Zar ve Lise

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Zar ve Lise

by Firble » Sun Oct 19, 2008 1:26 am

Lisede zarın yasak olmasının nedeni sadece FRP değil bildiğim kadarıyla çoğu lisede zar kumarı çağrıştırıyor. Ã?rneğin bizim lisemizde tavla zarı da yasaktı.

by Starfell » Fri Sep 26, 2008 7:53 am

İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkuyor abi. Hele bu medya yokmu insanı vezirde eder rezilde eder derler ya tam o hesap insanlarımızda sorgulayıcı mekanizma eksik. Genelde neden sorusu üzerine kafa yormak yerine bize verilenleri alıyoruz doğru kabul ediyoruz ve görüşlerimizi değiştirmemiz son derece güç oluyo. Son derece iyi sömürülüyorüz.

Lisede zar kesinlikle yasak okula göre değişmez ancak göz ardı edilebilir ne biliyim görmemezlikten gelinir fln. Biz lisedeyken bi edebiyat öğretmenimiz vardı o ilgilenirdi oyun gördüğü zaman phb yi alır resimlerine bakardı fln. AMa bide bi felsefecimiz vardı adam masada zar gördüğü anda kaldırın onları derdi. yaklaşımdan kaynaklanıyor bence.

Oysa FRP okullarımızda güzide bir seçmeli ders olsa... Ã?ğrencilerimizin düşünme gücü ve olaylara farklı bakış açıları geliştirilse ki bu illa kıllıç kalkanlada yapılması gerekmez eğer tehlike olarak bunu görüyorlarsa ( ne biliyim fantazi geniş bi kavram)... Ama bu yok bizde! Onu geçtim bizim yerine oturmuş bi milli eğitim politikamız bile yok... Genç nüfüsümüzla övünüyoruz ama kimse bu memlekete faydalı olsun diye kullanmıyor. Herkes bi şekilde kendine yontuyor... Dünyaya değilde kendine nüfüs yetiştiriyo...

Aman neyse ya zar yasak cezası var ama uygulanırmı uygulanmazmı o seninle okulun arasında olan birşey. Ayrıca disiplinden korkmaya gerek yok ben lise hayatım boyunca 10 nu aşkın savunma yazdım sicilim sapa sağlam hiç bişi yok olsada nolcak abi amann...

by Firble » Wed Sep 24, 2008 4:42 am

Bogus'un yazdığı uzun yazının çok güzel ve çok açıklıyıcı olduğunu itiraf etmeliyim. Aynı dönemde Alman Lisesinde onunla yan yana sınıflarda okuyorduk.

O dönem ( belki şimdi de öyledir) birçok ailenin çocuğunun hasta ya da sağlıklı, mutlu ya da mutsuz olup olmadığına bakmadan başarılı olmaya sonra daha da başarılı olmaya zorladıkları bir dönemdi. Bunu da çocuklarının iyiliği için yaptıklarına inanıyorlardı. Aslında ailelerden çok onlara çocukların ileride mutlu olabilmesinin tek yolunun başka çocuklarla kıyasıya yarışıp onların önüne geçmek olduğunu dikte eden yayın organları ve güya eğitim ve toplum uzmanlarının bu ortamın yaratılmasında çok önemli bir payı vardı.

Sonuç olarak belki tüm Türkiye ile kıyaslarsak küçük de olsa bir kesim çocuk üzerinde korkunç bir baskı vardı. Ve FRP çoğu zaman bu baskıdan bir parça olsun kurtulunmasını sağlıyordu.

Ancak tüm bu nedenleri anlamak anlamaya çalışmak o çocukları o yola itenler için çok zordu o nedenle kendilerine başka nedenler buldular... şunun gibi çocuk kendine zarar vermek istiyor. Niye olabilir? Onun üzerinde aile ya da okul olarak başarılı olma baskısı oluşturduğumuz için olabilir mi? Yok canım....

Ã?yle ise neden... Bakalım çocuk nelerle ilgileniyormuş son zamanlarda... FRP diye bir şeyle ilgileniyormuş. Neymiş bu FRP çocuklar kendi aralarında konuşuyorlar... Birbirlerine saldırıyorlar öldürüyorlar... Hem içinde büyü cin hayalet gibi şeyler de var... Kesin budur çocukların kendine zarar verme nedeni...

Oysa o yıllarda o okullarda okurken gerçek nedenler o kadar açıktı ki...

Ancak bunun yanında bu eleştirilerle hiç ilgisi olmayan, toplumda hiç gündeme gelmemiş de olsa frp ile ilgili daha derin, doğru ya da yanlış daha ciddi temellere dayanan bir eleştiri de var...

Ã?evrenizdeki insanların neredeyse hiçbirinden genelde bu tarz bir eleştiriyi hiç duymayacaksınız... Ancak bu tarz bir eleştirinin olduğunu yine de bilmek gerektiğini düşünüyorum.

by Alenthas » Wed Sep 24, 2008 2:38 am

Vay anasını... Bu olayları hiç bilmiyordum bogus. Tek bildiğim bir aralar siyah t-shirt avıydı. Ama konuyu bu kadar derinlemesine ilk defa duyuyorum. İyiki de o zamanlar sadece bir çocuktum ve ne FRP'den ne de metalden haberim yoktu. İyiki de o zamanlarda hiç birşeyden anlamıyordum. Yoksa sinir olurum hiç bir şeyden anlamadan konuşanlara, metal dinleyip siyah giyinenlere satanist diyenlere. Hatta bazı arkadaşlarımın ailesi kızıyor "sen satanist mi oldun bu ne biçim müzik" diye. Onlara bile kızıyorum, ama cahilliklerine veriyorum. İyiki de benim ailem öyle değil...

Bu uzar gider valla...


edit:
dwaxer wrote:.
Ya, ben de okullara seçmeli ders olarak konulmalı, gençlerin zihni açılır, hayal güçleri kuvvetlenir, en önemlisi de zevkli zaman geçirirler, eğlenirler filan diyordum. Meğerse neler oluyormuş yahu! :| :shock: Ben de okudum zamanında hem de yıllarca, birkaç tanesi hariç hocaların hepsi beton kafalıydı. Sonra askerliğimi hoca olarak yaptım meslek lisesinde, orada da bir iki tane idealist açık fikirli hocadan başka hepsi beton kafalıydı. Ã?ğrencileri insan değil, nesne olarak görüyorlardı. Muhafazakâr bir toplumda yaşıyoruz ve cahillik diz boyu. Hani Tolkien demiş ya hayallerime kilit vurmak isteyenler “gardiyan”dır diye, o hesap! Bu memlekette 50bin adet kahvehane var! Dikkatini çekerim; kahveye giden 50bin kişi değil, 50bin kahvehane! Herbirinde her an ortalama 10 kişi olsa, siz bu yazıyı okurken 500bin kişi şu anda kahvede, git gör herkes okey oynuyor, ellibir, pişpirik vs. FRP bütün bu oyunlardan daha faydalı, daha zevkli, daha çeşitliliği bol, daha eğlenceli, daha sosyal, vs dir. Ancak beton kafalılara bunu anlatamazsın işte. Anlatamazsın! Boşuna uğraşmayın yani, bunların kafası değişmez!

.
Anlatamazsın, anlatmaya kalksanda bir güzel küfür eşliğinde "...git" derler ve dalga geçerler. Ã?ünkü cahil insanlar anlamadıkları şeyi itiraf etmeyi sevmezler, onu dışlamayı tercih ederler.

by dwaxer » Wed Sep 24, 2008 1:48 am

.
Ya, ben de okullara seçmeli ders olarak konulmalı, gençlerin zihni açılır, hayal güçleri kuvvetlenir, en önemlisi de zevkli zaman geçirirler, eğlenirler filan diyordum. Meğerse neler oluyormuş yahu! :| :shock: Ben de okudum zamanında hem de yıllarca, birkaç tanesi hariç hocaların hepsi beton kafalıydı. Sonra askerliğimi hoca olarak yaptım meslek lisesinde, orada da bir iki tane idealist açık fikirli hocadan başka hepsi beton kafalıydı. Ã?ğrencileri insan değil, nesne olarak görüyorlardı. Muhafazakâr bir toplumda yaşıyoruz ve cahillik diz boyu. Hani Tolkien demiş ya hayallerime kilit vurmak isteyenler “gardiyan”dır diye, o hesap! Bu memlekette 50bin adet kahvehane var! Dikkatini çekerim; kahveye giden 50bin kişi değil, 50bin kahvehane! Herbirinde her an ortalama 10 kişi olsa, siz bu yazıyı okurken 500bin kişi şu anda kahvede, git gör herkes okey oynuyor, ellibir, pişpirik vs. FRP bütün bu oyunlardan daha faydalı, daha zevkli, daha çeşitliliği bol, daha eğlenceli, daha sosyal, vs dir. Ancak beton kafalılara bunu anlatamazsın işte. Anlatamazsın! Boşuna uğraşmayın yani, bunların kafası değişmez!

.

by Edmond » Wed Sep 24, 2008 1:28 am

Yahu anlayamadım gitti, ben şu ana kadar kaç okul, kaç öğretmen gördüm, fakat hiçbirisi FRP'den haberdar değildi.Yani sınıfta müdür yardımcısının önünde bile oynadık ve adam kızmak yerine:

"Napıyonuz len siz?"

şeklinde bir soru sordu.Adama orada FRP'yi öğrettik :D

Yani değil FRP'ye kızan, FRP'yi bilen bir öğretmene bile rastlamamıştım ben.

Ayrıca bizim okulda millet iskambil oynuyor, yasak vs. ama kimsenin tınladığı yok.Zara da bir şey demiyorlar, "Çok mu serbestiz acaba?"

Yalnızca o da değil, okulda tek karşı çıktıkları -hem de şiddetle- konu, kız-erkek ilişkileri, okulda içki içerken yakalananlar bile yaptırım görmezken, sırf erkek bir öğrenciyle gezdiği için disipline gönderilen bir kız tanıdığım var.

Tip bir okul yani :D

by -zaman- » Wed Sep 24, 2008 1:02 am

Bilgilendirdiğiniz için çok teşekkürler,o dönemde benim FRP'den haberim bile yoktu muhtemelen...
Bugün fantezi klubüne geçmek isteyen başka bir arkadaşla rehberlik servisine gittik.Adam fantezi klubünde ne yapacağını sordu,"bilgi alışverişi" falan dedik.Belki de "FRP" dedirtmeye çalışıyordu...
Her neyse,sonra ben "Okulda FRP neden yasak?" diye sordum,adam her şeyden önce "Kesinlikle FRP oynanmayacak,öyle bir şey olursa klup dağıtılır,herkes kendi klubüne gider." dedi.Bu sırada başka birileri geldi ve konuşma burada kesildi.

Farklı bir dünya yaratmak çok tehlikeli bir iş,bunun farkına çoğumuz varıyoruz.Edebiyat öğretmenimiz bile "Sanat insanın kendine gerçek dünyadan farklı bir dünya yaratmasıdır." dedi.Buna karşın FRP yanlış anlaşılıyor.Kötülüğün ötesinde saçma sapan bir şey olarak görülüyor.Bunları tartışmamız gerekiyor,konuyla ilgili yazıları araştıracağım.FRPWorld'de de rol yapma felsefesi tartışsak çok iyi olur.

Bu arada biz bu olaylardan çok etkilendik:Birbirimize sürekli camdan atlamak ile ilgili şakalar yapıyoruz;FRP'nin ne zararı olabileceğini,öğretmenlerin önünde role playing yapsak ne anlayacaklarını tartışıyoruz;çevremizdeki insanlara FRP'nin zararsız olabileceğini anlatmak için neler yapılması gerektiğini düşünüyoruz...Ã?ncelikle kendi okulumuzda bir mücadele başlatacağız,bence boş dersleri FRP ile renklendirmek bize zarardan çok yarar sağlar...

by Bogus » Mon Sep 22, 2008 5:35 pm

FRP'nin liselerde neden tabu olduğunu merak ediyorsanız ben size anlatayım. Zira olaylar gelişirken ben de bir nebze olsun içindeydim.

1998 yazında Alman Lisesi'nde okuyan iki öğrenci intihar ederler. Aslı Yardımcı ve Cenan Yuvaç. Aslı 17, Cenan 14 yaşındadır. Cenan'ın oturduğu apartmanın çatı katından atlarlar ve arkalarında "Buraya ait değliz." yazılı bir not bırakırlar.

Medya apartmanı görüntülemek için muhabirlerini olay yerine gönderdiğinde görüşlerine başvurdukları 10-14 yaşlarındaki mahallenin bir çocuğu "Abi bunlar satanist yaa..." diye bir beyanda bulunur. Dönemin Show TV haber spikeri Reha Muhtar bu demece balıklama atlar ve daha polis soruşturması başlamadan medyada satanist avı başlar.

Polis araştırmaları sonucunda Aslı ve Cenan'ın okulun felsefe kulübünün etkin üyeleri olduğu bilgisine ulaşır. Aynı zamanda FRP ile de ilgilidirler. Polis Cenan'ın sürekli metal gruplarının siyah renk baskılı t-shörtlerini giydiğini öğrenir. Aslı da Cenan'dan çok farklı değildir. Metal, FRP, Satanist kelimeleri soruşturmanın üç ana direği haline gelir ve Türkiye'de ilk cadı avı başlar. Akmar'a gün aşırı baskınlar yapılır. Atlas Pasajı da baskınlardan nasibini alır. Medya yangına körükle gider. Satanist avı, el ele tutuşup intihar eden iki liseli o kadar heyecan veren bir hikayedir ki, olayın gerçek boyutlarını araştırmak için kimse çaba sarfetmez.

Olayın gerçek boyutu ise şöyledir. Cenan raporlu bir şizofrendir. Okul ara vermesini istemiştir ama Cenan'ın ailesi bunu kabul etmemiştir. İntihar'ın yaşandığı gün Cenan Aslı ile birlikte çatıya çıkmıştır. Aslı'nın çocuğu engellemeye çalıştığını gören görgü tanıkları bile vardır ama ne medya ne de polis tanıkların bu ifadelerini çok fazla önemsemez. Ne Aslı, ne de Cenan aslında satanist değildir.

Atladıkları apartman Ataköy'dedir. Binanın yakınlarında Eski Baruthane adıyla anılan metruk bir bina vardır ve buraya takılan tipler tıpkı Cenan gibi siyah renk metal guruplarına ait kıyafetler giyip zincirler takarlar. Bu yüzden mahalleli çocuklar Cenan'ı da onlardan biri olarak görür. Ne Aslı ne de Cenan bu binaya takılmadıkları halde satanist ilan edilmişlerdir. O binaya gidip ateş yakanların inançlarını bilmiyorum...

Sonuçta iki çocuk hayatlarını kaybetmiştir ve polisin elinde kamuoyunu tatmin edecek bir günah keçisi vardır. Bir süre av devam eder, siyah renk tabu olur ve liselerde kimsenin giymesine izin verilmez. Zamanla ilgi başka konulara kayar.

Tam olaylar yatıştı derken bu sefer 2000 yılının Eylül ayında okulların açılmasından hemen önce Ceylan Konuk Alman Lisesi'nde intihar eder. Polis genç kızın chat yazışmalarını takip ederek intiharı aydınlatmaya çalışır. Ceylan'da psikolojik destek almaktadır ve majör depresyon teşhisi konmuştur. İlk olaydan ağzı yanan okul yönetimi kızın geçici süreli uzaklaştırılmasına karar vermiştir ama olaylar yine dönüp dolaşıp okulun kapısına dayanmıştır. Chat yazışmaları yüzünden konu yine FRP ve satanizme dayanır. Ceylan'da FRP ile ilgilenmektedir.

Aslı ve Cenan olayında başlayan ama sonra unutulan av bu sefer yok edene kadar devam eder. Akmar Pasajı'nın çehresi baştan aşağı değiştirilir, uyuşturucu pasajdan tamamen temizlenir. Benzer şekilde siyah t-shirtler vitrinlerden iner, öğrenciler metal dinlemekten korkar olurlar. Toplum baskısı artar, her anne baba çocuğunun FRP'ci satanist olabileceğini düşünmeye başlar. Ã?ünkü Ceylan teniste son derece başarılı, dersleri iyi takdir-teşekkürlük bir kızdır. Satanist olup intihar etmesi için hiç bir nedeni yoktur.

İşin aslı Ceylan yalnız bir çocuktur. Annesi babası onu İstanbul'da ki evlerinde bırakıp yazı ve kışın çoğunu Antalya'da geçirmektedir. Ama Ceylan'ın trajedisinin faili FRP ve internette yazıştığı yakın bir arkadaşının etkisi olarak öne sürülür. Genç kızın babası internette açtığı bir site ile uzun yıllar FRP'yi karalar, anne babaları uyarmaya çalışır. Medyaya göre FRP bir kez daha can almıştır. Bütün liselerde yasaklanması da bu tarihe tekabül eder. İlk olayda Satanistlik biraz daha ön planda olduğu için FRP biraz arka planda kalmıştır ama Ceylan'ın olayında etkili babası kızını satanist yaftasından büyük anlamda kurtarmayı başarmıştır, ama bu sefer de ön plana FRP gelmiştir. Bilgisiz kamuoyu için de FRP'nin ne olduğunu öğrenmeye gerek duyulmamış, Satanizim gibi bir şey fikri hakim gelmiştir. Bu yüzden de fark eden bir şey olmamıştır.

2002 yılında intiharları Lara Falay'ın hayatına kıyması takip eder. 16 yaşında Ã?sküdar Amerikan öğrencisi olan bu musevi kız yine basının gündemine Satanizmi getirir. Ancak dini bütün harika müslümanların arasından değil de, musevilerin arasından da böyle satanizm temalı intiharların çıkması dünya basınının bile ilgisine çeker. Halbuki bir önceki yılın istatistiklerine göre Türkiye'de 15500 kişi intihar etmiştir. İntihar oranları 5 yıl öncesine göre yüzde 300 artmıştır. İntihar oranlarındaki bu dramatik artış yerine yine satanizm mercek altına alınır.

Ã?nceki intiharlardan farklı olarak Lara'nın ölümünde satanizmin izleri çok daha belirgindir. Lara vücudunu 13 defa kestikten sonra Boğaziçi Köprüsün'den atlamıştır. Kesikler haç ve pentagram şeklindedir. Satanist olduğu iddia edilen gruplarla chat yaptığı iddia edilmiştir. Ancak yakın arkadaşları satanist olmadığını söylemişlerdir.

Satanist olup olmadığı önemli değildir çünkü olay yine FRP avıyla sonuçlanır. Başedemiyorsan yok et mantığını benimseyen okul yöneticileri ve medya oyunu tam anlamıyla afaroz ederler. Her taşın altından FRP çıktığı için ne olduğunu anlamaktansa yok etmek daha kolaydır. Böylece FRP okullardan eni konu afaroz edilir.

Okul yönetimleri FRP'nin ne olduğu konusunda o kadar bilgisizdir ki, yemek tarifi okuyoruz diyerek gözleri önünde FRP oynasanız bile ne yaptığınızı anlamazlar. Yeter ki onlara biz FRP oynamak istiyoruz diye gitmeyin. Yasakladıkları şeyin ne olduğunu bilmedikleri için oynanmasına da engel olamazlar.

İşte Türkiye'de FRP'nin liselerden afaroz edilmesinin nedeni bu. Ergenlik dönemi çoğu gencin zor atlattığı, ilgi ve sevgiye ihtiyaç duyduğu bir dönem. Her yıl Türkiye'de 100 lerce Ergen çeşitli sebeplerden dolayı intihar ediyor. Varoşlardan, havuzlu sitelere kadar her kesimden genç insan canına kıyma noktasına gelebilir. Ancak bunlardan FRP ve satanizm temalı olanlar medyatik olduğu için gözümüzün önüne geliyorlar. İstatistik olarak bakıldığında aile içi şiddet, çocuk istismarı, ekonomik sorunlar çok daha büyük bir dilime sahip intihar edenlerin oranında. FRP ve satanizm yüzünden olduğu şüphe duyulan intiharlar on binde birden bile az.

Ama biz bilgi edinmeden fikir edinmeyi sevdiğimiz için siyah t-shirtleri toplar, FRP'yi yasaklar ama yine de neden intiarların %300 arttığına bir anlam getiremeyiz. Bu sırada istismar ve şiddet misliyle can almaya devam eder. Aynı şevkle bu konuların üzerine gidilebilse gençliğimize çok daha büyük faydası dokunacaktır.

by Firble » Mon Sep 22, 2008 3:53 am

FRP ile tartışmaların epey bir derinliği var. Elbette çok yüzeysel olarak FRP nin içinde cadı şeytan cin tipi şeyler var... Daha da beteri bazı oyunlarda çocuklar kendilerinin katil, hırsız vesaire olduklarını hayal ediyorlar gibi yüzeysel bir karşı çıkış da yapılabilir ki yapılan suçlamaların asıl nedeni buydu... Açıkçası bu tarz yüzeysel suçlamaların bugün de devam ettiğini tahmin ediyorum.

Ancak daha derinde frp oyununa getirilen asıl eleştiri. FRP nin insanlara yaşadıkları anı ve günü unutturup onları hayali bir Dünyaya hapsettikleri şeklindeydi ki bu suçlamayı destekleyecek bazı vakalar ve yazılar var...

Size tavsiyem öncelikle frp ile ilgili hem aptalca hem de daha derin eleştirileri okuyun... Eğer frp ile ilgileniyor ve ilgilenmeye devam etmeyi düşünüyorsanız. Bu eleştirilere karşı getirilen savunmaları da okuyun... FRPworld de bunlardan tonla vardı ancak bulmak zor oluyorsa bu yazıların bir bölümünü belki akademiye taşıyabiliriz. Hatta frp tartışmaları diye belki yeni bir başlık açarız orada...

Bundan sonra da frp ile ilgili kendinize ait kararı verin... Eğer frp nin zararsız bir şey olduğunu düşünüyorsanız ancak aileniz bu konuda çok rahatsızsa benim fikrimce en azından onların sizin kendiniz için neyin doğru olduğunu bildiğinizi düşündüğü yaşa kadar en azından onları rahatsız edecek düzeyde ilgilenmeyin frp ile...

Tabii oyunun nasıl bir şey olduğuna dair yazıları okuyun... Fantastik kitapları da okuyun... Bu sanırım zaten ailelerinizi çok rahatsız etmez...

Bir de belki de frp ye getirilen eleştirilere karşı en büyük savunma bizlerin frp nin sadece ölüm savaş veya kötülük temasının yoğun bir şekilde yer aldığı öykülerden ibaret olmadığını anlamamız ve anlatmamızda gizli... Elbette nasıl Ã?mer Seyfettin, Gülten Dayıoğlu gibi ilkokul çocukları için hikaye yazan yazarların bile kitaplarında bu öge varken frp de de bu ögeler olacak ama hikayelerimiz ve oyunlarımız bu temalardan ibaret hale gelmezse sanıyorum frp frp ye dışarıdan bakan insanları daha az korkutur...

by occultsearcher » Mon Sep 22, 2008 2:13 am

O dönemleri hatırlamamanız, bilmemeniz şaşırtıcı değil belki de, zira üzerinden altı yıl geçmiş. 2002 senesi Türkiye'deki FRPciler için oldukça zor ve kötü bir dönemdi. Zira parlak bir lise öğrencisi olan Lara intihar etmişti. Ve bu Lara denilen kız bir FRP oyuncusuydu. Bazı medya kuruluşlarının bu intiharın tüm suçunu FRP'ye yıkması o kadar kolay oldu ki yalnızca ağzımız açık izleyebildik olanları. Ağzından tükürükler saçarak bu hobiyi kötülüğün yegane sebebi ve anlaşılmaz şekilde satanizimle bağlantılı bir şey olarak gösteren bir grup nüfuzlu insanın gazetelerde fikir yazısı ve dahi "haber" olarak yazdığı yazıları bir cadı avı takip etti.
Kadıköy'de siyah giyen, uzun zaçlı, dövmeli gençler "satanistlik"le suçlanarak göz altına alındı, pek çok frp malzemesi satan dükkana polisler baskın yaptı, siyah giymek "satanist" olarak suçlanmak için yeterli bir sebep haline geldi. Milliyet'in arşivlerine bakarsanız olanları görebilirsiniz, hoş o eski döneme şu an siteden erişilemiyor ama hatırlamak güç değil.
Bu olaydan öncesi de vardı tabii, her zaman bir öfke ve nefret ile kötüleyen o nüfuzlu insanların ilk vukuatı değildi bu. Fakat sanıyorum en başarılı olduklarıydı. Zira o zamandan sonra pek çok lisede FRP ciddi ciddi yasaklanmaya, engellenmeye, oynayanlar rehberlikten yardım almaya "sevkedilmeye" başlandı.
Büyük ihtimalle hala liselerde FRP'nin yasak olmasının temel sebebi bu olaylardır. Hala FRP satanizmin ve kötülüğün yegane temeli olarak görülüyordur çünkü büyük ihtimalle. Zira o nüfuzlu insanlar hala buralarda bir yerlerde...

by -zaman- » Sun Sep 21, 2008 6:03 am

Eski defterleri açmak gibi olmasın,ama bu konuda benim açımda yeni bir gelişme var:
Okulumuzda bu sene Kültür-Edebiyat klubünün içinde bir Fantezi grubu var.Fantezi ile ilgili konularda bilgi alış-verişi falan yapılacakmış.FRP oynanacak mı diye sorduğumuzda "FRP normalde okulda yasak,ama sene sonuda doğru olabilir belki." dediler.(Bunu söyleyenler de öğrenci, onların da elleri kolları bağlı.)
"Kumar değil ki bu,bir zar var diye yasaklanmaz ki oyun..." diye düşünmüştüm ama...
...iş "zar ve lise" olayından çıkıyor...
Bu klübe geçmek isteyen arkadaşlarımız rehberlik servisine gidiyor ve yanlışlıkla(!) oradaki adama "Biz FRP klubüne girmek istiyoruz." diyorlar.Adam biraz şiddetlenerek "FRP yasak, okulda oynayamazsınız, bakanlığın kararı var..." tarzı şeyler söylüyor.Yani olay zardan öte.Orada bulunan arkadaşım da "Herhalde birileri FRP oynayıp çok kötü şeyler yapmış da yasaklanmış." diye yorumladı...
Ben olayı tam olarak bilmiyorum, cuma akşamı eve dönerken öğrendim, pazartesi gününden itibaren araştırmaya çalışacağım.
Bu olayla ilgili bir şey bilen kimse var mı?şahsen bana çok saçma geldi.Olay sırf zar değil ki, insanlar arası iletişimin ve hayal gücünün var olduğu her yerde FRP olabilir.

by entreri2 » Tue Oct 09, 2007 6:05 am

ben oynadığımda hocalar 20 lik zarı görünce kumar mumar düşünmüyorlardı herhalde..Hatırlıyorum okulun son günlerinde hoca olmasına rağmen defalarca frp oynamıştık..

Güzel günlerdi :(

by Edmond » Sun Sep 23, 2007 11:30 pm

Ortada Zar olsa yapıcaz, ama zar yok ki

by Darkgnome » Sun Sep 23, 2007 6:50 pm

Sistemin bir şeyi belirlemek için çok zaman gerektiriyor. Bence sen şeyle bir sistem dene. Ben böyle bir şey üstünde çalışmıştım da.

Her oyuncunun aynı str dex felan gibi birde spirit değeri oluyordu. Oyuncu belli bir şeyi başarıp başaramayacağını anlmak için bu şans değerinin büyüklüğüne göre bir sayıyı ortaya koyuyordu. Sonra atılan yazı-tura'yı tutturmasına göre bu değer + yada - olarak geçiyordu.

Daha yüksek şans değerine sahip olanlar daha fazla yazı-tura atabiliyordu. Mesela +2 şansı olan biri sadece 2'ye kadar bir değeri tek atış için ortaya koyabilir, +3 şansı olan biri sadece bir defa +3'e kadar bir değeri koyabilir, +4 şansı olan biri +4'ü bir defa yada +2'yi iki zar atışı için koyabilir, +6 şansı olan biri +6 ya kadar 1 atış, +3lük 2 atış yada +2lik 2 atış yapabiliyordu.

Yok ölülerde ruh olmadığından bu özellikleri yoktur felan gibisinden şeyleir de koymuştum. Neyse işte belki işine yarar diye yazdım.

by Hakikatli-TormII » Sun Sep 23, 2007 6:06 am

Oynayarak bir dene öyle vazgeçip geçmemeye karar ver. Eğer keyif veriyor ve iyi işliyorsa başarılı bir sistem demektir.

Top