minator bolgesinin koruyucusu olduğunu soyledi. Aegron çok şaşırmıştı:
-Bu yaratıkları korumak mı? çıldırmış olmalısın bunlar seni gorseler canlı canlı yerler niye
sana zarar vermek isteyen yaratıkları koruyorsun bir anlam verebilmiş değilim.
Adam hafif gülümseyerek Aegron a :
-Onlar beni değil iki gündür seni öldürmeye çalışıyorlar onlara yem getirdiğimi zannedip
seni yakalmaya çalıştılar. Bugünde onlarlan oyun oynuyorum sanmış olabilirler.
Aegron şaşırmış bir şekilde adama bakarak:
-bunlara inanmamı beklemiyorsun değil mi dedi. Adam:
-Gel benimle sana bunu kanıtlayabilirim dedi
Ve birlikte yola koyuldular. Ormanın ortalarına kadar gelmişlerdi.Aegron git gide içinde
artan korkuyu durdurmaya çalışsada korktuğu yüzünden çok net belli oluyordu zaten.Bu
korku bir süre daha devam etti taki minatorlar gözükünceye kadar. Yaklaşık 25 30 tane
minatorun olduğu büyük bir yuvaya gelmişlerdi. Adam Aegronun şaşkınlıkları içinde onların
çıkardığı gibi garip bir ses çıkardı ve tüm minatorlar adamın etrafına toplandı. Hepsi
Aegron u yemek için can atıyor gibiydi. Adam onlara kendi dillerinde onun dost olduğunu
açıkladı. Minatorlar Aegronu yemek listelerinden çıkarmışlardı artık.Aegron garip bir
şaşkınlık içinde adama:
-Bu nasıl olur yani bennn anlayamıyorum sen kendinden katlarca büyük bir minator
sürüsüne nasıl soz geçirebiliyorsun diye sordu.
Adam gülümseyerek:
-Onlarla aramızda bir bağ var. Bu bir sihir gibi. Ben onların kurallarına uyuyorum onlarda
benim. Bu kadar basit. Direnişcilerin halkı yağmaladıkarı zamnlarda direnişcileri toprak
vaadiylen buraya getirirdim ve onları minator arkdaşlarıma birer kurban gibi sunradım.
Aramızdaki dosluk boyle basladı tam olarak sonra da devam etti. Neyse bunlar uzun
hikaye. Sen dün bu yaratıkların burda olduğunu ogrendiin halde bugün neden burdasın
seni baygın bir şekilde koyune bıraktım ve bir daha gelicegini hiç sanmıyordum açıkcası
dedi.
Aegron:
-Babama verilmiş bir sozum var bu aksam geyik eti yiyeceğiz bu ne pahasına olursa olsun
olacak ben gitmeliyim dedi.
Adam Aegron a yardımcı olabileceğini soyledi e birlikte oramnda avlanmaya çıktılar şanslı
olduklar için iki geyik avladılar ve aralarında paylaştılar. Aegron babasına vermiş olduğu
sozu gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla evine giderken adamda yalnızlık barakasına geri
dondu.

minator bolgesinin koruyucusu olduğunu soyledi. Aegron çok şaşırmıştı:
-Bu yaratıkları korumak mı? çıldırmış olmalısın bunlar seni gorseler canlı canlı yerler niye
sana zarar vermek isteyen yaratıkları koruyorsun bir anlam verebilmiş değilim.
Adam hafif gülümseyerek Aegron a :
-Onlar beni değil iki gündür seni öldürmeye çalışıyorlar onlara yem getirdiğimi zannedip
seni yakalmaya çalıştılar. Bugünde onlarlan oyun oynuyorum sanmış olabilirler.
Aegron şaşırmış bir şekilde adama bakarak:
-bunlara inanmamı beklemiyorsun değil mi dedi. Adam:
-Gel benimle sana bunu kanıtlayabilirim dedi
Ve birlikte yola koyuldular. Ormanın ortalarına kadar gelmişlerdi.Aegron git gide içinde
artan korkuyu durdurmaya çalışsada korktuğu yüzünden çok net belli oluyordu zaten.Bu
korku bir süre daha devam etti taki minatorlar gözükünceye kadar. Yaklaşık 25 30 tane
minatorun olduğu büyük bir yuvaya gelmişlerdi. Adam Aegronun şaşkınlıkları içinde onların
çıkardığı gibi garip bir ses çıkardı ve tüm minatorlar adamın etrafına toplandı. Hepsi
Aegron u yemek için can atıyor gibiydi. Adam onlara kendi dillerinde onun dost olduğunu
açıkladı. Minatorlar Aegronu yemek listelerinden çıkarmışlardı artık.Aegron garip bir
şaşkınlık içinde adama:
-Bu nasıl olur yani bennn anlayamıyorum sen kendinden katlarca büyük bir minator
sürüsüne nasıl soz geçirebiliyorsun diye sordu.
Adam gülümseyerek:
-Onlarla aramızda bir bağ var. Bu bir sihir gibi. Ben onların kurallarına uyuyorum onlarda
benim. Bu kadar basit. Direnişcilerin halkı yağmaladıkarı zamnlarda direnişcileri toprak
vaadiylen buraya getirirdim ve onları minator arkdaşlarıma birer kurban gibi sunradım.
Aramızdaki dosluk boyle basladı tam olarak sonra da devam etti. Neyse bunlar uzun
hikaye. Sen dün bu yaratıkların burda olduğunu ogrendiin halde bugün neden burdasın
seni baygın bir şekilde koyune bıraktım ve bir daha gelicegini hiç sanmıyordum açıkcası
dedi.
Aegron:
-Babama verilmiş bir sozum var bu aksam geyik eti yiyeceğiz bu ne pahasına olursa olsun
olacak ben gitmeliyim dedi.
Adam Aegron a yardımcı olabileceğini soyledi e birlikte oramnda avlanmaya çıktılar şanslı
olduklar için iki geyik avladılar ve aralarında paylaştılar. Aegron babasına vermiş olduğu
sozu gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla evine giderken adamda yalnızlık barakasına geri
dondu.
:D