Büyü; bir enerjidir. Fantastik dünyaları yaratırken astrofiziksel kuralları işleyip insanları sıkmamak için kullanılan bir tür güçtür. Eğer basamağın en üst tabakasından bakıcak olursak budur.
Bu güç ister savaş tanrıları olsun ister büyü tanrıları hepsi tarafından apaçık kullanılmaktadır. Eğer büyü olmasaydı şuanda Fe+0=FeO gibi denklemlerle uğraşmamız gerekirdi. Halbuki işin kolayı var. ''demiri paslandır'' işte sana paslanmış bir kılıç.
Gelelim bu gücü kullanan kimselere;
Büyücü; Yukarda bahsettiğim bu enerjiyi kullanmayı öğrenmiş, onu hissedebilen ve sezebilen, dönüştürebilen, yaratabilen ve yokedebilen kimsedir. Büyücüler hayatlarını bu güce adamış, onun kölesi olmuş kimselerdir. Aynen bir varlığın yaratıcısına olan bağlılığı gibi biz büyücüler de büyüye aynen böyle bağlıyızdır. Tabii herzaman bu bağlılık güçlü olmaz ve ortaya abuk sabuk classlar çıkabilir
Büyü benim için yaşam kaynağıdır. Onsuz var olamazdım. Elime bir kılıç verilse ve hayatın buna bağlı dense ölmekten başka çarem olmayacağımdan eminim.
Bu gücü kullanmak büyük bir emek, azim, hırs ve bağlılık ister...
Her büyücü büyü yapar ama hiçbiri aynı beceriyle yapmaz.
Bir kılıcı herkez kullanır ama herkes aynı beceriyle kullanamaz.
Fakat silah kullanabilmek için ona bir emek vermek zorunda değilsinizdir, ona muhtaç olmak, ona bağlılık yemini etmiş olmak zorunda değilsinizdir.
Büyücülük zor bir iştir ve herkesin yapabileceği bir iş de değildir.
Yıllarca süren bir eğitim. Sabır gerektirir. Kılıcı eline almakla büyü malzemesini tutmak aynı kefeye konulamaz. Bir kılıç darbesi bir ''alev küresine'' eşittir mantığı hiçbirzaman kabul edilemez.
Bir büyücü, kılıcı tutmakla kalmaz onu yaratır hatta kullanıcısıyla birlikte...
Dediğim gibi, büyüyü sevmeyenlerin, onu küçümseyenlerin, onu korkaklık olarak görenlerin tapındığı tanrılar bile büyüye muhtaçtır.
=======================================
Eğer büyü benim kontrolümde olsaydı nasıl sınıflandırırdım?... bu çok uzun düşünmem gereken bi konu. Karar verdikten sonra sizlerle de paylaşırım.
Büyü; bir enerjidir. Fantastik dünyaları yaratırken astrofiziksel kuralları işleyip insanları sıkmamak için kullanılan bir tür güçtür. Eğer basamağın en üst tabakasından bakıcak olursak budur.
Bu güç ister savaş tanrıları olsun ister büyü tanrıları hepsi tarafından apaçık kullanılmaktadır. Eğer büyü olmasaydı şuanda Fe+0=FeO gibi denklemlerle uğraşmamız gerekirdi. Halbuki işin kolayı var. ''demiri paslandır'' işte sana paslanmış bir kılıç.
Gelelim bu gücü kullanan kimselere;
Büyücü; Yukarda bahsettiğim bu enerjiyi kullanmayı öğrenmiş, onu hissedebilen ve sezebilen, dönüştürebilen, yaratabilen ve yokedebilen kimsedir. Büyücüler hayatlarını bu güce adamış, onun kölesi olmuş kimselerdir. Aynen bir varlığın yaratıcısına olan bağlılığı gibi biz büyücüler de büyüye aynen böyle bağlıyızdır. Tabii herzaman bu bağlılık güçlü olmaz ve ortaya abuk sabuk classlar çıkabilir :)
Büyü benim için yaşam kaynağıdır. Onsuz var olamazdım. Elime bir kılıç verilse ve hayatın buna bağlı dense ölmekten başka çarem olmayacağımdan eminim.
Bu gücü kullanmak büyük bir emek, azim, hırs ve bağlılık ister...
Her büyücü büyü yapar ama hiçbiri aynı beceriyle yapmaz.
Bir kılıcı herkez kullanır ama herkes aynı beceriyle kullanamaz.
Fakat silah kullanabilmek için ona bir emek vermek zorunda değilsinizdir, ona muhtaç olmak, ona bağlılık yemini etmiş olmak zorunda değilsinizdir.
Büyücülük zor bir iştir ve herkesin yapabileceği bir iş de değildir.
Yıllarca süren bir eğitim. Sabır gerektirir. Kılıcı eline almakla büyü malzemesini tutmak aynı kefeye konulamaz. Bir kılıç darbesi bir ''alev küresine'' eşittir mantığı hiçbirzaman kabul edilemez.
Bir büyücü, kılıcı tutmakla kalmaz onu yaratır hatta kullanıcısıyla birlikte...
Dediğim gibi, büyüyü sevmeyenlerin, onu küçümseyenlerin, onu korkaklık olarak görenlerin tapındığı tanrılar bile büyüye muhtaçtır.
=======================================
Eğer büyü benim kontrolümde olsaydı nasıl sınıflandırırdım?... bu çok uzun düşünmem gereken bi konu. Karar verdikten sonra sizlerle de paylaşırım.