Buraya ayrı ve daha düzgün bir başlık açmak gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü karakterlerin, kim oldukları, nereden gelip nereye gittiklerini bir başlık altında toplamak gerek.Lütfen yorum yapılmasın, sohbet olmasın, sadece karakterlerle ilgili bilgiler düzenli olarak yerleştirilsin.
Huor Tinehtelë
Orman Elf Prensi.400 yaşlarında falan.Bir yandan ozan, bir yandan kolcu.Düşüncelerinden sinyaller gönderebiliyor, zihnini açanlarla konuşabiliyor zihinden.Ve Minnä düzenli olarak konuşma bağı içerisinde.Zihnini açmayanlarınkini ise, çok zorlarsa zihninden geçirdiklerini duyabiliyor.Yay kullanmada fazla usta, Legolas yanında halt ediyor

Aynı zamanda iki de kılıç taşıyor yanında.Yay olarak yanında deniz elf liderinin (Par-Tesa) ölmeden önce (

) verdiği yay var.Çok sağlam bir şey, ilavetten yine aynı kişinin yine aynı zaman zarfında verdiği NEY var.O daha da sağlam.
Grubun lideri, onun lider olmasının sebebi, asla doğrudan saldırmaması, güçlü olduğu halde, zekasıyla gücünü çok daha yukarıda tutması.Sağlam taktikler kurabiliyor.Düşünceli, fakat fazla asabi.Ama başkalarının hayatı onun için kendi hayatından daha önemli.Minnä için ölebilir.
Geçmişi olarak pek de bir şey yok.Orman Elf Meclisi'nde çok üstün bir kişinin kızıyla sürekli gerekli eğitimi alıyordu.Yay ve ok eğitimi.Sürekli birlikteydiler.Evlenmişlerdi en sonunda.
Huor sürekli savaşlardan haberler alıyordu.Sürekli savaş, sürekli savaş.Bıkmıştı artık.O sevmezdi savaşı.Minnä ile birgün konuşurken savaşlardan nefret ettiğini söyledi.Minnä susmuş onu dinliyordu.
*Savaş, savaş, savaş....Babam bile savaş yapmaktan az biraz hoşlanıyor.İnkar etse de seviyor savaşı.Orman Elf'lerinin gücünü göstermeyi seviyor.*
Huor o konuşmadan sonra ozanlığa merak salmıştı.Sürekli şiirler yazıyor, geçmiş ozanların hayatlarını araştırıyordu.Yeni büyüler öğrenmişti, NEY çalmayı öğrenmişti.İlk büyünün tadına bakmıştı.Aynılarını Minnä da yapıyordu fakat Minnä inanılmaz derece de çalışkandı, onun babası zaten büyücüydü.Gerçi Minnä ney çalışmıyordu ama büyü açısından çok güçlenmişti, fakat Huor gibi yay kullanamıyor, Huor gibi şiirler söyleyemiyordu.Fakat inanılmaz güçlü büyüler yapıyordu.
Huor sonunda kararını vermişti.Babasının yanına ağır adımlarla çıkmıştı.
*Baba, bu savaşlara artık bir dur demen gerekiyor.*
Babası gülümsüyordu.
*Neden sen demiyorsun.Ben dur demek için bile çok yaşlıyım.*
Huor şaşırmıştı, babasının ona kızmasını bekliyordu.Fakat bir yandan da gülümsüyordu, istediği olmuştu.
*Evladım, öyleyse buyur, serbestsin, ancak bilmeni isterim ki, barış için savaşman gerekecek.*
Huor Minnä ile birlikte bulundukları kıtadan uzaklaşmaya başlamışlardı ki gemiye isabet eden ilk okla macera başladı.
Buraya ayrı ve daha düzgün bir başlık açmak gerektiğini düşünüyorum.Ã?ünkü karakterlerin, kim oldukları, nereden gelip nereye gittiklerini bir başlık altında toplamak gerek.Lütfen yorum yapılmasın, sohbet olmasın, sadece karakterlerle ilgili bilgiler düzenli olarak yerleştirilsin.
Huor Tinehtelë
Orman Elf Prensi.400 yaşlarında falan.Bir yandan ozan, bir yandan kolcu.Düşüncelerinden sinyaller gönderebiliyor, zihnini açanlarla konuşabiliyor zihinden.Ve Minnä düzenli olarak konuşma bağı içerisinde.Zihnini açmayanlarınkini ise, çok zorlarsa zihninden geçirdiklerini duyabiliyor.Yay kullanmada fazla usta, Legolas yanında halt ediyor :D Aynı zamanda iki de kılıç taşıyor yanında.Yay olarak yanında deniz elf liderinin (Par-Tesa) ölmeden önce ( :D ) verdiği yay var.Çok sağlam bir şey, ilavetten yine aynı kişinin yine aynı zaman zarfında verdiği NEY var.O daha da sağlam.
Grubun lideri, onun lider olmasının sebebi, asla doğrudan saldırmaması, güçlü olduğu halde, zekasıyla gücünü çok daha yukarıda tutması.Sağlam taktikler kurabiliyor.Düşünceli, fakat fazla asabi.Ama başkalarının hayatı onun için kendi hayatından daha önemli.Minnä için ölebilir.
Geçmişi olarak pek de bir şey yok.Orman Elf Meclisi'nde çok üstün bir kişinin kızıyla sürekli gerekli eğitimi alıyordu.Yay ve ok eğitimi.Sürekli birlikteydiler.Evlenmişlerdi en sonunda.
Huor sürekli savaşlardan haberler alıyordu.Sürekli savaş, sürekli savaş.Bıkmıştı artık.O sevmezdi savaşı.Minnä ile birgün konuşurken savaşlardan nefret ettiğini söyledi.Minnä susmuş onu dinliyordu.
*Savaş, savaş, savaş....Babam bile savaş yapmaktan az biraz hoşlanıyor.İnkar etse de seviyor savaşı.Orman Elf'lerinin gücünü göstermeyi seviyor.*
Huor o konuşmadan sonra ozanlığa merak salmıştı.Sürekli şiirler yazıyor, geçmiş ozanların hayatlarını araştırıyordu.Yeni büyüler öğrenmişti, NEY çalmayı öğrenmişti.İlk büyünün tadına bakmıştı.Aynılarını Minnä da yapıyordu fakat Minnä inanılmaz derece de çalışkandı, onun babası zaten büyücüydü.Gerçi Minnä ney çalışmıyordu ama büyü açısından çok güçlenmişti, fakat Huor gibi yay kullanamıyor, Huor gibi şiirler söyleyemiyordu.Fakat inanılmaz güçlü büyüler yapıyordu.
Huor sonunda kararını vermişti.Babasının yanına ağır adımlarla çıkmıştı.
*Baba, bu savaşlara artık bir dur demen gerekiyor.*
Babası gülümsüyordu.
*Neden sen demiyorsun.Ben dur demek için bile çok yaşlıyım.*
Huor şaşırmıştı, babasının ona kızmasını bekliyordu.Fakat bir yandan da gülümsüyordu, istediği olmuştu.
*Evladım, öyleyse buyur, serbestsin, ancak bilmeni isterim ki, barış için savaşman gerekecek.*
Huor Minnä ile birlikte bulundukları kıtadan uzaklaşmaya başlamışlardı ki gemiye isabet eden ilk okla macera başladı.