaba duygudan arınmış bir savaşçı yerine, yaşadığı anın, uğruna savaştığı amacın farkında olan kişi olduğunun bir göstergesidir. "Benden selam olsun Bolu Beyine" yahut ferman padişahınsa dağlar bizimdir." dizeleri ile ünlenen Köroğlu Anadolunun fantastik halk edebiyatında yer eden ünlü bir halk ozanı karakteridir. Bizzat savaşmıyorsa bile ozanlık kimi zaman dizeleri ile zalimlere karşı bir mücadeleyi simgelerler. Karacaoğlan bu açıdan kendisini sevmeyen bey çocuğu Kara kıza "Bana kara diyen dilber saçın da kara değil mi" dizeleri ile sembol haline gelen ozanlardan birisidir. Kimi zaman da bir arayışın peşinde koşan ve bu kendi arayışlarını dizelerine aktaran bireyler olarak hikayelerde belirirler. Zaman zaman aşık oldukları bir kızın peşinden diyar diyar dolaşır, kimi zaman da yaşadıkları kasaba, o kasabada kurdukları hayat onlara anlamsız gelir ve farklı bir hayatı aramak, bir anlam bulmak için dolaşırlar. Bazen de gezmek dolaşmak öyküler bulmak ve bu öyküleri insanlara anlatmak için dolaşırlar.
Gezgin Ozanlar: Hikâyelerde belki de en çok yer eden ozan tipidir. Muhtemelen hem halk edebiyatının bir çok hikâyesini, elbette fantastik hikayeleri yaratmış, farklı bölgelerde yaratılmış fantastik hikayelerin de diğer bölgelerde duyulmasını sağlamışlardır. Genellikle tek başlarına dolaşırlar. Bazen acı bir olaydan kaçmak, bazen yukarıda da yazdığım gibi bir şeyi aramak için. Müzik, hikayeler bazen dayanılmaz gelen acıları biraz olsun paylaşmak, bazen de kendi kendilerine neyi aradıklarını, neden eski hayatlarının artık kendilerini için katlanılmaz hale geldiğini anlatmanın yoludur. Zira bazen insan neden bir yeri terk ettiğini, neden farklı bir hayatı seçtiğini anlayamaz ve kendi yazdığı şiirler ile hikayeler onun için kendisini anlaması için bir yol haline gelebilirler. Köyden köye gezip hikayeleri dinleyen ve hikayeleri anlatan ozanlar efsaneleri taşıyan insanlardır. Bazen bu efsanelerin bizzat içine girer, onları keşfeden kişiler haline de gelirler. Yalnız yaşama alışkanlığı onları birçok kişiden daha cesur yapar. Bu nedenle kendileri fantastik özellikler barındırmıyorlarsa bile fantastik hikayeler için tercih edilebilecek karakterlerdir.
Ozanların Hikayelerindeki Sırlar: Fantastik hikayelerde kullanılabilen bir ögedir, bazen gizemli bir yeri bulmak isteyen, ya da gizemli bir olay ya da belki de geçmişte yaşamış gizemli bir insan hakkında bilgi bulmak isteyen bir kişi için en önemli kaynak ozanlardır. Bunun için bazen ünlü bir ozanın eski yazılarına bakar, kimi zamanda ünlü bir ozanın köy meydanında ya da bir kahvehanede ya da han salonlarında söyledikleri şarkıları dinlerler. şarkıların içinde bazen rastgele rastlanan bir sözcük, ilk başta aradıkları ile hiç ilgisi yokmuş gibi görünse bile aslında onları çözüme götürecek bir ipucu olabilir. Ozanların şarkıları çoğu zaman yüzlerce bazen binlerce yıldır birikmiş sırların insanlar tarafından değiştirilerek aktarılmış halidir, bu nedenle bazen binlerce yıllık sırlar bile bu şarkıların içlerinde saklı olabilir.
Ozanların Çalgı Aletleri: Genellikle ozanlar için bir yoldaş, bir dosttur çalgı aletleri. Özellikle tek başlarına dolaşan ozanlar için, ancak tek başına olmasa bile genellikle birçok ozan için vazgeçilmez bir anlamı vardır. Günümüzde bir müzikle uğraşan pek çok kişinin bile müzik aletine bir tür yaşam barındırıyormuş gibi baktığına şahit olmak zor değildir. Bu duygunun birçok fantastik öyküde gerçekten yaşayan çalgı aletlerinin yer almasına, zaman zaman bu aletlerin müziğe kendi yorumlarını renklerini katan, adeta ozana eşlik ettiğinin, hatta kimi zaman müziğe dinleyen insanları tam tersini hissetmelerini gerektirecek anlarda bile mutlu, hüzünlü, öfkeli, acı dolu, aşık hissettirecek bir tür büyü barındırdıklarına hikayelerde rastlanabilir. Bu da belki de doğal bulunabilir. Sonuçta ozanların kendi çalgı aletlerine karşı hissettiklerini yarattıkları fantastik hikayelere katmaları çok da beklenmeyecek bir durum değil.
Ã?
Ölümsüzlük
Fantastik Edebiyatta Ölümsüzlük: Belki de ölümün insanların en çok düşündüğü konulardan biri olmasından dolayı ölümsüzlük de hem Dünyanın farklı yerlerindeki fantastik halk edebiyatı öykülerinde, hem de modern fantastik edebiyat öykülerinde sıkça işlenen bir konudur. Bu konu kimi zaman ölümsüzlüğü arayan bir varlığın hikayesi, kimi zaman doğuşundan itibaren ölümsüzlüğe sahip başka bir varlığın hikayede bir öge olarak yer alması ile işlenebilir. Konunun işlendiği bir hikayenin ölümlü bir varlığın ölümsüzlük kavramına bakış açısına yoğunlaşabileceği gibi, aynı zaman ölümsüz bir varlığın gözünden bu özelliğe sahip olmanın olası iyi ve kötü yanlarını işlemesi de mümkündür.
Ölümsüzlüğü Arayış: Kimi zaman sürekli devam etmesi gereken hiç bitmeyen bir arayıştır. Hayatının sonlarına geldiği anlarda, kimi zaman yerine getirilen bir görev, kimi zaman yapılan bir büyü, kimi zaman başka bir varlığın ona verdiği bir güç bu arayışı yapan varlığa bir miktar daha yaşama imkanı verir. Ama bu süre bittiğinde daha fazla yaşama şansını elde etmek için, yeni bir görev yerine getirmek, yeni bir büyü yapmak ya da ona daha önce daha fazla yaşama gücü veren varlığın bunu tekrar yapması gerekebilir. Kimi zaman da ölümsüzlük bir defalığına verilir ve bu gücü bir defa elde eden kişi, bu güç kendisinden bir şekilde geri alınmadığı sürece hiçbir zaman ölmeyecektir. Elbette bu arayış mutlaka olumlu sonuçlanmak zorunda değildir. Kimi zaman ölümsüzlüğü aramak insanın bir varlığın boyunca hep sürdürdüğü ve en sonunda sonu başarısızlıkla biten bir arayış olabilir. Kimi zaman ise bu arayış sırasında söz konusu varlık zaten yaşamını anlamlı hala getiren birçok şeyden vazgeçebilir ve en sonunda ölümsüzlük ona hayal ettiği mutluluğu vermeyebilir.
Ölümsüz Varlıklar: Kimi zaman ölümsüzlük, ne olursa olsun belki özel bir yol dışında bir varlığın yaşamının sona ermesinin tamamen imkansız olmasıdır. Kimi zaman da bir varlığın ölümsüz olması, onun yaşamının sona ermeyeceği anlamına gelmez, ama söz konusu varlığın sahip olduğu ömrün belirli bir sonu yoktur. Ölümsüzlüğü doğuşundan itibaren elde etmiş bir varlık için çoğu zaman etrafındaki ölümlü varlıklar çoğu zaman çok kısa bir süre var olup sonra ortadan kaybolan, bir bakıma yaşadığımız Dünyada biz insanlar için bir otobüs yolculuğunda birkaç saat sohbet edip sonra hiç görmeyeceğimiz kişiler gibidir. Ã?oğu zaman ölümlü varlıklara çok fazla bağlanmamaya, onlarla ilişkilerini sınırlı tutmaya Ã