by Edmond » Sat Mar 29, 2008 6:34 am
Aylar ardarda geçiyor, ve geçen her an, Huor daha da deliriyordu, neredeyse yalnızca Bruan'ı görür, onunla yaşar olmuştu.Ne Alcarondas onu ayıltabiliyordu, ne Tamon, ne de arkasından gelen binlerce gemi.Ve sonunda, insan kıtası göründüğünde, Huor, içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti.Bulunduğu odadan dışarı çıktı, Bruan'a hiç dikkat etmemişti, hiçbir şey düşünmüyordu, yeniden toprak görmüştü, kendi toprağıydı o!O topraklarda sevgilisi ölmüştü.O topraklarda birilerini öldürmüştü, o topraklarda idam ediliyordu.O topraklarda.....
Huor geminin en önüne geldi, insan kıtası yaklaşıyordu, Asilerin ve insanlar tarafından henüz öldürülmemiş Sonël'lerin yaşadığı insan kıtası, içinde yalnızca kan bulunan insan kıtası, içinde Bruan'ın da kanının bulunduğu insan kıtası geliyordu.Ve Huor geçen her saniye daha da ayılıyordu.Alcarondas, en önde insan kıtasına bakan eski keşişin hafiften iyileştiğini farketti.Aslında hafiften değil, neredeyse tümüyle iyileşmiş görünüyordu, Alcarondas Huor'un ensesinin dibine kadar gelmişti ama Huor onu farketmemişti.Ardından Alcarondas, Huor'un çenesinin sol yanından akan yaşı farketti, Huor delirmeye başlamasından bu yana ilk kez ağlıyordu, ve ağlamak akıllılara mahsustu.
Karaya yaklaşmışlarken, en arkadaki gemiden bir alarm sesi yükseldi, öyle ki en öndeki gemiler duyamazken, bu alarmı duyan gemi kendisi de alarm çalmıştı, böylece en fazla 20 saniye içinde bütün gemiler duymuşlardu Alarm'ı.Sonra arkaya doğru dönmeye çalıştılarsa da fazla başarılı olamadılar, en önde olması gereken gemiler en arkadaydılar ve okçu gemiler doğrudan düşmanların hedefi altındaydı, ve binlerce geminin arkadan öne, ya da önden arkaya geçmesi, o kadar kısa sürede imkansızdı.
Huor neye uğradıklarını anlayamadan, eline yine ok almıştı.Fakat bu kez çok daha iyiydi okta.En öndeki okçu gemiler dökülmüşlerdi, neredeyse hepsi telef olmuştu.Bomba atan gemiler ne kadar atsalar da, yine çaresizce onlarda dökülmüşlerdi.Amiral gemisi en önlerdeyken, arkadan birincil gemiler önlere geçmiş, düşmana büyük kayıplar verdirmişti, okçu gemilerin arkaya geçebilenleri, hala saldırıyordu, aynısı bombacılar içinde geçerliydi.Fakat 800'e yakın gemi heba olmuştu, onlardan ise 200 tanesi haklanmıştı.Fakat durumu toparlayacak gibi görünüyordu Alcarondas, düzenli olarak komutlar veriyordu her gemiye, zincir yöntemiyle, sağlam haberleşebiliyorlardı.Birincil gemilerin beklenmeyen saldırısı, düşmanlar için kötü olmuştu.Ve birincil gemiler bitmişti.Sonra bombacılara gelmişti sıra, onların da bombaları bittiğinde düşman yenilecek kadar kötü durumdaydı.
Huor eline aldı, nişanı aldı, oku ipe yerleştirip gerdi, ve yanındaki Bruan'ı görmeden ateş etti, ok havalandı, uzunca bir müddet yükseldi, fakat sonra inişe geçti, düşman gemisinde güverteye doğru yaklaştı ve bir Asi, havaya bakmasıyla, gözüne oku yemişti.Ardından Huor ne oldu diyemeden hemen yanındaki Bruan, yanarak uzaklaştı, ve işin ilginç tarafı, ateş gerçekten yanmıştı ve o ateşi Alcarondas da görmüştü.O gerçekten tanrıların hediyesiydi Huor'a, ve Huor onu kaybetmişti.Onu anlamıştı ateş söndüğünde, Huor olduğu yere bayıldı.
Aylar ardarda geçiyor, ve geçen her an, Huor daha da deliriyordu, neredeyse yalnızca Bruan'ı görür, onunla yaşar olmuştu.Ne Alcarondas onu ayıltabiliyordu, ne Tamon, ne de arkasından gelen binlerce gemi.Ve sonunda, insan kıtası göründüğünde, Huor, içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti.Bulunduğu odadan dışarı çıktı, Bruan'a hiç dikkat etmemişti, hiçbir şey düşünmüyordu, yeniden toprak görmüştü, kendi toprağıydı o!O topraklarda sevgilisi ölmüştü.O topraklarda birilerini öldürmüştü, o topraklarda idam ediliyordu.O topraklarda.....
Huor geminin en önüne geldi, insan kıtası yaklaşıyordu, Asilerin ve insanlar tarafından henüz öldürülmemiş Sonël'lerin yaşadığı insan kıtası, içinde yalnızca kan bulunan insan kıtası, içinde Bruan'ın da kanının bulunduğu insan kıtası geliyordu.Ve Huor geçen her saniye daha da ayılıyordu.Alcarondas, en önde insan kıtasına bakan eski keşişin hafiften iyileştiğini farketti.Aslında hafiften değil, neredeyse tümüyle iyileşmiş görünüyordu, Alcarondas Huor'un ensesinin dibine kadar gelmişti ama Huor onu farketmemişti.Ardından Alcarondas, Huor'un çenesinin sol yanından akan yaşı farketti, Huor delirmeye başlamasından bu yana ilk kez ağlıyordu, ve ağlamak akıllılara mahsustu.
Karaya yaklaşmışlarken, en arkadaki gemiden bir alarm sesi yükseldi, öyle ki en öndeki gemiler duyamazken, bu alarmı duyan gemi kendisi de alarm çalmıştı, böylece en fazla 20 saniye içinde bütün gemiler duymuşlardu Alarm'ı.Sonra arkaya doğru dönmeye çalıştılarsa da fazla başarılı olamadılar, en önde olması gereken gemiler en arkadaydılar ve okçu gemiler doğrudan düşmanların hedefi altındaydı, ve binlerce geminin arkadan öne, ya da önden arkaya geçmesi, o kadar kısa sürede imkansızdı.
Huor neye uğradıklarını anlayamadan, eline yine ok almıştı.Fakat bu kez çok daha iyiydi okta.En öndeki okçu gemiler dökülmüşlerdi, neredeyse hepsi telef olmuştu.Bomba atan gemiler ne kadar atsalar da, yine çaresizce onlarda dökülmüşlerdi.Amiral gemisi en önlerdeyken, arkadan birincil gemiler önlere geçmiş, düşmana büyük kayıplar verdirmişti, okçu gemilerin arkaya geçebilenleri, hala saldırıyordu, aynısı bombacılar içinde geçerliydi.Fakat 800'e yakın gemi heba olmuştu, onlardan ise 200 tanesi haklanmıştı.Fakat durumu toparlayacak gibi görünüyordu Alcarondas, düzenli olarak komutlar veriyordu her gemiye, zincir yöntemiyle, sağlam haberleşebiliyorlardı.Birincil gemilerin beklenmeyen saldırısı, düşmanlar için kötü olmuştu.Ve birincil gemiler bitmişti.Sonra bombacılara gelmişti sıra, onların da bombaları bittiğinde düşman yenilecek kadar kötü durumdaydı.
Huor eline aldı, nişanı aldı, oku ipe yerleştirip gerdi, ve yanındaki Bruan'ı görmeden ateş etti, ok havalandı, uzunca bir müddet yükseldi, fakat sonra inişe geçti, düşman gemisinde güverteye doğru yaklaştı ve bir Asi, havaya bakmasıyla, gözüne oku yemişti.Ardından Huor ne oldu diyemeden hemen yanındaki Bruan, yanarak uzaklaştı, ve işin ilginç tarafı, ateş gerçekten yanmıştı ve o ateşi Alcarondas da görmüştü.O gerçekten tanrıların hediyesiydi Huor'a, ve Huor onu kaybetmişti.Onu anlamıştı ateş söndüğünde, Huor olduğu yere bayıldı.