by Edmond » Thu Dec 18, 2008 12:51 am
Edmond, gelen yemeğe baktı, Uriel'in sağ elinin bileğinden ötesi morarmıştı.Bir ay kadar olay çıkarmamaları gerekiyordu.Yoksa kan kaybı sağ elinin kangren olmasına kadar gidebilirdi, zincirler sıkıydı, bu yüzden kan gitmeyebiliyordu eline, üstelik onu tedavi edebilecek kimse yoktu.
"Sizden bir şey isteyeceğim."
Dedi Edmond yemeği getirenlere.Hepsi aynı anda kılıçlarını çektiler.Edmond onlar kılıçlarını çekince ister istemez anılarını tazeledi.Bunu söylediğinde karşısında iki kişi vardı ve ikisini de altetmişlerdi.Ardından hücreden dışarı çıkmış, tam dış kapıdan dışarı çıkarlerken birisi üzerlerindeki kanı farketmişti.Tabiî olay acı bir yara ile sonlanmıştı.
Edmond şimdi adamlara baktı.
"Bir şey yapmayacağız, yalnızca, arkadaşımın tedaviye ihtiyacı var.Sağ elini görüyorsunuz.Biraz zincirini gevşetemez misiniz? Sadece aşağı sarkacak kadar, yoksa ölebilir."
Adamlar sırıttılar.
"Gevşetelim de kurtulsun di mi? Gevşek yaptığımız da elinizi kurtarabiliyorsunuz! Biz enayi değiliz!"
Edmond başını iki yana sallayarak -ama gülümsemesini kaybetmeden-:
"Gerekirse uyutun, ama eğer eli serbest kalma ölebilir!"
Adamlar birbirlerine baktılar, galiba Edmond haklıydı.Uriel ise hiç konuşmuyordu.Yemeği dökmeden sol eliyle yemeğe çalışıyordu.Edmond şanslıydı, çünkü o solaktı, bunu şu ana kadar düşmanlarına çaktırmamak için, yemeklerini sağ eliyle yemeğe çalışıyor, hatta kaçma teşebbüslerinde bile sağ elini kullanıyordu.
Adam somurttu, sonra gözlerini kıstı, Edmond bu bakıştaki sinsiliği anlayabilse de şüphelenemeyecek kadar saftı bunca zamana rağmen
"Pekâlâ, bugünlük sizi ellerinizi ve ayaklarınızı bağlamadan, sıradan mahkumlar gibi serbest bırakacağız.Eğer olay çıkarırsanız, kangrenin ikinci tedavisi olan eli kesmeyi uygularız. Ona göre!"
Ve adamlar gittiler.Edmond neye uğradığını şaşırdı.O sadece Uriel'in elinin hafif serbest bırakılmasını istemişti.Uriel de Edmond'a gülerek baktı.O gün rahat bir uyku çekeceklerdi ilk kez, özgürce sağa sola dönebilerek.
Bir İridin'in bütün özelliklerini taşıyorlardı.Zeki ve komiktiler, güçlü ama saftılar.Denizlerle kaplı, kıtalarla, bilinmezlerle kaplı koskoca Urthan'da bir ara mutlu iki ırk vardı.İridin ve Eroën, fakat İridin'lerin büyücü olması nedeniyle, Eroën'ler onları hep kıskanmışlardı, ve sonunda, müthiş bir plan ile, tek gecede savaş çıkarmış, kazanmış ve katliamlar yapmışlardı.Yalnızca güçlü olanların kurtulabileceği katliamlardı bunlar.
Ve en acısı, sağ kalan bütün İridin'ler, kaçmayan ya da ölmeyen bütün İridin'ler erkekti.Bir tek kaçan İridin'lerden kadınlar vardı fakat onlar da geri dönmeyeceklerdi.
Edmond bunları düşünerek uykuya dalmadan önce son kez Uriel'e baktı.Gülümsemiyordu.
"Hey Uri, sence büyüyü Eroën'lere öğreten, bizim buradan kaçmamıza engel olan, yani bizim burada büyü yapmamıza engel olan İridin'ler kimlerdir?"
Uriel bu saçma ve tamamen muhabbet için sorulmuş soruya gülümseyerek cevap verdi.
"Sonsuza dek işkenceye mahkum edeceğim tipler olacağı kesin."
Uri bir espri yapmıştı, komik de değildi, fakat Edmond onu ciddiye almıştı.
"Evet, sonsuza dek işkence.Layik oldukları bu."
Uriel anlamayarak Edmond'a baktı.O gün çok değişmişti Edmond, bir şeylerden korkuyor gibiydi.
"Edi, neyin var? Buradan kurtulabiliriz, bir ay içinde iyileşirim, ve ilk girdiğimiz zaman ki gibi oluruz, kaçabiliriz o zaman!"
Edmond somurttu.
"Hayır, bugün o adama dikkat ettim, büyü yayıyordu etrafına.Bizi burada tutanlar, sadece Eroën'ler değil, İridin'ler de bu işin içinde."
Uriel ayağa kalktı.
"şaka yapıyorsun di mi?O gerizekalı herifin büyü yaymasına imkan yok! O salak büyünün b'sini bilmez."
Edmond önce gülümsedi.Sonra gülmeye başladı.Ve sonra kahkahalara dönüştü bu.
"Fakat şu an bizi gözetleyen, o adama bu büyüyü yapan, bizim kaçmamızı engelleyen İridin'ler bilir."
Edmond'un gözleri ilk defa nefretle parıldıyordu.Bu gözlerde saflığa yer yoktu artık.
Edmond, gelen yemeğe baktı, Uriel'in sağ elinin bileğinden ötesi morarmıştı.Bir ay kadar olay çıkarmamaları gerekiyordu.Yoksa kan kaybı sağ elinin kangren olmasına kadar gidebilirdi, zincirler sıkıydı, bu yüzden kan gitmeyebiliyordu eline, üstelik onu tedavi edebilecek kimse yoktu.
"Sizden bir şey isteyeceğim."
Dedi Edmond yemeği getirenlere.Hepsi aynı anda kılıçlarını çektiler.Edmond onlar kılıçlarını çekince ister istemez anılarını tazeledi.Bunu söylediğinde karşısında iki kişi vardı ve ikisini de altetmişlerdi.Ardından hücreden dışarı çıkmış, tam dış kapıdan dışarı çıkarlerken birisi üzerlerindeki kanı farketmişti.Tabiî olay acı bir yara ile sonlanmıştı.
Edmond şimdi adamlara baktı.
"Bir şey yapmayacağız, yalnızca, arkadaşımın tedaviye ihtiyacı var.Sağ elini görüyorsunuz.Biraz zincirini gevşetemez misiniz? Sadece aşağı sarkacak kadar, yoksa ölebilir."
Adamlar sırıttılar.
"Gevşetelim de kurtulsun di mi? Gevşek yaptığımız da elinizi kurtarabiliyorsunuz! Biz enayi değiliz!"
Edmond başını iki yana sallayarak -ama gülümsemesini kaybetmeden-:
"Gerekirse uyutun, ama eğer eli serbest kalma ölebilir!"
Adamlar birbirlerine baktılar, galiba Edmond haklıydı.Uriel ise hiç konuşmuyordu.Yemeği dökmeden sol eliyle yemeğe çalışıyordu.Edmond şanslıydı, çünkü o solaktı, bunu şu ana kadar düşmanlarına çaktırmamak için, yemeklerini sağ eliyle yemeğe çalışıyor, hatta kaçma teşebbüslerinde bile sağ elini kullanıyordu.
Adam somurttu, sonra gözlerini kıstı, Edmond bu bakıştaki sinsiliği anlayabilse de şüphelenemeyecek kadar saftı bunca zamana rağmen
"Pekâlâ, bugünlük sizi ellerinizi ve ayaklarınızı bağlamadan, sıradan mahkumlar gibi serbest bırakacağız.Eğer olay çıkarırsanız, kangrenin ikinci tedavisi olan eli kesmeyi uygularız. Ona göre!"
Ve adamlar gittiler.Edmond neye uğradığını şaşırdı.O sadece Uriel'in elinin hafif serbest bırakılmasını istemişti.Uriel de Edmond'a gülerek baktı.O gün rahat bir uyku çekeceklerdi ilk kez, özgürce sağa sola dönebilerek.
Bir İridin'in bütün özelliklerini taşıyorlardı.Zeki ve komiktiler, güçlü ama saftılar.Denizlerle kaplı, kıtalarla, bilinmezlerle kaplı koskoca Urthan'da bir ara mutlu iki ırk vardı.İridin ve Eroën, fakat İridin'lerin büyücü olması nedeniyle, Eroën'ler onları hep kıskanmışlardı, ve sonunda, müthiş bir plan ile, tek gecede savaş çıkarmış, kazanmış ve katliamlar yapmışlardı.Yalnızca güçlü olanların kurtulabileceği katliamlardı bunlar.
Ve en acısı, sağ kalan bütün İridin'ler, kaçmayan ya da ölmeyen bütün İridin'ler erkekti.Bir tek kaçan İridin'lerden kadınlar vardı fakat onlar da geri dönmeyeceklerdi.
Edmond bunları düşünerek uykuya dalmadan önce son kez Uriel'e baktı.Gülümsemiyordu.
"Hey Uri, sence büyüyü Eroën'lere öğreten, bizim buradan kaçmamıza engel olan, yani bizim burada büyü yapmamıza engel olan İridin'ler kimlerdir?"
Uriel bu saçma ve tamamen muhabbet için sorulmuş soruya gülümseyerek cevap verdi.
"Sonsuza dek işkenceye mahkum edeceğim tipler olacağı kesin."
Uri bir espri yapmıştı, komik de değildi, fakat Edmond onu ciddiye almıştı.
"Evet, sonsuza dek işkence.Layik oldukları bu."
Uriel anlamayarak Edmond'a baktı.O gün çok değişmişti Edmond, bir şeylerden korkuyor gibiydi.
"Edi, neyin var? Buradan kurtulabiliriz, bir ay içinde iyileşirim, ve ilk girdiğimiz zaman ki gibi oluruz, kaçabiliriz o zaman!"
Edmond somurttu.
"Hayır, bugün o adama dikkat ettim, büyü yayıyordu etrafına.Bizi burada tutanlar, sadece Eroën'ler değil, İridin'ler de bu işin içinde."
Uriel ayağa kalktı.
"şaka yapıyorsun di mi?O gerizekalı herifin büyü yaymasına imkan yok! O salak büyünün b'sini bilmez."
Edmond önce gülümsedi.Sonra gülmeye başladı.Ve sonra kahkahalara dönüştü bu.
"Fakat şu an bizi gözetleyen, o adama bu büyüyü yapan, bizim kaçmamızı engelleyen İridin'ler bilir."
Edmond'un gözleri ilk defa nefretle parıldıyordu.Bu gözlerde saflığa yer yoktu artık.