Frp rüzgarında savaşçılığın ruhuna kap

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Frp rüzgarında savaşçılığın ruhuna kap

by mathius » Wed Jul 11, 2007 6:35 am

Savaşmak sadece köprüyü geçmenin bir yoludur, dua edelim ki en son yol olsun.
Benim için bile savaşmak en son seçenek iken, savaşıyorum.Ã?ünkü ben bir savaşçıyım ve kavga için doğmuşum, herkes savaşır, kavga eder. Benim savaşma nedenim yolumun tıkanması da olabilir,birisinin benden birşey çalması da veya hiç olmadı, sıradan bir taverna kavgasıdır.Ama savaşmak bir büyücü bile olsa o kişinin kaderi, Ama Ben insan Aegon için savaşıyorsam benim kılıcım sadece bir aracıdır, ölenler de benim yoluma çıkmaya cesaret etmiş kişiler, onlar adına hiç dua etmedim.Ã?ünki inandığım bir tanrı yok,olsaydı da zaten dua etmezdim, böyle şeylere zamanım olmadığını düşünürdüm.

by Shar » Wed Jul 11, 2007 2:42 am

SacoKhan wrote:Açıkçası şövalyeler savaşta önden dalmaz öyle bi durum var...
Doğru. şövalyeler arkadan gelen birliklerdir. 6. günün şafağında yokuşaşşağı düşmanların üzerlerine atlarlar atlarıyla dört nala.

Ayrıca savaşçılığı vahşilik, asıp kesmecilik ile karıştırmayın. Uzak Doğunun mistik savaş sanatlarını da göz önünde bulundurun :wink:

by SacoKhan » Thu May 24, 2007 9:52 pm

Haklısın :D

by Golge » Thu May 24, 2007 8:11 pm

Onu ben bilemem onu ordu kumandanı bılır ben denılenı yaparım öl derlerse ölurum öldur derlerse öldururum :ayyyy!:

by SacoKhan » Thu May 24, 2007 8:19 am

Açıkçası şövalyeler savaşta önden dalmaz öyle bi durum var...

by Golge » Thu May 24, 2007 8:15 am

Savaş alanında olaylar çok cabuk gerceklesır 2sn önce cogunluktayken 2sn sonra etrafınızda 2 duzune dusman asker bula bılırsınız...

Ben savaş alanının en ön cepesinde ilk sıcak carpısmayı yasamayı cok severım genelde ön çepenın cogunlugu olur ama buraya piknik yapmaya gelmedik degılmı ölmeye geldik zaten bunun bılıncınde olan bır Knight savas alanında hantal olmasına ragmen cok hızlı ve guclu olur, ölen arkadaslarının arkasından uzulmek yerıne her ölen arkadası ıcın bır dusman askerı daha öldurur ve ölen arkadasına hıtap ederek onu onurlandırır....

Knightların herzaman savasın kaderını belırledıgını dusunmusumdur ve savaş meydanı hakında tek bıldıgım: Tekbir knight kalsa bıle savas meydanında herzaman kazanmak ıcın bir umut vardır....

Knight karakterim öldukten sonra arkasından yaktıgım agıt

şansizliklarla dolu bir mucaleden sonra kan ravar icinde elinde hala onurunu tutarak öldu bir hero gibi kahraman gibi ölumden asla korkmazdi zaten o herzaman ölumle yasardi tek derdi savasirken olmekti ve gogus goguse carpisirken oldu asla geri cekilmek bilmedi.
aklindan bile gecmedi cunku o geri cekilmek nedir bilmezdi savas meydaninda tekk basina kalsada kazana bilecegini dusunurdu.
ve asla kaybetmedı cansız bedenı yere duşsede ruhu huzur ıcınde usulca yukarı arşa yukseldı ve sımdı bızı yıldızlardan ızlıyo asla gerı dönmeyecek olsada cesaretı ve hırsı herzaman hatırlanacak tek özledigi şey savaş meydanı,kılıcı,kan kokusu ...

Re: Frp rüzgarında savaşçılığın ruhuna

by slickblade » Wed May 02, 2007 1:50 am

Horcoel_Baator wrote:Savaşmak ve savaşçılık arkadaşlarım..Sizce hangisinin önemi büyüktür..Savaşma amacınızmı..Yoksa savaşmanın vazgeçilmez heyecanı mı..Savaş meydanında arkanızda bıraktığınız düşmanlarınızın cesetleri peki..Onlara bakarmısınız savaş bittikten sonra..Ölenlerin ruhlarına onlarında birer savaşçı oldugunu düşünerek dua mı okur,yoksa karşınıza çıktıkları için aptal mı bulursunuz..

Soruyorum size savaşçı yoldaşlarım..İçinizde ne taşırsınız..Kılıcınızı keskin yapan şey ona olan sadakatiniz midir..Yoksa sadece savaşırken kullandığınız durdurulamaz kudretiniz mi..

Tüm savaşçı yoldaşlarım..Kulak verin bana..Bizi biz yapan..Savaşçı yapan..Savaşmaya iten şey nedir..Kılıcımıza yön veren şey asalet midir..Yoksa yobazlık mı..

Yorumlarınızı bekliyorum..
Madem insanlara hasar verebilecek derecede sanatlı bir başlık açtınız :D
Böyle bir cevap uygun gördüm
  • Onlar değil miydi beni süren savaşlara;
    Zorlayan nice gençlikleri sonlandırmaya

    Değil miydi benden istediği hayatım
    Vereceği ağız dolusu onurdu karşılığında

    Amaçlar; beni kendine bağlayan
    Vazgeçerdi benden her fırsatta

    Görürdüm ama bana yaptırdıklarını
    Bulurdum nicelerini aramasamda

    Ulaşmak istediğim yeni yollar iken
    Kan dökerdim arkamda bıraktığım yollara

    Kılıcıma bulaştırdığım her damla kan
    Ã?düllendirildi bir dize ile ozanlarca

    Amaçlarım yazdırdı kılıcıma divanlar;
    Uzayan dizelerce, sayfalarca...

by Hildorien » Tue May 01, 2007 11:57 pm

Kudretli silahım amaçsız bir şekilde can aldıktan sonra;kendimden,irademden,en önemlisi ise uğruna yaşadığım tüm erdemlerimden nasıl bahsedebilirim?Buna hakkım kalırmı?Dağlardaki pis mahlukatlardan ne farkım kalırki?
Varsın dursun kudretli kılıcım senelerce kınında,elbet bir gün çıkacaktır gerektiği anında..

by Raistlin » Sat Mar 31, 2007 6:54 am

Her savasan sonra arkama bakip oldurduklerimin cesetlerine bakarim ve kafalarini baltayla "CHOP CHOP CHOP" ettikten sonra uzerlerindeki degerli ne varsa bir torbaya tikip yollara duserim....

Pardon soru neydi :evil:

by EdgeofOblivion » Sat Mar 31, 2007 5:40 am

Ben sevdiklerimi korumak için savaşırım.Değer verdiklerime zarar gelmesin diye onlarsız ben bir hiçim.

Ben Güneş'e meydan okuyanlara hadlerini bildirmek için savaşırdım..Onlara O'nun neden Fetedilmez olarak çağırıldığını bizzat göstermek için!

Artık kaybolduğum karanlıkta tekrar O'na ulaşmak için savaşıyorum,önüme çıkan her küçük pürüzü karanlıkta kamçılanan öfkemle ezip geçiyorum..

"Rüzgarla sesin kulağıma geliyo sana doğru geliyorum! Bize ihanet etmiş olsa da senin o güçlü sesini yutamaz..Bir kez daha Dünya'yı sana sunmak için geri geliyorum!!"

by SacoKhan » Mon Mar 26, 2007 1:13 am

Zannetmiyorum...

by entreri2 » Mon Mar 26, 2007 12:41 am

Kişi kendine neye adamışsa yeteneği varsa ve o konuda kendine güvenide varsa hiç kuşkusuz en iyisidir.Savaşçıdır..

Bknz Artemis entreri :roll:

by Gaara of the Sand » Sun Mar 25, 2007 11:34 pm

kişinin savaşçının ruhuna bürünmesi için illa bir amacı olmak zorundamıdır? zorunlu olarak apar topar çiftliginden askere alınmış bir köylü çocugu elinde daha yeni tanımaya başladıgı çelik parçasıyla canalmaktan veya onu savurmaktan bunun verdigi güçlülük hissinden hoşlanamazmı ölümkorkusu bacaklarını titretirken heyecan yüzüne bir gülümseme koyamazmı cahilin. savaşçı savaşan herkişiye verilmesi gereken bir lakap bence.zor şartlarda geçinmeye çalışan bir hırsızda ozanda savaşçıdır gözümde.hayatın getirdiklerine ve ondan almaya çalıştıklarına karşı savaşır karşıkoyan savaşçıdır. 8)

by Rhonin » Thu Nov 09, 2006 2:31 am

Gücü yerinde kullanmak önemlidir ve dikkatli davranılmazsa o güç seni alır götürür ve en kötü yere bile düşürebilir.Güç dikkat edilmesi gerekilen bir unsurdur ve çok değişik bir kavramdır aslında.

Karanlık ve aydınlık benim tarafımca kesinlikle vardır.Ve kesinlikle saldıranlar kötüdür diye bir kurala da inandığımı savunamam.Tam tersi de olabilir.Bir orc birliğine karşı saldıran son çarelerini kullanan insanlar İYİ insanlar da olabilir.

Belki bu süregelen savaşa son vermek için yapılan bir savaştır.Yani kesinlikle saldıran kötüdür diye bir şeye inandığımı söyleyemem.Ve bunu da saçma buluyorum.Ã?ünkü her an herşey olabilir.

Savunan bir kötü krallık da olabilir.Bunu kimse bilemez.Aslında herkes dışarıdan gördükleriyle yetinir..Ama kimse o kişinin içine bakamaz ve ne olduğunu bilemez.O kendisine ait bir geçmiş bir yaşamdır.

Biz ancak gördüklerimize göre davranırız.Davranabiliriz..Üstat Firble biz paladin olarak o karanlık tarafı yoketmek için uğraşıyoruz ve o gidene kadar veya durulana kadar silahımızı indirebileceğimizi sanmıyoruz.Biz savunucu ve bazende saldıran tarafız.

Zaman herşeyi değiştirebilecek bir şeydir ve sonunda insanı nerelere götüreceği belli olmayan bir şeydir.Kendi inançlarını savunamayan kişilerce iyilik boğulup gitmiş olabilir.Ama ben V'ladhek varoldukça kılıcım keskin oldukça iyiliğin yokolacağını düşünmüyorum.Ã?ünkü onun için savaşan son savaşçıya kadar iyilik ve ışık her zaman olacaktır.Her ışık adına savaşan savaşçı oldukça diyar üzerindeki ışık adına yapılan savaşlar olsun veya zihinsel savaşlar olsun durmayacaktır.

by darkflarer » Thu Nov 09, 2006 12:39 am

karanlık ve aydınlık yoktur bence sadece gücünü belli amaçlara kullanmak vardır bu tüm dünyayı fethetmekte olabilir, savunmakta fakat savunucular herzaman kuşatanları kötü kabul etmişlerdir. Artık kuşatanlarda bunlardan sıkılmış ve kendilerine kötü denmesini serbest bırakmışlardır. İsşte bu kuşatmacı yönü ortaya çıkarsa delirme olayı bence tabii bunlar. Bide gücünü ortada kalmak için seçenler var ki o daha iyi bence sonuçta istediği zaman herhangi bir taraftan olabiliyorsunuz.

Top